İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/978 E. 2025/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/978
- Karar No
- 2025/268
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/978 KARAR NO : 2025/268
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; müvekkili ile sicilden resen terkin edilen şirketler arasında iş sözleşmesi bulunduğunu, şirketin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin, şirketten tahsil edilemeyen işçilik alacakları bulunduğu için şirketin ihyası gerektiğini, sicilden resen terkin edilen şirketlere ait adres yeri İstanbul olduğunu, ... İşlem A. Ş. (Vergi Kimlik No:...) isimli şirket ... Ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olup şirketin adresinin İstanbul olduğunu, .... Üretim A. Ş (Vergi Kimlik No:....) isimli şirket ... Ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olup şirketin adresi İstanbul olduğunu, söz konusu şirketlere karşı açılmış olan işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası Adana ... İş Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyasıyla derdest olduğunu, söz konusu iş davasının devamı ve müvekkilin haklı alacağını talep etmesi için tasfiye halindeki davalı şirketlerin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ... A. Ş. (Vergi Kimlik No:...) isimli şirket ve ... Üretim A. Ş (Vergi Kimlik No:....) yönünden yapılan resen terkin işleminin iptaline, davalı şirketlerin ihyasına, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Anonim Şirketi'ne ilişkin akabinde ise .... ticaret sicil numaralı ... Anonim Şirketi'ne ilişkin cevaplarını sunduklarını, öncelikle hukuki yarar yokluğundan talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin (SN: ...) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, ... Ticaret Sicil Numaralı .... Anonim Şirketinin en son tescilinin genel kurul kurulu kararı ile şirketi tasfiye ettiği ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiğini ve bu kararın 07.02.2020 tarihinde tescil edildiğini, şirketin o tarihten bu zamana kadar faal olduğunu ve şirketin sicil kaydının kapatılmadığını; şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi herhangi bir işlem tesis edilmediğinin anlaşıldığını dava konusu şirketin tüzel kişiliği sona ermediğinden davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek sicil müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur. DELİLLER: Ticaret Sicil Kayıtları. Vergi Dairesi kayıtları, Adana ... İş Mahkemesinin .... Esas sayılı dosya, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Tasfiye Halinde .... Şirketi'nin ve .... Anonim Şirketleri'nin ihyasının istemine ilişkindir. Dava konusu Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi ve .... Anonim Şirketlerine ait sicil kayıtlarının celp ve tetkikinde; ....'in ihyası talep edilen şirketlerin yetkilisi ve tasfiye memuru olduğu, şirketlerin tasfiyesinin sona erdiği ... Anonim Şirketinin 09/10/2023 tarihinde, .... Anonim Şirketinin 07/02/2020 tarihinde tescil edildiklerinden sicil kaydının terkin edildikleri anlaşılmıştır. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/Bağcılar ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde, ihyası talep edilen şirketlerin tasfiye işlemleri sonucu tasfiye edildiğinin anlaşılması nedeniyle, davacı vekiline "...ihyasını talep etmiş olduğunuz şirketin tasfiye memuruna husumet yönelterek, mahkememiz dosyası ile birlşetirme talepli olarak dava açıp bu hususta mahkememize bilgi vermeniz açısından tarafınıza 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut delili durumuna göre karar verileceği..." şerhi ile hazırlanan tebligatın 24/02/2025 tarihinde tebliğ olunduğu, davacı vekili tarafından süresinde dava açıldığına dair herhangi bir beyanda bulunulmadığı, dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin ve .. Anonim Şirketinin ...'in ihyası talep edilen şirketlerin yetkilisi ve tasfiye memuru olduğu, ... Anonim Şirketinin 09/10/2023 tarihinde, .... Anonim Şirketinin 07/02/2020 tarihinde tescil edildiklerinden sicil kaydının terkin edildiği, davacı vekiline ihyasını talep ettiği şirketin tasfiye memuruna husumet yönelterek dava açması hususunda 2 haftalık kesin süre verildiğini bildiren e-tebligat yolu ile ihtarat yapılmasına rağmen, dava açılmadığı ve açıldığının mahkememize bildirilmediği, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketlerin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, somut olayda, tasfiye memuruna husumet yönetilmediği anlaşıldığından, HMK 115/2 maddesi uyarınca husumet eksiliğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, , davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği gerektiği sonucuna varılmıştır. (emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2014/1476 esas, 2024/1577 karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca husumet eksikliğinden dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 188,00TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacı kuruma iadesine, 5-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi.18/03/2025
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır