İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1019 E. 2026/517 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1019
- Karar No
- 2026/517
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1019 Esas - 2026/517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/1019 KARAR NO: 2026/517
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ
DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/10/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.02.2025 tarihinde davacıya ait ..... plakalı aracın ilk kazadan sonra trafik ekiplerini beklediği sırada, davalı .....Korkuluk Sistemleri Ltd. Şti.’ne ait ve diğer davalı ....... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı ..... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu ikinci bir kazanın meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Kaza nedeniyle araçta hasar ve değer kaybı oluştuğunu, aracın yaklaşık bir ay kullanılamadığını, sigorta şirketince yapılan ödemelerin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar bedeli ve 100,00 TL değer kaybının her iki davalıdan, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise yalnızca davalı şirketten kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini; ayrıca davalı şirkete ait araç üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar ve değer kaybı miktarları belirlenebilir olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sigortalısının yalnızca ikinci kazadan kaynaklanan ve kusuru oranındaki zarardan sorumlu bulunduğunu savunmuştur. Davacıya 45.300,00 TL hasar bedeli ile 15.000,00 TL değer kaybı ödendiğini, karşılanmamış zarar bulunmadığını; ilk kazadan doğan hasarların, KDV’nin ve araç mahrumiyet zararının poliçe kapsamında olmadığını, olası hesaplamada tedarik indirimi uygulanması gerektiğini ve faizin kaza tarihinden değil temerrüt tarihinden başlatılabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı.......... Korkuluk Sistemleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararını öncelikle trafik ve kasko sigortacılarından talep etmesi gerektiğini ileri sürerek pasif husumet, zamanaşımı, görev ve yetki itirazlarında bulunmuş; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunmuştur. Kazanın, davacının ilk kaza sonrasında yoğun trafikte aracını yeterli güvenlik önlemleri almadan yol üzerinde bırakması nedeniyle meydana geldiğini, davacının asli ve tam kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunu ileri sürmüştür. Davacı aracının önceki kazaları bulunduğunu, değer kaybı oluşmadığını, araç mahrumiyet süresi ve zararının ispatlanması gerektiğini, ihtiyati haciz ve tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek davanın ve geçici hukuki koruma taleplerinin reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık davalı.... Korkuluk Sistemleri Ltd. Şti.' e ait diğer davalının ZMMS ile sigortaladığı ..... plakalı aracın davacıya ait ...... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen27/04/2026 tarihli raporda, " Önünde meydana gelen kazaya rağmen hızını, takip mesafesini ve şerit içi konumunu yol ve trafik koşullarına uygun şekilde ayarlamayarak ..... plakalı araca sol yan/arka bölgeden çarpması suretiyle kazanın meydana gelmesine etki ettiği anlaşılan..... plakalı araç sürücüsü ......’un dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, Dava konusu ikinci darbe bakımından kazanın oluşumuna etki eden bir sürüş kusuru bulunmadığı anlaşılan ..... plakalı araç sürücüsü .......’un dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, "şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler; Davaya konu uyuşmazlık konularından biri değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 19.800,00-TL olduğu tespit edilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından 15.000,00TL ödeme yapıldığı, bakiye değer kaybı alacağının 4.800,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yargılama esnasında bakiye değer kaybı bedelinin de ödendiği anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusur oranı da göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelin kanunun açık hükmü gereği davalı tarafından ve onun ZMMS şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu kanaati ile davacının hasar bedeli alacağının bulunmadığı tespit edilmiş, davacının hasar bedeline ilişkin taleplerinin reddi gerekmiştir. Araç Mahrumiyet Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; Davacı, kaza neticesinde, aracın hasarlandığını ve kullanılamadığını kanıtlanması durumunda, aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararlarını talep edebilir. Davacıdan ayrıca bu dönem için araç kiraladığına yönelik belge sunması istenemez, mahkemece bilirkişiden alınacak rapor ile aracın makul onarım süresini tespit ederek, bu süre zarfında araç mahrumiyeti nedeniyle uğrayacağı zararın tespit edilmesi gerekir. (Ankara BAM 35. HD. 2023/1274E, 2023/1679 K sayılı ilamı) Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Ancak bu sürenin belirlenmesi malzeme bekleme süresi, sigortanın bir kısım yazışmalar nedeniyle meydana gelen gecikmeleri kapsamamaktadır. Bu süre aracın makul olarak onarılması gereken süre ne ise onun üzerinden belirlenir. TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talebi yönünden ise; Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde, "Mahrumiyet incelemesinde esas alınan teknik kriter, aracın kullanılamama süresinin doğrudan hangi hasar tarafından oluşturulduğunun ve dava konusu hasarın bu süreye ilave bir etki yapıp yapmadığının belirlenmesidir. Bu kapsamda değerlendirme, hasarın aracın hareket kabiliyeti üzerindeki etkisi ile onarım süresine olan katkısı üzerinden yapılmıştır. Dosya kapsamındaki bulgulara göre ....... plakalı araç, dava konusu ikinci darbeden önce meydana gelen ilk çarpışma sonucunda ön bölümünde oluşan hasar nedeniyle zaten trafikten çekilmiş ve onarım gerektirir duruma gelmiştir. Bu hasarın niteliği itibarıyla aracın hareket kabiliyetini tek başına ortadan kaldırdığı ve onarım sürecini başlatan ana etken olduğu anlaşılmaktadır. teknik olarak değerlendirilmektedir......plakalı araç tarafından sonradan gerçekleştirilen sol yan/arka bölge darbesi ise, araçta ilave hasar oluşturmuş olmakla birlikte, bu hasarın tek başına aracın hareket kabiliyetini ortadan kaldıran bir nitelik taşımadığı; ayrıca mevcut hasar nedeniyle zaten yürütülmekte olan onarım sürecine bağımsız ve ölçülebilir bir süre ilavesi getirdiğine dair teknik bir tespit bulunmadığı görülmektedir. Onarım işlemlerinin niteliği dikkate alındığında, ikinci darbeye ilişkin işlemlerin aynı onarım periyodu içerisinde gerçekleştirilebilecek kapsamda olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, aracın kullanılamama süresi üzerinde belirleyici etkinin ilk çarpışmaya ait olduğu, ikinci darbenin ise bu süreyi artıran bağımsız bir faktör oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Başka bir ifadeyle, ikinci darbe gerçekleşmemiş olsaydı dahi aracın aynı süre boyunca kullanım dışı kalacağı teknik olarak ortaya konulmaktadır. Sonuç olarak, dava konusu ikinci darbe yönünden araca atfedilebilecek ayrıca bir mahrumiyet süresi bulunmadığı ve bu kapsamda mahrumiyet talebinin teknik karşılığının olmadığı" kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmış,yargılama esnasında konusuz kalan alacak kalemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, davalı tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti ödendiği belirtilmiş, yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmamış, 193 SAyılı Gelir Vergisi Kanununun 94. Maddesi ve...... Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca davalı tarafından yaptığını iddia ettiği stopaj kesintisini ilgili vergi dairesine ödediğine dair tahakkuk /ödeme belgesi dosyaya sunulmadığından bakiye 800,00 TL vekalet ücretinin davalılara yükletilmesi yönünde hüküm kurulmuş, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın davalı olduğu dikkate alınarak ara buluculuk ücretinden davalıların sorumluluğuna gidilmiş, hasar bedeli ve araç mahrumiyetine ilişkin talepler ispat edilemediğinden bu taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Değer kaybına yönelik talepler konusuz kaldığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Hasar bedeli ve araç mahrumiyetine ilişkin taleplerin REDDİNE, 3-Alınması gereken 732,00-TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan ve hazineye irat kaydedilen 615,00 TL harç davalı tarafından ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 6--6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin 4.512,00 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen 188,00 TL' sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 4.800,00TL vekalet ücretinden davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 4.000,00 TL' nin mahsubu ile bakiye 800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak 100,00 TL' sinin davalılara eşit şekilde, 100,00 TL' sinin davalı .....Korkuluk Sistemleri Ltd. Şti.' ne VERİLMESİNE, 9-Davalı tarafından yargılama giderleri davacıya ödendiğinden bu hususta da hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/06/2026
Katip ...... Hakim ...... E-imzalıdır E-imzalıdır