İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/988 E. 2025/650 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/988
- Karar No
- 2025/650
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/988 Esas KARAR NO : 2025/650 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 18/12/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı yanın mallarının müvekkili şirket tarafından, davalının talep ettiği noktalara taşınması ilişkisi yer aldığını, müvekkili şirketin 01.01.2023 tarihinden beri çeşitli zamanlarda davalı yanın mallarını taşıdığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu; seferlerin sevk irsaliyesi, teslim evrakları ve faturaları mevcut olduğunu, söz konusu evraklar incelendiğinde davalının yaptırmış olduğu taşıma işlemine karşılık kendisine gönderilen faturaları ödemediğinin ortaya çıkacağını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mutabakat yapıldığını söz konusu mutabakatta davalı şirketin, müvekkili şirkete karşı borcu olduğunu kabul ettiğini, davalı şirketin borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve müvekkili şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini davalı şirketin yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu şirketin, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 09/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptalı davasının reddi ile icra inkar tazminatın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:--------İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı takip dosyası Uyap sureti, -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/12/2024 tarihli müzekkere cevabı, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/12/2024 tarihli müzekkere cevabı, ---------- Tİcaret Sicil Müdürlüğü'nün 25/12/2024 tarihli müzekkere cevabı, ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/12/2024 tarihli müzekkere cevabı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından faturadan kaynaklı 154.200,00 TL alacağının tahsili için --------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği takibin durması üzerine davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -------- sayılı kararında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Davacı vekili Mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesinde alınan beyanında " Davalı taraf dava açıldıktan sonra icra dosyasına ödeme yaparak dava konusu borcu kapatmıştır. Ancak davanın açıldığı tarihte müvekkil şirket haklı olduğundan vekalet ücreti, icra inkar tazminatı ve yargılama gideri talebimiz yönünden davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekilinin hazır bulunduğu iş bu celsede davacı tarafın vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı yönünden taleplerinin devam ettiği görülmekle davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunun tespiti amacı ile tarafların niza konusu uyuşmazlığın ait olduğu 2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterleri üzerinde Türk Ticaret Kanunu'nun 83-86. Maddeleri ile HMK'nın 222/1. Maddesi uyarınca 12/05/2025 tarihinde saat 11:00 itibariyle inceleme yapılmasına karar verildiği ve kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın ticari defter ve eklerinin ibraz edilmemesi ve yerinde inceleme talep edilip de ticari defterlerin bulundurulacağı yerin süresinde bildirilmemesi halinde kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davalının, davacı tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen davacı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması halinde, ibrazı talep eden davalı tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağının ihtar edildiği yine ispat yükü üzerinde olan davacı tarafa 7.000,00 TL bilirkişi avansını Mahkemeler Veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksik avansın yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafa ticari defterlerin hazır edilmesi ve bilirkişi avansını yatırması için kesin süre verilmiş ise de Mahkememizce inceleme günü olarak belirlenen 12/05/2025 tarihine kadar davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırmadığı ve ticari defterlerini sunmaması nedeni ile ticari defterlerin incelenemediğine ilişkin tutanak tanzim edildiği söz konusu tutanakta davalı tarafın mazeret dilekçesi sunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin tahsilat yapıldığını beyan etmesi üzerine ---------İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak -------Esas sayılı takip dosyasının akıbetinin sorulduğu, İcra Müdürlüğü'nün 15/04/2025 tarihli yazı cevabı ile borç tahsilatının sunulduğu ve güncel dosya borcunun bildirildiği görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili Mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesinde alınan beyanında dava açıldıktan sonra icra dosyasına ödeme yaparak dava konusu borcun kapatılmış olduğunu beyan etmiş ise de icra dosyasının kapalı olmadığı, yapılan tahsilatların icra tehdidi altında yapılıp yapılmadığı hususu dosya kapsamından anlaşılmadığı gibi davadan sonra yapılan ödemelerin TBK 100. maddesi uyarınca infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından değerlendirileceğinden davacı tarafın vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı yönünden taleplerinin devam etmesi nedeniyle davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna ilişkin ispat yükünün davacı tarafta olduğu , somut uyuşmazlıkta tarafların haklılık durumunu ispatı için tarafların niza konusu uyuşmazlığın ait olduğu 2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği ancak davacı vekiline ihtarat yapılmasına rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği ve ihtaratlı kesin süreye rağmen bilirkişi delil avansını da yatırmadığı anlaşılmış olup davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumu davacı tarafından kanıtlamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 1.862,36 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.246,96 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2025