İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1072 E. 2026/420 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1072
Karar No
2026/420
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1072 Esas - 2026/420 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/1072 KARAR NO: 2026/420

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ: DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 K. YAZIM TARİHİ : 15/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, takip dayanağı faturalardan kaynaklı olarak müvekkilinin davalıdan takip tarihi itibarıyle 557.635,00 TL bakiye alacağı bulunduğunu, bu alacaklarının tahsili amacıyla Davalı-borçlu aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .....-Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından verdiği iddia edilen hizmetlerin verilmediğini, vermediği hizmetlere ilişkin müvekkili şirkete faturalar gönderilmek suretiyle müvekkili şirketin borçlandırılmaya çalışıldığını, davacı yan ayıplarını gidermediğinden ve hizmeti tam olarak sağlamadığından, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine ayıplı ifaları ve bu ayıpları gidermemesi sebebiyle müvekkilinin tazminat hakkının saklı tutulduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ....esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 16/09/2025 tarihli ödeme emri ile 557.635,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 22/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 17/09/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 12/11/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 557.635,00 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Dosyaya kazandırılan 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ..... Turizm Nakliye İnşaat Otomotiv Gıda İthalat İhracat Ticaret Limited Şti' nin Davalı.... ve Ambalaj Sanayi Ticaret Anonim Şirketi' den dava tarihi itibariyle 557.635,03 TL tutarında alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden uyuşmazlık dönemine ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 8 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Yine davalı taraf söz konusu faturaları kendi ticari defterlerine de kaydetmiştir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, 2015/3319 Esas, 2016/314 K. sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı, Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/271 esas-2019/471 1 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir.” Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 557.635,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün.... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-557.635,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 38.092,05 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.734,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 31.357,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 6.734,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.437,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 76,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.076,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 89.221,60 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/05/2026

Katip ..... e-imza Hakim .... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1072, K. 2026/420, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1072-e-2026-420-k-b96f6167f38c