İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/799 E. 2023/254 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/799
- Karar No
- 2023/254
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/799 Esas KARAR NO : 2023/254
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ... VEKİLİ : ... ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2018 KARAR TARİHİ : 20/06/2023 YAZIM TARİHİ : ...
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 27/09/2022 tarih 2020/... esas 2022/... K. Sayılı ilamı ile Mahkememize gelerek Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkil şirket tarafından Adana 9. İcra Müdürlüğü 2014/... esas sayılı dosyasında, davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takip durduğunu, davalı tarafından, mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı ve bu nedenle hakkında kaçak işlemi uygulandığını, davalı tarafından işletilmekte olan ... Et-Market hakkında 05/08/2011 tarihinde kaçak tutanağı tutulduğunu, davalı, tükettiği elektrik enerjisinin bedelini ödemediğinde aboneliği feshedildiğini, davalı tarafından kesik olan enerji mühür kırılarak açıldığını ve kullanılmaya devam edildiğini, bu söz konusu tutanak da bu kaçak elektrik kullanımına ilişkin olduğunu, davalı hakkında başlatılan Adana 9. İcra Müdürlüğü 2014/... esas sayılı dosyası ise hem bu kaçak işlemine ait kaçak tahakkukuna hem de daha öncesinde kullanılmış olup bedeli ödenmeyen elektrik enerjisine ait olduğunu, davalı tarafından sözleşme olmadığı ya da sözleşmede ki imzanın kendisine ait olmadığı beyan edildiğini, kaçak işlemi sözleşme olmadan kullanıma ilişkin olduğundan sözleşmenin olmaması doğal olduğunu, davalı tarafından zaman kazanılmak için takibe itiraz edildiğini, itirazın iptali davası açma zorunluluğunun doğduğu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, Adana 9. İcra Müdürlüğü 2014/... esas sayılı takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu işyerinin müvekkili tarafından kullanılmadığı, abonelik ve yapılan işlemin kullanılan enerjinin müvekkili tarafından kullanılmaması nedeniyle haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tutanağın tutulduğu tarihte söz konusu işyerinin müvekkili tarafından kullanılmadığını, davaya konu işyerine ait ticaret sicil kayıtları ve belgelerin celbi halinde söz konusu işyerinin tutanak tutulduğu tarihte elektrik kullanımının müvekkili tarafından yapılmadığının anlaşılacağı, hukuki dayanaktan ve maddi gerçeklikten yoksun davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve kötü niyetli davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Adana 9. İcra Müdürlüğü 2014/... esas sayılı takip dosyası, dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip miktarının 23.198,89 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ... ... A.Ş ye müzekkere yazılarak abonelik dosyası, kaçak tespit tutanağı ve faturalara ilişkin tüm belgeler beraber istenmiştir. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Adana Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Davalı tanığı ...'in yargılama sırasında beyanı alınmıştır. Mahkememizce dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu raporunda, davalının aboneliği dönemine denk gelen Mayıs 2009- ekim 2009 dönemleri arası tahakkuk ettiğini, 8.523,21 TL normal elektrik tüketim faturalarından dolayı sorumlu olduğu tespit edildiğinden, toplamı 8.523,21 TL olan 6 adet faturanın son ödenen tarihleri ile icra takip tarihi olan 28/11/2014 arası için hesaplanan 8.330,88 TL gecikme zammı ve bu zamma ait 1.499,56 TL % 18 KDV nin eklenmesi ile davacı kurumun toplam alacağının 18.353,65 TL olduğunu belirtmiştir. Tüm dosya kapsamından, davalı tarafından, mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı, bu nedenle hakkında kaçak işlemi uygulandığı, davalı tarafından işletilmekte olan ... Et-Market hakkında 05/08/2011 tarihinde kaçak tutanağı tutulduğu, davalı, tükettiği elektrik enerjisinin bedelini ödemediğinde aboneliği feshedildiği, davalı tarafından kesik olan enerji mühür kırılarak açıldığını ve kullanılmaya devam edildiği, bu söz konusu tutanak da bu kaçak elektrik kullanımına ilişkin olduğu, Adana 9. İcra Müdürlüğü 2014/... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında kaçak işlemine ait kaçak tahakkukuna hem de daha öncesinde kullanılmış olup bedeli ödenmeyen elektrik enerjisine ait olduğu, davalı tarafından takibe itiraz edildiği itirazın haksız olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı, dosyaya ibraz edilen belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda; davalının aboneliği dönemine denk gelen Mayıs 2009- ekim 2009 dönemleri arası tahakkuk ettiği, 8523,21 TL normal elektrik tüketim faturalarından dolayı sorumlu olduğu tespit edildiğinden, toplamı 8.523,21 TL olan 6 adet faturanın son ödenen tarihleri ile icra takip tarihi olan 28/11/2014 arası için hesaplanan 8.330,88 TL gecikme zammı ve bu zamma ait 1.499,56 TL % 18 KDV nin eklenmesi ile davacı kurumun toplam alacağının 18.353,65 TL olduğu anlaşıldığından, rapor hükme esas alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile davalının Adana 9.