İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1199 E. 2025/978 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1199
- Karar No
- 2025/978
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI :
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Plaka Sayılı ticari çekici kamyonun , finansal kiralama sözleşmesi ile ... Kiralama A.Ş. tarafından , ... İnşaat A.Ş. Kiralandığını, kasko sigorta poliçesi ... Kiralama A.Ş. adına, ... İnşaat A.Ş. Tarafından yaptırıldığı,... Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliği tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında yapılan incelemede; 19.04/2025 günü saat ... sıralarında ... civarında sürücü ... sevk idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Mahallesi ... istikametinden ... kavşaktan ... Sokak istikametine seyir halinde iken , ... kavşak içerisinden başlayarak ... Sokak istikametine yoldaki daha önce plakası bilinemeyen bir araç tarafından sızan ve önlem alınmayan yağlanmadan dolayı aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan bordür taşlarına aracının sağ ön köşe kısımları ile çarparak ve spin atarak yolun sağ şeridine ... plakalı dorse kısmını devirmesi sonucu tek araçlı maddi hasartı trafik kazası meydana geldiği; bu kazanın oluşumunda yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum ve kuruluşların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 19. ( ... ilgili bütün kuruluşlar yapımı ve bakımı işletilmesi ile görevli sorumlu oldukları karayollarında karayolu yapısını trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler maddesini ihlal ettiği ,... plakalı araç sürücüsü ... ise 2918 sayılı KTK'nın 52/1-B ( Aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine , görüş yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak ) maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığı, müvekkili Şirketçe kaza için ... Kasko nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, hasar dosyası incetendiğinde Kasko sigortalı aracın Maddi Hasarı için; 02.07.2025 tarihinde 700.000,01 TL (450 KDV Tevkifat Kesintili 641,666,67 TL) ... İnşaat A.Ş'ye ödendiğini, Kaza tespit tutanağında %50 Kusur yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum ve kuruluşlara verilmiş fakat hangi kurum olduğu ile ilgili bilgi verilmediğini, taraflarınca kazanın meydana geldiği konumun uydu haritasına bakılmış, ... ... sokak görünümünden yolun Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, yapım tabelasının bulunduğu; böylece yolun bakım ve onarımının ... büyükşehir belediye başkanlığı olduğu tespit edildiğini, ödenen 700.000,01 TL (%50'si 350.000,00 TL) hasar bedeli tazminatına ilişkin olarak davacı şirket, zarara sebebiyet veren taraflara TTK 1472 vd. maddesinde düzenlenen sigortacının halefiyet koşulları , Borçlar Kanunun Haksız Fiil Hükümleri, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereği ,Sorumluluğu olan kuruma % 50 kusuru oranında rücu ettiğini, sigorta Şirketinin kaskolusunun halefi olarak açacağı alacak davası için dava şartı kapsamında , müvekkili şirket ile dayalı karşı tarafın tacir olması, müvekkili şirketin kaskolusunun tacir ve aracin ticari çekici kamyon olması ve haksız fiilin işlendiği yer ... olması sebebi ile ... Ticaret Mahkemelerinde görüleceğinden , usul eksikliği olmaması bakımından arabulucuya başvurulmuş , fakat anlaşma sağlanamadığı, sayılan tüm bu sebepler ile alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 350,000,00 TL hasar bedeli alacağının ,ödemeyi yaptıkları 02.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde genişletilmiş kasko filo sigorta poliçesi kapsamında sigortalanmış olan dava dışı sigortalının aracında oluşan hasarın davacı sigortacı tarafından ödenen bedelinin halefiyet hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Somut olayda davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi kapsamında sigortalanmış olan dava dışı sigortalı ... İnş. A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın, davalının bakım ve onarımından sorumlu yolda bulunan başka bir araçtan sızan ve önlem alınmayan yağlanmadan dolayı aracın hakimiyetinin kaybedilerek yolun sağ tarafında bulunan bordür taşlarına aracın sağ ön köşe kısımları ile çarparak ve spin atarak yolun sağ şeridine ... plakalı dorse kısmının devrilmesi sonucunda meydana gelen maddi hasarın davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sebebiyle dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davanın açılmış olduğu görülmüştür.6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacı, dava dışı sigortalısı olan ... İnş. A.Ş. Yerine geçerek davayı açmış olup bu kapsamda davada görev hususu irdelenirken davanın ... İnş. A.Ş. ile davalı ... Belediye Başkanlığı arasında görülen bir dava gibi görülmesi gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.b) Yargı yolunun caiz olması.c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.e) Dava takip yetkisine sahip olunması.f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Emsal mahiyette olan ... 17. Hukuk Dairesinin 2016/ Esas, 2017/ Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. .....Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, ... İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. , K. , RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının dava dışı ... İnş. A.Ş. yerine geçerek dava açmış olduğu görülmüş olup her ne kadar dava dışı sigortalı tüzel kişi tacir ise de davalının belediye başkanlığı olması, tacir vasfının bulunmaması sebebiyle mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/ Esas, 2024/ Karar Sayılı, 11/01/2024 Tarihli "... Somut olayda; davacı sigortacının, dava dışı sigortalısının aracı ile seyir halinde iken kaza yaptığı, kaza sonucunda sigortalıya araçtaki hasar bedelinin öndendiği, davalının yolun trafik güvenliğinin sağlamaması sonucunda kazanın meydana gelmesinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesi istemi ile dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki haksız fiil ilişkisine dayandığı açıktır. Bu durumda, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davacının sigortalısı ile davalı Belediye arasında sigorta ilişkisinin bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, bu itibarla davacının sigortalısı ile davalı Belediye arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, haksız fiilin tarafları dava dışı sigortalı ile davalı Belediye tacir olmadığından, uyuşmazlık tacirler arası haksız fiil niteliğinde de değildir. Bu nedenlerle, dava konusu olayda 6102 sayılı TTK m. 4 hükmü uyarınca mutlak ya da nispî ticarî dava bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıldır.Yukarıdan beri anlatılan hukuksal çerçevede; uyuşmazlığın adlî yargı yerinde çözümlenmesi gerekli olup, mutlak ya da nispî ticarî dava niteliğinde olmayan eldeki davada 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Hâl böyle olunca, mahkemece davanın ilk açıldığı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle idarî yargının görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görüldüğünden," şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda somut olayda;davanın davacının sigortalısı ile davalı arasındaki haksız fiil ilişkisine dayandığı açıktır. Davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davacının sigortalısı ile davalı Belediye arasında sigorta ilişkisinin bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, davacının sigortalısı ile davalı Belediye arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının sigortalısı tacir ve araç ticari mahiyette ise de davalı belediye tacir olmadığından, uyuşmazlık tacirler arası haksız fiil niteliğinde değildir. Davanın mutlak bir ticari dava olmadığı, davalının tacir olmaması nedeniyle de davanın nispi bir ticari dava olmadığı dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine,mahkememizin görevsizliğine,... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette ... BAM 9. HD'nin 2024/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamı, ... BAM 6. HD'nin 2024/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamı, ... BAM 21. HD'nin 2021/ Esas 2023/ Karar sayılı ilamı dikkate alınarak) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, 2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi.25/09/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır