İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/160 E. 2026/225 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/160
Karar No
2026/225
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/160 KARAR NO : 2026/225

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 27/03/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Şirketi arasında davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek asıl borçlu ve kefil aleyhine ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun yine ödenmemesi üzerinealacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borçlu - davalıların haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, genel kredi ve teminat sözleşmesi, ihtarname, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm ve tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ... Ltd.Şti kullandırılan kredi hesabından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı- alacaklı banka tarafından davalıya karşı346.830,00-TL alacak üzerinden 10.01.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 18.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı -borçlunun da 23.01.2025 tarihinde, yetkiye, borca , işlemiş faize , faiz oranına ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan 15.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, Davalı kefil ... 'de iş bu sözleşmeyi Müteselsil kefil olarak 10.000.000.00 TL kefalet limitiyle imzaladığı, Davalı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkilisi olduğu,Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun'un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmen veya ticaret şirketinin ortak ya da yönet rafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefâletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalının sözleşmeyi 10.000.00 TL limitle müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabittir. Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir. Takip talep tarihi 06.02.2025 yılı için her bir çek karnesi sorumluluk bedellerinin 12.650.00TL olup davalı asıl boçlunun uhtesinde ulunan 42 adet çek karnesi için sözleşme şartlarına göre davalı kefilden 42X12.650.00— 531.300.00 TL çek depo talebinde bulunabileceği.Ancak talebinin346.830.00 TL olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava; Davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi kullanımından kaynaklı olarak davalının kefil sıfatı ile bulunması nedeni ile kat edilen ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu görülmüştür. Davacı tarafından taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelendiğinde, Davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ...Şti kullandırılan kredi hesabından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı- alacaklı banka tarafından davalıya karşı346.830,00-TL alacak üzerinden 10.01.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 18.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı -borçlunun da 23.01.2025 tarihinde, yetkiye, borca , işlemiş faize , faiz oranına ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından icra müdürlüğünde yetkiye itirazda bulunduğuna dair beyanda bulunmuş ise de, yetkili icra müdürlüğünün açıkça gösterilmemesi nedeni ile geçerli yetki itirazı bulunmadığından davalının itirazına itibar edilmemiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 05/03/2025 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı bankanın ...Şubesi ile dava dışı ... Şirketi arasında 03/12/2021 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının da müteselsil kefil sıfatıyla toplam 10.000.000,00-TL kefalet limitiyle borç altına girdiği, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ... 6. Noterliği'nin .... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği ve ihtarnamenin davalı kefile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Söz konusu alacak kalemi incelendiğinde; davacının takip talebi ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketi'ne verilen çek karnesinden kaynaklı teslim edilmeyen 42 adet çek yaprağının çek sorumluluk bedeli alacağının deposunun talep edildiği, davalının kefil olarak imzaladığı sözleşmenin temerrüt hükümlerinin düzenlendiği 11. Maddesinin 55. Sayfasında kefilin gayrı nakdi alacakların tamamından sorumlu olduğunun düzenlenildiği ve davalının da sözleşmeye ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığı anlaşılmakla davalı kefilin gayrı nakdi alacaklar bakımından sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlunun kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kredi türü ve kefaletin türü dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün olduğu ve kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermediği dikkate alındığında davalının ödenmeyen borçtan kefalet limitleri oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı borçlu tarafından borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 15/11/2025 tarihli rapor ile davalının, bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı bankaya borçlu bulunduğu tespit edilmiş ve Mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Davalı borçlu tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, ...E., ...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştu HÜKÜM : Davanın KABULÜNE, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE, Takibin 346.830,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 346.830,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık % 42,25 oranında temerrüt faizi ve TCMB tarafından ilan edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 oranında BSMV UYGULANMASINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranınına isabet eden 69.366,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00- TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.188,84- TL harçtan mahsubu ile 3.456,84-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 732,00-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 615,40 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 6.121,00-TL olmak üzere toplam 6.736,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine , 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.03.2026

KATİP e-imzalıdır

HAKİM e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/160, K. 2026/225, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-160-e-2026-225-k-23093765e080