İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/159 E. 2026/148 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/159
Karar No
2026/148
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/159 Esas KARAR NO : 2026/148

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2009 tarihinde kurulduğunu, ticari faaliyetlerini gerek tüketiciler gerekse sektör çapında yüksek bilinirliğe sahip iki ayrı internet siteleri üzerinden sürdürdüğünü, müvekkili şirketin ... ibareli birçok markanın sahibi olduğunu, markalarının kök sözcüğü olan trendyol ibaresini içeren ... alan adının da sahibi olduğunu, müvekkili şirketin ayrıca ... Sınıflarda ... tarihli ... sayı ile tescilli ... markasının sahibi olduğunu, ... markasının Türk Patent Enstitüsü'nün... nolu kararı uyarınca tanınmış marka olarak korunduğunu, müvekkili şirketin başta Türkpatent nezdinde olmak üzere ... ibareli pek çok markanın sahibi olduğunu, ... markasıyla ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren müvekkili şirketin, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelinde birçok gerçek ve tüzel kişi ticarin ürünlerinin satışına da aracılık ettiğini, platformda satış yapmak isteyen her satıcıya olduğu gibi davalı tarafla da Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafın cari hesabının çeşitli dönemlerde borç bakiyeleri vermesine rağmen ilgili tutarların vade tarihlerinde ödenmediğini ve alacağın tahsiline yönelik çabaların da neticesiz kaldığını, bu bakından borçlu konumunda davalı aleyhine icra dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, belirtilen dosyalarda ödeme emirlerinin davalı borçluya tebliğleri akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu için icra müdürlüğü tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini, takip borçlusunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile neticelendirildiğini, tüm bu nedenlerle, icra takiplerine yönelik itirazların ayrı ayrı iptali ile her bir icra dosyası bakımından takibin asıl alacak, vekalet ücreti, faiz ve sair tüm ferileri ile birlikte devamına karar verilmesini, icra takiplerinekonu alacakların belirli ve likit nitelikte olması nedeniyle takip borçlusu aleyhine her bir icra dosyası bakımından takip konusu asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; şirketlerinin fiziki mağaza ile birlikte internet satışı da yaptığını, cep telefonu satışı yaptıklarını, ... platformu üzerinden satmış oldukları ürünleri son kullanıcıya faturasının kesildiğini, kargolanmasının yapıldığını, vade süresi geldiğinde de ödemelerini aldıklarını, satışların üzerinden uzunca bir zaman geçtikten sonra davacı firmanın müşteri memnuniyeti adı altında satılan ürünleri iade alarak borç bakiyesi çıkardığını, bu iadeleri taraflarınca kabul etmediklerini beyan ettiklerini, bu sebepten davacı firmanın haksız ve hukuksuz şekilde borçlandırmaya çalıştıklarını, bu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini, aksi takdirde ise ... platformu üzerinden yapılan satışların satış ve iade tarihlerinin incelenerek buna göre karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE / Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan elektronik ticaret aracılık sözleşmesi uyarınca cari hesaptan kaynaklanan alacağa konu faturalar nedeniyle davacı tarafından başlatılan icra takiplerine davalı/takip borçlusu tarafından yapılan itirazların iptali ve takiplerin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizce celp edilen ... 13. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile; 8.517,39 TL Asıl Alacak, ... 23. İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile; 129.494,25 TL Asıl Alacak, ... 23. İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile; 25.819,58 TL Asıl Alacak, ... 23. İcra Müdürlüğü' nün... E. Sayılı dosyası ile; 17.059,45 TL Asıl Alacak, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile; 25.791,18 TL Asıl Alacak, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile; 16.906,58 TL Asıl Alacak, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile; 17.119,99 TL Asıl Alacak, ... 13. İcra Müdürlüğü” nün... E. Sayılı dosyası ile; 26.336,17 TL Asıl Alacak, ... 37. İcra Müdürlüğü” nün ... E. Sayılı dosyası ile; 8.579,78 TL Asıl Alacak üzerinden icra takibinde bulunulduğu, takip dayanağı olarak; “25.08.2023 tarihli cari hesap alacağı” gösterildiği, 9 adet icra takibi ile talep edilen toplam alacak tutarının 275.624,37 TL olduğu, davalı tarafından açılan takiplere itiraz edildiği, davacı tarafından işbu davanın süresi içerisinde açıldığı görülmektedir. Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturaya dayalı cari şekilde işleyen hesap alacağına dayanmıştır. Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler sunulmamıştır. Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır Mahkememizin 24/06/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir ve 1 e-ticaret konusunda uzman (...) bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ışığında davacının takip taleplerinde haklı olup olmadığı ve var ise alacakların tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosaysı bilirkişiler ... ve ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından müştereken düzenlenen 08/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Mevcut ticari belgeler ve taraf beyanları ışığında, davacı ...A.Ş.'nin (...) alacaklarının fatura ve ödeme kayıtlarıyla desteklendiği, davalının ise itirazlarını somut delil sunmadan ileri sürdüğü anlaşıldığından borcun varlığı ve tahsil işlemlerinin hukuki ve ticari esaslara uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 18/11/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davalı şirket temsilcisinin itirazları doğrultusunda Bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 19/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Sunulan ... satıcı paneli excel dökümleri, taraflar arasındaki Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde; İadelerin sistemsel olarak kayıt altına alındığı, Satıcının, iade taleplerinin önemli bir kısmında süresi içinde cevap vermediği veya delil sunmadığı, Platform tarafından yapılan iade onaylarının, sözleşmede öngörülen prosedürler çerçevesinde gerçekleştirildiği, Excel tablonun, iadeye konu siparişler ve sonuçları bakımından teknik inceleme açısından yeterli veri sunduğu. Kök raporda herhangi bir değişikliğe gerek olmadığı," yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Davacı şirket ile Satıcı/ davalı şirket arasında akdedilen “Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi” bulunduğu, Sözleşme Konusunun: Satıcı'nın aracılık hizmetlerinden yararlanmasına ilişkin hüküm ve şartlar ile tarafların bu kapsamdaki hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğu görülmektedir. Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi, davacı ... platformu ile davalı dükkân sahibi (satıcı) arasında aracılık hizmetlerine ilişkin hak ve yükümlülükleri düzenleyen yazılı bir anlaşmadır. Bu sözleşme kapsamında ..., satıcının ürünlerini platform üzerinde tüketicilere sunmak ve satış işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Satıcı ise satışa sunduğu ürünlerin doğruluğu, teslimatı ve platform tarafından belirlenen kalite standartlarına uyum sağlamakla sorumludur. Sözleşmede ayrıca, satışlardan doğan komisyon oranları, ödeme koşulları, iade süreçleri ve tarafların hukuki sorumlulukları açıkça belirtilir. Böylece, taraflar arasındaki ticari ilişkinin usul ve esasları belirlenerek, e-ticaret faaliyetlerinin düzenli ve şeffaf biçimde yürütülmesi amaçlanır. Davacı taraf, elektronik ticaret aracılık sözleşmesi kapsamında, platform üzerinden davalı satıcıya ait ürünlerin tüketicilere sunulduğunu, bu satışların faturalandırıldığını ve cari hesaplarda takip edildiğini, davalı tarafından satış bedellerinin ödenmediğini, ayrıca müşteri iadeleri nedeniyle oluşan borçların da yasal ve sözleşmeye dayalı olarak davalıya yansıtıldığını ileri sürmektedir. Davalı taraf ise, fiziki mağaza ve online satış faaliyetleri yürüttüğünü, ... üzerinden satış yaptığı ürünlerin fatura kesilip ödemelerin alındığını, ancak satışlardan aylar sonra müşteri iadeleri gerekçesiyle haksız borçlandırıldığını, iadeleri kabul etmediğini ve zorunlu iade yapıldığı savunmasında bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusunun, taraflar arasında akdedilen "Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi" kapsamında, davacı tarafından, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün... Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyaları ile, fatura alacağından kaynaklanan cari hesap bakiye borcunun dayanak gösterilerek davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarını usulüne uygun ihtar edildiği, davacı taraf ticari defterlerini dosyaya ibraz etmiş ise de, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya ibrazdan kaçındığı, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin tam olduğu, bu haliyle sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında yer alan cari hesap ekstresi ve faturalara göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 275.624,37 TL tutarında alacaklı göründüğü, söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, davalı tarafından borca konu ürünlerin satış ve iade tarihlerinin tespit edilmesi, iadelerin satıcı onayı olmadan gerçekleştirildiği, bu satışlara ilişkin iade sürelerinin ne kadar olduğu ve bu süreler aşıldıktan sonra davalının haksız borç altına girip girmediği yönündeki itirazların değerlendirilmesi bakımından ise, taraflar arasında akdedilen Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi'nin İade Süreçlerine ilişkin Ek 1.6 hükmü uyarınca; "Satıcının, iade talebine belirlenen süre içinde cevap vermemesi halinde, iade talebinin kabul edilmiş sayılacağı, Satıcının iade talebini reddetmesi durumunda, ret gerekçesini destekleyen bilgi ve belgeleri sunma yükümlülüğünün satıcıya ait olduğu, Sunulan delillerin, müşterinin iade gerekçelerini karşılamaması halinde, iade talebinin müşteri lehine sonuçlandırılacağı" hususunun açıkça düzenlenmiş olduğu, E Ticaret Uzmanı bilirkişisi ... tarafından dosyaya sunulan mahkememizce de hükme esas alınan ek raporda da belirtildiği üzere, ... Satıcı Paneli kaynaklı excel tablosunun incelenmesinde, iade taleplerinin önemli bir bölümünde, müşteriler tarafından iade gerekçesi bildirildiği, bu taleplerin bir kısmında satıcı tarafından platform kurallarında öngörülen süre içinde herhangi bir yanıt verilmediği, bazı kayıtlarda satıcı tarafından “iade kabul edilmemektedir” yönünde aksiyon alındığı ancak bu aksiyonların destekleyici belge veya delil ile ilişkilendirilmediği, Excel tablosunda, iade taleplerinin sonuçlanma şeklinin “müşteri lehine onaylandı” veya “zorunlu iade” olarak kayda geçtiğinin tespit edildiği, bu tespitler ışığında iadelerin hangi siparişlere ait olduğu, hangi tarihlerde talep edildiği, satıcının aksiyon alıp almadığı ve sürecin nasıl sonuçlandığına ilişkin net veriler içerdiği, Excel tablosundaki kayıtlar ile sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde satıcı tarafından süresi içerisinde yanıt verilmeyen ve delille desteklenmeyen iade taleplerinin sözleşmeye uygun olarak davacı platform tarafından onaylandığı, Excel kayıtlarında yer alan bazı iadelerin, satış tarihinden itibaren 14 günü aşan sürelerde talep edildiği görülmekle, taraflar arasında akdedilen sözleşmede, kusurlu iade taleplerinin 6 ay boyunca platform üzerinden ileri sürülebileceğinin düzenlendiği, bu nedenle Excel tablosunda yer alan ve 14 günü aşan iade taleplerinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu dolayısı ile davacı şirket tarafından yapılan iade onaylarının, sözleşmede öngörülen prosedürler çerçevesinde gerçekleştiği satıcının iade taleplerinin önemli bir kısmında süresi içerisinde cevap vermediği veya delil sunmadığı görülmekle, mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davalı tarafından ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, .... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarından başlatılan takiplere yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 55.124,87-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün...Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün...Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün...Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün...Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından başlatılan takiplere yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, 2-)Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 55.124,87-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 18.827,90-TL harçtan peşin yatırılan 4.059,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.768,39-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 14.392,50-TL yargılama gideri ile 4.059,51-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 19.067,41-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/159, K. 2026/148, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-159-e-2026-148-k-e74b6c54c2a7