İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/23 E. 2026/168 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/23
Karar No
2026/168
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/23 Esas - 2026/168

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/23 KARAR NO : 2026/168

DAVA : Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabete Bağlı Tespit, Önleme, Durdurma, Kaldırma DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 Yazım Tarihi: 22/04/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:Müvekkili ...’ın uzun yıllardan beri ...-... markaları altında 43. sınıfta restoran işletmeciliği yaptığı, bu markalara uzun yıllar yatırım yaparak ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırdığı, müvekkiline ait ... markasının 43. sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri”nde tescilli olduğu, 2022 tarihinden itibaren yasal olarak koruma altında olduğu, davalının müvekkiline ait restoran işletmesine çok yakın bir yerde, .... İlçesi ... Semtinde, davacıya ait ... markasına tecavüz ederek, bu markayı izinsiz ve haksız olarak kullandığı, davalıya ait ....alan adları ve internet siteleri ile ... hesabı ve .... hesabındaki kullanımların da davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davalının ayrıca davacı markasını işletme adı olarak kullandığı, davalının tescilli bir markası bulunmadığı, davalının bahse konu kullanımlarının tamamının davacıya ait tescilli markayı ihlal ettiği, .... Hukuk Mahkemesi .... D.İş sayılı delil tespit dosyası ile davalıya ait haksız markasal kullanımların tespit edildiği belirtilerek;- öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davacının tescilli markasına tecavüz teşkil eden davalının her tür haksız markasal kullanımının tedbiren durdurulması-önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda haksız markasal kullanımların bulunduğu öncelikle işyeri tabelasının tedbiren kullanılmasının önlenmesine ve durdurulmasına, .... alan adlarına erişimin tedbiren engellenmesine, davalıya ait .... adresine ve .... adresine erişimin tedbiren engellenmesine,- davacının ... tescil numaralı 14.11.2022 koruma tarihli ... ibareli markasına davalı tarafça yapılan tecavüzün tespiti-önlenmesi-durdurulması ve ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça yaratılan iltibas nedeniyle haksız rekabetin tespitidurdurulması- önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına,- davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanması-önlenmesi-durdurulması ve ortadan kaldırılmasına, davalı tarafın işletmesinde, tabelasında, araçlarında davacıya ait markanın kullanıldığı her nevi eşyaları ve basılı evrakı üzerinde yer alan markasal kullanımların silinmek ve sökülmek suretiyle giderilmesine, silinmek ve sökülmek suretiyle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde mezkur ürünlere el konulmasına, el konulan eşya ve diğer ürünlerin masrafı davalıdan alınarak, imha edilmek suretiyle marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin ortadan kaldırılmasına,- davalı tarafa ait .... alan adlarına erişimin engellenmesi ile bu alan adlarının iptaline, davalı tarafa ait .... adresine ve .... sosyal medya adreslerinde tecavüzün tespiti-durdurulması-önlenmesi-ortadan kaldırılması ve bu sosyal medya adreslerine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.

