İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/932 E. 2025/1125 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/932
- Karar No
- 2025/1125
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/932 Esas KARAR NO : 2025/1125 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. nin inşaat sektöründe yapının ihtiyacı olan tüm eleman ve malzemelerin toptan ve perakende satışı ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete tuğla, alçı sıva, izolasyon ve sıva malzemesi vb. yapı ürün ve malzemelerinin satışının yapıldığını, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ve dava dilekçesi ekinde sunulu fatura, irsaliye , cari hesap dökümünde görüleceği üzere müvekkili şirket tarafından satışı yapılan inşaat malzeme ve ürünlerine ilişkin gerçekleşen ticari ilişkide davalı ...'nin, müvekkili şirkete bakiye 144.904,83-TL borcu bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından çeşitli defalar talep edilmesine rağmen söz konusu borcun davalı tarafça ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip dosyasına davalı borçlunun 26/09/2024 tarihinde alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, icra takibinin bu suretle durdurulduğunu, davalı borçlu şirketin İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra takibine yaptığı haksız, mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu şirketin takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine talep etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, 3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yılına ilişkin BA/BS formları, 6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yılına ilişkin BA/BS formları, 7-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, 8-Davalı ... ait ticari defter ve kayıtlar, 9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 21/10/2025 havale tarihli raporu, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki tuğla, alçı, sıva, izolasyon ve sıva malzemeleri vb. ürünlerin alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan malzemeler sebebiyle muhtelif tarihlerde davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ise ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 144.904,83-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2025 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin dava dilekçesi deliller kısmının 3 numaralı maddesinde bildirmiş olduğu dikkate alınarak davacı vekiline bu hususta yeniden sür verilmesine yer ve gerek olmadığına karar verilmiştir. 10/07/2025 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmemiştir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresi, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yıllarına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yıllarına ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki taraflar arasındaki tuğla, alçı, sıva, izolasyon ve sıva malzemeleri vb. ürünlerin alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan malzemeler sebebiyle muhtelif tarihlerde davalı şirket adına düzenlenen faturalarda yer alan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, teslim olgusuna ilişkin olarak ticari defter ve belgelerde yazılı herhangi bir delil bulunup bulunmadığı, teslim edilmiş ise teslim edilen ürün bedelinin ne kadar olduğu, faturalar ve cari hesap kayıtları karşılığında davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne kadar ödeme yapıldığı, neticeten davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan malzemeler sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 21/10/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; dava dosyasına sunulan belgeler ve Bilirkişiliğimce incelenen davacı firmanın kanuni defter kayıtlarına göre; davacı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. firmasının davalı ...Ş. firmasından, İzmir ... İcra Dairesi...Esas icra takibinde 20.09.2024 takip tarihi itibariyle 144.904,83-TL alacaklı olduğunu, asıl alacağa 20.09.2024 takip tarihinden itibaren %51,75 Avans Faizi talep edilebileceğini mütalaa etmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı ... ait ticari defter ve kayıtlar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 21/10/2025 havale tarihli raporu, ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki tuğla, alçı, sıva, izolasyon ve sıva malzemeleri vb. ürünlerin alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan malzemeler sebebiyle muhtelif tarihlerde davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 144.904,83-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında tuğla, alçı, sıva, izolasyon ve sıva malzemeleri vb. ürünlerin alım satım işlerine binaen ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete tuğla, alçı, sıva, izolasyon ve sıva malzemeleri vb. ürünlerin satıldığı, satılan ürünlere binaen davalı şirket adına faturalar tanzim edildiği, faturaların taraflara ait BS ve BA formlarında işlenmiş olduğu, faturaların BS ve BA formlarında yer almasının faturaların varlığı ve faturalarda yer alan ürünlerin davalı şirkete teslimine delalet teşkil ettiği, faturaların 11 adet olduğu ve toplam fatura bedelinin 590.122,18-TL olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete 11 kez olmak üzere toplamda 445.217,35-TL ödeme yapıldığı, fatura bedelleri toplamında ödeme tutarları mahsup edildiğinde davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 144.904,83-TL alacaklı olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı ve davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın haksız olduğu, alacağın faturaya dayanması sebebiyle likit mahiyette olduğu ve icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Şirketinin İzmir.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin...syasındaki icra takibinin 144.904,83-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %51,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont-avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 144.904,83-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...ne verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 9.898,44-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.750,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.148,34-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 85,00-TL elektronik tebligat, 175,00-TL fiziki tebligat, 5,00-TL posta (KEP) masrafı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.750,10-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.942,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır