İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/230 E. 2026/263 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/230
Karar No
2026/263
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :...

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : .... DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ :...

Mahkememize açılan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıların müvekkilini kooperatifin ortağı olduğunu, kendilerine isabet eden dairelerin teslim edildiğini, 30/09/2023 tarihine kadar birikmiş olan aidatların tahsili amacıyla davalılardan ... adına Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası üzerinden 2.145,97-TL takip çıkışlı, İ... adına Kayseri Genel İcra Dairesinin...esas sayılı dosyası üzerinden 2.130,19-TL takip çıkışlı, ... adına Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden 2.165,70-TL takip çıkışlı, ... adına Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası üzerinden 2.172,60-TL takip çıkışlı, ...k adına Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası üzerinden 2.213,04-TL takip çıkışlı icra takiplerinin başlatıldığını, davalıların yaptıkları itirazlar üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalılar tarafından yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulüne, davalıların icra dosyalarına yaptıkları itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalıların her biri aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ayrıca davalıların birikmiş aidatlarının vade tarihinden itibaren yıllık %48 oranında işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 100,00-TL'nin tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı kooperatife borcu bulunmadığını, tapusunun verildiğini ve 2010 yılında ibra edildiğini, aradan 15 yıl geçtikten sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı nedeniyle davanın reddini gerektiğini, neticeten davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün cevabi yazısı, kooperatif kayıtları, genel kurul toplantı tutanakları ile tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınmıştır. Dosyaya mübrez 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda: İcra takibine konu alacak yönünden; davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde davalıdan 2.000,00-TL asıl alacak ve 172,60-TL faiz olmak üzere 2.172,60-TL alacak talep ettiği, takip dayanağı olarak 10/09/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 5. maddesinin gösterildiği, takip dayanağı genel kurulun 5. gündem maddesi incelendiğinde üyelerin 31.10.2022 tarihine kadar kooperatife gelerek senet vermek şartıyla 8 eşit taksitte 2.000,00-TL ödemesine, 31.10.2022 tarihine kadar kooperatife gelmeyen ortakların ödemesi gereken 2.000,00-TL'nin muaccel olmasına ve ödenmeyen tutar için aylık %1,5 faiz alınmasına karar verildiği, genel kurul kararında eşitlik ilkesine aykırılığı gösteren bir husususun olmadığı, genel kurul kararına bakanlık temsilcisinin katıldığı ve imzasının bulunduğu; kooperatifin tasfiye halinde olması sebebiyle toplantı yeter sayısının aranmayacağı, kararların oy çokluğu ile alınacağı, alınan kararın geçerli olduğu, söz konusu genel kurul kararın iptaline yönelik dava açılıp açılmadığına ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, davalı tarafça takip konusu alacağın ödendiğine yönelik bir iddia ileri sürülmediği ve ödeme belgesi de sunulmadığı, davacının davalıdan takip konusu genel kurul kararı doğrultusunda alacak talep edebileceği kanaatine varılması durumunda takip tarihi itibariyle 2.000,00-TL, asıl alacak ve 172,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.172,60-TL olduğu, Aidat alacağı yönünden; davalının kaç m2 daire üyeliği bulunduğunun bilinmediği ancak davacı tarafın davalının 130 m2 daire üyeliği bulunduğunu belirttiği, icra takibine konu alacak hariç tutulduğunda (diğer genel kurul kararlarına göre) dava tarihi itibariyle 120-m2 daire için 181.840,00-TL, 130-m2 daire için ödenmesi gereken toplam tutarın 188.595,00-TL olarak hesaplandığı, davalının yaptığı ödemenin üye olduğu konut tipine göre hesaplanan tutardan düşülmesi gerektiği, davalının ödemesine yönelik dosya kapsamına herhangi bir belge sunulmadığı, davacı kooperatifin ticari defterlerinin yangın sebebiyle zayi olduğu bildirildiğinden dolayı ticari defterler üzerinden ödeme tutarı tespit edilemediği, davacıdan davalının ödemesine ilişkin bilgi istendiği ve kendilerine bir excel tablosu sunulduğu, söz konusu excel tablosunda davalının toplam ödemesinin 77.500,00-TL olarak gözüktüğü, davalının 130m2 konut üyeliği dikkate alındığında 188.595,00-TL - 77.500,00-TL = 111.095,00-TL aidat borcu hesaplandığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetinden alınan 15/01/2026 tarihli ek raporda: dosyada davacının davalıya verdiği herhangi bir ibraname ve taahhütname belgesi bulunmadığı, dosyadaki yönetim kurulu kararının ibraname olarak kabul edilmesi durumunda bu tarihten sonraki ödenmesi gereken aidat tutarının 130-m2 konut için 177.895,00-TL olarak hesaplandığı, davacının itirazın iptalini talep ettiği tutar yönünden kök raporda hesaplama bulunduğu ve yeniden hesaplama yapılacak bir tutar bulunmadığı, davalının kooperatiften tapusunu aldığını ve kooperatif üyeliğinden ayrıldığını belirttiği, davalının almış olduğu daireyi iade ettiğine yönelik bir bilginin dosyada bulunmadığı, davalının kooperatiften daire tapusu alarak ayrılmasının uygun olup olmayacağının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafça davacının kooperatiften ayrılmasına yönelik alınan karardan sonra herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığı, bu yönde bir iddianın da ileri sürülmediği yönünde görüş bildirmişlerdir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, birikmiş aidat alacağından kaynaklı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile alacak istemlerine ilişkindir. Davacı kooperatif dava dilekçesinde kooperatif üyeleri ..., İ... ... ... ... tarafından birikmiş aidat alacakları bulunması nedeniyle her bir üye için ayrı ayrı icra takibi yaptıklarını, takiplere itiraz edildiğini, yapılan itirazların iptali ile yine her bir üye yönünden hesaplanacak birikmiş alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Eldeki davada her ne kadar davalılar kooperatif üyesi olsalar da aralarında HMK 57/1 maddesine göre zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından mahkememizin... Esas sayılı dosyasının 05/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davalılar... ... ... yönünden davaların işbu dosyadan tefrikine ve farklı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, davalı yönünden dava yukarıdaki esas numarasına kaydedilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının takipte talep ettiği alacak ile alacak olarak ileri sürdüğü talebin, üyenin kooperatif aidat borcuna ilişkin olması da göz önünde bulundurulduğunda aynı davada hem itirazın iptali hem de alacak talebinin ileri sürülmesinde usulü aykırı bir yön görülmemiştir. "Aynı davada hem itirazın iptali hem de itiraza uğrayan takipte yer almayan bir talebin alacak davası ile istenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır." (Bknz Konya BAM 5. HD 2025/71 Esas, 2025/1917 Karar) 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8/1. Maddesine göre "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar." Aynı yasanın "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. Maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın "Yetki" başlıklı 42. maddesinde "Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez. 1. Anasözleşmeyi değiştirmek, 2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek. 6. Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek. 7. İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek. 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek. " hükmü yer almaktadır. Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre davalının kooperatif üyesi olduğu, her ne kadar 22/09/2010 tarihli "855 ortağın istifası" başlıklı yönetim kurulu kararının varlığı ileri sürülmüş ise de Kooperatifler Kanunu 15. Maddesi uyarınca genel kurul tarafından bu hususta bir karar verilmediği, yönetim kuruluna bu yönde bir yetki de verilmediği, davalının kooperatiften alınan daireyi iade ettiğine dair delil de bulunmadığından halen davacı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatif tarafından davalıya verilen her hangi bir ibraname yahut taahhütname belgesinin bulunmadığı, bilirkişi kurulundan alınan davalının davacı kooperatife toplam 77.500,00-TL ödemesinin bulunduğu, 10/09/2022 tarihli genel kurulda 31/10/2022 tarihine kadar kooperatife gelerek senet vermek şartıyla 8 eşit taksitle 2.000,00-TL ödemelerine, gelmeyenler yönünden bu tutarın tamamının muaccel hale gelmesi ve ödemelerini geciktiren ortakların aylık %1,5 oranında gecikme faizi uygulanması hususunun kararlaştırıldığı, buna göre davalının 01/11/2022 tarihi itibariyle 2.000,00-TL üzerinden temerrüde düştüğü, takip tarihi olan 18/04/2023 tarihi itibariyle 172,60-TL faiz işlediği, alacak talebi yönünden ise takibe konu edilen aidat borcu dışlandığında davalının 188.595,00-TL aidat borcu bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak davacı davasını bu talep yönünden ıslah etmediğinden dava dilekçesindeki 100,00-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının aidat borcu kooperatif genel kurul kararı ile sabit olduğundan likit bir alacak olmakla İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile, 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında 2.000,00-TL asıl alacak ve 172,60-TL işlemiş faiz yönünden davalının yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-100,00-TL birikmiş aidat alacağının 100,00-TL'sinin dava tarihi olan 03/10/2024 tarihinden itibaren TBK'nın 120/2. maddesi uyarınca yıllık %48 oranında işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00-TL ilam harcından, tahsil edilen 615,40-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafın yaptığı 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 715,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.945,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 2.272,60-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/230, K. 2026/263, T. 18.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-230-e-2026-263-k-8b76ecb96e81