İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/207 E. 2025/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/207
Karar No
2025/229
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/207 Esas - 2025/229 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/207 KARAR NO : 2025/229

... DAVA : Alacak (Kamu Alım İhalesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR TARİHİ : 19/03/2025 G.K. YAZIM TARİHİ : 25/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan alacak (kamu alım ihalesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... sunulan 12/10/2023 tarihli ve ... sayılı başvuru kapsamında 2021-2022-2023 yıllarında içme suyu tankeri kiralama işi ihalelerindeki yolsuzluklar ve kamu zararları iddiaları üzerine .... tarafından soruşturma başlatıldığı; soruşturma neticesinde 02/12/2024 tarihli rapor düzenlendiği;... adet Akaryakıtsız/Sürücülü Su Tankeri Kiralama Hizmet Alım İşi" ihalesi kapsamında yapılan incelemelerde bazı araçların model yılı ve taşıma kapasitelerinin teknik şartnameye aykırılık gösterdiği; bazı araçların teknik şartnameye aykırı olmasından dolayı cezai işlem uygulanması gerektiği; idareye teslim edilen araç ruhsat suretlerinde oynamalar yapılarak model yılı ve taşıma kapasitelerinin teknik şartnameye uygunmuş gibi gösterildiği anlaşıldığından aynı ihaledeki diğer grup yüklenicileri ile birlikte davalı hakkında .... olduğu; rapor kapsamında tespit edilen ihaledeki hususlar dikkate alınarak 3 grup toplamı 1.316.552,00 TL kamu zararının tahsili doğrultusunda ...gönderildiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ....li ihale nedeniyle tespit edilen 2. grup iş için 791.600,00 TL., 4 grup iş için 395.880,00 TL ve 5.grup iş için 129.072,00 TL olmak üzere toplam 1.316.552,00 TL kamu zararının kesin hesap tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iş ortaklığını oluşturan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Mahkememizce tensiben yapılan inceleme neticesinde görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle; bu aşamada dava dilekçesi, davalılara tebliğ edilmemiştir.

III) DELİLLER : ... Dosyası. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava : Mahkememizde açılan davanın; davacı ... olarak anılacaktır) davalılar ... ("davalılar" olarak veya münferiden unvanlarıyla anılacaklardır) yönelik ikame olunan "Kamu Alımlarından Kaynaklanan Kamu Zararının Tazmini Talebi" olduğu anlaşılmıştır. b) Genel Hukuki Tasnif : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) ... (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) ..." 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) İdarî dava türleri şunlardır: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, (2) İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir. Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında; İdari Yargı ile Adli Yargı (Asliye Ticaret Mahkemeleri) arasındaki görev sınırları detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir. 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir. Belirtilen işbu genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir. c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, davacı ...'nin "44 adet Akaryakıtsız/Sürücülü Su Tankeri Kiralama Hizmet Alım İşi" kapsamında teftiş sonucu tespit edilen kamu zararının, ihale üzerinde kalan davalılardan tahsili talebi olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda; kamu hizmeti yürüten idarenin, ihale usulü yapmış olduğu alım nedeniyle doğan kamu zararının tazmini istemiyle açılan işbu davanın kamu zararına ilişkin bulunduğu hususu dikkate alındığında, "mutlak ticari dava" niteliğinin bulunmadığı tespit edilmiş olup; bunun yanı sıra davacı ..."tacir sıfatının da bulunmaması" nedeniyle, işbu davanın "nispi ticari dava" niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda; Mahkememiz nezdinde ikame olunan işbu davada kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin tespiti gerekmekte olup; söz konusu tespitin ancak idare hukuku ilkelerine göre gerçekleştirilmesinin mümkün bulunması nedeniyle; Mahkememizin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve bu doğrultuda davanın HMK'nın 114/1 (b) ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE; 2) Görevli Mahkemenin, .... olduğunun TESPİTİNE; 3) Davacının, İdari Yargı Makamı nezdinde dava ikamesi hususunda MUHTARİYETİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : Alınması gerekli 615,40 TL harç ile ilgili olarak; peşin alınan 22.483,42‬ TL harcın dikkate alınması suretiyle fazla tahsil olunduğu anlaşılan 21.868,02‬ TL harcın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, yatırana İADESİNE; 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA; b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 19/03/2025

.... Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/207, K. 2025/229, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-207-e-2025-229-k-1f4db0a25629