SAVUNMA: Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: davacının davaya dayanak gösterdiği ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının hukuki durumunun tartışmalı olduğu, ... numaralı markanın hükümsüzlüğü talebiyle açılan davanın .... Hukuk Mahkemesinin ....E. numaralı dosyası ile derdest olduğu, “..." markasının uzun yıllardır kullanımda olduğu, tescil hakkının ... San. Tic. A.Ş.'ye ait olduğu, “..." ibaresinin bu şirket adına ... tescil numarası ile korunmakta olduğu, bu şirketin kurucularından birisinin ise davalı ...’nın kurucusu ... olduğu, bu iki firmanın sahipleri arasında organik bağ bulunduğu, markaların esas ayırt edici unsurlarının "..." ve "..." ibareleri olduğu, bu ibarelerin 1987 yılından beri kullanılan, kullanım hakları ... ve ... un kurucularından olan müvekkiline ait markalar olduğu, davacı tarafın başvurusu ve tescilinin haksız olduğu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu, davacının usulsüz bir tescile dayanarak müvekkilinin haklı kullanımını engellemeye çalıştığı, davacıya ait ... sayılı "..." marka başvurusunun 26.03.2024 tarihinde yapıldığı, bu başvurunun henüz tescil aşamasına dahi gelmediği, bu marka açısından tescile dayalı bir hak iddiasında bulunulamayacağı, davalının “...” markasının 1987 yılından beri tabela ve işletme adının yanı sıra, işyeri menülerinde, afişlerinde, paket servislerinde, garson kıyafetlerinde, fiş ve faturalarında, dijital platformlarda ve tanıtım materyallerinde kullanmakta olduğu, davacı tarafın marka tescili sürecinde davalının fiili kullanımından haberdar olmasına rağmen başvuru yapmasının kötü niyetin göstergesi olduğu, ... San. ve Tic. A.Ş. ile ... arasındaki organik bağ ve ticari ilişki dikkate alındığında “...” markasının kullanılmasının hukuki bir zemine dayandığı, davalının dava konusu alan adlarını ve sosyal medya hesaplarını uzun yıllar önce aldığı ve fiilen kullanmakta olduğu, bu alan adlarının davalı işletmesine ait internet sitesi ve dijital platformlar aracılığıyla yıllardır aktif olarak faaliyet göstermekte olduğu, davacı tarafın tescil sürecini kötüye kullanarak davalı faaliyetlerini kısıtlamaya çalışmasının haksız rekabete yol açtığı, davacı tarafın gerçek amacının marka hakkının korunması değil, davalının ticari faaliyetlerini kısıtlayarak sektörde haksız bir üstünlük elde etmek olduğu, davacının delil tespiti sürecini hukuka aykırı ve kötü niyetli bir şekilde kullanarak davalıya karşı ticari baskı kurmaya çalıştığı, davacının fiili kullanım hakkı bulunan davalının ticari faaliyetlerini engellemeye çalışarak sektördeki rekabet ortamını bozduğu ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının ticari faaliyetlerinin davacı markasıyla herhangi bir karışıklık yaratmadığı ve marka hakkına tecavüz oluşturmadığı belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan); Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı tarafın ... tescil sayılı markasının ve dilekçede belirtilen internet alan adları ile ilgili marka hakkının davalı tarafça ihlal edilip edilmediği, davalı eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı; davalı savunmasında geçen kullanıma dayalı eskiye bağlı hak iddiası (organik bağ dahil) mahkememizde görüldüğü belirtilen hükümsüzlük (.... Esas sayılı) dava dosyasının bu davayı etkileyip etkilemeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır.

Davacı tarafın ... sayılı 14.11.2022 başvuru, 01.11.2024 tescil tarihli Sınıf 43:" Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. " nde "..." ibareli tescilli markası olduğu, dava tarihinde korunduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Karşılıklı sunulan delil ve belgeler karşısında Tahkikat aşamasında bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 22/12/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE;" Davalı İşletmenin Marka Kullanımları Dava dilekçesinde, davalı kullanımlarının .... Hukuk Mahkemesi’nin .... D.