İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/993 E. 2025/308 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/993
Karar No
2025/308
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/993 KARAR NO : 2025/308

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 29/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, servis formunda da görüleceği üzere 26.06.2024 tarihinde, ----adresinde bulunan alıcı----- 50.000,00 TL değerinde bir adet motor bloğu satışı gerçekleştirdiğini, satışı gerçekleştirilen revizyonlu bloğun alıcıya gönderilmek üzere, düzenlenen faturadan da görüleceği gibi, davalı kargo şirketine teslim edildiğini, hasar tespit tutanağında görüleceği üzere, davalı kargo şirketine teslim edilen eşyanın, ----- plaka sayılı araçta taşındığını ve paket köşesinden darbeli olarak şubeye ulaştığını, hasar tespit tutanağında davalı kargo şirketi, hasar sebebine ambalajsız kargo seçse de ekte yer alan fotoğraflara bakıldığında satıcı tarafından kargonun gerekli korumayı sağlayacak şekilde paketlendiğini, ahşap kaza ile parçanın ambalajlandığını, hasarın davalı kargo şirketinden kaynaklandığını gösterir nitelikte olduğunu beyanla; eşyada oluşan hasar sonucu revizyonlu blokun faturada gösterilen değeri olan 50.000,00 TL'nin(taşıma tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte) ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatıyla davalıdan alınmak üzere tazminine, taşıma gideri olan 567,92 TL'nin(taşıma tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte) davalıdan alınmak üzere tazminine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu iddiaların, ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılmadığını, hukuk muhakemeleri kanunu’na aykırı olup, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taşıma sözleşmesinin konusu olan eşya nedeniyle açılacak dava ve talep hakları, 1 yıl içerisinde zamanaşımına uğradığını, davacı yanın müvekkiline teslim edilen eşyanın niteliğine ilişkin herhangi bir bilgi veyahut fatura vb. belge müvekkili şirkete gönderici tarafından verilmediğini, taşınan eşyanın alıcıya teslim edildiğini, CMR konvansiyon sözleşmesi, TTK hükümleri ve KTK uyarınca; müvekkili şirketin taşıma sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğunun, taşınan eşyanın gönderilene teslimi ile sona erdiğini, davaya konu olayda, kargo ağırlığının yaklaşık 41 kg olduğu göz önüne alındığında; davacı göndericinin, kargonun taşımaya uygun ölçü ve sağlamlıkta olmasını sağlamadığını, söz konusu hasarın meydana gelmesinde, yetersiz ambalajlama işlemi gerçekleştirilen davacının sorumlu ve kusurlu olduğunu, gönderici tarafından taşıma sözleşmesine konu taşınan eşyanın niteliğine/içeriğine ilişkin olarak bildirimde bulunulmadığını, taşınan eşyanın niteliğinin, müvekkil şirketin sorumluluğunda olmayıp, tamamen göndericinin sorumluluğunda olduğunu, davacının talep etmiş olduğu tazminatın miktarının, taşındığı iddia edilen eşyanın değerinin çok üzerinde olduğunu, huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davaya konu takibin müvekkil şirket yönünden iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesinini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taşıma sözleşmesi kapsamında hasarlanan ürünlerin bedelinin tahisili için açılan ----- İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,---- İcra Müdürlüğünün ------esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, borçlu vekili tarafından usulüne uygun olarak 15/11/2024 tarihli itiraz dilekçesinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 50/1. Maddesine göre, para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde ise, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olarak kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra HMK'nın 10. maddesine göre de, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında sözleşmenin ifa edileceği yer belirlenmemişse, ifa yerinin 6098 sayılı TBK'nın 89. Maddesine göre belirleneceği izahtan varestedir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, bu kapsamda icra dairesinin yetkisine itirazın HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Zira, itirazın iptali davalarında ödeme emrinin takip borçlusuna yetkili icra dairesince tebliğ edilmiş olması, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde HMK'nın 114/2. anlamında özel bir dava koşuludur.Dosya kapsamındaki belgeler göre, davacının şirket merkezinin -----, davalının şirket merkezinin ise ------ bulunduğu görülmüştür. Dava ve takibe konu alacak taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanmaktadır. İİK'nın 50 , HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddeleri uyarınca alacaklının yerleşim yeri olan ----- icra dairesi, davalının yerleşim yeri olan ------ icra Dairesi yetkili olduğundan ve ayrıca TTK'nın 890.maddesi uyarınca, malın taşıyıcıya verildiği yer mahkemesi de yetkili kılındığından, malın yüklendiği ----- İcra Dairesi, malın teslim şubesi olan ---- Şubesinin ---- bulunması ve ----- icra dairelerinin yetkili olacağından ( ---- BAM ---- HD. -------Sayılı Kararı) yetkili icra dairesinde takibin yapılmaması sebebiyle özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. fıkrası gereğince icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle özel dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2. fıkrası gereğince usulden REDDİNE, 2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 587,13-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 28,27-TL harcın, karar davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/993, K. 2025/308, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-993-e-2025-308-k-1201f20d2740