İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1768 E. 2026/87 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1768
- Karar No
- 2026/87
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :
KARAR TARİHİ : 20/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında bir borç ilişkisi doğduğunu, davalı ... ... müvekkiline olan borcunu yazılı olarak kabul ettiğini, davalının 08.04.2025 tarihli ve imzalı el yazılı belge ile borcunu 25.07.2025 tarihine kadar ödemeyi taahhüt ettiğini, bu belgenin borcun varlığını ve kabulünü ispata yeterli olduğunu, ayrıca borç ilişkisine ilişkin olarak emre muharrer senet düzenlendiğini, söz konusu senedin borcun miktarını ve vadesini gösterdiğini, borcun vadesinin geçmesine rağmen davalının hiçbir ödeme yapmadığını, zorunlu ticari arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşılamadığını, davalının borcunun açık, muaccel ve yazılı delillerle sabit olduğunu beyanla; Davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 48 adet çeyrek altının aynen iadesi ve 100 Euro borcunun dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, uyuşmazlığın borç ikrarı ve yazılı delillere dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, celp edilen vergi kayıtlarına göre tarafların tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, her ne kadar dava dilekçesi ekinde keşidecisi ... Lehdarı ... olan bir senet sunulmuş ise de, söz konusu senedin bedel kısmının kambiyo senetlerine özgü düzenlenmemesinden dolayı adi bir senet vasfında olduğu da göz önüne alınarak; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına 4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına, Dair; Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır