İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/17 E. 2026/170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/17
- Karar No
- 2026/170
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/17 Esas KARAR NO : 2026/170
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2016 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu tüm alacak kalemlerin ve ferilerine itiraz etmekle, icra takibinin durduğunu, davalı/borçlunun takibe ferilerine yapmış olduğu itirazlarının iptali, takibin devamı ile alacağın ticari faizi ile tahsiline, davalı/borçlunun, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ek protokolü madde 53'te tahkim şartı getirildiğini, davacının acentelik sözleşmesinden doğan çekişmelerde hakem heyetine götürme zorunluluğu olduğunu, davanın usul ve yasaya aykırı olduğu, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Mahkememizin 25/01/2021tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas-... Karar sayılı karar ilamı ile; "... Davacı ticari defterleri ile davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, taraf ticari defterlerininde mutabakat bulunmadığı, Bilirkişi raporu ile mutabakatsızlığın sebebi açığa çıkarılmadığı, ve mutabakatsızlık oluşturan hususların sözleşme hükümleri kapsamında üzeride durulup değerlendirilmediği görülmektedir. Taraflar arasındaki delil sözleşmesinin münhasır delil olmaması hususu ve delil sözleşmesinin düzenleniş biçimi ile taraf ticari defterleri arasındaki mutabakatsızlığın sebebi belinlenip sözleşme hükümlerince irdelenmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece dosyanın taşıma hukuku alanında uzman nitelikli hesaplar uzmanı bilirkişi, sektör bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşacak heyete tevdi ile ayrıntılı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklinde kaldırma kararı ile mahkememize gönderilmiş, eldeki esası almıştır. 24.08.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: "1. Davacı tarafın 2014-2015-2016 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığının takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı, 2. Davalı tarafın 2014-2015-2016 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 3. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 301.992,85 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 49.224,56 TL borçlu olduğu, DAVACI ALACAK-TL DAVALI BORÇ-TL FARK-TL 301.992,85 49.224,56 252.768,29 Taraflar arasında takip tarihi itibariyle 252.768,29 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, DAVACI KAYIT-TL DAVALI KAYIT-TL FARK-TL 263.706,49 10.938,05 252.768,29 Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına toplam olarak 263.706,49 TL tutarlı tek taraflı kayıt işlemi yaptığı, iş bu kayıt işlemlerinin 270.843,61 TL olanın davacı tarafın kendi lehine, 7.137,12 TL olanın davalı tarafın lehine olduğu, iş bu kayıt işlemlerinin belgelerinin tek tek davacı taraftan talep edildiği, Davacı tarafın 30.07.2025 tarihinde mali müşaviri ..../ .... @hotmail.com tarafından tarafıma gönderilen e-postada, “02/01/2014 tarihli mahsuplaşma tutarımız olan 270.843,61 TL tutarındaki alacak kaydı 2014 öncesinde fazla yapılan ödeme tutar bakiyesidir. Tek bir ödemeye ait değildir. 2015 ve 2016 yıllarında tespit etmiş olduğunuz faturalara ilişkin ayrı bir ödeme makbuzu mevcut değildir. Bütün ödeme makbuzlarımız cari ekstrelerimizde yazıldığı gibidir.” Diye beyan edildiği, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına toplam olarak 10.938,05 TL tutarlı tek taraflı kayıt işlemi yaptığı, iş bu kayıt işlemlerinin 45.262,41TL olanın davalı tarafın kendi lehine, 56.200,46 TL olanın davacı tarafın lehine olduğu, iş bu kayıt işlemlerinin belgelerinin tek tek davalı taraftan talep edildiği, davalı tarafın iş bu belgelere ilişkin tarafıma 1 adet flash bellek sunduğu, Netice itibariyle, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinin içeriğini belgesiyle birlikte ispat etmesi gerektiği, iş bu kayıt işlemlerine ilişkin tutarların hesaplamaya dahil edilmediği, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 49.224,56 TL borçlu olduğu, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Buna göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 49.224,56 TL alacağı talep edebileceği," şeklinde görüş bildirilmiştir. 18.11.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda: "1. Mali açıdan kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı, 2. Sözleşme Bakımından kök rapordaki görüşlere bağlı kalındığı, 3. Kargo taşıma acentelik hizmetlerine dayalı bakiye alacak iddiası bakımından davacının iddia ve taleplerine konu alacakları somut olarak delilleri ile ortaya koyamadığı, davalı yan ticari defter kayıt ve belgelerine göre hesaplanan miktarda alacaklı olduğu KÖK rapor değerlendirme sonucunun korunduğu, 4. Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile " acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak ile demirbaş iade sözleşme 18. madde fark alacağı" borcun sebebi gösterilerek 248.980,83 TL asıl alacak 78,45 TL işlemiş faiz, 2.971,97 TL acentelik sözleşmesi fark alacağı, 0,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 252.032,19 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf incelemesi öncesi yapılan yargılama sonucu ... Esas - .... Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf ilamında belirtildiği üzere tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılması sağlanmış olup, buna göre, davacı tarafın, 6102 Sayılı TTK.m.64 ve VUK.182 gereğince mecburi olan 2014- 2015-2016 yılı yevmiye defterlerinin tutulduğu, 2014-2025-2026 yılı yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, kebir ve envanter defterlerinin incelemeye sunulmadığı, davacı kayıtlarına göre, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 10.01.2014 tarihli 4.516,14 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2026 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 301.992,85 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın, 6102 Sayılı TTK.m.64 ve VUK.182 gereğince mecburi olan 2014-2015- 2016 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, 2014 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, 2015-2016 yılı defterlerinin yevmiye ve kebir defterinin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 1 Sıra no.lu elektronik defter tebliği gereğince elektronik ortamda e-defter olarak tutulduğu, 1 sıra no.lu e-defter tebliği gereğince ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, açılış ve kapanış beratlarının yasal süresi içinde alındığı, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, birbirini doğruladığı, davalı kayıtlarına göre, davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 07.01.2014 tarihli 4.516,14TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2016 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan 49.224,56 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 301.992,85 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 49.224,56 TL borçlu olduğu, taraflar arasında takip tarihi itibariyle 252.768,29 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinin içeriğini belgesiyle birlikte ispat etmesi gerektiği, ancak bilirkişi incelemesine esas bu yönde bilgi/belge sunmadığından iş bu kayıt işlemlerine ilişkin tutarların hesaplamaya dahil edilmediği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 49.224,56 TL borçlu olduğu, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dava konusu alacağın Amasya acente cari hesap alacağı ve demirbaş iadesi sonucu oluşan alacağa dair olduğu, mahkememizce tarafların kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde kök ve ek raporda tarafların tuttukları kayıtların iki ayrı acente için iki ayrı cari hesap kaydı şeklinde olmadığı, sunulan kayıtların bu yönde ayrımının yapılamayacağı kayıtların tutulması şekli sebebiyle bu durumun oluştuğunun belirtildiği, daha ileri bir tespitin yapılamadığı ve bu haliyle davalının davacıya 49.224,56 TL cari hesap borcunun bulunduğu bunun davalının kendi kayıtları ile belirlendiği, taraflar arasında kayıtların birbirini doğrulamaması halinde davalı kayıtlarının esas alınacağı yönündeki delil sözleşmesi de dikkate alındığında davalı kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşıldığından belirlenen bu alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekmiştir.Davacının, cari hesap bakiyesi dışında demirbaş iadesi alacağı yönünden başkaca bir zararını ortaya koymadığı, bu yöndeki talebine dayanak somut delil sunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki alacak isteminin ispatlanamaması sebebiyle reddi gerekmiştir. Davacının işlemiş faiz talebinin davalının takipten önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğüne dair yazılı bilgi/belge sunulmaması sebebiyle reddine karar verilmiş, asıl alacın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; - Davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 49.224,56-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, - Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 3.362,52 TL karar harcının daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 3.043,92 TL peşin harçtan mahsubu ile 318,60 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 3.043,92 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.073,12 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 27.913,38-TL yargılama giderinin (tebligat/ müzekkere posta masrafı, bilirkişi ücreti, kabul (% 19,53) red (% 80,47) oranına göre hesaplanan 5.451,48-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça sarf edilen 776,50-TL yargılama giderinin kabul (% 19,53) red (% 80,47) oranına göre hesaplanan 151,65-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır