İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/159 E. 2026/172 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/159
Karar No
2026/172
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/159 Esas KARAR NO : 2026/172

DAVA : Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Mah. .... Sokak No:8 Güngören Adresinde ticari işlerini yürütmekte olup, yurt dışından ürünler getirerek satmakta olduğunu, davalı ise antrepo hizmeti vermekte olduğunu, davalının işi gereğince limanda bulunan emtiaların işlemlerinin tamamlanmasından sonra, davalının antreposuna getirildiğini, işlemler tamamlanarak limandan çıkartıldığını, müvekkilinin yurt dışından gelen ürünlerin işlemlerinin yapılarak ,limandan çıkartılması işlemlerini yaptırmakta olduğunu, 11.08.2023 tarihinde bir konteyner için işlem başlatmış olduklarını ve yurt dışından gelen ürünler limandan çıkartılarak davalının antreposuna indirildiğini, limandan çıkartılarak, davalının antreposuna indirilmesinden sonra 2 konteyner daha ürün olduğunun davalıya bildirildiğini ve ilk işlemdeki gibi uygun olduğu bildirilmesi üzerine 2 konteyner için daha işlemlerin başlatılmış olduğunu, belirtilen sorunsuz işlemin yapılmasından sonra 2 konteyner ürün için davalının onayından sonra beyanname açarak işlemlere başlandığnı ve Davalı adına beyanname açıldığını, Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne verilen beyannameden ( ... - beyanname açıldığını gösteren davalı numarası ) açıkça anlaşılmakta olduğunu, ancak beyannamenin açılmasından sonra gerekli işlemlerin yapılamamış olduğunu, Davalının nezdinde bulundurması gereken Yeminli Gümrük müşavirinin işten ayrıldığını, işlemlerin yapılması için Yeminli Gümrük Müşaviri olması ve Yeminli Gümrük Müşavirinin kendi kodları ile sisteme girerek işlemleri yapması gerektiğinden ve davalının beyannamenin açılmasından hemen sonra Yeminli Gümrük Müşaviri bulundurmaması sebebi ile 21 gün işlemlerin yapılamadığını, 21 gün sonra davalının çalışmaya başladığını yeni Yeminli Gümrük Müşaviri tarafından ret işlemi yapıldığını ve müvekkilinin hemen başka bir antrepo ile anlaşma sağlayarak 1 gün içerisinde 2 konteyneri liman dışına çıkartmış olduklarını, yukarıda belirtilen ve davalının Yeminli Gümrük Müşaviri bulundurmamasına bağlı olarak geciken 21 günden dolayı müvekkilinin faturalardan dolayı ... Liman işletmeleri ve Tic A.Ş'ye ve .... acenteliğine bedel ödemek zorunda kalmış olduklarını, davalının işin görülmesi için gereken (onaylama yapılarak ürünlerin limandan çıkartılması veya ret işleminin yapılaması gerektiği halde yapılmammış olması sebebi ile) Yeminli Gümrük Müşaviri bulundurmamasına bağlı olarak, ... acenteliğine 13.09.2023 tarihli faturadan dolayı 3.625,00 USD ödeme yapmış, bu bedelin 41 günlük bedel olduğunu, bu sürenin 7 günü free (Ücretsiz) süre olup geriye kalan 34 günlük sürenin 21 günü davalının kusurundan kaynaklandığından 3.625,00/34 gün *21 gün (Davalının kusuru) 2.238,97 USD zarar oluşmuş olduğunu, ... acenteliğine 18.09.2023 tarihli faturadan dolayı 5.120,00 USD ödeme yapmış, bu bedelin 54 günlük bedel olduğunu, bu sürenin 7 günü free (Ücretsiz) süre olup geriye kalan 47 günlük sürenin 21 günü davalının kusurundan kaynaklandığından 5.120,00/47 gün *21 gün (Davalının kusuru) 2.287,65 USD zarar oluşmuş olduğunu, ... AŞ tarafından kesilen faturalardan 11.09.2023 tarihli 2.065 USD bedelli (Kur 26,8570) faturadan 2.065/41 gün*21gün (Davalının kusuru) 1.071,00 USD zarar oluşmuş olduğunu, ..... AŞ tarafından kesilen faturalardan 11.09.2023 tarihli 2.780,00 USD bedelli (Kur 26,8570) faturadan 2.780,00/54 gün*21gün (Davalının kusuru) 1.092,00 USD zarar oluşmuş olduğunu, belirtilen toplam zararın ise 2.238,97 +2.287,65 +1.071,00 +1.092,00 = 6.689,00 USD olduğunu, beyan ederek yasal düzenlemeye göre davalının Yeminli Gümrük Müşaviri bulundurmaması sebebiyle oluşan zararları olan 6.689,00-USD 'nin kamu bankalarının yabancı paralara uyguladığı en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. . Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında bir depolama anlaşması bulunmamakta olduğunu, davacının daha önceden müvekkilinin antreposunda depolama yapılmış olmasını sanki arada bir sözleşme varmışçasına lanse ederek taraflar arasında bir teamül oluşmuş izlenimi vermek istemekte olduğunu, daha önceden müvekkilinin antreposunda depolama yapılmış olmasının bundan böyle sözleşme yapılmaksızın depolama yapılacağı anlamını taşımayacağında kuşku olmadığını, bununla birlikte, davaya konu zararlanmaya dayanak 2 konteynırın ...'ya kabul edildiğine dair müvekkili şirketin bir kabulü kesinlikle olmadığını, taraflar arasında sözleşme olan durumlarda dahi anterepo alanlarının kısıtlı olmasından dolayı müşteriler ve müşteri gümrükçüleri antrepodan yazılı müsaitlik onayı almak zorunda olduklarını, davacı ile müvekkili arasında akdi bir ilişki veya yazışma bulunmamakla birlikte, davacının, müvekkili şirketin gümrük müşavirinin olmamasından dolayı depolama yapamadığından zararın meydana geldiğini iddia etmiş olduğunu, bu bağlamda aradaki akdi ilişkiye dair tek bir sözleşme veya delil sunmayan Davacının Müvekkili şirkete isnad ettiği kusurun söz konusu olamayacağını, müvekkilinin, .... yeminli Gümrük YGM ile 22.08.2023, tarihinde çalışmayı bırakmış, .... ile 6/9/2023 tarihinde çalışmaya başlamış olduklarını, müvekkilinin antreposuna doluluk sebebiyle ürün kabul zorunluluğu bulunmamakta olduğunu, müvekkili ile davacının daha önce çalışmış olması her gelen ürününün müvekkilinin antreposuna indirileceği anlamını taşımamakta ve davaya dayanak bir sözleşme dahi sunulma zorunluluğu olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacı gümrük sahasına gelen mallarını liman dışında istediği antrepoya boşaltabilmiş olabileceğini veya eşyalarının vergisini ödeyip direkt kendi bünyesine alabileceğini, Limanda kaldığı her gün için ücret ödeyeceğini bilmesine rağmen başka bir antrepoya boşaltmamanın kendi tercihi olması zararlanmanın asıl sebebi olduğunu, yani, iddia edilen zararın yegane sebebinin davacının kendi kusuru olduğunu, davacının, müvekkili dışında bir şirket ile teyitleşmiş ancak davayı müvekkili şirkete açmasının kötü niyetli olduğunu, eşyaları limandan antrepo değil mal sahibi yada gümrükçüsünün çıkartacağını, mal sahibi ithalatçı firmanın söğüt tekstil olduğu, istediği antrepoya mallarını aktarmak için beyanname açabileceğini, ayrıca, bu firmanın müvekkili ile teyit dahi kabul edilebilecek bir sözleşmesi yok iken ve mallarını indirdikten sonra sözde müvekkilinin kusuru ile depolayamamış iken müvekkili şirkete yaptığı bir bildirim de bulunmamakta olduğunu, davacının, müvekkil şirketin bilgisi dışında Müvekkili şirketin temsilcisi