İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/978 E. 2024/262 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/978
- Karar No
- 2024/262
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/978 Esas KARAR NO : 2024/262 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 26/07/2023 günü park halindeki müvekkili şirkete, .... Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olan .... plakalı araca, davalıya ait şantiyede şap imalatı sırasında patlayan şap hortumundan çıkan taş ve şap parçalarının çarpması sonucu kasko sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, kazada davalının haksız fiili sebebiyle kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigortalının zararının müvekkili şirket tarafından giderildiğini, hasarın ardından müvekkili şirket tarafından tayin olunan bağımsız Sigorta Eksperi vuku bulan olayın sonucunda KASKO sigortalı .... plakalı aracın hasarının 42.999,04-TL olduğunun hesaplandığını, aracın onarımını gerçekleştiren ... San. Tic. A.Ş.'ye 20.11.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından 42.999,04-TL ödendiğini, müvekkili Sigorta Şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme sonucunda sigortalısının hak ve alacaklarını temlik aldığını ve TTK. 1472 vd. maddelerinde düzenlenen halefiyet hükümleri gereğince haklarına halef olduğunu, neticede davanın kabulü ile; 42.999,04-TL (HMK Madde 107 kapsamında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) tazminat alacağının ödeme tarihi olan 20.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ile ilam vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. Dava, davacının üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu; Davacı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan .... Plakalı aracın davalıya ait şantiyede hasara uğraması sonucu oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı adına aracın onarımını gerçekleştiren şirkete ödenmesi sonucunda bu hasar tazminatının tahsiline ilişkin olduğu görülmüştür. Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır. Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer ve aynen alacaklının konumuna sahip olur. TBK 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Somut olayda; Davacı sigorta şirketi, bünyesinde Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan .... Plakalı aracın davalıya ait şantiyede hasara uğraması sonucu oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı adına aracın onarımını gerçekleştiren şirkete ödenmesi ödenmesi sonucunda bu hasar tazminatının tahsilini talep etmektedir. Bu haliyle davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı sigortalının ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı sigortalı yerine geçtiği; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı oluşan hasardan kaynaklı dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmin talebine ilişkin olduğu ve halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği; bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı sigortalı ....'ın gerçek kişi olduğu ve aracının hususi olduğu görülerek, haksız fiile dayalı bu dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğu ve mahkememiz yargı çevresinde (Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırlarının Küçükçekmece Adliyesi yargı sınırlarını da kapsaması sebebiyle) bulunan davalının ikametgahının bağlı olduğu Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 25/11/2024
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı