İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1037 E. 2026/531 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1037
Karar No
2026/531
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1037 Esas KARAR NO : 2026/531

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket diş protez parçalarının imal, tedarik ve ticareti ile uğraşmaktadır. Davalı şirket de bu ticaret kapsamında müvekkil şirketten birden fazla kez sipariş vermiş işbu siparişler hazırlanmış, ve kendisine teslim edilerek faturalandırılmış olduğunu, işbu teslimlerin devam ettiği süre zarfında davalı şirket ödeme yapmaktan imtina etmiştir. Bu aşamada vekil olarak tarafımızca şifahen ve yazılı olarak talepte bulunulmuş ve tutarlar davalı şirket yetkilisi tarafından ikrar edilmiştir. İkrara dair ... mesaj kayıtları ektedir. Buna karşın ödeme yapmaktan imtina edilmiş olduğunu, bu nedenle teslim edilmiş olan ürünlere dair kesinleşmiş faturaları da ihtiva eden ödeme talepli bir ihtarname Üsküdar .... Noterliğince ... tarihinde ... yevmiye no ile keşide edilerek davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, neticeten ilgili bakiye alacak tutarı bakımından icra takibi başlatma zarureti doğmuş olduğunu, zira müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari defter kayıtları, kesinleşen faturalar ve resmi ödeme kayıtları incelendiğinde davalı tarafından yapılan ödemelerin eksik olduğu ve davalı şirketin temerrüde düştüğünün açık olduğunu, davalı şirket tarafından gönderilen ödemeler müvekkili şirkete ait aşağıda yazılı banka hesaplarına yapılmış olduğunu, ilgili bankadan sadece iki şirket arasındaki para hareketlerinin celbini talep ettiklerini, müvekkili ve Davalı şirketin defter kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenerek ve mahkemece gerekli görülecek hususların derlenerek bu yönde rapor tanzimini talep ettiklerini, öylelikle haklılığın ortaya çıkacağını tüm bu nedenlerle Bakırköy .... İcra Dairesi... Esas nolu icra takibinde yer alan itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı yan üzere bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce Bakırköy .... İcra Dairesi... sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 301.945,75-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 10/03/2026 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 301.945,75 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, Davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 301.945,75 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceğini " belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan icra takibine dayanak faturalardan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu, icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali koşullarının mevcut olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafça defterlerin sunulduğu ve sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahibi lehine delil vasfını taşıdığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarına davacının takibe dayanak faturalardan kaynaklı 301.945,75-TL alacağının bulunduğu, takibe dayanak cari hesaba ilişkin faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlenmiş olduğu, faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BA-BS formu ile bildirilmiş olduğu, bu bakımdan faturalara konu malların davalıya teslim edilmiş olduğunun karineten kabul edilmesi gerektiği, Mahkememizce davalının defter ve kayıtlarını sunmaması ve davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı dikkate alınarak davacının davasını ispat etmiş olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne ve alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın İPTALİNE, 2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 301.945,75-TL toplam alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 60.389,15-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 20.625,91-TL ilam harcından peşin alınan 5.156,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.469,43-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 110,40-TL posta masrafı, 615,40-TL başvuru harcı, 5.156,48-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 13.882,28-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 48.311,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1037, K. 2026/531, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1037-e-2026-531-k-f25d67f39f4e