olmayan başka bir şirket ile teyitleşmiş ve müvekkili şirketin bilgisi ve onayı olmadan mallarını müvekkili şirketin antreposuna getirmek istemiş olduklarını, Davacının müvekkili şirkete ilişkin antrepo kodu ile beyanname açtığına dair beyannameyi de sunmamış olduğunu, tek taraflı düzenlediği belgelerin de kabullerinde olmadığını, müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme veya müvekkilinin malları kabul edeceğine dair tek bir taahhüdü veya onayı bulunmamakta, Müvekkili şirketin ... firmasının ret işlemi söz konusu olmadığını, zira böyle bir yetkisi bulunmamakta olduğunu, Davacı, daha önceki mallarının bedelini de müvekkili şirkete ödememiş olduğunu, buna ilişkin haklarını da saklı Tuttuklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü ve ..... Liman işletmeleri Tic A.Ş kayıtları celbedilmiş, ticaret sicil kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 16/07/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacının 2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, Davacı yan tarafından davalı yana DEMURAJ YANSITMA bedeli olarak toplam olarak 4.955 USD’lık düzenlemiş olduğu, dosyaya sunulu.... GEMİ ACENTASI tarafından davacı yana düzenlenmiş iki DEMURAJ faturasının (2.238,97 USD +2.287,65 USD) 4.526 USD’sı için zarar oluştuğu iddiası olduğu, Davacı yan tarafından davalı yana ARDİYE YANSITMA bedeli olarak toplam olarak 63.000 TL’lik düzenlemiş olduğu dosyaya sunulu ..... A.Ş tarafından davacı yana düzenlenmiş iki ARDİYE faturasının (1.071,00 USD+1.092,00 USD) 2.163 USD’sı için zarar oluştuğu iddiası olduğu, 27.10.2023 tarihinde davalı yana düzenlenmiş 63.000 TL’lik faturanın 27.10.2023 TARİHİNDEKİ USD karşılığının (63.000 TL/28,1532 TL) 2.237,76 USD olduğu tespit edilmiş olduğu, Davacının davalıdan DEMURAJ BEDELİ olarak 4.526,-USD ve ARDİYE BEDELİ olarak 2.163 USD olmak üzere toplam olarak (4.526,-USD+2.163 USD) 6.689 USD Zarar taleplerinin olduğu, Gümrükleme yönünden, Davacı şirketin, davalı şirkete “eşyasının antrepoda depolanması hususunda hizmet alacağı” hususunda bilgilendirme yaptığına dair bir mail görüntüsüne ve/veya hizmet akdine ilişkin sözleşmeye rastlanmadığı, Tarafların ikisinin de Tacir olduğu, Dava konusu olayın davacı ile davalı arasında antrepo sözleşmesi olduğu ve bu hizmetin yerine getirilmediği iddiasına dayandığı, Dosya kapsamındaki Gümrük Beyannameleri içeriğinden, Antrepo rejimi için Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne başvuru yapıldığı, bu başvuruların iki farklı konteyner için iki farklı beyan ile yapıldığı, ilgili konteyner numaralarının ... olduğu, TTK içeriğinde doğrudan Antrepo Hizmet Sözleşmesi veya Depolama-Ardiye Sözleşmesine ilişkin bir hüküm olmadığı, bu hizmetlerin TBK 14. Kısmın ise Saklama Sözleşmeleri kapsamına girdiği, TBK Md.561 uyarınca saklama sözleşmesinden bahsedilebilmesi için tarafların mutabakatı doğrultusunda saklayan (antrepo işletmecisi) tarafa emtiaların tesliminin gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir bulgu olmadığı, Gümrük teknik incelemesinde de belirtildiği üzere davacı ile davalı arasında, dava konusu faturaların dayandığı 2 konteyner yüke ilişkin tarafların arasında mutabakat gözlenmediği, Bu yönüyle dosyadaki Armatör işletme (MSC) tarafından davacıya kesilen Demuraj masrafının ve Terminal İşletmesi (.....) tarafından kesilen Geçici Depolama yerine İlişkin Ardiye ücretine dayanan fatura bedellerinin, aksi ispat edilene ve davalının bu fatura konusu konteynerlere ilişkin antrepo hizmeti sunmasına karşın hizmet sunmadığı ortaya koyulana kadar görüşümüzce davalı yana yansıtılamayacağı, nihai takdirin sayın mahkemede olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan, dava tarihi olan 20.02.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Kamu bankalarının yabancı paralara uyguladığı en yüksek faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Dosyaya sunulan gümrük müşaviri bilirkişiden aldırılan 05/01/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davacı şirketin, davalı şirkete “eşyasının antrepoda depolanması hususunda hizmet alacağı” hususunda bilgilendirme yaptığına dair bir mail görüntüsüne ve/veya hizmet akdine ilişkin sözleşmeye rastlanmadığı, Dava konusu olayın davacı ile davalı arasında antrepo sözleşmesi olduğu ve bu hizmetin yerine getirilmediği iddiasına dayandığı, Dosya kapsamındaki Gümrük belgeleri içeriğinden, Antrepo rejimi için Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne başvuru yapıldığı, bu başvurularda antrepo kod.unun A34000411 olduğu, Ancak bahsi geçen antrepo beyannamesine ilişkin; beyanname numarası ile beyanname nüshası dava dosyasında yer almadığından “beyanda bulunan temsilci, beyan sahibi ve işlem takibini yapan Gümrük Müşavirliği” hususlarda incelemenin yapılmasının mümkün bulunmadığı, iddia edildiği gibi Gümrük Hizmeti verenin (Güney Gümrük Müşavirliği’nin) davalı taraf ile ticari bağlantısının olup, olmadığının ve davaya konu taraf olup, olmadığının anlaşılamadığı, Gümrük Müşavirliği hizmetine ilişkin vekaletnamenin dava dosyasında yer almadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava Davacının taraflar arasında var olduğunu iddia ettiği antrepo anlaşması uyarınca Davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı demuraj ve ardiye bedellerinin tazmini için açılan maddi tazminat istemidir. Davacı taraf daha öncede ticari ilişkide bulunduklarını ve davalıdan antrepo depolama hizmeti aldığı noktasına dayanarak dava dilekçesinde "2 konteyner daha ürün olduğunun davalıya bildirildiğini ve ilk işlemdeki gibi uygun olduğu bildirilmesi üzerine 2 konteyner için daha işlemlerin başlatılmış olduğunu" beyan etmiş olmasına rağmen Davacı tarafından yapılan bir bildirim veya yazışma olduğuna dair somut delil ibraz edilmediği, Davalının hizmeti vereceğine dair bir onay bildiriminin olduğuna dair kanıt sunulmadığı, taraflar arasında antrepo depolama hizmet akdinin bulunmadığı, bunun doğal sonucu olarak Davacının iddia ettiği sözleşmeye dayalı olarak müspet zararın tazminini talep edemeyeceği, dava dilekçesinde davalı tarafça beyanname açıldığı iddia edilmiş ise de yapılan incelemede bunun tespit edilemediği anlaşılmış olmakla taraflar arasındaki depolama ilişkisi ve davalının bu sözleşmeye aykırı hareketleri tespit edilemediğinden açıklanan gerekçeler doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL karar ve ilam harcının 3.539,40 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 2.807,40 bakiye harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00 TL' nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/159, K. 2026/172, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-159-e-2026-172-k-be37685bb680