İcra Müdürlüğü'nün 2014/... esas sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin 8.523,21 TL asıl alacak, 8.291,91 TL gecikme zammı, 1.492,55 TL KDV olmak üzere toplam 18.307,67 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, davaya konu alacağın likid alacak nitelinde olmadığından davacının tazminat talebinin reddine ve red edilen kısım yönünden davacının kötü niyetli takip yaptığı ispat edilemediğinden davalının tazminat taleplerinin reddine reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş ise de; Davalı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 27/09/2022 tarih 2020/... esas 2022/... K. Sayılı ilamı ile "...Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup, Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... A.Ş, borçlusunun ..., 13.414,43 TL asıl alacak, ferileri ile birlikte 23.198,89 TL miktarlı 19/11/2009 - 18/10/2010 ve 21/04/2006 - 18/11/2009 arası enerji tüketim bedelinin tahsili sebebiyle düzenlenen ödeme emrinin 05/10/2015 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, 12/10/2015 tarihinde imzaya, faize, borca itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür. Dava dilekçesinde icra müdürlüğüne konu edilen borcun 05/08/2011 tarihli kaçak tutanağına konu elektrik bedeli ve daha öncesinde kullanılıp ödenmeyen elektrik enerjisi bedeline ilişkin olduğunun belirtildiği, davalının iş yerini beş yıl süre ile 10/09/2008 tarihinde kiraladığı, 18/09/2008 tarihinde elektrik aboneliğini devraldığı, 02/04/2010 tarihinde aboneliğini sonlandırdığı, dava dışı ... 'ın 27/12/2011 - 12/11/2012 tarihlerinde aboneliği devir aldığı, davalının abonelik süresi ve ... kaçak itiraz komisyonunun almış olduğu kararda 24/08/2010 - 31/03/2011 tarihleri arasındaki kaçak tüketimin Seher ...'in sorumlu olduğu, 31/03/2011 - 05/08/2011 tarihleri arasındaki tüketimin dava dışı ...'ın sorumlu olduğu, bu nedenle davalının kaçak elektrik tüketiminden sorumlu olmadığı, ancak Mayıs 2009 - Ekim 2009 arasındaki ödenmeyen faturalardan sorumlu olduğunun tespit edildiği, her ne kadar imzaya itiraz edilmiş ise de, kira sözleşmesi, abonelik işlemleri göz önüne alındığında davalının bu süre içerisinde fiili kullanıcı olduğu ve ödenmeyen elektrik borcundan sorumlu olacağından imza incelemesinin yargılamaya bir katkı sağlamayacağı, nitekim mevcut kira sözleşmesi ile fiili kullanıcı olduğunun sabit olduğu ve aksinin de ispat edilemediği ancak davacının ödenmeyen faturaya rağmen elektrik kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceğinden dosyanın elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan elektrik mühendisi bilirkişiye ya da aralarında mühendis bilirkişilerin de bulunduğu üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğunun kabulü ile; Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davacı için gecikme zammından indirim sağlayacağı nazara alınarak rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.. " denilmekle mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilmiştir. Mahkememiz dosyası yeniden (önceki bilirkişiden farklı) 3 kişilik elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri ve Adana BAM 5.Hukuk Dairesi'nin 2020/... esas, 2022/... karar sayılı kaldırma ilamı uyarınca rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 10/04/2023 tarihli raporunda; "Davaya konu faturaların düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri incelendiğinde ise; 25.09.2002 tarih ve 24887 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 01.03.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin geçerli olduğu görülmektedir. İlgili Yönetmeliğin 24. Maddesi Zamanında ödenmeyen borçlar hususunu düzenlemekte olup özetle; “MADDE 24 — (1) Zamanında ödenmeyen borçların tahsiline ilişkin hususlar; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında düzenlenir. Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması halinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilebilir. Perakende satış sözleşmesinde belirlenen gecikme faizi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammını aşamaz.” demektedir. Sayın Mahkemece özetle “dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri ve Adana BAM 5.Hukuk Dairesi'nin 2020/ ... esas, 2022/... karar sayılı kaldırma ilamı uyarınca rapor düzenlenmesi” şeklinde görevlendirme yapılmıştır. Adana BAM 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/... esas, 2022/... karar sayılı kaldırma ilamının konuyla ilgili kısmı ise özetle “davacının ödenmeyen faturaya rağmen elektrik kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceğinden dosyanın elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan elektrik mühendisi bilirkişiye ya da aralarında mühendis bilirkişilerin de bulunduğu üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, davalının normal tüketim bedelinin aslından fana borçtan) her halükarda sorumlu olduğunun kabulü ile; Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davacı için gecikme zammından indirim sağlayacağı nazara alınarak rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi” seklinde olduğu görülmektedir. Yukarıda belirtilen ilgili yönetmeliği 24. Maddesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda ve takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere mevcut durum değerlendirildiğinde; davaya konu ilk ödenmeyen tüketim faturasının Mayıs 2009 dönem faturası olduğu, son ödeme tarihinin 02.06.2009 olduğu, bu fatura ödenmediğinde ilgili mevzuatı doğrultusunda 03.06.2009 tarihinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından elektriğin kesilmesi gerektiği, bu tarihin aynı zamanda Haziran 2009 tüketim dönem başlangıcı olduğu, dolayısıyla da davaya konu ilk alacak için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesince belirlenen oranlar üzerinden hesaplama yapılması gerekeceği görüş ve kanaatine varılmaktadır." şeklinde rapor düzenlediği , düzenlenen raporun denetime ve hükme elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu; Davacı idare ... ... A.Ş. tarafından sağlanan elektriği kullanmakta olan davalının kullanmış olduğu elektrik bedellerinin davacı idare tarafından hesaplanarak tahakkuk ettirildiği, ancak bu kullanım bedellerine ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, bunun üzerine davacı tarafından, Adana 9. İcra Dairesi 2014/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, davalının takibe itirazı üzerine davacının itirazın iptali talebiyle Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğine başvurduğu, dava Mahkemeniz 2018/... esas sayılı dosyasında görülmekte iken 2020/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm sonrası davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine Adana BAM 5.Hukuk Dairesi'nin 2020/... esas, 2022/... karar sayılı kaldırma ilamı sonrasında da davanın yukarıda esas numarası verilen Mahkememiz dosyasında görülmeye başlandığı, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2014/... Esas, 2015/... Karar sayılı ilamında; "...Mahkemece, öncelikle faturalar ödenmediği için yönetmelik hükümlerine göre abonenin elektriğinin kesilmesi gereken tarih belirlenmeli, bu tarihe kadar işleyen gecikme zammından abonenin sorumlu olacağı, Türk Borçlar Kanununun 88 ve 120. maddeleri de değerlendirilmek suretiyle, suretiyle alacak miktarı bulunmalı; bu tarihten sonra ise, zararın artmasına elektriği zamanında kesmeyen idarenin de sebep olduğu dikkate alınarak gecikme cezasından % 50 oranında indirim yapılacağı düşünülmelidir. Ancak bu yapılacak indirim sonucu istenebilecek oranın yasal faiz oranından aşağı olamayacağı göz önünde bulundurularak sonuca gidilmelidir..." şeklinde belirtilmiş olup; tekrar aldırılan bilirkişi raporunda da davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapıldığı ve yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatları doğrultusunda olduğu görülmekle, davalının Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.523,21 TL asıl alacak, 4.757,18 TL gecikme zammı ve 856,29 TL KDV olmak üzere toplam 14.136,68 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, fazlaya dair talebin reddine, davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle; Davalının Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.523,21 TL asıl alacak, 4.757,18 TL gecikme zammı ve 856,29 TL KDV olmak üzere toplam 14.136,68 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, fazlaya dair talebin reddine, Tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-Alınması gereken 965,67 TL karar harcının, peşin alınan 283,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 682,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen kısım yönünden AAÜT uyarınca hesap olunan 4.891,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 319,47 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 374,70 TL davetiye ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.874,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 2.462,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.