İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1137 E. 2025/1196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1137
Karar No
2025/1196
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1137 Esas KARAR NO : 2025/1196

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşınır nitelikteki konteynerlerin maliki olduğunu, konteynerlerlerın Kırklareli ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ada, 1 parselde taşınmaz üzerinde durmakta olup davalılar tarafından müvekkilinin taşınır malları verilmediğini, 21/09/2022 tarihinde dava dışı ...'e ait olan Kırklareli ili, ... ilçesi, ... köyü, 193 ada, 1 parselde kayıtlı içeresinde kargir mezbaba bulunan tarla niteliğindeki taşınmazın davalı .... San. Ve Tic.A.Ş'ye satılıp devredildiğini, dava dışı ... ilgili taşınmazın hem maliki hem de müvekkilinin temsile yetkili müdürü olduğunu, 21/09/2022 tarihinde devri gerçekleştirilen taşınmazın üzerinde müvekkilinin taşınır eşyalarına ilişkin olarak taşınmazı tahliye etmek için davalılarla anlaşılmış olup satış tarihinden sonar ilgili eşyaları ve üretim aletini taşımak için uygun yeri olmaması sebebiyle ilgili taşınır eşyaların 30/08/2024 tarihine kadar alınmak üzere ve taşınmaz üzerinde kaldığı süre boyunca müvekkili tarafından depo olarak kullanılmaya devam edeceği noktasında anlaşıldığını, dava dışı ... tarafından satışı gerçekleştirilen taşınmazın üzerinde müvekkiline ait olan 2 adet taşınır niteliğinde konteyner ve konteynerlerin içindeki büro malzemeleri, masa, sandalye, sucuk fırını ve fırına ait brülörler ile işkembe temizleme makinesini, yeni malik yetkilileri ile sözlü olarak anlaşmaya güvenilerek müvekkilinin eşyaları davalılara bırakıldığını, 30/08/2024 tarihine kadar satışı gerçekleşen taşınmaz üzerinde durmasına ve depo olarak kullanılmasına izin verildiğini, müvekkilinin ilgili eşyaları almak için uygun yer oluşturması neticesinde karşı taraftan eşyaları almak için talepte bulunmuş, ilgili konteynerlerin fatura ve ticari defter kayıtları sunulmasına rağmen yeni malik teslime yanaşmadığını, müvekkilini oyalamaya başladığını ve ilgili eşyaları teslimden kaçındığını, ilgili konteynerlerin anahtarları halen müvekkilinde olup şifahen öğrendikleri kadarıyla müvekkilinin mülkiyetine ait konteynerler kapıları kırılmak suretiyle içine girildiğini, müvekkil şirket bu hususa ilişkin Kırklareli .... Noterliği ... yevmiye ve 22/07/2024 tarihli ihtarname ile ilgili eşyaları almaya hazır olduğunu 2 adet konteynerin teslimini sağlamalarını ihtar etmiş fakat davalı taraf Muratlı Noterliği ... yevmiye ve 29/07/2024 tarihli ihtarname cevabıyla taşınır niteliğindeki mülkiyetli tamamen farklı bir tüzel kişiliğe ait olan konteynerlerin ve sair eşyaların taşınmazın mütemmin cüzü olduğundan bahisle teslim etmeyeceklerini beyan ettiğini, bu hususa ilişkin müvekkili tarafından şikayetin gerçekleştiğini, bu nedenlerle davalı nezdindeki taşınır konteynerlere ve sair eşyalara ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilerek yediemin depoya kaldırılmasına, mülkiyeti müvekkiline ait konteynerlerin ve konteynerlerin içindeki büro malzemeleri , masa, sandalye, sucuk fırını ve fırına ait brülörler ile işkembe temizleme makinesinin davalıdan alınarak müvekkiline aynen iade edilmesine, aynen iadesi mümkün değilse bilirkişi tarafından yapılacak hesaba göre iadesi talep edilen malların güncel rayiç bedeli olan belirsiz alacak şeklinde şimdilik 1.000,00 TL'nin reeskont avans faiziyle beraber davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalının ihtar tarihinden itibaren haksız kullanımından kaynaklı kullanımından kaynaklı belirsiz alacak şeklinde şimdilik 1.000,00 TL'nin reeskont avans faiziyle beraber davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla; davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin bu sıfatla yargılama yapma yetkisinin bulunmadığı, bu yetki ve görevin belirtilen HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilmiş olduğu bu nedenle görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, taşınır mülkiyetine dayalı iade, mümkün olmaması halinde davaya konu taşınırların değerinin tazminine ilişkindir. Yargıtay 17. HD 04/02/2021 tarih ve 2020/3187E 2021/762K sayılı ilamında; "Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. HMK'nın 118.maddesinde;"Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır." hükmü düzenlenmiştir. Bu hukuki düzenlemeye göre; Davacı hukuki niteliği hatalı yapmış ve arabuluculuğa tabi olmadığından bahisle başvuru yapmadan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olup, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkeme tarafından esasa geçilmeden önce arabuluculuk son tutanağının düzenlenmiş olması gerekir. Somut olayda davanın başlangıçta Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı sonrası dosya mahkememize tevzi edilene kadar arabuluculuğa başvuru yapılmadığı anlaşılmıştır. Davanın ticari dava niteliği, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmasıyla ortadan kalkmaz. Davanın niteliği gereği de zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı, görevsizlik kararı üzerine de dosya mahkememize tevzi edilene kadar bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 7155 sayılı kanunun 20 ve 23. Maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının zorunlu arabulucuk dava şartının yokluğu nedeni ile HMK.'nın 114/2. ve 7155 Sayılı Kanunun 20. ve 23. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekilinin işbu dosyada emek ve mesaisinin bulunmadığı anlaşılmakla kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1137, K. 2025/1196, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1137-e-2025-1196-k-0363aaba0e48