İş sayılı delil tespit dosyası ile tespit edildiği belirtilmektedir. Bu sebeple, iş bu raporda davalı kullanımlarının incelenmesinde bahse konu delil tespit dosyasına sunulan tespit raporu esas alınmıştır. İlgili tespit raporunda, dava dilekçesinde belirtilen .... sosyal medya hesabındaki kullanımların incelenmediği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, iş bu raporda .... D.İş sayılı dosyasına sunulan 15.12.2024 tarihli delil tespiti dosyasına sunulan tespit raporundaki kullanımlar incelenmiş, raporun yazıldığı 21.12.2025 tarihinde ilgili internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımların mevcut durumu da ayrıca incelenmiştir. i) “....” Web Sitesindeki Kullanımlar: Bilirkişi tespit raporunda; web sitesinde aşağıda sunulan görsellerle birlikte “. ...” marka ve logosunun kullanıldığı, “Şubelerimiz” sekmesinde ..., ..., ..., ... olmak üzere 4 ayrı adresin belirtildiği ve restoranların görüntülerinin yer aldığı, alan adının sahip bilgilerinin gizli olduğu tespiti yapılmaktadır. (raporda gösterilen) ii) “....” Web Sitesindeki Kullanımlar: Bilirkişi tespit raporunda; web sitesinde aşağıda sunulan görsellerle birlikte “...” marka ve logosu ile “....” sloganının kullanıldığı, alan adının sahip bilgilerinin gizli olduğu tespiti yapılmaktadır. (raporda gösterilen) iii) “....” ... Hesabındaki Kullanımlar: Bilirkişi tespit raporunda; hesap adının “...” olduğu, “restoran” kategorisinde faaliyet gösterdiği, tabela görsellerinin de yer aldığı paylaşımlarda “...” ibaresinin kullanıldığı, ... sayfasının profil resminin şeklinde olduğu, hesapta aşağıda görüntülerin paylaşıldığı belirtilmektedir.(raporda gösterilen) iv) ....Hesabında 21.12.2025 Tarihindeki Kullanımlar:(raporda gösterilen) DEĞERLENDİRME Davacı Adına Tescilli Marka ile Davalı Kullanımlarının Benzerliği ve Karıştırılma İhtimali Yönünden Değerlendirme: Davalıya ait .... alan adları ve internet siteleri ile .... hesabında, 15.12.2024 tarihli delil tespiti raporu ve iş bu raporun yazıldığı 21.12.2025 tarihindeki marka kullanımları yukarıda incelenmiştir. .... web sitesinin raporun yazıldığı 21.12.2025 tarihinde aktif olmadığı ve siteye ulaşılamadığı tespit edilmiş olmakla birlikte 15.12.2024 tarihli delil tespiti raporunda bu web sitesindeki kullanımlara da yer verilmiştir. Bu incelemelere göre, belirtilen internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının başlık, antet ve profil resmi gibi bölümlerinde , şeklindeki “ ...” ve “... ...” markalarının kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca, ilgili internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan bu fotoğraflara göre, işletmelerin tabela, branda, menü gibi tanıtım malzemelerinde de belirtilen logolar ile aşağıda örnekleri sunulan “...” ibarelerinin marka olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Yukarıda örnekleri sunulan logo, tabela ve branda gibi tanıtım malzemelerinin tamamında, markasal fonksiyon icra edecek nitelikteki baskın ve asli unsurların “...” ya da ... başına “...” ibaresi olduğu görülmektedir. Logolarda ayrıca “ ...” ve “...” ibarelerine de yer verilmiş olmakla birlikte bu ibarelerin marka sahibine ve işletmenin faaliyet gösterdiği bölgeye işaret eden unsurlar olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde markasal algı oluşturan asli unsurun “...” ibareleri odluğu görülmektedir. .... internet sitesinde şube ad ve adreslerine de yer verilmektedir. Buna göre "....” adresinde, .... Şubesinin “....” adresinde, .... Şubesinin “....” adresinde, .... Şubesinin ise “... ” adresinde faaliyet gösterdiği belirtilmektedir. Sunulan bilgi, fotoğraf ve videolara göre, belirtilen internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında reklam ve tanıtımı yapılan ve belirtilen adreste kullanılan “... / ...” markasının yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri (lokanta – restoran) faaliyetleri için marka olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacı adına ... sayı ile tescilli olup tecavüz iddialarına dayanak gösterilen "..." markası ile davalı kullanımları benzerlik ve karıştırılma ihtimali yönünden incelenmiştir. Markanın ve mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı ve buna göre markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelemesi, markaların ilgili piyasadaki ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel intiba ve global etki dikkate alınarak değerlendirilir. Markaların benzer olmaları halinde ise markanın tescil kapsamında yer alan mal ve hizmet ile ihlal iddiasında bulunulan markanın kapsadığı mal ve hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Davacıya ait ... sayılı markanın tescil kapsamında “Sınıf 43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri…” de mevcuttur. Buna göre, davalı tarafından incelenen web siteleri ile sosyal medya hesaplarında reklam ve tanıtımı yapılan ve belirtilen adreslerdeki şubelerin tabelaları ile diğer tanıtım malzemelerinde kullanılan “... / ...” markaları, davacıya ait ... sayılı markanın tescil kapsamında bulunan hizmetlerle birebir aynı hizmetler için kullanılmaktadır. Yukarıda açıklandığı gibi, davalıya ait işletmeler ile internet ortamında kullanılan markalarda ortalama tüketici nezdinde markasal algıya konu olan asli unsuru “...” ibareleridir. Davalının kullanımların bazılarında ise “...” ibaresi geri planda konumlandırılarak “...” ibaresinin baskın unsur olarak konumlandırıldığı da görülmektedir. Davacı adına tescilli bulunan ... sayılı markada ise “... ...” ibarelerinin markanın asli ayırt edici unsurunu oluşturduğu, “2012” tarihinin ise markanın faaliyete başladığı yıla atıf yapan tanımlayıcı bir unsur olduğu değerlendirilmektedir. Davacı adına tescilli olan “... ...” markası ile davalı kullanımlarına konu olan “...” markaları karşılaştırıldığında, davalı tarafından marka olarak kullanılan “...” ibarelerinin her ikisinin de davacı markasında mevcut olduğu görülmektedir. Davacı markasında, bu iki ibarenin ortasında “...” ibaresi de kullanılmış olmakla birlikte, “...” ibarelerinin “...” ibaresine göre ayırt edici niteliği daha güçlü ibareler olduğu, her iki taraf markanın hakim unsurlarının ...” ibareleri olduğu dikkate alındığında, markalar arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu ve bu iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının Önceki Kullanımları Yönünden Değerlendirme: Davalı tarafından, “...” markasının 1987 yılından beri tabela ve işletme adının yanı sıra, işyeri menülerinde, afişlerinde, paket servislerinde, garson kıyafetlerinde, fiş ve faturalarında, dijital platformlarda ve tanıtım materyallerinde kullanmakta olduğu, davalının marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davacıya ait ... sayılı markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın derdest olduğu ileri sürüldüğünden bu yönlerden de inceleme yapılması gerekmiştir. Davalı markasının uzun süreden beri kullanılmakta olduğu iddialarıyla ilgili olarak dosyaya sunulan deliller aşağıda bentler halinde açıklanmıştır: - Davalı ... ŞİRKETİ’nin kuruluşunu gösteren 20 Kasım 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi. - “...” unvanlı işletmenin ... Bişkek (8) Caddesi 64/B adresinde ... adına kuruluşunu gösteren 14.10.2010 tarihli ... İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı. - Aynı işletmenin davalı ... LTD. ŞTİ.’ye devrini gösteren .... Noterliği tarafından düzenlenmiş olan 20.11.2017 tarihli Devir Sözleşmesi. - 15.09.2013 Tarihli Kira Sözleşmesi (Kiralayan ... ile Kiracı ... (...) arasında düzenlenen sözleşme ile .... adresinde bulunan iki adet dükkan, 1 yıl süreyle, lokanta-restoran olarak kiralanmıştır. - ... İşyeri Kayıt Belgesi: ... ... unvanlı işletmenin ... sicil numarası ile sicile kayıtlı olduğunu göstermektedir. Belgede tarih bulunmamaktadır. - ... Oda Kayıt Sicil Sureti: 05.05.2020 tarihinde düzenlenmiş olan belgeye göre, .... adresinde faaliyet gösteren işletmenin unvanı ... ... ’, tescil tarihi 25.09.2013’dür. - .... İşletme Kayıt Belgesi: Belgeye göre, İşletme Sahibi ..., Unvanı ..., adresi:...., belgenin ilk veriliş tarihi: 12.11.2013’tür. - .... hesabına ait 2 Ekim 2020, 5 Ekim 2020, 24 Mart 2021 tarihli paylaşımlar. - .... web sitesine ait webarşiv kayıtları: Görselleri sunulan 6 Mayıs 2013, 17 Mayıs 2014, 18 Aralık 2014, tarihli kayıtlara göre, web sitesinin bu tarihlerde de aktif olarak faaliyet gösterdiği, ilgili web sitesinde “...” markasının bu tarihlerde de kullanımda olduğu, .... şubelerinin 17 Mayıs 2014 tarihinde de mevcut olduğu görülmektedir. - ... web sitesine ait webarşiv kayıtları: Görselleri sunulan 19 Şubat 2014, 31 Ekim 2015 tarihli kayıtlara göre, web sitesinin bu tarihlerde de aktif olarak faaliyet gösterdiği, ilgili web sitesinde “...” marka ve logosunun bu tarihlerde de kullanımda olduğu görülmektedir. - Davalı şirket ... LTD. ŞTİ. ve ... - ... tarafından ya da bu işletmeler adına düzenlenmiş olan 2014 – 2020 dönemine ait faturalarda “...” ya da ... – ... unvanının .... ve .... adreslerindeki işletmelerde kullanıldığı görülmektedir. Ayrıntıları açıklanan bahse konu deliller çerçevesinde, “...” markasının davalı şirketin ortaklarından olan ... tarafından .... adresindeki lokanta-restoran işletmesindeki kullanımının 14.10.2010 tarihine, ... tarafından ise .... adresindeki lokanta-restoran işletmesindeki kullanımlarının 25.09.2013 tarihine kadar uzandığı, markanın aynı adreslerdeki kullanımının günümüze kadar kesintisiz olarak devam ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda, “...” markasının dava konusu olan internet siteleri ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan ... sayılı “...” markasının başvuru tarihi olan 14.11.2022 tarihinden daha önce olduğu, bu sebeple “...” markası üzerinde davalının davacıya göre öncelik hakkına sahip olduğu kanaatine varılmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 7(1) Maddesi ile “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.” hükmü düzenlenmiş olmasına rağmen gerek aynı Kanunun 6(3) maddesi hükmü gerekse de doktrin ve yargı içtihatlarına göre gerçek hak sahipliği tescil sisteminin istisnalarındandır. Buna göre, marka üzerindeki önceye dayalı hak sahipliğini ispatlayan kişi ve kuruluşlara öncelik hakkı tanınmakta, bu hakka bağlı olarak bir marka üzerinde gerçek hak sahibi olanlar SMK’nın 6/3 maddesi uyarınca markaların 3. kişiler tarafından tesciline itiraz edebilecekleri ve hükümsüzlük davası açabilecekleri gibi kendilerine karşı açılan tecavüz davalarında önceki kullanımlarından kaynaklanan kazanılmış haklarını ve gerçek hak sahipliğini ileri sürebileceklerdir (.... sayılı kararı). SONUÇ; - Dava konusu .... hesabında “...” ibarelerinin lokanta-restoran hizmetlerinde markasal nitelikte kullanıldığı, - ....internet sitesi “...” markasının .... şubelerinin ortak web sitesi olarak kullanılırken .... hesaplarının .... şubesine ait olduğu; - Bu hesapların içeriğinde ve şubelerin tabela, menü, kıyafet vb. tanıtım malzemelerinde, lokanta-restoran hizmetleri için kullanılan “...” markasının, davacı adına tescilli bulunan ... sayılı “...” markasıyla karıştırılacak derecede benzer olduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu; - Buna rağmen, incelenen internet siteleri ve sosyal medya hesapları ile davalı şirkete ait işletmedeki “...” markasının kullanımlarının davacıya ait ... sayılı markanın başvuru ve koruma tarihinden daha önce olduğu ve bu kullanımlar yönünden davalının kazanılmış hakları bulunduğu;" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ; davalı vekilinin ise aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE; Marka tecavüzü açısından; SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı taraf yukarıda belirtilen ... sayılı 14.11.2022 başvuru, 01.11.2024 tescil tarihli Sınıf 43:" Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. " nde "..." ibareli tescilli markasının iltibas düzeyinde benzerinin davalı tarafın internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında ve ayrıca işyerinde tabela ve sair ürünlerinde /hizmetinde kullanılması nedeniyle marka hakkı ihlali oluştuğunu ileri sürmektedir. Davalı taraf ise önceye dayalı kullanımları olduğunu ileri sürmüştür. Önceki tescilli marka ile davalının markasal kullanımı arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının hem internet/sosyal medya ortamında hem de işyerinde yiyecek ve içecek sektöründe ... ibareli markasal kullanımları olduğu yukarıda açıklanan bilirkişi raporundaki görsel deliller ile anlaşılmaktadır. Buna göre davalının ... markasal kullanımı ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında ortalama tüketici nazarında görsel ve sescil benzerlik oluştuğu düşünülmüştür. Yine bilirkişi heyet raporunda " davalı tarafından incelenen web siteleri ile sosyal medya hesaplarında reklam ve tanıtımı yapılan ve belirtilen adreslerdeki şubelerin tabelaları ile diğer tanıtım malzemelerinde kullanılan “... / ...” markaları, davacıya ait ... sayılı markanın tescil kapsamında bulunan hizmetlerle birebir aynı hizmetler için kullanılmaktadır. " şeklinde geçtiği üzere davalı kullanımları davacıya ait ... sayılı "..." ibareli markanın kapsamındaki kullanımlar olduğu anlaşıldığından emtia benzerliği de oluştuğu görülmektedir. ANCAK ; Bilirkişi heyet raporunda geçen " Davalı tarafından, “...” markasının 1987 yılından beri tabela ve işletme adının yanı sıra, işyeri menülerinde, afişlerinde, paket servislerinde, garson kıyafetlerinde, fiş ve faturalarında, dijital platformlarda ve tanıtım materyallerinde kullanmakta olduğu, davalının marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davacıya ait ... sayılı markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın derdest olduğu ileri sürüldüğünden bu yönlerden de inceleme yapılması gerekmiştir. Davalı markasının uzun süreden beri kullanılmakta olduğu iddialarıyla ilgili olarak dosyaya sunulan deliller aşağıda bentler halinde açıklanmıştır: - Davalı ... ŞİRKETİ’nin kuruluşunu gösteren 20 Kasım 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi. - “...” unvanlı işletmenin ....adresinde ... adına kuruluşunu gösteren 14.10.2010 tarihli ... İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı. - Aynı işletmenin davalı ... LTD. ŞTİ.’ye devrini gösteren .... Noterliği tarafından düzenlenmiş olan 20.11.2017 tarihli Devir Sözleşmesi. - 15.09.2013 Tarihli Kira Sözleşmesi (Kiralayan ... ile Kiracı ... (...) arasında düzenlenen sözleşme ile .... adresinde bulunan iki adet dükkan, 1 yıl süreyle, lokanta-restoran olarak kiralanmıştır. - ... İşyeri Kayıt Belgesi: ... ... unvanlı işletmenin ... sicil numarası ile sicile kayıtlı olduğunu göstermektedir. Belgede tarih bulunmamaktadır. - ... Oda Kayıt Sicil Sureti: 05.05.2020 tarihinde düzenlenmiş olan belgeye göre, .... adresinde faaliyet gösteren işletmenin unvanı ... ... ’, tescil tarihi 25.09.2013’dür. - .... İşletme Kayıt Belgesi: Belgeye göre, İşletme Sahibi ..., Unvanı ..., adresi: ...., belgenin ilk veriliş tarihi: 12.11.2013’tür. - .... hesabına ait 2 Ekim 2020, 5 Ekim 2020, 24 Mart 2021 tarihli paylaşımlar. - ....web sitesine ait webarşiv kayıtları: Görselleri sunulan 6 Mayıs 2013, 17 Mayıs 2014, 18 Aralık 2014, tarihli kayıtlara göre, web sitesinin bu tarihlerde de aktif olarak faaliyet gösterdiği, ilgili web sitesinde “...” markasının bu tarihlerde de kullanımda olduğu, .... şubelerinin 17 Mayıs 2014 tarihinde de mevcut olduğu görülmektedir. - .... web sitesine ait webarşiv kayıtları: Görselleri sunulan 19 Şubat 2014, 31 Ekim 2015 tarihli kayıtlara göre, web sitesinin bu tarihlerde de aktif olarak faaliyet gösterdiği, ilgili web sitesinde “...” marka ve logosunun bu tarihlerde de kullanımda olduğu görülmektedir. - Davalı şirket ... LTD. ŞTİ. ve ... - ... tarafından ya da bu işletmeler adına düzenlenmiş olan 2014 – 2020 dönemine ait faturalarda “...” ya da ... – ... unvanının .... adreslerindeki işletmelerde kullanıldığı görülmektedir. Ayrıntıları açıklanan bahse konu deliller çerçevesinde, “...” markasının davalı şirketin ortaklarından olan ... tarafından .... adresindeki lokanta-restoran işletmesindeki kullanımının 14.10.2010 tarihine, ... tarafından ise .... adresindeki lokanta-restoran işletmesindeki kullanımlarının 25.09.2013 tarihine kadar uzandığı, markanın aynı adreslerdeki kullanımının günümüze kadar kesintisiz olarak devam ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda, “...” markasının dava konusu olan internet siteleri ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan ... sayılı “...” markasının başvuru tarihi olan 14.11.2022 tarihinden daha önce olduğu, bu sebeple “...” markası üzerinde davalının davacıya göre öncelik hakkına sahip olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde tespit ve kanaatte geçtiği üzere; davalı tarafın “...” ibareli yiyecek ve içecek sektöründe markasal kullanımları davacının tescilli markasının başvurusunun yapıldığı14/12/2022 tarihinden daha önceki kullanımlar olup bu durum eskiye dayalı kullanım / gerçek hak sahipliği olarak değerlendirilerek 6769 sayılı SMK 6/3 maddesine göre davacı markasının tescilini engelleme hakkına sahip olduğundan tersi düşünce ile bu markanın kendisine karşı da ileri sürülmesini de önleyebileceği gibi davalı kullanımı da hukuka uygun sayılacak yani davalı kullanımının sonraki tescilli davacı markası ile iltibas oluştursa da bu kullanım hukuka uygun kullanım şeklinde sayılacaktır. ( nitekim bilirkişi raporunda bu durum " Bu durumda, “...” markasının dava konusu olan internet siteleri ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan ... sayılı “...” markasının başvuru tarihi olan 14.11.2022 tarihinden daha önce olduğu, bu sebeple “...” markası üzerinde davalının davacıya göre öncelik hakkına sahip olduğu kanaatine varılmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 7(1) Maddesi ile “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.” hükmü düzenlenmiş olmasına rağmen gerek aynı Kanunun 6(3) maddesi hükmü gerekse de doktrin ve yargı içtihatlarına göre gerçek hak sahipliği tescil sisteminin istisnalarındandır. Buna göre, marka üzerindeki önceye dayalı hak sahipliğini ispatlayan kişi ve kuruluşlara öncelik hakkı tanınmakta, bu hakka bağlı olarak bir marka üzerinde gerçek hak sahibi olanlar SMK’nın 6/3 maddesi uyarınca markaların 3. kişiler tarafından tesciline itiraz edebilecekleri ve hükümsüzlük davası açabilecekleri gibi kendilerine karşı açılan tecavüz davalarında önceki kullanımlarından kaynaklanan kazanılmış haklarını ve gerçek hak sahipliğini ileri sürebileceklerdir (.... sayılı kararı). " şeklinde de izah edilmiştir.) Bu açıdan marka tecavüzü davası reddedilmiştir. Diğer yönden mahkememizde görülen hükümsüzlük davası henüz kesinleşmediği , ne zaman kesinleşeceği de belli olmadığı gibi davalının eskiye dayalı ve gerçek hak sahipliği bulunduğundan yargılamanın hızlandırılması ilkesi kapsamında hükümsüzlük davasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmamıştır. Haksız rekabet açısından ise; TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet sayılmıştır. .....H.D.nin .... sayılı emsal kararında "Davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakkı ... nezdinde tescilli olup SMK ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olup, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Dairemizin daha önceki bazı kararlarında da benimsediği üzere (.... . Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve .... sayılı, yine 22.04.2021 gün ve .... sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek talebin, haksız rekabetin tespiti ve men'ine dair kısmı yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, " şeklinde geçtiği üzere davacı taraf tescilli marka ihlaline dayandığı durumda artık haksız rekabete dayanamayacağından haksız rekabete bağlı açılan davanın reddi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 13/04/2026 Katip .... Hakim .... E-imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/23, K. 2026/168, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-23-e-2026-168-k-ab2fa97cfbe1