İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/855 E. 2026/210 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/855
- Karar No
- 2026/210
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/855 KARAR NO : 2026/210
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki hizmet ilişkisine istinaden müvekkil şirket tarafından ödenen 52.650,40 TL tutarın taraflar arasında kararlaştırılan hizmet alımının gerçekleşmemesi sebebi ile müvekkil şirkete iadesi amacıyla başlatılmış olan -----İcra Dairesi'nin -----. sayılı dosyasına davalı tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz edilmiş olduğundan yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğu ve duruşmalara katılım sağlanmadığı görüldü.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında: " V - SONUÇ : Detayları yukarıda verilen incelemeler sonucunda; Davacının 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil vasfı taşımadığı, takdiri delil sayılabileceği,
Davalının incelememize katılmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, dava dosyasına da herhangi bir defter ve defter kaydı sunmadığı, Taraflar arasındaki e-mail yazışmalarına göre, 12.7.2024 tarihinde davacının davalıdan antivirüs yazılımlarını 3 taksite ödenmek üzere 157.921.20 TL bedelle satın aldığı, taraflarca ilk taksitin 52.650.50 TL olarak siparişle birlikte peşin, kalan tutarın ise 5 Ağustos ve 5 Eylül tarihlerinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, Davalının davacı adına antivisüs programlarının satışı ile ilgili olarak 12.7.2024 tarih ve ----- no.lu 157.950.72 TL bedelli satış faturasını düzenlediği, davacının davalıya sözleşmeye uygun olarak 17.7.2024 tarihinde banka kanalıyla 52.650.40 TL ödeme yaptığı, davalının antivirüs yazılımlarını davacıya teslim ettiğine ilişkin olarak dava dosyasında herhangi bir teslim belgesinin bulunmadığı, davacının davalıdan satın aldığı antivirüs yazılımlarını davalının davacıya teslim etmemesi ve para iadesin de bulunmaması üzerine davacının davalı adına 6.8.2024 tarih ve ------- no.lu 157.950.72 TL bedelli iade faturasını düzenlediği, Davalının davacıya sattığı antivirüs programları ile ilgili olarak davalının davacı adına düzenlediği 12.7.2024 tarih ve ----- no.lu 157.950.72 TL bedelli satış faturasının, davacının davalıya 17.7.2024 tarihinde banka kanalıyla yaptığı 52.650.40 TL ödemenin ve davalı tarafından antivirüs yazılımlarının davacıya teslim edilmemesi, davalı tarafından davacıya para iadesi de yapılmaması üzerine davacının davalı adına düzenlediği 6.8.2024 tarih ve --- no.lu 157.950.72 TL bedelli iade faturasının davacının ticari defter ve cari hesap kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı ticari defter ve cari hesap kayıtlarında davacının davalıdan 7.10.2024 takip tarihi itibariyle 52.650.40 TL alacaklı gözüktüğü, Davacının davalıdan satın aldığı antivirüs programları için davacının davalıya 52.650.40 TL peşin ödeme yaptığı ancak davalı tarafından davacıya antivirüs programlarının tesliminin yapılmadığı, davalı tarafından davacıya para iadesinde bulunulmadığı anlaşıldığından davacının davalıya yaptığı 52.650.40 TL tutarındaki peşin ödemeyi davacının davalıdan talep edebileceği, bu kapsamda davacının davalıdan 7.10.2024 takip tarihi itibariyle 52.650.40 TL alacaklı olduğu, 52.650.40 TL tutarındaki alacağa 7.10.2024 takip tarihinden itibaren TTK.’nun 1530. Maddesi hükmü doğrultusunda değişen oranlarda faiz talebinde bulunulabileceği,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLER
----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası kayıtları,
*Davacı şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları, *Bilir kişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı, İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosya kayıtları arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3)"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
"
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. "
Madde 83-(1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
" Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK)m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut olayda; Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve özellikle alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava; taraflar arasında kurulan hizmet ilişkisi kapsamında davacı tarafından yapılan ödemenin karşılığında hizmetin ifa edilmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar arasındaki e-posta yazışmaları, düzenlenen faturalar, ödeme dekontu ve noter ihtarnameleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında antivirüs yazılımı teminine yönelik bir hizmet/satış ilişkisi kurulduğu, bu kapsamda davacı tarafından toplam 157.950,72 TL bedelin ilk taksiti olarak 52.650,40 TL nin 17.07.2024 tarihinde davalıya ödendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından yapılan ödemenin ticari defter ve kayıtlarla uyumlu olduğu, davalı tarafça herhangi bir ticari defter ibraz edilmediği, davalı tarafından davacıya söz konusu antivirüs yazılımlarının teslim edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, davacı tarafından hizmetin ifa edilmemesi üzerine iade talebinde bulunulduğu ancak davalı tarafından herhangi bir iade yapılmadığı açıkça tespit edilmiştir. Bu durumda, davalı tarafça sözleşme kapsamında üstlenilen edimin yerine getirilmediği, buna rağmen davacıdan tahsil edilen 52.650,40 TL bedelin iade edilmediği anlaşılmakla; davalının bu bedel yönünden haklı bir neden olmaksızın malvarlığında artış sağladığı, davacının ise aynı miktarda fakirleştiği, böylelikle Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme şartlarının somut olayda gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça icra takibine itiraz edilerek borcun bulunmadığı ve zamanaşımı def'inde bulunulduğu ileri sürülmüş ise de ; davalı tarafça bu iddiaları destekler nitelikte herhangi bir delil sunulmadığı, ayrıca alacağın niteliği ve ödeme tarihi dikkate alındığında zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının davalıya ödediği 52.650,40 TL nin davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın uhdesinde tutulduğu, davalının bu bedeli iade ile yükümlü olduğu, davacı tarafından başlatılan ---. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haksız olduğu sonucuna varılmıştır.Öte yandan, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu karşısında haksız olduğu, davalının borcu bulunmadığına ilişkin iddiasını ispat edemediği, bu suretle takibin uzamasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesi uyarınca davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak miktarının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin 52.650,40 TL asıl alacak ve işleyecek avans faizi ile devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 52.650,40-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA, 3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 3.596,55-TL harçtan peşin alınan 635,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.960,66-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 1.211,79- TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 9.913,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzene karşı davalı yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.