İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/124 E. 2025/256 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/124
Karar No
2025/256
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/124 Esas KARAR NO : 2025/256

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2022 KARAR TARİHİ : 14/05/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil edenin, ... tarihi saat ... sıralarında kullanmakta olduğu cep telefonunu şarj aletinden çıkardığı esnada telefon ekranının yanıp sönmesi ve akabinde tamamıyla kapanıp bir daha açılmaması üzerine telefonunu teknik servise götürüp tamir ettirdiğini, aynı gün akşama doğru tamir edilen telefonunu teknik servisten teslim aldığını, telefonuna kullandığı uygulamaların kurulumunu yaptığını, bu uygulamalardan biri olan ... uygulamasını kurup hesabına girdiğinde hesabından, bilgisi ve onayı olmadan, ... bankasına ait alıcısının ... olduğu ... IBAN numaralı hesaba "Araç bedeli ..." açıklamasıyla ... TL tutarında havale-eft işlemi gerçekleştirildiğinin farkına vardığını, farkına vardığında akşam saatleri olduğundan o gün için bir şey yapamadığını, ... tarihinde ... Şubesine gittiğini, söz konusu işlemin ... günü saat ...'de yapıldığını aynı gün saat ... sıralarında paranın hesaptan çıktığını öğrendiğini, bu bilgileri aldıktan sonra vekil edenin hem davalı bankaya zararının giderilmesi için dilekçe ile başvurduğunu hem de hesabından yüklü miktarda para çeken kişiler hakkında .../... olay numarası ile Siber Suçlarla Mücadele şube müdürlüğüne suç duyurusunda bulunduğunu, havale-eft talimatının verildiği tarih ve saat göz önünde bulundurulduğunda vekil edenin yüklü bir miktar parayı gecenin geç saatlerinde "Araç Bedeli" açıklamasıyla rızasıyla gönderdiği hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca vekil eden bedelini ödeyeceği bir araba alım-satım ilişkisine dahi girmediğini, vekil edenin uyuduğu saatlerde internet bankacılığı hesabına usulsüz şekilde erişilmiş ve para aktarılması talebi verildiğini, davalı banka talimata konu para miktarının yüksek olmasına rağmen vekil edenden onay almamış, onay smsi göndermemiş ve talimat verenin vekil eden olduğunu teyit etmeden özensiz davranarak parayı diğer davalının hesabına aktardığını, davalı bankanın vekil edenin onayı ve bilgisi olmadan hesabından yüklü bir meblağın diğer davalının hesabına göndermesi neticesinde objektif özen sorumluluğuna aykırı davranışı sebebiyle ağır kusurlu olduğunu, davalının, ağır kusuruyla vekil edenin uğramasına neden olduğu zararlardan sorumlu olduğunu, bankaların, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmelerin de geçerli olmadığını, diğer davalı ...'nin de gece vakti vekil edenin internet bankacılığı hesabına erişim sağlayarak davaya konu paranın kendi hesabına aktarılmasını sağlaması sebebiyle vekil edenin uğradığı zarardan kusuruyla gerçekleştirdiği haksız fiil sebebiyle sorumlu olduğunu, ...'nin vekil edenin ... internet bankacılığı hesabını usulsüz olarak ele geçirerek vekil edenin hesabından kendi banka hesabına yüklü bir miktar para aktarmış daha sonrasında aktardığı parayı kısım kısım atmden çektiğini ve kalan kısmını başka hesaplara aktardığını, açıklanan sebeplerle davalı banka vekil edenden herhangi bir onay bildirimi, sms onayı veya telefonla onay verildiğinin teyidini yapmadan hesaptan üçüncü bir kişiye yüklü bir meblağın aktarılması eylemini kendisinden beklenen objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmeden ve mevduatı koruma özel yükümlülüğüne aykırı davranarak para aktarılması eylemini gerçekleştirdiğinden vekil edenin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, diğer davalı ...'nin ise vekil edenin hesabından gece vakti kendi hesabına para aktarılmasını sağlayarak kusuruyla gerçekleştirdiği haksız fiili sebebiyle vekil edenin maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini beyan ederek; davanın kabulüne karar verilerek haksız eylem neticesinde vekil edenin hesabından aktarılan ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak vekil edene verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... tarihinden bu yana mevduat müşterisi olduğunu, ... tarihinde Banka ... Şubesi’ne telefon aracılığıyla ulaşarak özetle “hesabında olması gereken tutarda mevduatını göremediğini” bildirmesi ile telefon görüşmesini yapan banka personelinin, davacının hesaplarını inceleyip, diğer davalı ... isimli şahsa “Araç bedeli ...” açıklamasıyla giden ... TL tutarında EFT işlemi olduğunu davacıya bildirdiğini; davacının işlemin bilgisi dâhilinde olmadığını ifade etmesi üzerine konuyu Banka ... ve ... Birimi’ne ilettiğini, müşterinin bilgisi dâhilinde olmadığını iddia ettiği işlemin mobil bankacılık kanalı üzerinden ... günü saat ...’da talimatının verildiği, eft saati başlandığı anda ...’de de hesaptan çıkışının yapıldığı, dolayısıyla da ileri valörlü EFT işlemi hüviyetinde olduğu anlaşıldığını ve konu hakkında müvekkil banka müfettişlerince inceleme başlatıldığını, konu hakkında banka teftiş birimi tarafından detaylı bir rapor hazırlandığını, cevap dilekçesinin temelinin anılan rapordaki tespitlere dayandığını, söz konusu rapor ve ekleri incelendiğinde müvekkil bankanın herhangi bir kusur ya da ihmali olmadığının anlaşılacağını, davacının mobil bankacılık hareketleri ve log kayıtları, sms geçmişi, kayıtlı telefon görüşmeleri, şikayet ve talep evrakı incelendiğinde kronolojik larak şu tespitler yapıldığını, ... günü ...’da mobil bankacılığa girildiği ve ...’a kadar ... hesap detayları, işlem masrafları, müşteri varlıkları listesi, düzenli ödemeler, işlem geçmişi vb. ekranların görüntülendiği, ...'da Eft talimatının verildiği, (Şikayetçi ifade tutanağına göre) telefonun ...'da bozulduğu kapandığı ve davacı tarafından tamire götürüldüğü ve aynı gün akşama kadar telefonunu kullanmadığı, (bankamıza sunduğu şikayet dilekçesine göre ise ) o gün saat ...-... ... yetkili servisine 2 saatliğine bıraktığı, bu adımdan sonra ... itibarıyla EFT sistemi açıldığından, ...’de işlemin gerçekleştiği ve iddia edilenin aksine davacının telefonuna bilgilendirme smsinin gönderilmiş olduğu, aynı gün ...’de mobil bankacılığa login olunarak kurların izlendiği, düzenli ödemelere bakıldığı, işlem geçmişine bakıldığı, müşteri varlıklarının listelendiği, ... hesap detayının izlendiğinin anlaşıldığını, davacı yanın konuyu müvekkil bankaya ancak ertesi gün yani ...'de ...'de telefonla sorduğu ve ancak ... sularında şubeye geldiğinin anlaşıldığını, bu arada davacının, ilk kez telefonla aradığında diğer davalıyı tanıdığını benzer bir tutar gönderdiğini ifade ettiğini, ... tarihinde polis şikayetinde cep telefonuna format işlemi uygulattırdığından ve hâlihazırda başka kullanabileceği telefonu da olmadığından telefonun adli inceleme yapılmak üzere bırakmak istemediğini ifade ettiğini, davacının ... akşam saatlarinde hesaplarını incelemiş olmasına rağmen ...-TL tutarındaki varlığının olmadığını görmesine rağmen ertesi gün saat ...'ye kadar beklemiş olmasını dikkatlere arz ettiğini, müvekkil Banka kayıtlarındaki incelemelerde sabit olduğu üzere davaya konu eft talimatının, mobil bankacılık uygulaması üzerinden verildiğini ve Log kayıtları ve müşterinin sisteme kayıtlı cihazları incelendiğinde şikâyete konu işlemin “müşterinin sistemde kayıtlı olan ve daha önceden de mobil bankacılığa giriş yaptığı güvenli cihazından” yapıldığını, yasal düzenleme gereği ... tarihinden bu yana mobil bankacılık kanalında kimlik doğrulama aşamasında oturum açma ya da oturumun devamında işlem teyidi ya da kimlik teyidi için sms ... kullanılmadığını, bunun yerine müşterinin sisteme güvenli mobil cihaz olarak tanıttığı cihaz müşterinin “sahip olduğu” unsur, müşterinin 6 haneli mobil bankacılık şifresi ise müşterinin “bildiği unsur” olarak kabul görmekte ve bu şekilde kimlik doğrulama tamamlandığını, davacı yanın da eft talimatı davacının Yönetmelik hükümlerine göre sahip olduğu unsur niteliğindeki kayıtlı cihazına, bildiği unsur niteliğindeki şifresi girilerek verildiğini, hemen belirtmek gerekir ki işlem için sms onay onayı yasal olarak aranmıyorsa dahi müvekkil banka tarafından işlemin gerçekletmesinin hemen artından bilgilendirme smsi gönderildiğini, davacının tek dayanağının gece saatinin hayatın olağan akışına aykırı olması olduğunu, davacının yan telefon ve şifre güvenliğini sağlamayarak üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, bir kişinin zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermesi halinde zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiğinin, genel hukuk ilkelerinden olduğunu beyan ederek; anlatılanlar ışığında, işlemin davacı bilgisi dışında gerçekleştiğini ve davacının dolandırıcılığa maruz kaldığını doğrulayacak nitelikte ve yeterlilikte bir kanıt bulunmadığı ve olay tarihinde geçerli Yönetmelik hükümleri uyarınca müvekkil bankanın hafif kusurunun dahi bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile mahkememize gönderilmiş olmakla, dava mahkememizin .../... esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya mahkememizin .../... esasından devam edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan ve haksız olarak hesabından işlem yapılması iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun 3/l. maddesinde tanımlanmış olup, buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4. ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Kanunun 83/2.maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan yasa hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, taraflar arasındaki ilişki bankacılık işlemi, havale yapılan hesap davacının mevduat hesabı, davacı ise; ticari ve mesleki amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumunda olup; dava tarihi itibariyle bu tür davalarda tüketici mahkemesi görevlidir. Davacının ticari amaçla hareket ettiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Bu durumda davaya TTK'nın 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesince bakılıp sonuçlandırılması mümkün olmayacağından mahkememizce Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddelerine göre dava şartı yokluğu nedeniyle mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Yetkili ve görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesinden sonra HMK 20/1 maddesi uyarınca 2 hafta içinde talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ ANTALYA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile taraflara ihtarına, 3-HMK'nin 331/2 madde ve fıkrası uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece takdirine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/124, K. 2025/256, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-124-e-2025-256-k-b1d8a878dc52