İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/149 E. 2026/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/149
Karar No
2026/176
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/149 KARAR NO : 2026/176

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi nezdinde 18.02.2023-18.02.2024 tarihlerini kapsar ---- poliçe numaralı ihtiyari mali mesuliyet teminatı içeren genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı --- plakalı kamyon maliki --Şirketi olduğunu, kaza tarihi olan 12.12.2023 tarihinde saat 20:40 sularında dava dışı --- plakalı çekici ve buna bağlı ---- plakalı römork ile sol şeritte --- idaresindeyken önündeki --- plakalı çekici ve buna bağlı ---- plakalı römorku sollamak için aniden sol şeride manevra yapması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ----- plakalı araç sürücüsünün 0,21 - 0,50 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kazada diğer sürücülerin herhangi bir kural ihlalinde bulunmadıklarının tespit edildiğini, meydana gelen kazada ----- plakalı araç sürücüsü ---- 0,21 - 0,50 promil alkollü olduğunu, kazada hasarlanan ----- plakalı araçta KDV dahil toplam 78.965,70- TL maddi zararın tespit edildiğini, davacı şirketin, hasarın teminat kapsamında kaldığına kanaat getirerek --- plakalı aracın --- plakalı araçta sebebiyet verdiği hasarın giderilmesi amacıyla, ---- plakalı aracın onarımının yaptırıldığı --- tarafından düzenlenen faturaya istinaden ----78.965,79- TL hasar bedelini ödediğini, davalının, zararın meydana gelmesindeki kusuru ve sigorta genel şartlarına aykırılıktan doğan sorumlulukları gerekçesiyle--- plakalı araç için davacı şirket tarafından ödenen bedelin tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğünün --- sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, işbu dava ile ----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. sayılı dava dosyasında rücuya konu kaza, mağduriyeti oluşan kişiler aynı olduğundan dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğunu, sonuç olarak; davanın hukuki ve fiili irtibat bulunmakta olan ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---. sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesini, davanın kabulünü, borca karşı yapılan itirazın iptalini, icra takiplerinin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının rücu ve itirazın iptali talebini Kasko Genel Şartları A.5/5.5 hükmüne dayandırdığını, bu hükmün uygulanabilmesi için (i) sürücünün Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde belirlenen sınırların üzerinde alkollü olduğunun, veya alkollü içki alamayacak grupta olduğunun açık ve kesin biçimde ispatı; (ii) ayrıca alkollülükle zarar arasında illiyet bağının bulunması zorunlu olduğunu oysa dosyaya sunulduğu belirtilen alkol raporu ile kaza tespit tutanağının okunaksız/çelişkili olup sürücünün “0,21–0,50 promil aralığında” olduğundan söz edilmekte ve kesin ve birebir ölçüm değerinin anlaşılmadığını, ölçüm cihazının marka-modeli, seri numarası, kalibrasyon sertifikası, ölçüm saati ve ölçümün usulüne uygun yapıldığına ilişkin belgelerin dosyada olmadığını, bu hususlar ispat edilemeden genel şart istisnası uygulanamayacağını, gerekirse adli uzman bilirkişiden inceleme yapılmasını, aşılan sınır açıkça gösterilmeden istisna uygulanamayacağını, olay yerinde kamera kaydı, keşif-krokisi, fren izi analizi, hız/kontrol verileri olmaksızın yalnızca soyut kusur aktarımıyla illiyet bağı kurulamayacağını, kusur dağılımının ihtilaflı olduğunu, bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğunu, talep kalemlerinin tahakkuk belgeleri ve net hesap çizelgesi sunulmadıkça itirazın iptali istenemeyeceğini, temerrütün davalıya usulüne uygun ödeme ihtarı ve muaccel bir borç şartına bağlı olduğunu, ihtar ve tebliğ belgeleri yoksa veya alacak likit değilse temerrüt faizi talep edilemeyeceğini varsa dahi bildirim/tebliğ tarihi temerrüt başlangıcı olduğunu bu nedenle faiz yönünden taleplerin aşırı ve hukuka aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından ve açıklanan ciddi uyuşmazlıklar nedeniyle, İİK m.67/2 anlamında icra-inkar tazminatı koşulları bulunmadığını beyan ederek davacının itirazın iptali isteminin tamamen reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İş bu dava dosyası ile ---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -- Esas sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davalar arasında bağlantı bulunduğu kabul edilmekle 6100 sayılı HMK'nun m. 166 uyarınca davanın Mahkememiz /---- Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği görülmüştür. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış,--.İcra Müdürlüğü'nün -- Esas sayılı ve ---İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyası incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizce Yargıtay içtihatları doğrultusunda asıl ve birleşen dosyanın nöroloji uzmanı, hukukçu/sigorta uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 22/01/2026 tarihli raporda özetle; " Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilip, yukarıdaki hususlar muvacehesinde 12.12.2023 tarihinde meydana gelen Maddi Hasarlı Trafik Kazasında, Sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: 8/8 oranında % 100 asli kusurlu olduğu, sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı çekici ve buna bağlı ------ plakalı Römorku ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana atfı kabil kusuru bulunmadığı, sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı çekici ve buna bağlı ----- Römorku ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana atfı kabil kusuru bulunmadığı, 12.12.2023 tarihinde ----- plakalı araç üzerinde kaza sonucu hasar meydana geldiği, Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan --- - raporunda sunulmuş listenin hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, kaza yerinin karayolu niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapıldığı, bu bilgiler dâhilinde ---plakalı, --- marka, ----- model araçta oluşan Hasar bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, hasar bedeli = 78.965,70 TL olarak hesap edilmiştir. F-) Nörolojik acıdan kazanın salt alkol etkisiyle oluşmadığı kanaatine varıldığı ve G-) Davalı işletenin malik olduğu---- plakalı araç hakkında davacı ---- tanzim ettiği ----- Poliçe kapsamında talep edilen ---. İcra Müdürlüğü---- sayılı icra dosyasından başlatılan takibe konu 900.157,17-TL alacak bedelin rücuya konu edilemeyeceği," tespitinde bulunmuşlardır. Davacı tarafından 12/12/2024 tarihli ----- dekont uyarınca 724.900,00-TL ödendiği, 08/12/2024 tarihli ---dekont uyarınca 70.00,00-TL ödendiği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;

Dava, ZMMS sigortacısının, kazanın teminat dışı haller içerisinde gerçekleştiğini belirterek hasar bedelini ödememesi üzerine sigortalının açtığı tazminat davasıdır. Uyuşmazlık kazanın Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartları B.4 maddesi kapsamında teminat harici halde gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir ----- sayılı ilamları). Dosya kapsamından, 12/12/2023 tarihinde davalı adına tescilli, dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki davacı sigorta şirketi nezdinde Zmms ile sigortalı ----- plakalı araç ile seyri esnasında gerçekleşen çift taraflı trafik kazası neticesinde, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talep edildiği, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücünün 0,50 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu kazanın sürücünün alkollü olması nedeniyle münhasıran alkole bağlı meydana gelip gelmediğinin tespiti açısından Yargıtay'ın yukarıda belirtilen içtihatları doğrultusunda Mahkememizce içerisinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin saptanması karşısında asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davanın REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden: Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.871,65-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 10.139,65-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 900.157,17-TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 141.023,58-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 8-Birleşen dava yönünden: Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.030,22-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 298,22-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 85.300,26-TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine, 13-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.700,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/149, K. 2026/176, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-149-e-2026-176-k-3dab7e8696b9