İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/861 E. 2025/668 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/861
- Karar No
- 2025/668
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALILAR : 3- 4- 5- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil 23.10.2018 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... araç ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, Müvekkil ... plakalı araçta yolcu konumundadır. Davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve maliki olduğu, davalı ... ise ... plakalı aracın sürücüsü, maliki ve işleteni olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketlerinin sigortalısı aracın sürücüleri birlikte kusurlu olduğu, müvekkilinin kazada kusuru olmadığını, kaza neticesinde müvekkil BTM ile giderilemez şekilde yaralandığını, kemik kırığı meydana geldiğini, müvekkili Beyşehir Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, uzun süre iş ve gücünden yoksun kalmış ve tedavisi için karşılanmayan masraflar yapmak zorunda kaldığını, yaralanması ve kemik kırığı yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemediği, müvekkili soğuk demir ustası olarak çalıştığı, adli yardım taleplarinin kabulünü; davamızın kabulüne; kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkil için 89.607,04 TL. maddi tazminatın (sürekli iş göremezlik) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesini (sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlıdır. sigorta şirketleri yönünden faiz 26/12/2018 temerrüt tarihinden) yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline ve müvekkille ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 04/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; davanın zamanaşımı def'imiz ve kesin hüküm itirazımız sebebiyle usulden ve sigortalımız araç sürücüsünün kusursuz olması ve davacının sürekli maluliyetinin olmaması hasebiyle esastan reddini, davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, bakiye poliçe teminat limitinin nazara alınmasını, sgk tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, maluliyet oranının tespiti açısından adli tıp kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; öncelikle işbu davanın usulden reddine, sayın mahkemeniz aksi kanaate ise haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden ve adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden kusur raporu alınmasına; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, davacıların maluliyet oranının tespiti için adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından “özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurul raporları hakkında yönetmeliği”ne göre rapor alınmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında hazine müsteşarlığı aktüerler siciline kayıtlı aktüer bilirkişiden TRH 2010 mortalite tablosunda yer alan verilere göre rapor düzenlenerek gerçek zararın tespit ettirilmesine, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde sgk tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkilimiz şirketin sorumluluğundan tenziline, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın aktüerya alanında uzman bilirkişi Av. ...'a tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Delillerin, hukuki yorum, irdeleme ve nihai kararın takdiri Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olmak üzere; 23.10.2018 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 4 ayda iyileşen ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek 965 oranında malul kalan davacı ...'nin; Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının; 89.607,04 TL olduğu, Davalılar ..., ... ve ... yönünden kazanın meydana geldiği 23.10.2018 tarihinden, davalılar ... Sigorta A.Ş. İle lün oluştuğu 26.12.2018 tarihinden Dava dilekçesinde güncel sürekli iş göremezlik zararının tazmini istenmediğinden ve sonuca etkili olmadığından; Sürekli iş göremezlik zararının güncel olarak hesaplanmasına gerek olmadığını bildirir rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Dava; Tazminat davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Sigorta davası açmıştır. Konunun 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde(6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 114. maddesinde; " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 02/09/2024 Tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında; " Davalının istinafı bakımından; Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır. Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir. Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur. Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır. Kısmi dava sürerken ek davanın açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir. Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve ... E. ... K., 02.06.1982 gün ve ... Esas ... Karar ve 09.11.1988 gün ve ... Esas ... K. Sayılı; ... E. ... K. Sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: 01/04/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, davacılar vekilinin HMK'nın 109. maddesine göre kısmi dava açtığı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa dahi, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça ek dava olarak geri kalan kısmını da isteyebilecektir. (Aynı yönde Nitekim Yargıtay HD nin ... esas ... karar sayılı ilamı) Somut olaya gelince, her ne kadar dava dilekçesinde bu şekilde nitelendirilmese de dava, tarafları, dava konusu aynı olan, Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile kesinleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının ek davası niteliğinde olup, talep edilen miktarların ise farklı olması nedeni ile derdestlik söz konusu değildir. Bu itibarla, davacılar tarafından daha önce açılan yukarıda belirtilen, Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile kesinleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, mahkemenin ilk vermiş olduğu kararın Anayasa Mahkemesi Kararı nedeniyle yeniden PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplanması için mahkemesine gönderildiği, bunun üzerine PMF yaşam tablosunun da esas alındığı, usule uygun 17/02/2022 tarihli aktüer raporu ile davacılardan ... için 175.750,62-TL, diğer davacı Ramazan için ise 118.861,40-TL tazminat miktarının belirlenmiş olduğu, ancak Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile ikinci ıslahın geçersiz sayılması nedeniyle ilk ıslah miktarındaki tutarlar dikkate alınarak yeniden hüküm kurulduğu ve bu şekilde kararın kesinleşmiş bulunduğu; dolayasıyla yeniden hüküm kurulan, az yukarıda numarası belirtilen Dairemiz gerekçeli kararında her ne kadar tazminat miktarı tam olarak tespit edilmemiş ise de, ilk kaldırma kararında yapılacak hesaplama biçimi gösterilmiş ve buna göre 17/02/2022 tarihli aktüer raporu ile tazminat miktarı, kaldırma kararına, usul ve yasaya uygun biçimde belirlenmiş ve bu biçimde tazminat alacağı kesinleşmiş olmakla, bu haliyle anılan fazla destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı bilirkişi raporuna göre Dairemizin ... -... Esas ve Karar sayılı ilamında hükmedilen miktarlarından yukarıda sözü edilen, kesinleşen 17/02/2022 tarihli aktüer raporundaki miktarların çıkarılması ile bakiye tazminat miktarına (davacılardan ... için 175.750,62-TL'nin asıl davada hükmedilen 91.860,21-TL'nin mahsubu ile bakiye 83.890,41-TL; diğer davacı ... için ise 118.861,40-TL'nin asıl davada hükmedilen 61.063,15-TL'nin mahsubu ile 57.798,25-TL bakiye tazminat) hükmedilmesi gerekirken, kesinleşen ve bu şekilde davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden tazminat miktarı ve davanın ek dava niteliği göz ardı edilerek, yeniden güncel verilere göre ilk kesinleşen davadaki miktarlar üzerinden yasal faiz işletilerek güncelleme yapılarak karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup, buna nedenle davalının istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 10/02/2025 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 14/02/2025 Tarih ve ... ESas ... Karar sayılı ilamlarının da aynı mahiyette olduğu anlaşılmakla, Kesin hüküm itirazında bulunulmuşsa da dava konusu talep yönü itibariyle değerlendirildiğinde itibar edilmemiştir. Zamanaşımı defileri ise Mahkememiz ara kararı ile reddine karar verilmiştir. (TBK, KTK hükümleri olan tarihi, dava tarihi, Arabuluculuk Kanununu 16, TCK hükümleri dikkate alındığında zamanaşımı defiilerine itibar edilmemiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davasının kabulü ile; 89.607,04TL'nin davalılar ...; ..., ... yönünden kaza tarihi olan 23/10/2018 tarihinden (davalılar sigorta şirketleri yönünden 26/12/2018 tarihinden başlamak ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının KABULÜ İLE; 89.607,04TL'nin davalılar ...; ..., ... yönünden kaza tarihi olan 23/10/2018 tarihinden (davalılar sigorta şirketleri yönünden 26/12/2018 tarihinden başlamak ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.121,06-TL harçtan dava başında ödenen 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.693,46-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 855,20-TL ile 6.480,00-TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.335,20-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğinc davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, 7-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2025
Katip Hakim