İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1002 E. 2026/276 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1002
- Karar No
- 2026/276
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/646 Esas - 2026/277 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/646 KARAR NO: 2026/277
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ:
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya kaynak makinesi kalibrasyon işi yapıldığını, 23.01.2025 tarihli ..... nolu ve 12.03.2025 Tarih ...... nolu faturaların düzenlendiğini, faturalara davalı yanca yasal süreleri içerisinde itiraz yapılmadığını, ilgili faturalara ödeme yapılmadığını, davalıya ödeme için e-mail yoluyla yazılı bildirimde bulunulduğu, cevap olarak birkaç gün müsaade talep edildiğini, ödeme yapılmadığından Ankara Batı İcra Dairesi ..... E. Sayılı icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulduğunu, müvekkil alacağı için öncelikli olarak teminatsız, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, borçlunun haksız itirazının iptalini, davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kaynak makinesi kalibrasyon işi karşılığında müvekkile fatura kestiğini ve gönderdiğini, banka kayıtları ve ticari defterlerin incelenmesi halinde müvekkil şirketin davacı şirkete belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, müvekkil aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi beyan ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Ankara Batı İcra Dairesinin .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya21/06/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından20/06/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın15/08/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "..(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; davacı ve davalı defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir. Vergi dairelerinden celp edilen BA&BS formlarının da birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde faturadaki hizmetlerin teslim edilmediğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın temel savunması davacıya borcunun bulunmadığı yönündendir. Ancak davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belge, makbuz, dekont vb. Sunulmamış, varlığı iddia edilen ödemeler davalının ve davacının ticari defterlerine de yansımamıştır. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) 19/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; '' Davacı ve davalı ticari defterlerine ait açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı, usule uygun tutulduğu, dava ve takip konusu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Taraf ticari defter kayıtlarına göre, dava ve takip tarihi itibariyle davacı asıl alacak tutarının 27.688,80 TL olduğu, işlemiş faiz yönünden ise davalının temerrüdüne yönelik bir tespit yapılamadığı, '' tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Takibe konu işlemiş faiz talebi bakımından; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayıp, sözlü akitte ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı bilinmediğinden, faiz hususunda TTK'nın 1530/4. Maddesi dikkate alınmamıştır. TBK'nın 117. ve TTK'nın 18/3. Maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar ana para kadar borçlu olduğu, davacının faiz talebinin ve davalının ana paraya yönelik itirazının haksız olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar ermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 27.688,80-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, Faize ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacak (27.688,80-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (5.537,76-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 1.891,42-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.276,02-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 27.688,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 4.683,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yapılan 8.076,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 6.907,50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip ..... Hakim .... E-imzalıdır E-imzalıdır