İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/166 E. 2026/169 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/166
Karar No
2026/169
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/166 Esas KARAR NO : 2026/169

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "16.10.2024 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olarak müvekkile ait ... plakalı araca hasar vermiştir. Trafik kazasında, hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) ticari kazanç kaybı, ticari olmayan araçlarda ise araç mahrumiyet tazminatı (ikame araç bedeli) konusunu oluşturmaktadır. Bu tazminatın/kazanç kaybının tazmini hususunda kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur.Müvekkile ait ... plakalı araç 2020 model ... ticari taksi olup günlük yaklaşık 5000,00-7.000,00-TL arası kazanç elde etmektedir. Müvekkil yolcu nakli işi yaptığı ticari aracından mahrum kalarak, kazanç kaybına uğramıştır. Müvekkilin aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın davalı tarafça giderilmesi gerekmektedir.Sayın Mahkemenizce 16.10.2024 tarihli kaza neticesinde ... plakalı aracın uğramış olduğu kazanç kaybı bedelinin bilirkişi atanarak hesaplanmasına, Şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin 16.10.2024-kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen yanıttan davacının ve davalının gerçek kişi ticari işletme kayıtlarının bulunmadığı, davacının Esnaf Odası'nda esnaf kaydının bulunduğu, davacının basit usulde vergilendirilen mükelleflerden olup tacir sıfatını haiz olmadığı, davalının da herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı, sadece davacı aracın ticari taksi olmasının uyuşmazlığı ticari uyuşmazlığa çevirmeyeceği anlaşıldığından, davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ( Benzer İstanbul BAM 9 HD ... Esas- ... Karar) HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden reddine, 2-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama masraflarına ilişkin kararın HMK 331/2. Maddesine göre yetkili ve görevli mahkemece nazara alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılması yönünde karar ittihazına, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda karar verildi.31/03/2026

Katip ¸e-imza

Hakim ¸e-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/166, K. 2026/169, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-166-e-2026-169-k-378947eaa597