İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/95 E. 2026/294 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/95
Karar No
2026/294
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/95 Esas KARAR NO: 2026/294 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2024 KARAR TARİHİ: 24/03/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; --------- dayanak yukarıda yazılı İcra Müdürlüğü dosyasında ---- tarihli ödeme emri ---- tarihinde tebliğ edilmiş Davalı Şirket yetkilisi tarafından -----tarihli itirazla takip durdurulmuştur(EK-2,3,4). Davalı Şirketin yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olup, iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminata mahkum edilmesine karar verilmelidir. Şöyle ki;. ------ parsel yeraltısuyu araştırması raporuyla ---- yapılan araştırma hizmeti sonucu jeofizik des çalışması yapılıp, ---- ölçüsü alınarak yeraltı suyu araştırması raporlanmıştır ------ parsel yeraltısuyu araştırması raporuyla da ----yapılan araştırma hizmeti sonucu jeofizik des çalışması yapılıp,------------ alınarak yeraltı suyu araştırması raporlanmıştır davalıya tarafımza ait ekte belgelerini sunduğumuz Etüt sahasın'da yapılan araştırma hizmeti sonucu, 16 adet jeofizik des çalışması yapılıp 2 adet rapor davalı hizmetine sunulmuştur. Davalı tarafın aracılarından olan, daha önce de iş yaptığımız, -------- tarafından; Ekte sunduğumuz mesajları ----------- yoluyla sunduğumuz sözleşmeyi, Davalı Şirket ile --------sınırlı Ayni Hak Yoluyla Tıbbi Ve Aromatik Bitki Üretimi Yapılması, Tesis Kurulması Ve İşletilmesi İşine Ait Sözleşme" iletilmiştir. Sözleşmenin içeriği Tıbbi ve Aromatik bitki üretimi amaçlı dikim yapılması, tesis kurulması ve işletilmesi amaçlıyla 29 yıllığına irtifak hakkı kurulmuştur. Sözleşmeden de anlaşıldığı üzere davalı şirketin üretim yapabilmesi için suya ihtiyacı doğmuştur. Bunun üzerine Şirketimizden sondaj araştırması ve ayrıca işin yapılması için tarafımızdan teklif istenmiştir. ----- için teklif vermemizi istemiş ve bizi davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan ---- ve İşle ilgilenen------- yönlendirmiştir. Daha sonrasında Etüt Çalışması yapılacak arazinin tarifi için,----tarafından yönlendirilen ----- yapılacak arazileri göstermiştir. Yapılan Yeraltı Suyu araştırmasında ------- Şirket yetkilisi ve çalışanlara etüt sahasında yardımcı olmuştur. Ekte de belirttiğimiz ----- yapılan etüt çalışmasının yapıldığını kanıtlayacaktır. Bu sırada ---- bey ve oğlu----- beyle, işle ilgili iletişimiz devam etmiştir. Ekte göreceğiniz --------beye iş teklifimizi yollayıp ayrıca yapılan araştırma raporu için ödeme alabilmek amacıyla ---- Davalı şirketin Fatura bilgilerini Müvekkelimiz talep etmiştir. ---- bey ekteki mesajlar da da göreceğiniz üzere cevap vermemiştir. ------ telefon görüşmesi yapılmış, Müvekkil Şirkete ödeme yapmamak için hep oyalamıştır. Bunun üzerine Müvekkil Şirketi işi yapması için aracı olan-------- beyle ödeme yapılmadığı için görüşülmüştür. ------ mesajlaşmamızda bu iş için -------- beyin onay verdiğini ifade etmiştir. Yurt dışında olduğunu geldiğinde arayıp ilgileneceği iletmiştir Müvekkil şirket çok uzunca süren çaba ve uğraşları karşılıksız kalmış yapmış olduğu hizmetin bedelini tahsil edememiştir. --- iletişim kanalıyla gönderilen ------- kabul edildiği görülmektedir. Fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemiş olup Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itiraz'da bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bu madde uyarınca davalı'nın yapılan işi kabul ettiğini bilgisi dahilin'de hizmetin yapıldığı görülmektedir. Fakat ------- ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmamıştır. Davalı taraf aracılar yolu ile Müvekkille iletişime geçilmiş hizmet yapıldıktan sonra davalı şirket yetkilisine daha sonra iletişim kurulabilmiş ve Müvekkile daha sonra dönüleceği konusunda hep oyalanmıştır. Tanık olarak aracıları, görevli personelleri dinlemeniz üzerine Davalı ile Müvekkil arasındaki hizmet ilişkisinin tespiti sağlanacaktır. Davalı taraf Müvekkilin tüm ihtarlarına rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı. ---------sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmek zorunda kalınmış olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiştir. Davalı/borçlunun itirazları hukuken dayanaksızdır. Cari hesap ekstre, tarafların ticari defter kayıtları ve vergi beyanname kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediği açıkça görülecektir. TBK 77.madde hükmünce Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Davalı şirket emeğimizden zenginleşmiştir hazırladığımız araştırma raporu sayesinde birçok yarar sağlamış ve şifaen duyduğumuz üzere raporu birçok yerde kullanmış ve bu raporu kullanarak firmalardan teklif almıştır. Sebepsiz zenginleşme sonucu Müvekkilin zararının karşılanması gerekmek olduğunu beyan ederek davanın kabul edilmesini, yargıla gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirket ile bir sözleşme içerisinde bulunduğunu , müvekkilin kendisinden hizmet satın aldığını , aralarında müvekkilin herhangi bir haberi olmadan e fatura düzenlendiğini , düzenlenen bu faturanın -----aracılığı ile gönderildiğini ve bu durumun TTK 21. maddesine göre kabul ettiğini iddia etmektedir. İlk olarak müvekkil ile davacı ------hiçbir yazılı - sözlü sözleşme bulunmamakta olup davacı taraf yalnızca delil niteliği bulunmayan ------- mesajlarına dayanmaktadır. taraflar arasında yazılı bir sözleşmeme olmaması sebebi ile işbu davanın reddi gerekmektedir. Davacı tarafın ticaret şirketi olduğu gözetildiğinde her ne kadar sözleşmenin sıhhati için yazılılık geçerlilik şartı olmasada davacı taraf basiretli bir tacir gibi davranmanın yükümlülüğünde olduğundan iş bu iddiasını whatsap mesajlaşmaları ile değil yazılı bir sözleşme ile ispat etmesi gerekmektedir. Müvekkil şirkete fatura içeriğinde belirtilen mallar teslim edilmemiş olup, söz konusu malların teslim edildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlüdür. Sayın Mahkemece de bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.-------- Satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle anıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288(6100 sayılı HMK 200) ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak ta; herhangi bir hukuki işlem gibi, teslim de anılan hükümdeki senetle (yazılı delille) ispat kuralı çerçevesinde, ilişkin bulunduğu malın miktar ve değerine göre belirlenmelidir. Dava dilekçesinde davacının göndermiş olduğunu ve TTK madde 21 gereği itiraz edilmemiş olduğunu iddia ettiği davalı müvekkil tarafa herhangi bir şekilde ulaşmamış olup ulaşsa idi müvekkilin basiretli bir tacir olarak işbu faturaya itiraz edeceği şirket kayıtlarına bakıldığında anlaşılacak olup Ancak müvekkil tarafından davacıdan herhangi bir hizmet talebi olmadığı gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkil aleyhine icra takibine geçilmiştir. Aşağıda sayın mahkemenizin takdirine sunmuş olduğumuz yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir sözleşme olmaması sebebi ile fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı hükmü taraflar arasındaki fatura içeriğine ilişkin akdin ispatı ile mümkün olacaktır. Özetle, faturanın hiçbir şekilde işlenmediği görülecektir , nitekim bu mümkün de değildir herhangi bir anlaşma sözleşme olmadığı gibi ticari iş de mevcut değildir bu nedenle faturanın kabulü işlenmesi mümkün değildir davacının, müvekkil şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarımızı bir kez daha yinelediğimizi bildirir kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER: ------ esas sayılı, Ticari defter ve belge incelemeleri, ba/bs formları bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve mahal mahkemesine talimat yazılarak --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının -----Bilanço usulüne göre defter tuttuğu, ilgili yıllarda tutmak zorunda olduğu Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kendisi lehine delil niteliğine haiz olması için yaptırılması zorunlu olan noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı görülmüş olup, lehine delil olup olmadığının kararının mahkemeniz uhdesinde olduğunu, Davacının ----- yılına ait yevmiye, Defter i Kebir ve Envanter Defterleri, İlgili cari hesap muavinlerinin ve açılış kapanış yevmiye fişlerinin incelenmesinde davalıya ait fatura ve alacak kaydının bulunduğu tespit etmiş olup, Mevcut evraklar üzerinden taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacının icra takibine konu ettiği faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususunun davacı nezdinde yapılacak inceleme ile anlaşılabileceği, davacı ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporunda bu yönde bir tespitin bulunmadığı, Takip konusu ------ açıklamalı faturanın davalı nezdinde kayıtlı bulunmadığı, dolayısıyla davalının da iade faturası düzenlemediği, dosyada mübrez -------- yazışmaları ile faturanın davalıya teslim edildiğinin iddia edildiği, hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının -------- tarihinde düzenlediği takip konusu faturanın taraflara ait ------formlarında kayıtlı bulunduğu, ancak 523 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği, Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren -------- bildirimlerine dâhil edilmediği, --------- döneminden geçerli olmak üzere, bildirim verme yükümlülüğü bulunan ancak tüm alış ve/veya satışları belirtilen haddin altında kalan veya elektronik belge olarak düzenlenen belgelerden oluşan mükelleflerin, ilgili dönem Form Ba ve/veya Form Bs bildirimlerini verme zorunluluğunun kaldırıldığı, bu hüküm ışığında taraf ----- Formlarının delil kabiliyeti ile ilgili değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacı ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporunda davacının davalıdan ----- alacaklı olduğu hususunun belirtildiği, İşbu raporda yer verilen tespitler nazara alınarak takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususuyla ilgili, dosyada mübrez----------yazışmalarının delil kabiliyetine haiz olduğu kanaatinin Sayın Mahkemenizce benimsenmesi durumunda, ---takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere ---- olacağı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapmış olduğum inceleme ile mahkeme dosyası üzerinde yapmış olduğum inceleme neticesinde takdir ve kararın mahkemenizde olması kaydıyla; Davacının düzenlemiş olduğu ------ açıklamalı faturanın dosyada bulunan ----yazışmaları ve kayıtları ile davalıya teslim edildiğinin iddia edildiği hususunun takdiri Sayın Mahkemenizi ait olmak üzere---- formlarında görünmesi faturanın varlığına ilişkin kesin kayıt olmakla beraber, davalı yanca faturaya itiraz edilmediğini ve iade fatura düzenlenmediğini tespit etmiş olup, Davacının ---- Bilanço usulüne göre defter tuttuğu, ilgili yıllarda tutmak zorunda olduğu Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kendisi lehine delil niteliğine haiz olması için yaptırılması zorunlu olan noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı görülmüş olup, ticari defterlerin davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu, Davacının ---- yılına ait yevmiye, Defter i Kebir ve Envanter Defterleri, İlgili cari hesap muavinlerinin ve açılış kapanış yevmiye fişlerinin incelenmesinde davacıya ait fatura ve belgelerden Davacının ---- alacağının olduğunu tespit etmiş olup, Davacının ticari defter ve belgeleri üzerinden yerinde inceleme yapılarak tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, e-arşiv faturasına dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesindedüzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında icra takibine konu faturanın kayıtlı olduğu ve davacı kayıtlarında davalıdan ------- alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında ise faturanın kayıtlı olmadığı, ----form verme yükümlülüğü kaldırılmış ise de tarafların beyan etmeye devam ettiği, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri --- formların birbiri ile örtüştüğü, dava dilekçesinin ekinde sunulan delillerin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan tanık dinlenildiği, davacı yanca sunulan ---------- mesaj içeriklerinin dinlenen davalı tanıkları arasında geçtiği, davalı tanıkları sadece teklif alındığını beyan etmiş ise de yazışma içeriklerinde davacı yanca sondaj raporunu göndermiş olduğu, davacı tanıkları jeofizik çalışması hizmet verildiğini beyan ettiği anlaşılmakla, davalı tanıklarının beyanlarının mesaj içerikleriyle uyumlu olmadığı, neticeden form ---- beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 151.040,00 TL alacaklı olduğu, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 151.040,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 30.208,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 10.317,54 TL harçtan, peşin yatırılan 2.579,39 TL harcın düşümü ile geri kalan 7.738,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan 2.579,39 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 6.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.276,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 11.032,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı yanca yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafa İADESİNE, 10-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/95, K. 2026/294, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-95-e-2026-294-k-9c5c48604cd3