İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/10 E. 2025/379 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/10
Karar No
2025/379
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/10 Esas KARAR NO :2025/379

DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/03/2016 KARAR TARİHİ:14/05/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli binada emlak danışmanlığı faaliyetlerinde bulunduğunu davalılardan ... şti. de aynı binada emlak danışmanlığı faaliyetinde bulunduğunu, diğer davalı ...'un ise davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinin emlak danışmanlığı faaliyetlerini yürüttüğü ... ... 1 ve ... ... 2 binalarında toplam 226 adet daire mevcut olup, bu dairelerin binaları inşaa eden ... A.Ş ... inşaat tarafından satılmış, her biri ayrı mülkiyetlere geçmiş olduğunu, söz konusu binada kat maliklerinin kendi tasarrufları ile isin verdi kleri birçok emlak ofisi çalıştığını, dolayısıyla ikinci el konumuna geçmiş binada artık inşaattan satış yapan yetkili emlak danışmanlık ofisinin bulunmadığını, davalıların, kat mal i klerine ve müve kkili müşterilerine, müvekkili hakkında adeta bir karalama kampanyası başlatarak, müvekkiline karşı hukuka aykırı eylem, fii 1, söylem, hakaret, tehdit ve aşağılayıcı söylemlerle karar vererek, müşteri nezdinde ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, davalıların müvekkilinin binadaki emlakçilik faaliyetlerinin i1legal olduğu algısını yaratarak iş yapmasına engel olmaya çalışmakta, binada müvekkilinin yetkili olmadığını belirterek müvekkilinin emlak danışmanlığı yapmasına engel olmaya çalıştığını, davalıların TTK madde 88 ve devamı hükümlerinde yer alan hakız rekabet teşkil eden fiil ve söylemleri aşağıdaki gibi olduğunu, davalılardan ...' ürı ... ... apartmanının yöneticisi olduktan sonra ortağı olduğu emlak danışmanlık şirketi olan davalı şirketi, ... ...'un resmi web sayfası ... adresinde ... ...'un yetki1i emlak şirketi gibi göstererek davalı şirketin e posta adresi ... uzantısını iletişim kısmına koyduğunu, davalılardan ..., haksız rekabet ve suç teşkil eden eylemlerini daha da artırarak ... ... Apartmanının yöneticisi olduktan sonra, apartman yöneticisi olarak yönetimin avukatı aracılığıyla .... Noterliği'nden 20.11.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilimize 2. el satış ve kiralama yapmayacağını, belirten bir ihtarname göndererek, müvekkilini baskı altına almaya, emlak danışmanlığı faaliyetlerinde bulunmasını engellemeye çalıştığını, davalı apartman yöneticiliğinden kaynaklı yetkilerini kötüye kullanarak kendisinin ve davalı şirketin kazanç elde etmesine gayret gösterek haksız rekabette bulunduğunu, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri artık çekilmez bir hale geldiğini, davalılardan ... , apartman yöneticiliği yetkilerini kötüye kullanarak güvenlik görevlilerine verdiği talimat ile müvekkil itlin müşterilerine daireleri göstermesini yasaklattığını, 02.03.2016 tarihinde meydana gelen bu engelleme karşısında müvekkilimiz satılık ve kiralık daireleri müşterilerine gösteremediğini ve müşterilerin önünde rencide olduğunu, devam eden bu engellemeler karşısında müvekkilinin satılık ve kiralık da irelerin güvenlikler tarafından açılmasını ... ... yönetiminde çalışan ...'tan e poata aracı1ığı iLe talep ettiğini, davalılardan ..., davalı şirketin eposta ile "...kesini ikle daireler kendilerine açılmayacaktır" şeklinde talimat verildiğini, bu engellemelerin hem ... ... 1 hem de ... ... 