İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/858 E. 2026/91 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/858
- Karar No
- 2026/91
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/858 Esas KARAR NO : 2026/91 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/11/2024
Mahkememizde görülen davanın Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA;Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket hakkında --------İcra Müdürlüğünün -------- E.sayılı dosyası ile fatura Alacağı için ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu tarafın takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmanın sağlanmadığını, davalı borçlu taraf davacı müvekkili şirkete aynı taşımacılık işinden doğan borcun bir kısmını ödediğini, bakiye alacağın ödenmediği içinde hakkında icra takibi başlatmak durumunda kaldıklarını, davalı borçlu şirket hiçbir sebep göstermeden aradaki ticari ilişkiyi inkar ederek takip konusu borca itiraz ettiğini, Davalının icraya yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazı nın iptali ile takibin devamını, alacağın % 20 inkar tazminatı ile ve faiziyle birlikte tahsilini, İtirazın iptali ve takibin devamını, alacağın reoskont faiziyle birlikte tahsilini,iptali ve takibin devamını, alacağın reoskont faiziyle birlikte tahsilini, haksız yere borca itiraz eden borçlu hakkında % 20 ‘dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, masraf yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletinde karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, servis taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, Bu faaliyeti çerçevesinde, şartlarına sahip olan taşımacılarla servis taşımacılığı sözleşmesi yaparak müşterilerine hizmet vermekte, bu sözleşme kapsamında anlaşmış olduğu araç sahiplerine hizmeti karşılığında sözleşme şartları kapsamında ücretlerinin ödendiğini, davacının sözleşme yapılan araç sahiplerinden biri olduğunu ve kendisi ile de iki adet sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmelerden birinin 23/05/2024 tarihli --------- hattı taşıma sözleşmesi ve 23/05/2024 tarihli -------- hattı taşıma sözleşmesi olduğunu, Sözleşmenin bu şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen, davacı -------, Sözleşmeleri, sözleşmeye uygun olarak 30 gün öncesinde yazılı olarak bildirimde bulunmak kaidesine aykırı şekilde usulsüz olarak feshettiğini, (İşe gitmeme tutanakları ekte sunulmuştur.) Bu konuda bilahare dava açılarak iş bu dava ile birleştirilmesi talep edileceğini, Davalı, müvekkili ile sözleşme imzaladıktan sonra, akabinde daha iyi para veren başka bir taşımacı ile anlaşarak sözleşmeye aykırı olarak işi terk ettiğini, Bu husus, taşıma işi yapan müvekkili gibi diğer şirketlerin çok önemli bir sorunu olduğunu, Zira, taşımacı, bir şoför ile anlaştığını, bütün müşterilerine bu şoföre göre ayarladıktan sonra, şoförün daha iyi bir bir teklif alıp işi bırakması, şirketi mağdur ettiği gibi, okula gitmesi gereken öğrencilerden tutun da işe gidecek personellere kadar her taşınanın mağduriyetine sebebiyet verdiğini, sözleşmelerin 20. Maddesi cari hesap sözleşmesine ilişkin olduğunu, Gerek Türk Ticaret Kanunun 89 ve devamı maddeleri, gerekse sözleşmelerden anlaşılacağı üzere hesap kat edilmeden icra takibi başlatılamayacağını, Davacı, sözleşmeye aykırı davranarak hesabı kat etmeden icra takibi başlatmıştır. Tarafınca bu takibe itiraz edilmesi üzerine, açılan iş bu itirazın iptali davası gözleşmeye ve TTk 97 hükmüne aykırı olduğunu, İİK 67/2 maddesi "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiğini, Bu düzenleme gereği, borçlu olduğu halde borcu olmadığını iddia ederek, müvekkilinin alacağını geciktiren davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra Kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin servis taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, Bu faaliyeti çerçevesinde, şartlarına sahip olan taşımacılarla servis taşımacılığı sözleşmesi yaparak müşterilerine hizmet vermekte, bu sözleşme kapsamında anlaşmış olduğu araç sahiplerine hizmeti karşılığında sözleşme şartları kapsamında ücretleri ödendiğini, davalının da sözleşme yapılan araç sahiplerinden biri olup, 23/05/2024 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, taraflar arasında 23/05/2024 tarihinde -------- hattı taşıma sözleşmesi akdedildiğini, Taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki devam ederken, davalının hiçbir gerekçe göstermeden ve sözleşme gereği yazılı bildirimde bulunmadan işi bıraktığını, Davalının, işi usulsüz terk etmesi nedeniyle her iki sözleşme açısında ortaya çıkan 2 aylık hak ediş bedelinin tahsili için tahsili için-------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini, davalının sözleşmelere aykırı davranışını görmezden gelerek davacıdan alacaklı olduğundan bahisle --------- Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtığını davanın halen derdest olduğunu, iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla ve yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle; Öncelikle davanın, --------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile, Davalı/borçlunun -------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve takibin devamına, takip konusu alacak likit olduğundan ve Davalı/borçlunun itirazında haksızlığı gözetilerek takip konusu alacağın %30'u oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça taşıma sözleşmesinden kaynaklı davalı müvekkilinin taşıma sözleşmesindeki şartlara aykırı olarak "hiçbir gerekçe göstermeden ve sözleşme gereği yazılı bildirimde bulunulmadan işi bırakma" gerekçesi ile cayma bedelinin öncelikle tahsili için --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, taraflarınca yapılan yapılan itiraz üzerine de huzurdaki davayı açtıklarını, Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde; Taşımacı, sözleşme kapsamında çalıştırdığı sözleşmeli taşımacının, sözleşmede belirlenen aylık ödemelerini hizmet verilen ayın bitiminden sonra fatura kesiminden itibaren 30(otuz) gün içerisinde ve iş akdinin sona ermesi durumunda hizmet verilen bitiminden sonra fatura kesiminden itibaren 45(kırkbeş) gün içerisinde düzenli olarak fatura karşılığı---------- Bankasının sözleşmeli taşımacı adına açılmış hesaba ödeyecek olduğunu, Bu ödemenin yapılması, sözleşmeli taşıyıcının işi bırakma biçimine göre, yapılması gereken kesintilerin yapılması, avans olarak almış olduğu yakıt bedelinin mahsup edilmesine müteakip gerçekleştirileceğini, taraflarından düzenli bir şekilde ödenmesi gereken hak edişlerin fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine öncelikle --------- İcra Müdürlüğünün --------- E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi üzerine de --------- E.sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, huzurdaki dava ile taraflarının davacı olduğu --------- E. Sayılı dava dosyalarındaki dava konusunun her iki davada da sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu, davaların tarafları, konusu ve niteliği birlikte değerlendirildiğinde aynı olaydan kaynaklanan her iki davanın birlikte aydınlatılmasında yarar olduğu dikkate alınarak Mahkemeniz dosyasının ---------- E.sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın sözleşmenin feshi başlıklı 16. maddesine atıfta bulunarak sözleşmenin 23.05.2024-31.12.2025 tarihleri arasında) kurulduğunu ve 2 ay boyunca feshedilemeyeceğini ve 30 iş günü öncesinde yazılı bildirimde bulunmak şartlarının yerine getirilmediğini iddia ettiğini ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davacı tarafın açmış olduğu davadaki talepleri haksız ve mesnetsiz olduğundan reddine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletinde karşı yana tahmiline, dosyanın --------- E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA;Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, servis taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyeti çerçevesinde, şartlarına sahip olan taşımacılarla servis taşımacılığı sözleşmesi yaparak müşterilerine hizmet vermekte, bu sözleşme kapsamında anlaşmış olduğu araç sahiplerine hizmeti karşılığında sözleşme şartları kapsamında ücretleri ödenmediğini, davalının da, sözleşme yapılan araç sahiplerinden biri olduğunu, ve kendisi ile, 23/05/2024 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, taraflar arasında 23/05/2024 tarihinde -------- hattı taşıma sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmelerin süresi ve feshi başlıklı 16. Maddesi gereği ''sözleşmelerin geçerlilik süresi 23/05/2024 / 31/12/2025 tarihleri arasıdır.'' Aynı maddenin 2. fıkrasında "sözleşmeli taşımacı sözleşmeyi feshetmek istediğini 30 gün önceden yazılı şekilde haber vermek suretiyle sözleşmeyi sonlandırır ve işi bırakırsa... İşbu sözleşmenin 15/1 maddesinde belirtilen bedelin 2 katını cayma cezası olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. '' şeklinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki devam ederken, davalı hiçbir gerekçe göstermeden ve sözleşme gereği yazılı bildirimde bulunmadan işi bıraktığını, bu arada şunu belirtmekte fayda görüyoruz ki, müvekkil şirket faaliyeti çerçevesinde değişik kurumlarla, okullarla ve sair iş yerleri ile yapmış olduğu sözleşmeler karşılığı edimini yerine getirmek için davalı gibi araç sahibi şoförler ile sözleşme yapmakta ve onlara güvenerek taşıma işini gerçekleştirdiğini, şoförün habersiz işi bırakması, müvekkilin müşterilerine karşı yükümlülüklerini yerine getirememesine, taşıması gereken gerek öğrenci gerekse personelin ortada kalmasına sebebiyet vermediğini, dolayısıyla işi bırakacak şoförün önceden haber vermesi ve müvekkilin kendini buna göre başka şoförler bulması işin devamı açısından hayati öneme sahip olduğunu, müvekkili şirketin tüm şifai uyarılarına ve çabasına rağmen söz konusu alacağını tahsil edemediğinden, yasal yollarla alacağının tahsili yoluna giriştiğini, ancak davalı, dava konusu icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu tarafından İtiraz alacaklı tarafa tebliğ edilmediğini, bununla birlikte dava sözleşmelere aykırı davranışını görmezden gelerek, müvekkilden alacaklı olduğundan bahisle --------- Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtığını, bu davanın derdest olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu meblağ davacının alacaklı olduğundan mahsup edilerek esasen hangisi daha fazla ise o miktara hükmedilmesini, bu iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, öncelikle davanın, ---------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine davanın kabulü ile, Davalı/borçlunun --------İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve takibin devamına, takip konusu alacak likit olduğundan ve Davalı/borçlunun itirazında haksızlığı gözetilerek takip konusu alacağın %30'u oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçeleri, cevap dilekçesi, tarafların BA-BS kayıtları, davacının --------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, birleşen --------- Esas sayılı dosya aslı ile birleşen --------- Esas sayılı dosya aslı bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Asıl ve birleşen davalar, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlık konusu; asıl ve birleşen davalarda, icra takibine konu alacak nedeni ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava davacısının taşımacılık faaliyeti kapsamında davacıya hizmet verdiği, ancak verdiği hizmet karşılığında alacağının bir kısmını alamadığı iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, asıl dava davalısı tarafından ise ------- Esas ve -------- Esas sayılı dosyaları ile davalı aleyhine sözleşmeden kaynaklı olarak cezai şart alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, dosyaların mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görülmüştür.Taraflar arasında 23/05/2024 tarihli taşıma sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme uyarınca taşımacının -------- Şirketi, sözleşmeli taşımacının ------- olduğu, anlaşma uyarınca taşımacının yüklenmiş olduğu taşımacılık hizmetinin sözleşmeli taşımacı vasıtası ile yerine getirileceği, sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre taşımacının sözleşme kapsamında çalıştırdığı sözleşmeli taşımacının sözleşmede belirlenen aylık ödemelerini hizmet verilen ayın bitiminden sonra fatura kesiminden sonra 30 gün içinde ödemesi gerektiği, sözleşmenin 16. maddesi gereği sözleşmeli taşımacı sözleşmeyi feshetmek istediğini 30 gün önceden yazılı şekilde haber vermek suretiyle sözleşmeyi sonlandırır ve işi bırakırsa... işbu sözleşmenin 15/1 maddesinde belirtilen bedelinin 2 katı cayma cezası olarak ödeyeceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Asıl davada davacı sözleşmeli taşımacı sıfatına sahip-------- verdiği hizmetin tamemen karşılığının davalı tarafça ödenmediği iddiası eldeki davayı açtığı, davalının ise davacının sebepsiz yere işi bıraktığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 16 maddesinde yer alan fesih sürelerine uymadan işi bırakması nedeni ile cezai şart ödemesi gerektiği savunmasını ileri sürdüğü görülmüştür. Yine, davalı taraf, davacının verdiği hizmet karışığı kestiği ve icra dosyasına dayanak yapılan faturalara itirazlarının olmadığını ancak mahsup kapsamında cezai şart bedeli düşüldükten sonra davacıya ödeme yapıldığını, kalan miktar yönünden davacının haksız olduğunu beyan etmiştir. Birleşen davaların davacısı --------- Şirketi olup, davalı -------- her iki sözleşmenin 16. Maddesine aykırı olarak işi bırakması nedeni ile cezai şartların tahsili için icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine birleşen davaların açıldığı görülmüştür. Eldeki davada üzerinde durulması gereken husus tarafların sözleşme kapsamında edimlerini gereği gibi ifa edip etmedikleri ve sözlemenin cezai şart maddesinin somut olayda uygulama bulup bulamayacağı hususudur. Davacı ------- kendisine ödeme yapılmadığı için işe gitmediğini iddia etmiştir. Buna göre, dosyadaki delillere baktığımızda; taraflar arasındaki sözleşme 23/05/2024 tarihinde akdedilmiştir. Davacı --------- tarafından davalı şirkete 31/05/2024, 07/06/2024, 30/06/2024, 26/07/2024 tarihlerinde fatura kesilmiş, davalı tarafça davacıya 01/07/2024 tarihinde 16.393,58 TL ödenmiş, davacı tarafça ödeme düşülmek sureti ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre taşımacının sözleşme kapsamında çalıştırdığı sözleşmeli taşımacının sözleşmede belirlenen aylık ödemelerini hizmet verilen ayın bitiminden sonra fatura kesiminden sonra 30 gün içinde ödemesi gerekmektedir. Davalı vekili beyanında davacının işe gelmemesi nedeni ile cezai şart bedeli mahsup edilerek ödemenin yapıldığını ileri sürmektedir. Ancak dosyaya sunulan işe gelmeme tutanakları 09/09/2024, 10/09/2024, 11/09/2024, 11/07/2024, 12/07/2024, 13/07/2027 tarihlerine ilişkindir. Buna göre davacı --------- işe gelmemesi nedeni ile cezai şart bedelinin sözleşme bedelinden mahsup edildiği ve --------- cezai şart kapsamında tazminat alınacağı iddiası davalı tarafça ispat edilememiştir. Nitekim davacının sözleşme kapsamında verdiği hizmet karşılığı olan bedeli alamadığı için sözleşme edimini yerine getirmediği anlaşılmış olup, buna göre sözleşmenin 16. maddesindeki 30 günlük fesih süresinin eldeki dava için uygulanmasını beklemek imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle; davacının parasını alamamasına rağmen işi yerine getirmesinin kendisinden beklenemeyeceği, buna göre davalının kabulünde olan fatura bedeli kadar davacının alacaklı olduğu, sözleşme kapsamında ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının sözleşme maddesi uyarınca cezai şart talep edemeyeceği kanaati ile asıl davanın kabulüne, asıl davaya konu alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karşı davaların reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Asıl davanın KABULÜ İLE, davalının --------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, 2-Asıl alacak miktarı olan 65.161,68 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Birleşen davanın reddine, 4- Asıl davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.451,15 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 786,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.664,17 TL harcın davalı -------- Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Asıl davada; Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 786,98 TL peşin harcın toplamı 1.214,58 TL'nin davalı --------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Asıl davada; davacının yapmış olduğu yargılama gideri olan 60,00 TL tebligat ve müzekkere giderin davalı -------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Asıl davada; davalının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Asıl davada; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki tarife uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı --------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 9-Asıl davada; Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalı ---------- Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Birleşen davalarda; 10---------- esas sayılı birleşen davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 628,03 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 103,97 TL harcın davacı -------- Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-------- esas sayılı birleşen davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.000,54 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 268,54 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı --------- Şirketi'ne iadesine, 12-------- Esas sayılı birleşen davada; Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacı -------- Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 13-------- Esas sayılı birleşen davada; Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacı --------- Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 14-Birleşen davalardan davacı --------- Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 15-Birleşen davalarda davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 16--------- Esas sayılı birleşen davada; Davalı --------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 17--------- Esas sayılı birleşen davada; Davalı --------- vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 18-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 04/02/2026