İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/126 E. 2025/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/126
Karar No
2025/290
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/126 Esas KARAR NO :2025/290

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/02/2025 KARAR TARİHİ:12/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 24/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasından kar ortaklığı yapılacak şekilde 2014 model ... Plakalı özel amaçlı 43 mt sepetli vinç için kendi aralarında 18/10/2017 tarihinde kar ortaklı yapılması için sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre gelir ve giderler %50 olacak şekilde ortaklık kurduklarını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan bu ortaklık sözleşmesinden beri davalı şirket sözleşme gereği üzerine düşen borçları ve yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğini ve müvekkiline paylaşmadığını, davalı şirket hesap söz konusu aracın işletilmesinden çok yüksek kar etmesine rağmen bu karını müvekkilline haksız olarak paylaşmadığını, davalı şirket sözleşmeye aykırı davrandığını ve müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten kar ortağı olarak milyonlarca lira alacağı olduğu bildiklerini, müvekkili iş bu vinç 2017 yılında satın alınırken bedelin yarısı olan 120.000 TL yi ödediğini, aracın yarısının kendisine ait olduğunu düşünürken ne kazanılandan bir ödeme aldığını, ne de vinç ortaklığı söz konusu olduğunu, davalı taraf müvekkili ile görüşmediğini, vincin güncel bedelinin hesaplanarak üzerine düşen payı olan yarısınında müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, davanın kabulüne, belirsiz alacak davası olarak açılmak üzere fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydıyla şimdilik vincin bedelinin yarısının güncel değerinden tespiti ile ödenmesine, mümkün olmazsa ödenen 120.000,00 TL bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereği güncellenerek tespiti ve faizi ile ödenmesine , ortaklıktan kar payı alacağının dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak tarafımıza sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda müvekkiline ödenmesinde ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 20/03/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde ısrarla müvekkili şirkette kar ortaklığı olduğunu, müvekkili şirketten milyonlarca lira alacağı olduğunu bildiklerini iddia etmişlerse de bu iddiayı destekler nitelikte herhangi bir delil sunamadıklarını, müvekkili şirketin ortaklık ve hisse bilgileri Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtları ile sabit olmakla birlikte davacı tarafça iddia edildiği üzere herhangi bir orataklık durumu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete herhangi bir ortaklığı olmadığından dava dilekçesinde belirtildiği üzere milyonlarca liralık alacağı dahil herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı taraf müvekkili şirkete ortak olduğunu, bu kapsamda ödeme yaptığını iddia etmişse de davacı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı taraf müvekkiline bir iş makinesi hususunda ortaklık konusunda anlaşmışsa da bu ortaklık salt kar ortaklığı olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşme örneğinde görüldüğü üzere gelir ve gider ortaklığı olduğu belirtildiğini, davacı taraf davasına dayanak olarak sunduğu iş bu sözleşmede belirtilen hiçbir edimi yerine getirmediği gibi herhangi bir yükümlülüğe de katlanmadığını, bu kapsamda davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmede de belirtildiği üzere kar ve zarar ortaklığı, gelir gider ortaklığı olduğu görülen iş bu sözleşmede hiçbir gidere katlanmayan davacı hangi kapsamda alacak hakkını kazandığından bahsetmediğini, davacı tarafça yargılamaya konu edilen araç 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında ülkemizde yaşanan ekonomik olumsuzluklar nedeniyle icra yoluyla satıldığını, bahse konu dönemde ülke genelinde yaşanan ekonomik bunalımdan müvekkili şirkette etkilendiğini ve aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı dosyası üzerinden 04.12.2018 tarihinde araç satışı gerçekleştiğini, ... Trafik Tescil Şube Müdürlüğü İhale Belgesinde davacı tarafça yargılamaya konu edilen araç 90.000TL Bedel üzerinden icra yolu ile satıldığını, bu satış bedeli dahil şirketin haczedilen ve satışa çıkarılan menkulleri alacaklılara ödenmekle müvekkili şirketin bundan herhangi bir kazanımı olmadığını, müvekkili şirketin yaşadığı ekonomik sorunlar neticesinde menkullerin kaybı neticesinde davacı tarafın mağdur olmaması adına şirket yetkilisi tarafından davacıya iki parça halinde 54.000TL olacak şekilde ödeme yapıldığını, davacı taraf üzerine düşen hiçbir yükümlülüğü yerine getirmemesine, hiçbir borca katlanmamasına rağmen mağduriyet doğmaması adına davaya konu araç satış bedelinin yarısından fazlası kendisine gönderildiğini, zaman aşımı itirazlarını tekrarla haksız ve dayanaksız davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen müzekkere cevabında ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından müzekkere cevabında davacının tacir olmadığı, davanın mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği anlaşılmakla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/126, K. 2025/290, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-126-e-2025-290-k-3a1093e756ce