İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1006 E. 2026/82 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1006
Karar No
2026/82
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1006 Esas KARAR NO : 2026/82 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 03/04/2025 KARAR TARİHİ : 04/02/2026

BİRLEŞEN (BAKIRKÖY .... ATM ...ESAS - ... KARAR) DAVA :

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 15/12/2025 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; ... San Ve Tic Ltd Şti ve ... ile müvekkili banka arasında, Genel Kredi Sözleşmesi mevcut olduğunu, işbu genel kredi sözleşmesine istinaden, ödenmesi gereken tutarın müvekkile ödenmediğini, Borçlu şirket ... San Ve Tic Ltd Şti'nin borçlarını ödememesi nedeniyle 20/04/2009 tarihli Beyoğlu .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ödeme ihtarı ve hesap ekstresi usule uygun olarak tebliğe çıkartılmasına rağmen borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, şirketin 11/01/2010 tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nden de görüleceği üzere usule aykırı olarak tasfiye olunduğunu, müvekkili bankanın alacağına binaen keşide etmiş olduğu ihtarnamenin terkin tarihinden önce gönderildiğini, müvekkili bankanın borçlu şirket hakkında icra takibi hakkı bulunurken borçlu şirketin terkin edilmesi müvekkili bankanın haklarını ağır şekilde ihlal ettiğini, müvekkilinin tasfiye olunan şirketten alacağının mevcut olduğu açıkça anlaşılabilir olmasına rağmen tasfiyeye herhangi bir şekilde alacakları dahil edilmeden ve dahi taraflarına bildirilmeden şirketin tasfiye olunmasının tasfiyeyi sakatladığını, 17/12/2009 tarihinde tasfiyesi tescil edilen ... San Ve Tic Ltd Şti'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen (... Esas) davada dava dilekçesinde; Dava dışı ... San ve Tic Ltd Şti ve davalı ... ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesinin mevcut olduğunu, anılan sözleşmeye istinaden müvekkiline ödenmesi gereken tutarın ödenmediğini, borçlu şirkete Beyoğlu ... Noterliği'nin 20/04/2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak borçlu şirketin müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, yapılan kontrolde borçlu şirketin usulüne uygun olmayan şekilde sicilden tasfiye ile terkin olduğunu, müvekkili şirket tarafından terkin tarihinden önce ihtarnamenin keşide edildiğini, müvekkili bankanın bu alacağa ilişkin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak müvekkili bankaya bildirim yapılmadan borçlu şirketin terkin edilmesinin müvekkili bankanın haklarını ağır şekilde ihlal ettiğini, taraflarınca Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilgili ticaret sicil müdürlüğüne karşı ihyası davasının açıldığını, dosyanın 25/117'025 tarihli tensip tutanağının 17 numaralı ara kararı ile taraf teşkilinin sağlanması adına tasfiye memuru davalı ...'a karşı dava açılması ve anılan mahkeme dosyası ile birleştirilmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verildiğini, bu ara karar doğrultusunda Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile işbu dosyasının birleştirilmesini, ihyası istenen borçlu şirket hakkında ihya kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl dava davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce birleşen (... Esas) davada davalı ...'a dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizin ... Esas - ... Karar sayılı Usulden Red kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ve 22/10/2025 tarihli ilamı ile; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda HMK'nın 320/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden hüküm verilmesi mümkün ise de bunun için tüm delillerin toplanması ve uyuşmazlığın tam olarak aydınlatılmış olması gerekir. İlk derece mahkemesince, eldeki ihya davasında duruşma açılmadan ve deliller yeterince değerlendirilmeden karar verilmesi, davacının talebinin açıklattırılmaması hukuki dinlenilme haklarının ihlaline yol açacak niteliktedir. Mahkemece yapılması gereken, usulünce duruşma açılmak suretiyle, ihyanın TTK'nın 547. maddesine göre talep edildiği anlaşılmakla, tasfiye memuruna karşı dava açılması için süre verilmek, açıldığında davalar birleştirilerek sonuca gitmek; eğer tasfiye memuruna karşı dava açılıp birleştirilmesi sağlanmaz ise ancak o takdirde usulden ret kararı vermekten ibarettir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosya üzerinden yapıyan istinaf incelemesi sonucunda, ilk ederce mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir." kaldırılmasına karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili 04/02/2026 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir. Dava dilekçeleri, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları, birleştirilen dosya ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Asıl ve Birleşen Davalar; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' nin adresinin, ... Mah. .... Sk. No: 30/B Bağcılar/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır. Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin, 6102 sayılı TTK' nın 536 maddesi vd. hükümleri uyarınca 06/05/2011 tarihinde tasfiye edilip, sicilden terkin edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili takipte alacaklı sıfatında, ihyası istenen şirketin borçlu sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, takibin derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve icra takibinin yürütülmesinin temini bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ... Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK.'nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış takip bulunduğu, takibin tasfiye memuru ...'ın bilgisinde bulunduğu, takibin sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının takipten evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru ...'tan tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının asıl ve birleşen davalarının KABULÜ İLE, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket ortağı ... (TCKN: ...)'ın 6102 Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a)-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, b)-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, c)-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 5-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; a)-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalı ...'tan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, b)-Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.318,30-TL harcın davalı Tasfiye Memuru ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)-Davacı tarafından sarf edilen toplam 3.297,50-TL yargılama giderinin (Tebligat, müzekkere ve dosya masrafı) davalı Tasfiye Memuru ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) e)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Memuru ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- HMK' nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1006, K. 2026/82, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1006-e-2026-82-k-7c7879a369d8