İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/849 E. 2026/280 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/849
- Karar No
- 2026/280
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/849 KARAR NO : 2026/280
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2024 KARAR TARİHİ : 08/04/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ---- yetkili servisi olarak faaliyet gösteren müvekkili şirket, davalı firmaya ait ----- plakalı araçların bakım ve onarımını yapıldığını, Davalı firmaya ait araçların onarımı ve genel bakımı müvekkili şirketin servisinde, müvekkili şirket tarafından yapılarak çalışır vaziyette davalıya teslim edildiğini, Bakım ve onarım işi dolayısıyla davalı firmaya; -29.05.2024 tarihli ---- numaralı 40.000,75- TL bedelli, 25.06.2024 tarihli ------ numaralı 121.068,35- TL bedelli faturaları düzenlendiğini, Bu faturalar davalı firma tarafından ticari defterlerine işlenmiş olduğunu, dönem KDV beyannamelerinde kullanılmış (indirim konusu yapılmış) ve fakat bedelleri tam olarak müvekkiline ödenmediğini, Müvekkili şirket, davalıya ait araçların hasar onarımını ve genel bakımını yaparak araçları davalıya eksiksiz olarak teslim ettiğini, Taraflar arasındaki ticari münasebet kapsamında müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davalı, müvekkilinin iyiniyetli tüm çağrılarına rağmen fatura bedellerini ödemediğini, Davalının kötüniyetli bu tutumu nedeniyle müvekkilinin, alacağın temini tahsili amacıyla yasal yollara başvurmaktan başka çaresi kalmadığını, Faturalardan kaynaklanan alacağın temini tahsili amacıyla davalı hakkında 05/08/2024 tarihinde--- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı firma takip başlattıktan sonra müvekkili şirkete 06/08/2024 tarihinde 160.000,00-TL (YüzAltmışBinTL) ödeme yaptığını, Ancak bakiye alacak ve takibin ferilerini ödemediğini, İcra dosyasından gönderilen örnek no (7) ödeme emrini tebliğ alan davalı tamamen zaman kazanmak amacıyla borca itiraz ettiğini, İtiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle müvekkili şirket halen alacağına kavuşamadığını, Zaman kazanma amacına matuf olan vaki itiraz haksız ve kötüniyetli olup iptaline karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu alacağının likit ve muaccel olmakla birlikte hiçbir teminata bağlı olmadığını, Müvekkili şirketin, ticaret ahlakına ve güven ilişkisine önem verdiğinden davalıdan herhangi bir teminat talep etmediğini, Ancak görüldüğü üzere müvekkilinin bu iyiniyeti açıkça suiistimal edildiğini, Davalı, borçlarını ertelemek /borçlarından kurtulmak amaçlı davranışlar sergilediğini, alacağının faturaya dayalı olması ihtiyati haciz kararı verilmesine mani olmadığını, İ.İ.K 257. maddesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat şartı aranmakta olup kesin bir ispat şartı bulunmadığını, sunmuş oldukları ve ilk aşamada celp edilecek delillerini yaklaşık ispat şartını sağladığını, ticari defterlerin incelenmesi ile de alacağının kesin olarak ispat edilebileceğini, yaklaşık ispat için kanaat oluşturacak sayıda yeterli delil sunulmadığını, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdinde ki hak ve alacakları için ihtiyati haciz konulmasını, Davalının --- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasına konu borca yapmış olduğu itirazının 39.262,09-TL bakiye alacak üzerinden iptali ile takibin devamını, bu miktara kısmi ödeme tarihi olan 06/08/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasını, Haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, Yargılama harç ve giderleriyle, ücreti vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı-karşı davalı, --- yetkili servisi olarak faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkiline ait --- ve ----- plakalı araçların bakım ve onarımını yaptığını, Davacı-karşı davalı bakım ve onarım işi dolayısıyla müvekkili firmaya; 29.05.2024 tarihli ----- numaralı 40.000,75- TL bedelli, 25.06.2024 tarihli ------ numaralı 121.068,35- TL bedelli faturalar düzenlediğini, Söz konusu faturaların bedelleri müvekkili tarafından ödendiğini, Müvekkiline ait araçların bakım ve onarımı en fazla 15-20 gün gibi bir sürede yapılabilecekken davacı-karşı davalının ihmali, işi sürüncemede bırakması nedeniyle müvekkiline ait araçlar 44 gün sonra müvekkiline teslim edilebildiğini, Davacı-karşı davalı yaptığı onarım hizmeti için yukarıda belirtilen faturalarla müvekkiline toplamda 161.078,40TL borç çıkarıldığını, Müvekkili araçların geç teslim edilmesi nedeniyle indirim talebinde bulunduğunu, Ancak karşı tarafın yetkilileri esaslı bir indirim talebini kabul etmediğini, küsürattan vazgeçebileceklerini, dolayısıyla borcun 160.000,00TL olarak ödenebileceğini söylediğini, Taraflar arasında borcun indirilmesi konusunda müzakereler devam ederken ve müvekkili rakamın 160.000,00TL'nin altına düşürülmesini beklerken davacı-karşı davalı uzlaşmaya fırsat vermeden kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, Davacı-karşı davalı 05.08.2024 tarihinde---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattığını, Müvekkili, aleyhine icra takibi başlatıldığını dahi bilmeden karşı tarafın indirim yapmayacağına kanaat getirmesi üzerine davacı-karşı davalı şirket yetkilisinin sözüne binaen 06.08.2024 tarihinde davacı-karşı davalı şirkete 160.000,00TL ödeme yapıldığını, Dolayısıyla müvekkilinin borcunun kalmadığını, müvekkilinin kendisine tebligat yapılamadan ve ödeme emri düzenlenmeden borcunu ödediğini, Bu da müvekkilinin iyi niyetli olduğunu gösterdiğini, Müvekkili, davacı-karşı davalının talep ettiği 160.000,00TL'yi ödediğinden borcunun kalmadığını, hatta karşı tarafın araçları geç teslim etmesi nedeniyle büyük zarara uğradığını ve bu nedenle alacaklı duruma geçtiğini düşünerek 07.08.2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, Davacı-karşı davalı, müvekkilinin kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini iddia ederek Mahkemeniz nezdinde itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli işbu davayı açtığını, Davacı-karşı davalı, müvekkilinin kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini iddia etmiş ise de; esasen burada kötü niyetli olarak hareket eden davacı-karşı davalının olduğunu, Zira müvekkili, kendisinden istenen bedeli ödediğini, Davacı-karşı davalı, müvekkilinin ödeme yapacağını bildiği halde icra takibi başlatıldığını, Bu nedenle de davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Davalı karşı davacı vekilinin karşı dava dilekçesinde özetle; karşı davaya ilişkin beyanları ile; Davalı-karşı davacı müvekkili şirket, uzun yıllardan beri iş ayakkabısı üretmekte olduğunu, Yurt içinde satışlar yaptığı gibi yurt dışına da ihracat yapmakta olduğunu, Türkiye de bir çok bayilik verdiğini, Müvekkili şirkete ait ----- plakalı araçlar 14.05.2024 tarihinde bakım ve onarım için araç servisi olan davacı-karşı davalıya teslim edildiğini, Yapılacak işlemler en fazla 15-20 gün içinde tamamlanabilecekken müvekkiline ait araçlar 25.06.2024 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, Davacı-karşı davalının müvekkili şirkete ait araçları geç teslim etmesi nedeniyle müvekkilinin yapmayı planladığı sevkiyatların bir kısmı yapılamamış olduğunu ve siparişlerin iptal edildiğini, Bu nedenle de müvekkili bu satışlardan elde edeceği kardan mahrum kaldığını, Ayrıca siparişlerin zamanında teslim edilememesi nedeniyle müvekkili müşteri kaybına da uğradığını, Müvekkili şirketin zararı sadece sevkiyat yapılamaması nedeniyle iptal edilen satışlardan elde edeceği karı elde edememesinden ve müşteri kaybından ibaret olmadığını, Müvekkiline ait araçların bakım ve onarımını makul bir sürede yapamayan davacı-karşı davalının, müvekkiline ikame araç bedeli ödemesinin gerektiğini, ikame araç bedeli aracın onarım sürecinde veya bir kaza sonucu kullanılamaması durumunda, bu süre boyunca başka bir araç kullanmak zorunda kalmaktan kaynaklanan maddi kaybın karşılığı olan kiralama bedeli olduğunu, araç ikame bedeli hesaplanırken emsal araçların kiralama bedeli üzerinden hesaplama yapıldığını, Ancak şunu da belirtmekte yarar olduğunu, İkame araç bedeli için kişinin araç kiralamış olması gerektiğini, Aracın yattığı süre içerisinde günün koşullarına göre muadil bir aracın kiralama bedeli ikame araç olarak hesaplandığını, Araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken onarımı yapılan aracın onarım işlemlerinin ne kadar sürede tamamlanabileceği ve gecikmenin ne kadar olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmesinin gerektiğini, Ayrıca mahrum kalınan araca emsal bir araç için ödenecek bedel de bilirkişi tarafından tespit edilerek uğranılan zarar belirlenmesinin gerektiğini, Nitekim yerleşik yargı içtihatları da bu yönde olduğunu, Müvekkili şirket, davacı-karşı davalı tarafından yapılan araç bakım ve onarım işlemlerinin davalı-karşı davacının kusurlu davranışı nedeniyle olması gerekenden çok daha uzun sürmesi nedeniyle maddi kayba uğradığını, sipariş aldığı ürünlerin sevkiyatı aksamadığını ve satışların iptal edildiğini, Bunun dışında verilen siparişlerin iptal edilmesi nedeniyle müşterilerini de kaybettiğini, Müvekkilinin uğradığı bu zararların ve araç ikame bedelinin davacı-karşı davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, Davacı-karşı davalının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, Davacı-karşı davalının haksız ve kötü niyetle icra takibi yapmış olması nedeniyle takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir edilecek kötü niyet tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, haklı davalarının kabulü ile; müvekkili şirkete ait araçların davacı-karşı davalının kusurlu davranışı nedeniyle olması gerekenden çok daha uzun süre serviste tutulması sebebiyle başta ikame araç bedeli olmak üzere müvekkilinin uğradığı zararın bilirkişi tarafından tespiti ile HMK'nın 107. Maddesi uyarınca sonradan artırılmak üzere şimdilik 5.000,00TL zararın davacı-karşı davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine Karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili tarafından sunulan karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle; ----- plakalı araçların bakım ve onarımının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bakım ve onarım işleri 15-20 günde yapılabilecek iken araçların serviste 44 gün beklediğini, 14.05.2024 tarihinde servise bırakılan araçların kendilerine ancak 25.06.2024 tarihinde teslim edilebildiğini, araçların geç teslimi nedeniyle zarara uğradıklarını, bakım ve onarım bedeline karşılık düzenlenen faturaları şifahen konuşulan rakam üzerinden ödeme emrinin tebliğinden önce ödediklerini iddia ederek asıl davanın reddini, ikame araç bedelinin tahsili istemi ile açtıkları karşı davalarının ise kabulünü istediği görüldüğünü, Davalı-karşı davacının asıl dava yönünden ileri sürdüğü iddiaları tamamen hayal ürünü iddialar olduğunu, bu iddiaları kabul etmediklerini, Davalı-karşı davacı kötüniyetli olduğunu, Müvekkili şirkete olan borcunu uzun bir süre çeşitli bahanelerle ödemeyen davalı-karşı davacı takip başlattıktan sonra müvekkili şirkete bir miktar ödeme yaptığını ve fakat bakiye alacak ve sebebiyet verdiği takibin ferilerini ödemediğini, Kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, Ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediğinden bağımsız olarak takipten sonra yapılan ödemenin, takip konusu borca mahsup edileceğini, borçluyu takibin ferileri yönünden sorumluluktan kurtarmayacağı her türlü izahtan vareste olduğunu, Bu durumun bilincinde olan davalı-karşı davacı, tamamen bakiye alacağı ve takibin ferilerini ödememek adına hayal ürünü iddialarla karşı davayı ikame ettiğini, Karşı davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesinin gerektiğini, karşı dava bakımından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, tarafların birer sermaye şirketi olmaları ve yine karşı dava dilekçesindeki iddia ve anlatımlardan anlaşılacağı üzere uyuşmazlık konusu iş, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, Karşı davanın ticari dava olduğu hususunda hiç tartışma olmadığını, Karşı dava, mevcut bir davaya karşılık açılsa da; Bir davanın açılması, incelenmesi ve karara bağlanması için gereken bütün şartları taşımak zorunda olduğunu, bu haliyle başlı başına bağımsız bir dava niteliğini taşıdığını, Nitekim HMK'nın 135. maddesinde, aksine düzenleme olmadıkça kanunun dava ile ilgili hükümlerinin karşı dava hakkında da uygulanacağı öngörülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca; Gerek TTK’da ve gerekse de diğer Özel Kanunlarda yer alan ticari işlerden, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak öngörüldüğünü, karşı dava, ticari nitelikte bağımsız bir dava olduğunu, Dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu, Ancak taraflar arasında karşı dava bakımından herhangi bir arabuluculuk süreci yaşanmadığını, Karşı dava bakımından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden karşı davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, Öte yandan karşı davanın davaya cevap süresi içerisinde açılması zorunlu olduğunu, uzatılmış cevap süresi içerisinde açılabilmesi mümkün olduğunu, Cevap süresi içerisinde açılmayan karşı davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Karşı davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gibi esastan da reddine karar verilmesinin gerektiğini, Davalı-karşı davacının, karşı dava yönünden ileri sürdüğü iddiaları gerçek dışı ve yanlış kanaat uyandırma amacına matuf iddialar olduğunu, Öncelikle belirtmek gerekirse; -----plakalı araç müvekkili şirkete bakım için 29/05/2024 tarihinde getirilmiş olduğunu, aynı gün bakımı yapılıp teslim edildiğini, aracın bakım işine istinaden davalı-karşı davacı adına 29/05/2024 tarihli fatura tanzim edildiğini, Bu aracın 14/05/2024 tarihinde servise teslim edildiğini, 25/06/2024 tarihinde teslim alındığı iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, --- plakalı araç ise 14.05.2024 tarihinde ''enjeksiyon ikazı yanıyor'' şikayeti ile müvekkili şirkete ait servise getirilmiş olduğunu, Yapılan kontrollerde aracın turbolarının arızalı olduğunu, turbolardan birisinin kesinlikle değişmesinin gerektiğini, diğer turbonun ise çıkış borusunun değiştirilerek denenebileceğini, ancak çıkış borusunun değişmesi halinde de yüksek ihtimalle arızanın tekrarlanabileceği (ve dolayısıyla bunun önerilmediği) tespit edilmiş olduğunu, bu tespitler davalı-karşı davacı ile paylaşılmış ve her iki turbonun da değiştirilmesi önerildiğini, müvekkilinin aracı 15-20 günde teslim edeceğine dair bir taahhüdü ve yine işin süresi ile ilgili taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, Aksine servis kabul formunda teslim tarihi 27/06/2024 tarihi olarak öngörüldüğünü, Bu süre içerisinde de araç çalışır vaziyette davalı - karşı davacıya teslim edildiğini, Dava dilekçelerinde hesap aşamaları da gösterilerek tespit ve talep edilen ve fakat açık yazım/ hesap hatası sebebi ile 39.262,09 TL olarak gösterilen alacak tutarının 29.262,09 TL olarak düzeltilmesi gerektiğini, Dava dilekçesinde ''Davalının --- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyasına konu borca yapmış olduğu İTİRAZININ 39.262,09-TL bakiye alacak üzerinden İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA, bu miktara kısmi ödeme tarihi olan 06/08/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına'' şeklindeki netice-i talebimizin HMK'nın 183. Maddesi uyarınca ''Davalının --- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına konu borca yapmış olduğu İTİRAZININ 29.262,09-TL bakiye alacak üzerinden İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA, bu miktara kısmi ödeme tarihi olan 06/08/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına'' şeklinde düzeltilmesini, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan karşı davanın hem usulden hem de esastan reddini, karşı dava yönünden yargılama giderlerinin davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına, ücreti vekaletin davalı-karşı davacıya tahmilini, Davalarının kabulü ile, Davalı-karşı davacının ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına konu borca yapmış olduğu itirazının 29.262,09-TL bakiye alacak üzerinden İptali ile takibin devamını, bu miktara kısmi ödeme tarihi olan 06/08/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasını, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, Yargılama harç ve giderleriyle, ücreti vekâletin davalı-karşı davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, karşı dava dilekçesi, ---- İcra Dairesinin ------ sayılı dosyasının Uyap çıktıları, BA-BS kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağına ilişkin olarak icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, servis himet bedelinin tahsili amacı ile davalı aleyhine başlatılan---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına konu borca davalının yapmış olduğu ödeme dikkate alınarak davalının bakiye miktar yönünden itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Karşı dava yönünden harcın yatırılmadığı anlaşılmakla; 16/04/2025 tarihi itibari ile dosyanın karşı dava yönünden işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 29.262,09 TL bakiye alacak için dava ikame edilmiş olduğunu, bu bakiye alacak talebine ıslahen 300,00 TL ekleyerek talebini 29.562,09 TL yükselttiklerini, 06.08.2024 tarihi itibarıyla davalının müvekkilline bakiye borcunun 29.562,09 TL olduğu sabit olduğunu, ıslah talepleri ve açılan davanın kabulü ile davalının itirazının iptalini ve takibin başladığı koşullarla devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili Mahkememizin 05/03/2025 tarihli celsesinde; "...Dava dilekçemizi aynen tekrar ederiz, dava dilekçemizde de belirtiğimiz üzere ----İcra müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattık, takipten sonra davadan önce davalı tarafça tarafımıza 160.000 TL ödendi. Biz bu davayı alamadığımız asıl alacak miktarı olan 1.078,40 TL ve takibin ferileri olan alacaklar için açtık, işlemiş faiz talebi yönünden talebimiz yoktur, ödeme tarihindeki icra dosyası vekalet ücreti, icra masrafını ve harçlar üzerindeki itirazın iptalini istiyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve ------ sayılı kararları uyarınca icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalıya ait ---- plakalı ve------plakalı araçların bakım ve onarım hizmetinin verildiği, hizmet karşılığında kesinlen faturaları davalının ödememesi nedeni ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe, borca ve faize itiraz etmesi üzerine takibin devamını sağlamak ve ödenmeyen asıl alacak, vekalet ücreti, harç ve masrafların davalıdan tahsili için eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına itiraz etmemiş, geç teslim nedeni ile indirim taleplerinin bulunduğunu, müzakereler devam ederken aleyhlerine icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini, karşı dava ile, araçların serviste uzun süre tutulması nedeni ile maddi zararlarının karşılanması talebinde bulunmuştur. Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesi ile karşı dava açmış ise de, karşı davaya ilişkin başvuru ve peşin harcın yatırılmadığı, mahkememizce verilen süreye rağmen eksikliğin tamamlanmadığı anlaşıldığından karşı davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacının davalı aleyhine başlattığı ---. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; takibin fatura alacağına dayandığı, 161.078,40 TL asıl alacak ve 7.079,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 168.158,13 TL'nin talep edildiği, davalının takip tarihinden bir gün sonra 160.000,00 TL'yi davacıya ödediği, icra dosyasına itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki, itirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir.Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir...'' (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarih ve-----Karar sayılı Kararı) Somut uyuşmazlıkta; davacı vekilinin davalı tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye 1.078,40 TL asıl alacak için eldeki davayı açmasında hukuki yarar mevcuttur ancak davacı vekili ödeme sonrası vekalet ücreti, harç ve masrafları da belirterek dava değerini belirlemiş ise de bu hususların icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınacağı nitekim ---- Bölge Mahkemesi ---. Hukuk Dairesinin 18/09/2025 Tarih, -----Esas, ---- Karar sayılı ilamı ile "...dosya kapsamına göre, ödemenin takip başlatıldıktan sonra yapıldığı, takipte TBK 100 maddesine göre mahsup talep edildiği, davacının yapılan ödemeyi faiz ve masraflardan düşme hakkının bulunduğu kabul edilse de, Mahkemece hesaplama yapılarak bu şekilde hüküm kurulması yerinde olmadığı, bu hesaplamanın icra dairesince yapılması gerektiği..." şeklinde karar verildiği, davacı vekilinin huzurdaki beyanında takip öncesi işlemiş faiz talebi olmadığı, kaldı ki taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan davalı borçlu takipten önce usulünce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz alacağı bulunmadığı, faizin takip tarihinden itibaren talep edilebileceği, 1.078,40 TL asıl alacak yönünden talebinin devam ettiği, davalının geç teslimi ispat edemediği nazara alındığında; davacının icra dosyasındaki asıl alacak miktarı ile davasında haklı olduğu kanaati ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise harç yatırılmadığından açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davaya konu faturaya dayalı alacak likit olduğundan ödenmeyen asıl alacak yönünden icra inkar tazminatının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının --- İcra Dairesinin ---- Esas dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, davalının takipten sonra davadan önce yaptığı ödeme ve davacının işbu davayı açarkenki talebi nazara alınarak takibin ödeme tarihi olan 06.08.2025 tarihi itibari ile 1.078,40 TL asıl alacak, fer'ileri ve icra giderleri ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmek üzere takibin devamına, takip tarihinde davacının sadece asıl alacak miktarı yönünden haklılığı nazara alınarak asıl alacak üzerinden icra vekalet ücreti ve icra giderlerinin icra müdürlüğünün infazı sırasında dikkate alınmasına, 2-Asıl alacak miktarı olan 1.078,40 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karşı davanın açılmamış sayılmasına, 4-Asıl davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 peşin harç ve ıslah harcı 437,60 TL'nin mahsubu ile artan 133,20 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan 427,60 başvuru harcı, 427,60 peşin harç ve 304,40 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Asıl davada; davacı tarafından yapılan tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 90,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Asıl davada; davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Asıl davada; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 1.078,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Asıl davada; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden hesaplanan 28.483,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Asıl davada; Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 11-Karşı dava yönünden alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 12-Karşı dava yönünden; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine, 13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.