İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/156 E. 2026/303 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/156
- Karar No
- 2026/303
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/156 KARAR NO : 2026/303
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu, müvekkil şirketten 14.10.2023 tarihinde 1973,4 Kg, ince türk somonu, yine 18.11.2023 tarihinde 1005 Kg Türk somon balığı satın aldığı, satış konusu somonlar davalı-borçluya teslim edildiği, müvekkilinin şirketçe satıma ilişkin faturalar kesilerek davalı-borçluya teslim edilmiş ancak davalı toplam fatura bedellerinin 246.857,84 TL lik kısmını ödemediği, davalı ödemediği somon satımına ilişkin fatura bedellerinin tahsili için müvekkilinin davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Dairesi .... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, ancak icra takibine davalı-borçlu haksız ve kötü niyetli olarak müvekkile herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle itiraz etmiş ve takibin durdurulduğu, bu nedenle davalının Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında icra takibine yaptığı haksız itirazının asıl alacak olan 246.857,84 TL yönünden iptaline ve takibin devamına, ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davalının takibe konu alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının mahkum edilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, fatura alacağının dayanağı malın ayıplı teslimi sonrası iade edildiğini ve iade faturası kesildiğini, dava konusu malın teslimiyle ilgili borç doğmadığını, doğsa dahi ayıplı mal nedeniyle sona erdiğini, sözleşmenin feshedildiğini, davalının kanunen seçimlik haklarını kullanmak istemişse de davacı şirket tarafından bu isteğinin sonuçsuz kaldığını, kaldı ki dava konusu alacak miktarı ürünleri sorunsuz bir şekilde teslim edildiği gibi fahiş bir miktarın takibe koyulduğunu, davalı şirketin malın ayıplı olduğunu ayıbın ortaya çıkmasından itibaren davacıya derhal ihbar ettiğini olup yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, malın satış işleminin, davacı şirketin satış için yetkilendirilen çalışanı eliyle yapıldığını, bu kişi hakkında davacı şirketin kendisi de suç duyurusunda bulunmuş olup asıl mağdur edilenin müvekkil şirket olduğunu, dolayısıyla hem borç doğmadığını, hem de şirketin kendi işleyiş hatası nedeniyle davalı şirketin dava konusu borçtan dolayı haksız yere sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davacının satış konusu malların teslimini yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğunu, davacının ticari defterleri tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini belirterek ayıplı mal teslimi sebebiyle sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 40’ınden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava,fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından sunulan 16/02/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği görülmekle, dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili 16/02/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragati kabul etmiş, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını beyan etmiştir. Feragat HMK nun 307. maddesi uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.HMK nun 310. Maddesi uyarınca feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin üzerinde tasarruf yetkisi bulunan davadan feragat etmiş olduğu, vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate ilişkin açık yetki bulunduğu anlaşıldığından HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının feragat sebebiyle REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının mahkememiz veznesine yatırılan 2.938,92 TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 2.206,92.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 3.020,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 5-Talep edilmediği açıkça belirtildiğinden davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istanbul Bölge Adliyesi (istinaf) Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır