İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1002 E. 2026/303 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1002
Karar No
2026/303
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1002 Esas KARAR NO : 2026/303 Karar

TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 24/11/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan "Zayi Belgesi Verilmesi" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Talep eden taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf 24.10.2025 günü yağan sağanak yağmur neticesinde Ayamama deresinin taşması sonucu davacı şirket binasının bodrum katında su baskını meydana geldiğini, söz konusu su baskını nedeni ile 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterler, faturalar, fişler, mahsup kayıtları ve taşımacılık belgeleri, gümrük evrakları gibi dayanak belgeler ile operasyonel resmi evrakların ıslanarak kullanılamaz hale geldiğini, davacıya ait 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin tüm ticari defterler ile defterlere dayanak faturalar, fişler, mahsup kayıtları ve taşımacılık belgeleri, gümrük evrakları gibi operasyonel resmi evrakların zayi olduğuna dair zayi belgesi kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tarafa usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinin 7. fıkrası kapsamında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, dava konusu dava dilekçesinden davacının tek tek belirtmiş olduğu "2014 yılına ilişkin yevmiye, kebir, envanter defterleri ile 2015-2016-2017-2018 yıllarına ilişkin envanter defterleri, 2014-2018 yıllarına ilişkin alış ve satış faturaları, tahsilat tediye para makbuzları, taşımacılık faaliyetlerine ilişkin hamile senetleri, konşimentolar vb. evraklar ile beraber gümrük evrakları, personele ilişkin bordro ve özlük dosyası evrakları" evraklarının su baskını nedeni ile zayi olup olmadığı, TTK 82 md gereğince zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, davanın yasal 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 02/03/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı tarafın zayi belge talebine ilişkin davacı muhasebecisi ile yapılan görüşmelerde, davacı tarafa ait tüm belge ve bilgilerin zayi olduğunun ve dosya muhteviyatına sunulan belge ve bilgiler dışında sunulabilecek belge ve bilgi olmadığının beyan edildiği, davacı tarafın alış ve satış faturalarının muhasebe programındaki kayıtlar nezdinde tablo haline getirildiği ve 1 adet flash bellek içerisinde dosya muhteviyatına sunulduğu, Yukarıda dosya kapsamındaki tüm belge ve bilgiler ile birlikte tespit, inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı ve davacı tarafın zayi belge talebinin (2014 yılına ilişkin yevmiye, kebir, envanter defterleri ile 2015-2016-2017-2018 yıllarına ilişkin envanter defterleri, 2014-2018 yıllarına ilişkin alış ve satış faturaları, tahsilat tediye para makbuzları, taşımacılık faaliyetlerine ilişkin hamile senetleri, konşimentolar vb. evraklar ile beraber gümrük evrakları, personele ilişkin bordro ve özlük dosyası evrakları) takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca talep edene tebliğ edilmiştir. Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinin 7. Fıkrası; ''Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Tacirlerin defter tutma yükümlülüğü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64. Maddesinde düzenlenmiş olup buna göre ; Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. (TTK m.82/7). Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Davacı şirketin vergi uyuşmazlığı olup olmadığına ilişkin Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmış olup incelenmesinde; 02/12/2025 tarihli yazı cevabından da anlaşıldığı gibi vergi uyuşmazlığının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına; soruşturma dosyası olup olmadığı sorumluş28/11/2025 tarihli müzekkere cevabımda soruşturma dosyasının olmadığı anlaşılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı 28/11/2025 tarihli yazı cevabı; 24.10.2025 tarihindeki sağnak yağmur neticesinde Ayamama Deresinin taşması sonucu gereçekleşen sel nedeni ile davacının bodrum katını su bastığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Tanık ...... 15/01/2026 tarihli duruşmada; "Bana göstermiş olduğunuz olay raporundaki imza bana aittir. Su basması nedeniyle gittiğimizde yaklaşık 700metre kare kapalı alan 800metre kare gümrük alanını su basmıştı, arşiv olarak kullandıkları yere beni götürdüklerinde yaklaşık 3 metre yüksekliğinde bodrum katta bir yer olduğunu gördüm. Hatırladığım kadarıyla orada herhangi bir dolap ya da kasa bulunmamaktaydı, bana sormuş olduğunuz ticari defterlerin ve faturaların nasıl bir düzen içerisinde olduğunu hatırlamıyorum çünkü yaklaşık yarıya kadar su basmış vaziyetteydi, biz hızlıca bu suyun boşaltımını yapmaya çalıştığımız için fiziki şartları ve evrakların torbada olup olmadığını, evrakların neye ilişkin olduğunu bilmiyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; zayi belgesi verilmesine sebep olan olayın 25/10/2025 tarihinde gerçekleştiği, iş bu davanın 24/11/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmakla durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde TTK 82/7 uyarınca hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Talep eden şirketin 2014 dönemine ait defterlerinin zayi olduğunun tespiti talep etmiş olup, TTK'nın 82/1-5-6. maddesi gereğince 10 saklamakla yükümlü olduğu belgeler arasındadır. TTK madde 82/7 de saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olması durumu düzenlenmiş olup somut olayda kanunda sayılan hallerden olan “hırsızlık” sebebine dayanılmıştır. Tacirin bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan araştırmada Vergi Dairesi Müdürlüğü 02/12/2025 tarihli yazı cevabından da anlaşıldığı gibi vergi uyuşmazlığının bulunmadığı, 28/11/2025 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı yazı cevabından su baskının gerçekleştiği ve 24.10.2025 tarihindeki sağnak yağmur neticesinde Ayamama Deresinin taşması sonucu gereçekleşen sel nedeni ile davacının bodrum katını su bastığının tespit edildiği, dinlenen tanıkların beyanlarından davacı şirketin dava kosunu belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş olduğu, su baskının olmasında davacı şirketin herhangi bir kusurunun veya ihmalinin olduğuna dair dosyaya yansımış delil bulunmamıştır. Talep edenin operasyonel resmi evraklar bakımından zayi belgesi verilmesi talebi bakımından ise her ne kadar TTK'nın 82. maddesinde de zayi belgesi verilecek belgeler tahdidi olarak sayılmamış ise de hangi operasyonel resmi evraklara ilişkin olarak zayi belgesi verilmesi gerektiğinin davacı tarafından somutlaştırılamadığı anlaşılmakla bu bakımından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Neticeten, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinin 7. fıkrası kapsamında zayi belgesi verilmesine ilişkin koşuların oluştuğu anlaşılmakla, TTK madde 82 uyarınca açılan davanın kabulüne, Davacıya ait 2015- 2016- 2017- 2018 yılları arası ticari defterlerinin, satış ve alış faturalarının, fişlerin, mahsup kayıtlarının, taşımacılık ve gümrük belgelerinin zayi olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacıya ait 2015- 2016- 2017- 2018 yılları arası ticari defterlerinin, satış ve alış faturalarının, fişlerin, mahsup kayıtlarının, taşımacılık ve gümrük belgelerinin 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesi uyarınca ZAYİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE ve bu belgeler için ZAYİ BELGESİ VERİLMESİNE, 2-Fazlaya dair istemin REDDİNE, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın talep edenden tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Talep eden tarafça yatırılan harç ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere talep eden vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026 Katip ..... Hakim .... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1002, K. 2026/303, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1002-e-2026-303-k-48a05571a20c