İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1071 E. 2025/1036 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1071
- Karar No
- 2025/1036
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1071 Esas KARAR NO : 2025/1036 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 28/05/2025 tarihli duruşmada takipsiz bırakılan yukarıda tarafı yazılı dava dosyasında davanın üç aylık süre içinde yenilenmemesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 19/02/2020 başlangıç ve 19/02/2025 bitiş tarihli Tüplü Bayilik Sözleşmesi nedeniyle müvekkilinden prim adı altında yüklü bir meblağ alan davalının, sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, davalının kötü niyetinin ortada olup, müvekkili şirketten lpg alışlarının her zaman taahhütlerinin oldukça altında olduğunu, sözleşmenin Ek Protokolünün 3.maddesi gereğince davalının aylık asgari 5 ton lpg satma taahhüdünün bulunmasına rağmen sözleşme süresi boyunca genel olarak bu taahhüdüne uymadığını, müvekkili şirket tarafından şifahi uyarılara kulak asmayan davalıya 24/12/2021 tarihli ihtarname ile bu taahhüdüne uymaması, sözleşme ve eklerine aykırı olarak bayiliğini 3.kişilere devretmesi ve vadesi geldiği halde borcunu ödememesi nedenleriyle tek taraflı ve haklı olarak sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, feshin haklı olması sebebiyle mahrum kalınan kar ile cezai bedelin ödenmesinin ve emanet olarak verilen tüplerin iade edilmesinin, aksi takdirde bu ürünlere ait fiili ödeme tarihindeki rayiç imalat bedelinin nakden ve defaten ödenmek zorunda kalınacağının da ihtar edildiğini, ihtara rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin haklı feshi nedeniyle 36.676,00 TL toplam bakiye borcun, 652.471,91 TL mahrum kalınan karın ve 1.055.555,56 TL cezai bedelin tespiti ile ödenmesini ve iade edilmeyen mallar nedeniyle Rayiç imalat bedeli üzerinden 2124 adet 2 kg piknik, 3646 adet 12 kg lık,5 adet 24 kg lık,7 adet 45 kg lık tüpün iadesini, aksi halde güncel imalat bedellerinin ödenmesini sağlamak amacıyla davalının vergi levhasını kapatması ve tacir sıfatını kaybetmesi üzerine bu kısmi davanın açılması ihtiyacının hasıl olduğunu bildirmiş, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak HMK'nun 109 maddesi uyarınca şimdilik sözleşmenin 14/g maddesi uyarınca aylık %10 gecikme faizi ile birlikte 5.000,00 TL mahrum kalınan kar alacağı, 5.000,00 TL cezai bedel ve 5.000,00 TL tüp iade bedeli olmak üzere toplam 15.000,00 TL'nin 24.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, niteliği itibari ile ticaret mahkemesinin görevine giren davalardan olup, müvekkilinin dava konusu iş esnasında tüp bayiiliği işlettiğini, uyuşmazlığa konu alacağın doğumuna sebep veren işin yürütüldüğü esnada davanın taraflarının her ikisinin de tacir olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, TTK'nun 5.maddesi gereği zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının zorunlu bulunmasına rağmen bu dava şartının yerine getirilmediğini, genel yetki kuralı gereğince davanın, müvekkilinin ikametgahı olan yetkili Bergama Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davaya konu sözleşmenin feshedilmeden önce 20.08.2021 tarihinde davacı tarafın bilgisi ve sözlü onayı dahilinde müvekkilinin ticari faaliyetlerine son verdiğini ve vergi kaydını sildirdiğini, bunun öncesinde davacının temsilcisi ve yetkilisine işletmenin devir edileceğinin bildirilmiş olup, onayının alındığını, bu tarihi müteakiben işletme kapanışının yapılıp aynı adreste üçüncü kişinin işletmeye başladığını, bu nedenle ve sözleşmenin davacının zımni onayı ile feshedilmesi nedeniyle sözleşmeden cayma cezai şart hükümlerinin geçerli olmadığını, kaldı ki belirlenen cezai şartın, şartlarının oluşmadığını, cezai şartın, TTK, TBK ve genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, her ne kadar ceza koşulunun miktarını belirlemede taraflar özgür ise de, güçlünün ekonomik olarak zayıfı ezerek ona ağır bir ceza koşulu kabul ettirmesinin olanak içinde olup, bu nedenle TBK'nun 182(2).maddesinde hakimin, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği hükmünün getirildiğini, bu yolla hakimin sözleşmeye müdahalesinin söz konusu olabildiğini, indirimin hakim tarafından resen göz önüne alınacağını, indirim koşullarının yasada belirlendiğini, belirtilen gerekçelerle haksız fesih bulunmadığı için mahrum kalınan kar başlığı altında davacının talep ettiği alacağının da hukuki dayanağının bulunmadığını, hak mahrumiyetinin sözleşme sonuna kadar talep edilemeyeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından, mahkemece belirlenen tazminat miktarı ve hesaplama yönteminin doğru bulunmadığını, sözleşme ile belirlenmemişse sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğranılan zararın hesaplanmasında, aynı nitelikte benzer bir sözleşmenin yapılabileceği makul sürenin belirlenmesinin, sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu makul süre içinde elde edilecek muhtemel gelirinin tespit edilmesinin ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapılacak tüm harcama ve giderlerin de mahsup edilmesi neticesinde belirlenecek miktarın sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr olarak hüküm altına alınması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkillerinin emanet olarak uhdelerinde tüp bulundurmadığını, talep edilen sayı ve tane bedelleri yazılı tüplerin müvekkillerinin uhdesinde bulunmadığını, sözleşmeye ve teamüle göre depozito sistemi ile çalışıldığı için müvekkillerinin bedeli ödenmemiş tüp bulundurmasının mümkün olmadığını, iade edilmeyen tüp boşu olduğunda davacı tarafın fatura tanzim ederek bunu talep edebildiğini, söz konusu iş kolunda ticari teamülün de bu şekilde olup, depozito sisteminde de satışa sunulan dolu tüplerin adedi kadar boş tüp teslim alındığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın alacağını ihtarnamesinde likit hale getirmesine ve dava dilekçesinin açıklamalar bölümünün son paragrafında alacak kalemlerini miktarları ile birlikte belirlemesine ve talep etmesine rağmen dava değerini 15.000 TL olduğunu belirterek kısmi dava ikame ettiğini, dava değerinin talebe göre artırılarak talepteki çelişkinin giderilerek somutlaştırılmasını ve buna göre harcın ikmal edilmesini talep ettiklerini bildirmiş, davanın görev ve yetki, zorunlu arabuluculuk ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin feshine dayalı cezai şart, iade edilmeyen tüp bedeli ve kar mahrumiyeti alacağı istemine ilişkindir. Dava, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin...sas sayılı dosyasında açılmış, 30/11/2022 tarihinde kesinleşen yetkisizlik kararı sonrasında Bergama .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına tevzi edilmiş, burada yargılamaya devam edilirken tahkikat aşaması sırasında 12/12/2024 tarihinde kesinleşen 22/10/2024 tarihli görevsizlik kararı sonrasında dosya mahkememize tevzi edilmiş, davacı tarafça mahkememizce 05/02/2024 tarihli duruşmada yapılan ön incelemeden önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek anlaşamama tutanağı duruşmadan önce dosyaya sunulmuş, davalı tarafın, cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş, ön incelemeden sonra tahkikat aşamasına geçilmiş, davacı vekili 19/03/2025 tarihli duruşmaya katılmış, bu duruşmadan sonra yapılan 28/05/2025 tarihli duruşmaya davacı ve davalı taraflar katılmadıkları gibi mazeret de bildirmemişler, davanın taraflarca takip edilmemesine bağlı olarak dosyanın HMK'nun 150.maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, bu karardan itibaren üç aylık süre içinde taraflarca dosya yenilenmediğinden HMK'nun 150(6). maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-HMK'nun 150(6). maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 256,17 TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 359,23 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Ön inceleme duruşmasının yapılmasından sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak; davalı yararına AAÜT'nin 7(1) maddesi uyarınca takdir edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, 4-6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan bir adet elektronik tebligat gideri 7,25 TL ile 316,75 TL posta ücretinden oluşan toplam 324,00 TL yargılama giderinin davacından alınarak, davalılara verilmesine, 7-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2025
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza