İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/852 E. 2025/602 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/852
- Karar No
- 2025/602
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/852 Esas KARAR NO : 2025/602 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile birleşen ...San.ve Tic.A.ş ile ... San.Tic.Ltd.Şti. arasında yapılan ticari satışlar neticesinde, müvekkili şirket tarafından 12.01.2018 tarihli 9.632,91 TL tutarlı, 16.01.2018 tarihli 2.432,16 TL tutarlı, 23.01.2018 tarihli 1.569,11 TL tutarlı, 13.02.2018 tarihli 6.022,08 TL tutarlı, 16.02.2018 tarihli 7.465,32 TL tutarlı, 19.03.2018 tarihli 7.579,68 TL tutarlı, 20.03.2018 tarihli 3.416,58 TL tutarlı, 30.03.2018 tarihli 23.214,60 TL tutarlı, 18.05.2018 tarihli 8.527,62 TL tutarlı, 08.05.2019 tarihli 4.366,47 TL tutarlı faturaların düzenlendiğini fakat bu tutarların davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İzmir... İcra Müdürlüğü’nün...E sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, borçlunun, ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra haksız, mesnedsiz ve tamamen alacağı sürüncemede bırakmak amacı ile ve kötü niyetle borca itiraz ettiğini ve davaya konu icra takibinin İİK hükümlerince durduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun itirazının iptaline, İzmir...cra Müdürlüğü'nün... Esas numaralı takibin devamına, itirazın, alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla ve kötüniyetli olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine açılan eldeki davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, müvekkili şirketin davacıya talep edilen tutarda da borcunun bulunmadığını, davanın hem usul de esas yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan haksız icra takibine 27/07/2022 tarihinde itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin, davacıya, takibe konu edilen tutarda borcunun bulunmadığını, davacı şirket ile birleşen şirket ... San ve Tic AŞ muhasebe çalışanları ile müvekkili şirket muhasebe çalışanları ile yapılan mutabakatların mevcut olduğunu, 21/12/2018 tarihli mutabakatta müvekkili şirketin, birleşen şirket ...AŞ ye olan borcunun 18.138,22-TL olduğu hakkında mutabakat sağlandığını, mutabakata aykırı olarak 119.616,22-TL alacak için icra takibi başlatıldığını ve bu itirazın iptali davasının ikame edildiğini, takibe konu borcun gerçek/doğru tutarı yansıtmadığı gibi davacı tarafça sunulan "ödemesi geciken faturalarımız için vade" açıklaması ile tanzim edilen vade farkı faturalarının hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, bu faturaların müvekkili şirket tarafından da kabul edilmediğini, taraflar arasında vade farkı uygulamasının kabul edildiği bir cari hesap sözleşmesinin de olmadığını, müvekkili şirketin icra takibi öncesi temerrüde düşürülmediğini, dolayısıyla asıl alacağa işletilen ve talep edilen temerrüt faizinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın hem usul hem de esastan reddine, müvekkili şirketin yapmış olduğu itirazda kötüniyeti bulunmadığından ve alacak likit olmadığından icra inkar/ kötüniyet tazminatının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, davacı şirket ile birleşen ...San.ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket arasında yapılan ticari satışlar neticesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Ticaret Anonim Şirketi olduğu, borçlusunu.San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, davacı vekilinin davalı şirket aleyhine 74.226,53-TL fatura alacağı ve 45.389,69-TL işlemiş faiz olmak üzere 119.616,22-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 11/02/2025 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerinin, müvekkillerine ait ticari defter ve belgelerin uyap sistemi üzerinden mahkememize bildirildiği beyan dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş oldukları görülmüştür. Davacı vekili tarafından 26.02.2025 havale tarihli dilekçesi ile müvekkiline ait defterlerin "... Mh. ... Cd. ... Sk.No:.../İSTANBUL"da bulunduğunun bildirilmesi üzerine mahkememizce İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 17/04/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; her ne kadar davacı firma vekili tarafından 2018 - 2019 takvim yılında düzenlenmiş olan toplamda 10 adet 74.226,53 TL için tutarlı faturalar için takip başlatılmışsa da davacı firma defter kayıtlarında davacı firmanın davalı firmadan cari hesap alacağının 24.504.70 TL olduğu hususlarında görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosya davalı defterlerinin incelenmesi için SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 07/05/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının yasal defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davalının yasal defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3.maddesi ve VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca noter açılış onayının yasal süresinde yaptırıldığı, 2018-2019 yıllarına ait yevmiye defterinin 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken noter kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırıldığı; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında yazılı olarak sunulmuş bir sözleşme olmadığı, davalının davacıya 2018 ve 2019 yıllarında toplamı 74.226,53 TL olan 10 adet fatura düzenlendiği, faturaların tarafların ticari defter kayıtlarında olduğu, düzenlenen malzeme faturalarına yapılan itiraz olmadığı, tarafların defterlerinde açılış bakiyesinin 2018 yılı açılış bakiyesinin 13.347,40-TL olduğu, davalı defter kayıtlarına göre takip tarihi 26.07.2022 itibariyle davacının davalıdan 40.104,70 TL alacaklı olduğu görülmüşse de davalı defter kayıtlarında 02.01.2019 tarihinde banka havalesi ile yaptığı 18.000-TL tutarında işlemin defter kayıtlarında olmadığı, davalı firmanın şirket merkezinde takibi yapılan kayıtlarda havale kaydının olduğu, davacı defterlerinin incelendiği 17.04.2025 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasında 2019 yılı cari hesap hareketlerinde 02.01.2019 tarihli banka havalesinin kayda alındığının görüldüğü, davalı defter kayıtlarında 07.09.2018 (belge tarihi 06.09.2018) tarihli 2.400,00-TL tutarında banka havalesinin davacı defter kayıtlarında olmadığı, davalı firmanın şirket merkezinde takibi yapılan kayıtlarda havale kaydının olmadığının görüldüğü, davalı defter kayıtlarına sehven kaydedildiğinin anlaşıldığı, davalı defter kayıtlarına göre takip tarihi 26.07.2022 itibariyle davacının davalıdan 24.504,70 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmasının mümkün olduğu hususlarında görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişilerin raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari iş kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, icra dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 74.226,53-TL fatura alacağı ve 45.389,69-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.616,22-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacıya ve davalıya ait delil niteliğini haiz olan ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere icra takip tarihi itibariyle davacılının davacıya fatura borcundan kaynaklı 24.504,70-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın bu miktar yönünden yerinde olmadığı, diğer yandan takibe ve davaya konu alacağın likit ve taraflarca bilinebilir durumda olduğu, bu itibarla takibe itirazında haksız çıkan davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 1-Davalının İzmir...İcra Müdürlüğü ... sayılı icra takip dosyasına yaptığı borca itirazının 24.504,70-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE ve takibin 24.504,70-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda (%17,25) işleyecek faizi ile birlikte devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.673,92-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.444,67-TL harçtan mahsubu ile bakiye 229,25-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 90,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.094,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.453,28-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.444,67-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.872,27-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 24.504,70-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 2.480,83-TL'sinin davacıdan tahsili, 639,17-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/06/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza