İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/176 E. 2026/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/176
- Karar No
- 2026/190
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/176 Esas KARAR NO : 2026/190 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı/borçlu lehine kredi kullandırıldığını, diğer davalı/borçlu -------- ise müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalıların borcunun bu kredi ilişkisinden doğduğunu, 12.09.2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 18. sayfasında yer alan "5.4. Yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri" başlıklı maddesinde taraflarca ---------- Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığını, davalı borçluların yetki itirazları dayanaksız olduğunu, huzurdaki davada ve huzurdaki davaya konu icra takibinde --------- Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine, hesabın kat edildiği ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içerir -------- Noterliği’nin 10.09.2024 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi borçlulara gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, davanın kabulü ile davalı borçluların -------- Banka Alacakları İcra Dairesi --------- Esas sayılı icra dosyasına sundukları/yaptıkları itirazların ayrı ayrı iptalini, davalı borçlular yönünden icra takibinin devamını, İİK 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; likit alacağa haksız ve kötü niyetli itirazda bulunan davalıların, davaya konu icra takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere ayrı ayrı (müştereken müteselsilen) icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, -------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- E. numaralı icra takibine borçlular yönünden yasal süresi içerisinde yetki itirazında bulunulduğunu, itirazlar gereği ---------- İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri yetkili olduğunu, usulüne uygun düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş kat ihtarı bulunmadığını, asıl borçlu ile birlikte kefile,--------- Noterliği’nin 10.09.2024 tarih ve ----------- yevmiye no.’lu ihtarnamesi ve eki hesap özeti tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği ve mütemerrit duruma düşüldüğünün belirtildiğini, müvekkillerin muaccel hale gelen ödenmemiş borcu bulunmadığını, davacı bankanın tüm alacakları zamanaşımına uğradığını, davacı banka aleyhine reddedilen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 08/10/2024 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + vekalet ücreti ve harcı toplamı 249.100,81 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara 14/10/2024-28/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 09/10/2024-04/11/2024 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde dairenin yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup; bilirkişi rapor içeriğine göre; --------- Banka Alacakları İcra Dairesi -------- E. sayılı icra dosyasına ait olan belgelerin tetkiki neticesinde; konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve takdiri Mahkememize ait olmak üzere ayrıntıları rapor içerisinde sunulan inceleme ve hesaplamalar sonucunda; davacı ---------Ş. ile davalı borçlu -------- ŞTİ. arasında, Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede diğer davalı -------- kefil olarak yer aldığı, Kefil sayfasında el yazısı ile isim-soyisim /unvan, tarih, tutar (yazı ve rakam ile) ve kefalet türünün (müteselsil-kefil) yazılı olduğunun görüldüğü, davacı banka tarafından, davalı ---------ŞTİ. ne 750.000,00.-TL tutarlı kredi kullandırıldığını, kredinin 2 nolu taksite kadar düzenli ödendiği, sonrasında kısmi ödemeler yapıldığı, kalan tutarın, 234.163,85.-TL olarak takip hesaplarına aktarıldığının görüldüğü, detaylı açıklamaları ve hesaplamaları rapor içerisinde yapıldığı üzere, toplam Alacak miktarı, talebe bağlılık gereği, davalı asıl borçlu --------- yönünden : 248.554,43.-TL davalı Kefil --------- yönünden : 247.416,13.-TL olarak hesaplandığını, davacı banka tarafından dava dışı şirkete kullandırılan krediler nedeniyle düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinde Kefilin el yazısı ile isim-soyisim, tarih, tutar (yazı ve rakam ile) ve kefalet tü (müteselsil-kefil) yazılı olduğu, kefalet tutarının 200.000.-USD (İkiYüzBinAmerikanDoları) olduğunun görüldüğü, TBK 584 maddesinin 28.03.2013-6455/77md. Ek fıkra gereği, davalı kefillerin evli olması durumunda, kefalet tarihinde şirket ortağı olması nedeni ile eş muvafakatnamesi alınmasının zorunlu olmadığı anlaşılmış olduğu, kefaletin geçerli olup olmaması hususunda her türlü hukuki yorum ve takdirin Mahkememizde olduğu, Mahkemenin, kefaletin geçerli olduğuna kanaat getirmesi durumunda, davalı kefil ---------, davacı bankaya karşı diğer davalı-asıl borçlu -------- İle birlikte takip ve dava konusu borçların ödenmesinden, kendi temerrüt tarihinde kefalet limiti dahilinde sorumlu olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığını, davacı alacaklı takip tarihinden tahsil tarihine kadar, asıl alacak tutarına, %42 oranında temerrüt faizi talep edebileceğini beyan etmiştir. Davalı kefil-Fehmi yönünden temerrüt tarihi ve kök rapora itirazlar kapsamında ek rapor aldırılmış, özetle; kefil yönünden toplam 248.508,90 TL alacak tespit edildiği bildirilmiştir. TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı şirket ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalı ------ müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam asıl borçlu şirket yönünden 248.554,43/ kefil yönünden 248.508,90 TL olarak tespit edildiği, davalıların sorumluluk miktarı farklı olduğundan hükümde yargılama giderleri kısmında oranlama yapıldığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatının kabulü gerektiği, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %42,00 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle, 234.163,85 TL asıl alacak, 7.500,00 TLilam vekalet ücreti, 60,80 TL vekaletname harcı, 6.829,78 TL işlemiş faiz (davalı kefil ---------- yönünden 6.784,25 TL olmak üzere) üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 16.978,75 TL’nin ve maktu başvuru harcı 732,00 TLnin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi, 731,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 10.731,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%99,78 kabul) 10.707,00TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına, 5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 546,38 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99,78kabul) 4.689,66 TL' sinin davalılardan müştekeren ve müteselsilen tahsiline, (%0,22 Ret) 10,34 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026