İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/882 E. 2025/972 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/882
Karar No
2025/972
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/882 Esas KARAR NO : 2025/972 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; Müvekkil Banka tarafından borçlu/müşteri --------Ş. lehine, diğer davalı -------- ve --------- kefaletiyle, 21.10.2010 tarihli, 28.09.2012 tarihli ve son olarak 06.01.2016 Tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ne istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesapları geri ödemelerinin yapılmaması nedeniyle, -------- Noterliğinin 27.08.2019 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 26.08.2019 tarihinde kat edildiği, kat tarihi itibariyle alacaklarının --------- sayılı Diğer /Ticari Kredi hesabından dolayı 191.016,08 TL, ------- sayılı Spot Kredi-TP hesabından dolayı 12.875,78 TL, --------- sayılı Spot Kredi-TP hesabından dolayı 11.615,12 TL, diğer alacaklara ilişkin bugüne kadar tahakkuk eden faiz gider vergisi sair masraflar 14,74 TL olmak üzere toplamda: 215.521,72 TL olduğu, kredi hesaplarının kat edildiği ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içeren -------- Noterliğinin 27.08.2019 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin, ekinde hesap özeti ile birlikte borçlulara gönderildiği ve tebliğ edilmiş ise de borç ödenmediğinden alacağın tahsili amacıyla, borçlular aleyhinde --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası marifetiyle icra takibi ikame edildiği, 19.12.2019 takip tarihi itibariyle; 215.521,75 TL anapara, 32.186,02 TL muacceliyetten takip tarihine kadar yıllık %47,16 temerrüt faizi ile hesaplanan faiz, 1.156,82 TL faizin %5 gider vergisi, 1.156,82 TL masraf ve 137,81 TL noter masrafı olmak üzere toplam: 250.611,68 TL nakit alacağın tamamının, 215.521,75 TL olan asıl alacağa 19.12.2019 tarihinden itibaren ödeninceye kadar işleyecek ve TBK 100. Md. Uyarınca kısmi ödeme öncelikle faize mahsup edilerek hesaplanacak yıllık %47,16 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte --------, ----------, 169.882,17-TL'lik kısmını asıl alacağa 19.12.2019 tarihinden ödeninceye kadar işleyecek ve TBK 100. Md. Uyarınca kısmi ödeme öncelikle faize mahsup edilerek hesaplanacak yıllık %47,16 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte alacağın tahsili --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosya marifetiyle ilamsız icra takibi başlatılmış ise de borçlular tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, öte yandan, alacağın ipotek ile teminat altına alınmış olması nedeniyle daha önce --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası marifetiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, satış işlemleri devam ederken borçlu--------- tarafından 01.02.2021 tarihinde 90.000,00 TL ipotek bedelinin takip dosyasına ödendiği, yapılan ödemenin, huzurdaki itirazın iptali dava dosyasının dayanağı olan icra dosyasının açıldığı ve takibe itiraz edildiği tarihten sonra yapılmış olduğundan, 01.02.2021 tarihli 90.000,00 TL bedelli ödemenin, infazda dikkate alınmak üzere değerlendirmeye konu edilmesini talep ettikleri, Borçluların/davalıların borcu olmadığı yönündeki itirazlarının kötü niyetli, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğu, müvekkil Banka ile davalı borçlu arasında imzalanan 06.01.2016 Tanzim Tarihli Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmelerinin 8. maddesi gereğince Bankanın kredi hesaplarını dilediği anda kapatma yetkisi bulunduğunun kabul edildiği, yine, Genel Kredi Sözleşmesinin 13.2 madde b fıkrasında, banka defter ve kayıtlarının kesin delil olduğunun taraflarca kabul edildiği, kredi hesaplarının müvekkil Banka tarafından kat edilerek borcun ödenmesi istendiği, verilen sürede ve sonrasında borcun tamamı ödenmediğinden borçluların temerrüde düştüğü, bu nedenle müvekkilin bankanın kayıtlarıyla sabit alacaklarının tahsili için yapılan icra takibinde talep edilen alacağa itirazın haksız, dayanaksız ve yersiz olduğu, Sayın Mahkemece müvekkili Bankanın defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de alacaklarının varlığı ve borçlunun itirazının haksızlığının ortaya çıkacağı, müvekkil Banka ile davalı borçlular arasında mevcut 06.01.2016 tarihli kredi teminat sözleşmesinin 11. mad. B fıkrası ile temerrüt halinde uygulanacak faizinin belirlenmiş olup buna göre temerrüt tarihinde müvekkil Bankaca uygulanan kredi faizinin %36 olup, bunun %50 ilavesiyle bulunan ve neticede bu kapsamda talep edilen %47,16 temerrüt faiz oranının, yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olduğu, görüleceği üzere Yasa, Yargıtay kararları ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılan takipte, faize ve ferilerine yapılan itirazın haksız ve yersiz olup, itirazın iptalinin gerektiği, yukarıda açıkladıkları nedenlerle, alacaklarının muaccel olup, davalı borçluların mütemerrit olduğu, alacaklarının varlığı, miktarı ve borçluların itirazlarının haksızlığının, yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de ortaya çıkacağı, bu nedenle asıl amacı takibi geciktirmeye yönelik olan kötü niyetli borçluların icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini talep ettikleri, dava konusu alacaklarının tahsilinin temini için borçluların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarından borçluların borcuna yetecek miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, davalı borçluların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine, dava konusu alacaklarına ilişkin olarak alacaklarının tahsilinin temini için ivedilikle, davalı borçlulara ait menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP: Davalı ------- ve --------- vekili; Davacı tarafı müvekkilleri aleyhine -------.İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlattığı, müvekkili adına hesap kat etme ihbarının yapılmamış olması ve talep edilen fahiş faiz oranları nedeniyle haklı olarak takibe itiraz edildiği, itirazın iptali konulu olarak davacının müvekkilleri aleyhine açtığı haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptali davasına cevap verme zaruretinin hasıl olduğu, öncelikle, müvekkilleri aleyhine kefalete bağlı olarak açılan işbu davanın Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini belirttikleri, davacı tarafından dava dilekçesinde müvekkile ihtarname gönderildiği belirtilse de söz konusu ihtarnamenin müvekkile tebliğ edilmediği, işbu nedenle müvekkilin, banka alacağının ödenmesi için 30 gün ödeme süresi verildiği, ödeme yapılmaması halinde sözleşmenin feshedilerek tüm alacağın muaccel hale geleceği ve bu tarihteki toplam alacak tutarının ödenmesi gerekeceği konusunda bilgisinin bulunmadığı, bilindiği üzere kredi kartı borçlarında alacaklı banka tarafından hesap kat edilip ihtar gönderilmeden icra takibi yapılmışsa borçlunun temerrüdünün takip tarihinde gerçekleşeceği, faiz oranının kredi sözleşmesi ile hüküm altına alınan tarafların serbest iradeleriyle belirlemiş oldukları oran olduğu belirtilse de bu oranın kanuni sınırlar çerçevesinde olmasının gerektiği, ancak ödeme emrinden de görüldüğü üzere fahiş ve kanuni sınırları aşan bir tutar üzerinden düzenlendiği, sözleşmeyi kefil olarak imzalayan müvekkilleri yönünden tüketici gibi ve tüketici lehine yorum yapılması ve tüketiciyi daha fazla koruma sağlayan norm uygulanır ilkelerinin gözetilmesinin gerektiği, çerçeve kanun niteliğindeki 6098 sayılı TBK 'da yer alan genel sınırlamaların gerek özel düzenleme bulunan tüketici sözleşmelerine gerekse özel düzenleme bulunmayan diğer tüm tüketici sözleşmelerinde de uygulanmak zorunda olduğu, diğer taraftan önceki tarihli genel yasa olan 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK 'nın, sonraki tarihli daha dar kapsamlı genel yasa olan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı TKHK'dan önce uygulanmasının gerektiği, işbu nedenle kanuna, Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve doktrine aykırı olarak işletilen akdi ve temerrüt faiz oranlarının kabulünün mümkün olmadığı, müvekkilin, banka tarafından ilamsız takibe konu edilen ve uyguladığı faiz, gerekse kat edilen tutar bakımından likit ve hesap edilebilir olmayan bir alacakla karşı karşıya kaldığı, bu nedenle takibe ve borca itiraz hakkını kullandığından icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin gerektiği, davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve %20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. -------İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 250.611,68 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır. Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı ---------Ş. ile davalılardan ---------Ş. arasında muhtelif tarihlerde toplam 4.950.000,00. TL limitli 4 adet genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, davalılardan --------- 4.200.000,00 TL, --------- ise 300.000,00 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunduğu, dava konusu kefaletnamede TBK madde 853 kapsamında tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılı olduğu, kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu, Kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine Davacı --------Ş. tarafından dava dışı --------- ve davalılar --------, --------- ve --------Ş. 'ne --------- Noterliğinin 27.08.2019 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, davalılara kredi borcunun ödenmesi için 24 saat verildiği, Davalılar asıl borçlu ----------Ş. ile kefiller --------- ve -------- 29.08.2019, tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından, davalılara gönderilen 27.08.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin, ihtarnamede ödeme için 24 saat süre verilmesi, tüm davalılara 29.08.2019 tarihinde tebliğ edilmesi, verilen süre ve tatil günleri dikkate alınarak temerrüdün tüm davalılar 02.09.2019 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. ¸ Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 245.980,32 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir. Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır. Spot Kredilerden kaynaklanan 22.131,30 TL asıl alacak üzerinden % 38,54, Taksitli Krediden kaynaklanan 190.261,93 TL asıl alacak üzerinden % 47,16 ve bu faizler üzerinden % 5 BSMV talep edebileceği kabul edilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının --------İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, Spot Kredilerden kaynaklanan 22.131,30 TL asıl alacak üzerinden % 38,54, Taksitli Krediden kaynaklanan 190.261,93 TL asıl alacak üzerinden % 47,16 ve bu faizler üzerinden % 5 BSMV işletilmek suretiyle, 212.406,73 TL asıl alacak, 30.741,86 TL faiz 1.537,10 TL BSMV, 1.156,82 TL ihtar masrafı, 137,81 TL noter masrafı olmak üzere toplam 245.980,32 TL üzerinden takibin devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 16.802,92 TL harçtan peşin alınan 3.028,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.774,02 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı-------- ve -------- davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.631,36 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 3.456,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 8.041,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.892,40 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 11-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%1,85) ve kabul (%98,15) oranına göre hesaplanan 1.295,61TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 24,39 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde -------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/882, K. 2025/972, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-882-e-2025-972-k-d67159f39c93