2 binalarında yönetiminde olduğu için her iki bina açısından geçerli olduğunu, apartman yönetiminden ...'ın 03.03.2016 tarihinde müvekki 1 ine gönderdiği epostada "... Yönetim Kurul unda ... Beyin Talimatı Var Bundan Böyle Dâire Açılmayacaktır Dâire Sahibi Onaylasa Bile ... Beyle Görüşüp ... Beyden Gelecek Talimat Doğrultusunda Hareket Edilecektir. Bilginize" diyerek müvekkili müşterilerine ... ... 1 ve ... ... 2, binalarında satılık ve kiralık daire göstermesinin hukuka aykırı ve suç teşkil edecek şekilde engellenip yasaklandığını, davalılardan ... bu talimatı ile alenen suç işlediğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulacağı, davalı ..., yönetici olduktan sonra ... ... binasının web sayfası olan ... adresinde de satış ve pazarlama başlıklı bölümde" ... kiralama ve satış faaliyetleri bina içerisinde yer alan ... Gayrimenkul Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirmekte olduğunu bildirerek menfaat elde edildiğini, davalıların apartmanda kat maliklerini arayarak, müvekkilinin binada illegal olarak çalıştığı, binada emlakçının faaliyette bulunma yetkisinin olmadığı, binada sadece, davalı şirketin tek yetkili olduğu şeklinde beyanlarda bulunmak suretiyle müvekkilimizin ticari ilişkilerini zedelediğini, 5 ayın mahkemenize sunduğu haksı2 rekabet halleri davalılarca çok agresif bir şekilde tatbik edilmekte, serbest piyasa ve rekabet ortamı yönetici 1ik konumlarının da kullanılmasıyla yok edilmekte olduğunu ve adeta müvekkilinin son günlerde işlerinin tamamen durması ve iş yapamaz hale gelmesi sağlanarak piyasadan çıkmasının amaçlandığını, bildirerek davalıların devam eden haksız rekabetinin önlenmesine, kesinleşen ilamın TTK Madde 59 gereği ulusal gazetelerde masrafı davalılardan alınmak üzere ilanına; Davalıların haksız rekabet teşkil eden eylem, fiil ve söylemleri sebebiyle ticari itibarı zedelenen müvekkilinin duyduğu manevi ıstırap sebebiyle 10.000 TL manevi tazminat isteğinin de dava tarihinden işletilecek faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar/karşı davacılar vekili cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde özetle; Karşı davalarının esasen başlı başlına davacını iddialarına ve davasına karşı cevap ve savunma niteliği taşıyacağını, bu nedenle karşı davaya konu hukuki sebepler ve vakıalar ile davaya cevaplarını teşkil eden savunmalar iç içe geçmiş olarak bir olay örgüsü şeklinde anlatılacağını, davacı ...'m müvekkil şirkette 24/06/2012 tarihînde işçi statüsünde yani 5510 sayılı kanın kapsamında madde 4/a kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 24/08/2012 tarihinde 1 adet "belirsiz süreli iş sözleşmesi'' imzaladığını, ayrıca davacı yanın bir aile dostu ve büyüğü olarak yıllardır tanımakta olduğunu, davacı yan işe başladığı tarihte bir müddet önce işini kaybetmiş, önceleri müvekkili şirkete aradaki bu tanışıklık dolayısıyla git gel yaptığını, müvekkilinin ofisinden yararlanmış olduğunu, bu süreler de sigortalı bir çalışması olmadığını, davacı yaşı itibari ile belli bir mesai saatlerine riayet ederek işçi gibi çalışamayacağını, zaten emekli olduğunu belirterek serbestçe ofisi kullanmak ve gelip gitmek istediğini belirtiğini, fakat daha sonrasında davacı müvekkilin iş portföyünün ve kazanç oranının tatminkar olması nedeniyle işe alınmasını teklif ettiğini, müvekkili ... ile aile dostü olduğundan ve kendisine sonsuz güven duyduğundan davacıyı şirketinde gayrimenkul danışmanı olarak 24/08/2012 tarihinde tam zamanlı olarak işe alındığını, davacının 21/11/2013 tarihinde isti fa ettiğini, bu hususta isti fa iradesini içeren 1 adet ibraname imzalandığını, davacının isti fası sonrasında müvekkil şirket tarafından SGK işten ayrılış bildirgesi de verilmek suretiyle davacının müvekkil şirket ile olan ilişiğinin kesildiğini, müvekkil şirketin tüm müşteri bilgilerini içeren hard disklerden 1 tanesini de yanında götürdüğünü, bu hard disk içeri sinde müvekki1 şirketin portföyü, yazışma örnekleri, sözleşme örnekleri, müşteri bilgilerinin yer aldığını, müvekkil şirket ve müvekkil ... Akyüz önceleri aile dostu olan davacıdan kendisinin güvenine ve iyi niyetine ihanet etmeyeceğini düşündüğünden bu duruma karşı herhangi bir tepki göstermediğini, fakat isti fa sonrası davacının gerçek niyetinin anlaşıldığını, davacı istifasından yaklaşık 3 ay sonra 2014 yılının ocak ya da şubat ayı zamanlarında aynı bina içerisinde kendi ismi üzerinden vergi numarası açmak suretiyle emlak danışmanlığı, tellallık ofisi açara k danışmanlık faaliyeti yapmaya başladığını,bununla birlikte müvekkiller aleyhine İş Mahkemelerinde 2 ayrı dava açmış olup bu davalar üzerinde dahi davacı aleyhine herhangi bir yasal işlem yapmadığını ve savunmakla kaldığını, zira davacıyı özellikle muhatap almamak şeklinde bir yöntem izlendiğini, mahkeme huzurunda açılan bu dava bardağı taşıran son damla olduğunu, söz konusu davanın bir atasözü ile örneklendirmek gerekirse davacının bu tavrı "yavuz hırsız ev sahibini bastın r" sözünü akıllara getirdiğini, huzurda karşı dava açmaktaki sebebin bu olduğunu, çünkü davacı sigortalı olarak işe lığı zaman imzaladığı iş sözleşmesindeki Rekabet Yasağı Maddesinden bihaber olduğunu, ilgili madde metninde sehven bir başka iş sözleşmesinden kopyalama sebebiyle "Yurtdışı Eğitim Danışmanı" ibaresiyle geçmiş ise de bunun bir maddi hata olduğunun açıklığı, kaldı ki; iş sözleşmenin 1 - sayfasında 3 maddede davacının gayrimenkul danışmanı olarak istihdam edildiğini, ilgili sözleşmenin davacının müvekkil şirkete karşı .... İş mahkemesinin ... ve ..., İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarında açmış olduğu davalarda karşı delil olarak sunulmuş, davacı ne imzaya ne de sözleşme içeriğine itirazda bulunduğunu, dolayısıyla sözleşmenin davacı tarafın da kabulünde olarak yer aldığını, sözleşmenin 10.2 maddesi uyarınca rekabet yasağını, sözleşmesinin 10.4 maddesinde yer alan sır saklama yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğunu, müvekkili şirket işçisi iken ele geçirdiği tüm gizli müşteci bilgilerini kullanmak suretiyle rekabet yasağına aykırı olarak açmış olduğu işyerine müşterileri çekerek müvekkili ticari kazancından mahrum bıraktığını, sözleşmesinin 10.5 maddesinde yükümlülüklerin ihlali halinde çalışan cezai şart ödemekle sorumlu tutulduğunu, ayrıca mevcut yükümlülüklerin ihlali halinde doğabilecek kar ve kazanç kayıplarj. ile müşteri kaybı gibi ticari, zararlara da tazminle sorumlu olacağının düzenlediğini, somut olay itibari yle davacı rekabet yasağını doğrudan müvekkilin üst katında emlak ofisi açma k suretiyle ve müvekkil şirketten ızinsiz bir şeki İde temin ettiği ticari sır niteliğinde bilgi ve belgelerden de yararlanarak müvekkil şirketin ticari faaliyetini sekteye uğratmak ona rakip olmak saikiyle hareket ettiğini, hatta ve hatta davacı bir kısım müvekkil şi rket müşterilerine müvekki1 şirket sayesinde yarattığı güven ile yanıltarak yeni ve ayrı bir ofis olarak faaliyette bulunduğunu gizlediğini, davacının müvekkil şirkette çalıştığı süre zarfında tüm dokümanları, müşteri listelerini, portföy bilgilerini, müşteri iletişim bilgilerini ele geçirerek müvekkil şirketin üst katında açmış olduğu ofisinden bu müşterileri teker teker arayarak kendisinin aynı bina içerisinde ofis açtığını, artık kendisiyle çalışmanın binada daire sahibi olan malikler için daha lehe olacağını, müvekkil şirketten daha ucuz komisyon oranları ile daha kalite hizmet vereceği gibi beyanlarla müvekkil şirketin ticari faaliyetine zarar vermiş, müşteri kaybına yol açmış olduğunu ve kar mahrumiyet yarattığını, davacının kendisi aleyhine yapıldığı ileri sürülen haksız rekabet fiillerinin de aslı astarı bulunmamakta olduğunu, zira ... ... diye tabir edilen ve rezidans konseptinde yer alan gayrimenkullerin ilk inşaası sonrası satım ve pazarlaması bizzat müvekkil şirketin müteahhit firma tarafından yetki 1endirilmesi ile yapıldığını, asıl davacının haksız rekabet yaptığını, müteahhit firma tarafından yapılan bu yetkilendirme ile halen dava dışı re2idans yönetiminin ınternet sitesinde yer almakta olduğunu, davacının iddialarının aksine bu durum haksız rekabet teşkil eden bir husus olmadığını, tercih olduğunu, bunu sebebinin; ilgili rezidansta bulunana dairelerin kat maliklerinin dairelerinin güvenliği ve korunması bakımından sorumluluğun yönetime ait olduğunu, bu sorumluluk kapsamında ilgili dairelere /iziki zarar gelebileceği gibi bir takım çekinceler sebebiyle kat maliklerine karşı da sorumluluğu bulunduğunu, yönetimin yabancı kişilere daireleri açması halinde şayet daire gezilmesi sırasında daireye bir zarar gelmesi halinde kat malikleri bu hususta yönetime rucu edebildiğini, tüm bu olumsuzlukların önüne geçilmesi ve sabit bir muhatap olması amacıyla ilgili taşınmasını inşaası ve lansmanından bu yana satış, pazarlama, 2.el satış ve kiralama faaliyetini tek başına yürütmekte olan müvekkili şirketin yetkilendirildiğini, fakat bu noktada kat malikleri eğer müvekkil şirket ile çalışmak istemez i se kendi başkalarına veya yönetimin sorumluluktan azledildiği şeklindeki yazılı taahhütnameler ile 3. Kişiler aracılığı ile taşınmazların alıcılara ve/veya kıracı adaylarına gezdirebileceğini, yönetimin ve rezidans güvenliğinin tanımadığı kişilere karşı kat maliklerinin onay ve bilgisi olmaksızın daire açması ve gezdirmesinin söz konusu olmadığını, rezidans şeklinde yönetilen taşınmazlarda genel işleyiş bu şeklinde olduğunu, davacının haksız rekabet olduğunu iddia ettiği tasarruflar rezidans yönetiminin kat mülkiyeti kanunu hükümleri ve ana GayrimenkulÜn yönetim planı ile paralel nitelikte almış olduğu koruma tasarrufunu, ilgili yönetim planı Sayın mahkeme dosyasına sunulduğunu, somut olayda asıl haksız rekabete yol açan davacı taraf iken davacının- kendi ihlalini görmezden gelerek üste çıkmaya çalışması ve müvekkil şirketi karalama ve bastırma şeklinde bir yol izlemesi hayret verici olduğunu, dolasıyla davacının haksız rekabet şeklinde tanımladığı fiiller rezidans yönetiminin bireysel tasarrufları olup doğrudan müvekkillere atfı kabil olan bir kusur olmadığını, davacının bu iddiaları açısından müvekkillerinin pasif ehliyeti olmadığını, bahse konu iddialarını muhatabı doğrudan rezidans yönetim kurulu olduğunu, keza davacının davasını TTK'da sınırlı olarak sayılan hangi haksız rekabet bendine dayandırdığı da dilekçesinden1 anlaşılmadığını, karşı tazminat konusu taleplerinin dayanağının davacının yapmış olduğu ve komisyon kazandığı satış ve kiralama işlemleri nedeniyle kar mahrumiyeti yaşandığını, davacının iş sözleşmesinde yazılı olan 2 brüt ücret tutarındaki ceza şartı tazminle yükümlü kılındığı, müvekkili şirkete vermiş olduğu kar mahrumiyeti zararın hesabı için 2 yöntem bulunduğunun; bunlardan ilki davacının vergi dairesi kayıtlarının, beyannamelerinin celbi suretiyle yukarıda yer verildiği tarihlerde kesmiş olduğu faturaların tespiti, beyan ettiği gelirlerin saptanması ve ticari defterlerin incelenmesi şeklinde yapıldığını, davacının gelirlerini gerçeğin altında gösterme ihtimali ve bir kısım faaliyetleri fatura kesmeksizin yapmış olma ihtimali sebebiyle bir diğer yöntem ise ilgili taşınmazların tarafımızca sunulacak yakın tarihli örnek kira sözleşmeleri sayesinde ne kadar bedelden kiraya verildiğinin tespiti, bunun üzerinden yıllık kiranın % 12'si oranında komisyonların hesaplanması, satılan taşınmazlar bakımından ise rayiç bedeller üzerinden 13 komisyon miktarlarının hesaplanması şeklinde olduğunu, işbu zararların dışında davacının yapmış olduğu rekabet yasağını ihlal fiili müvekkili üstü nitelikteki haklarını ciddi şekilde ihlal etmekte olduğundan, davacının kural tanımaz bu davranışı ile müvekkilin üst katında ofis açması, müvekkilin menfaatlerini ciddi şekilde ihlal ettiğinden ve dahası davacı müvekkilin işçisi i ken isti fa sırasında tüm dokümanları ve gizli belge1eri, sözleşme örneklerini içeren hafiza diskini yanında götürmüş olduğundan, davacının rekabet yasağını ihlal eden bu davranışlarına son verilmesinin talep edildiğini, davacının müvekkili şirketin dökümanlarını ele geçirdiğine dair delil olarak sahibinden,com gibi emlak si telerindeki ilanlarda kullandığı fotoğrafları gösterdiğini, davacının yeni verdiği bu ilanda kullandığı fotoğrafların halen müvekkil şirket çalışanı olan ...'un geçmiş döneninde çekmiş olduğu fotoğraflar olduğu, ilgili resimlerde ...'un siluetinin bulunduğunun göründüğü, ve diğer hususları bildirerek 2.389,38-TL Cezai Şart alacakları ile asgari bedelini 2.000- TL olarak belirsiz alacak karşı davalarının kabulü ile davacı/karşı davalının Rekabet Yasağına aykırı davranışlarına son verilmesi ve davacı/karşı davalının iş akdinin sona ermesiyle birlikte rakip işyeri açtığı tarihten itibaren günümüze değin tespit edilen ve ileride davacının ticari defterlerinden tespit olunacak zararların hesaplanması sonucu bulunacak ve müvekkil şirketin uğradığı mahrum kalınan kar tazminat alacaklarımızı belirli hale getirilerek davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazının yersiz olduğunu, davalıların internet ilanları, bina yönetiminin web sayfasındaki beyanları, bina içerisindeki yönlendirme tabelaları "yanlış ve yanıltıcı beyan" kapsamında olup TTK madde 55/1-a2 gereği haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu, davalıların haksız rekabet yaptıklarını cevap dilekçelerinin 15 numaralı paragrafında ikrar etmekte olduklarını, davalıların yönetici konumlarını kullanarak müvekkilimizin müşterilerine daire göstermesini zorla engellemeleri ttk m. 54 kapsamında haksız rekabet teşkil etmektedir. davalılar yönetici olarak haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı engellemelerini ve eylemlerini cevap dilekçelerinin 5'inci sayfasında 15 numaralı paragrafta ikrar ettiklerini, eklerin ve delillerin tarafına tebliğ edilmemiş olması HMK m. 121 gereği usuli bir eksikliktir ve karşı davanın reddi gerektiğini, davalı / karşı davacının, karşı dava dilekçesinde bahsettiği ve ek 2 olarak sunduğunu belirttiği fakat taraflarına tebliğ edilmeyen belirsiz süreli iş sözleşmesinin davalı tarafça sonradan değiştirilmiş olduğunu, müvekkilinin imzasını taşımayan rekabet yasağı ve cezai şart maddeleri müvekkilini bağlamamakta olduğunu, davacı / karşı davalı müvekkilinin, davalının müşteri bilgilerini çalmamış, müşterilerini ayartmamış. davalı / karşı davacı tarafından karşı dava dilekçesinde belirtilen hususların tamamen gerçeklere aykırı hayal ürünü soyut ifadeler olduğunu, aksine davalı / karşı davacı binadaki tekel pozisyonunu kaybetmenin verdiği kabullenememe ve sinir ile müvekkil davacı hakkında kötüleme faaliyetlerinde bulunmuş, davacıyı müşterilerinin önünde küçük düşürmüş, rencide etmiş ve kötülemiş, davalı / karşı davacının bu hareketleri TTK madde 55/1-a1 kapsamında haksız rekabet teşkil eden eylemler olduğunu, karşı davaya konu tazminat talebinin dayanağı olan delil ve belgeler (dava dilekçesinin 5 ve 6 numaralı ekleri) taraflarına tebliğ edilmediğinden ve bu belgeleri inceleyemediklerinden davalı / karşı davacının bu husustaki gerçeklere aykırı ve asılsız iddialarına karşı detaylı olarak cevap veremediklerini, davalı / karşı davacıların talimatıyla güvenlikçiler tarafından yapılan fiziki engelleme faaliyetlerinin ve dairelerin müvekkillerinin müşterilerine açılmasının ve gösterilmesinin engellenmesinin tedbiren durdurulmasına, davalı / karşı davacılar tarafından ilanlarda kullanılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine TTK Madde 61 gereği tedbiren karar verilmesine ve bu konuda davalı / karşı davacılara gerekli uyarının yapılmasını ve tedbir kararının bir örneğinin de ... ... 1 ve 2 Apartman Yönetimlerine’ne gönderilmesini, davalı / karşı davacıların devam eden haksız rekabetinin önlenmesine; mahkemece haklı bulunmaları halinde kesinleşen ilamın TTK Madde 59 gereği ulusal gazetelerde masrafı davalı / karşı davacılardan alınmak üzere ilanına, davalarının kabulü ile davalı / karşı davacıların haksız rekabet teşkil eden eylem, fiil ve söylemleri sebebiyle ticari itibarı zedelenen müvekkillerinin duyduğu manevi ıstırap sebebiyle 10.000-TL manevi tazminat isteğinin de dava tarihinden işletilecek faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalı / karşı davacılara ödetilmesine, karşı davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 22/01/2021 tarihli ıslaha cevap dilekçelerinde; davalı / karşı davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı /karşı davacı tarafından ıslah dilekçesindeki faiz ve faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ıslah taleplerini kabul etmediklerini, yapılan ıslahın HMK 182 maddesi uyarınca kötü niyetli olup, ıslah talebinin bu kapsamda reddi gerektiğini belirterek, tüm itirazlarının reddi ile hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz açılan karış davanın reddini talep etmiştir. Davalılar/karşı davacılar vekili 15/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile: müvekkiller hakkında, davacı - karşı davalı tarafından yasal şartları oluşmadan açılan davanın her bir müvekkil açısından ayrı ayrı ayrı reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsilini, karşı davalarının kabulü ile davacının taraflar arasında akdedilen 24/08/2012 tarihli iş sözleşmesinin 10.5 maddesinde yer alan rekabet yasağı taahhüdünü ihlal etmesi nedeni ile 2.398,38 TL cezai şartın karşı dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan tahsili ile müvekkillinden... İnşaat Dan. Tur.Eğitim ve Tic. Ltd.Şti. ne verilmesine, TTK 56 d - e maddeleri uyarınca tespit edilen 41.446,78-TL tazminatın karşı dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile bilikte davacı karşı davalıdan tahsili ile müvekkillerinden... İnşaat Dan. Tur.Eğitim ve Tic. Ltd.Şti. ne verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını da yatırmıştır. DELİLLER: Davacı/karşı davalı taraf delil olarak; Davalı şirket kayıtları, satılık ve kiralık ilanları, davalıların web sayfası, ihtarname, e-posta yazışmaları, tanık, keşif, bilirkişi ve her türlü yasal delillere dayanmıştır. Davalı/karşı davacı taraf delil olarak; işe giriş bildirgesi, 24/08/2012 tarihli iş sözleşmesi, 29/11/2013 tarihli ibraname, işten ayrılış bildirgesi, yapılan kiralama ve satış faaliyetleri, davacının müvekkili şirketin dökümanlarını kullandığını gösteren web sayfası çıktısı, davacının vergi açılış kaydı, beyannameleri, gelir beyanı, davacının ticari defterleri, ana taşınmazlarını yönetim planları, tanık, bilirkişi delillerine dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava; haksız rekabetin meni, haksız rekabetin tespiti halinde kararın ilamı ve manevi tazminat taleplerine, karşı dava; işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışlarından meni ve rekabet yasağına aykırılık nedeni ile doğduğu iddia edilen cezai şart ve kar mahrumiyeti alacaklarının tahsili talebine ilişkindir. Mahkememiz 07/02/2022 tarih, ... sayılı kararı ile;"asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulü ile 41.446,78 TL mahrum kalınan kar kaybı alacağının karşı dava tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, cezai şart ve rekabet yasağına aykırı davranışlara son verilmesi taleplerinin ayrı ayrı reddine..." şeklinde verilen kararın davacı/karşı davalı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 19/12/2024 tarih, 2022/943 Esas 2024/2031 K. Sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği ve davanın mahkememizin 2025/10 E. Sayılı dosyasına kaydı yapıldığı anlaşıldı. Davacı/karşı davalı vekili tarafından 08/05/2025 tarihli dilekçe ile, davalı/karşı davacı vekili tarafından 07/05/2025 tarihli dilekçe ile; asıl ve karşı davadan ayrı ayrı feragat ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307 ve 309 maddelerin hükümleri gereğince feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış ve uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtilmiştir. Açıklanan yasal hükümler ışığında taraf vekillerinin feragatinin usulüne uygun olduğu, bu hususta vekaletnamede özel yetkilerinin de bulunduğu anlaşılmakla asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Asıl ve Karşı davanın feragat nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE, 2-Asıl davada Harçlar kanununun 22. Maddesi gözetilerek 2/3 oranında hesap edilen 410,26-TL ilam harcından peşin yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile 239,48-TL eksik harcın davacı/karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karşı davada Harçlar kanununun 22. Maddesi gözetilerek 2/3 oranında hesap edilen 410,26-TL ilam harcının peşin yatırılan 748,66-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 338,40-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davalı karşı davacı tarafa iadesine, 4-Talep etmediğini beyan ettiğinden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Talep etmediğini beyan ettiğinden taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilecek bir dilekçeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.14/05/2025

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/10, K. 2025/379, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-10-e-2025-379-k-8482d36ac1ba