İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/696 E. 2026/273 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/696
Karar No
2026/273
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/696 KARAR NO : 2026/273

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... tarihli ve ... numaralı; ... tarihli ve ... numaralı; ... tarihli ve ... numaralı ticari kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu kapsamda davalı şirkete ... ticari kredileri kullandırıldığını, kredi kullandırılırken de kredi ile alınan araçların trafik sicil kaydına müvekkili şirket lehine rehin şerhi işlendiğini, kredi borcunun ödeme ödeme planına göre ödenmesi gereken taksitlerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle, davalı şirkete ... 48. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı keşide edildiğini ve borçlu tarafa tebliğ edildiğini ve ancak ihtara rağmen halen ödeme olmaması üzerine, ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını ve rehinli araçların kaydına yakalama işlendiğini, ancak haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve fakat sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; belgelerde müvekkiline atfedilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğunu, öte yandan faturanın tek başına malın teslim edildiği anlamına gelmemekte olduğunu, icra dosyasında yer alan faturalara da süresi içerisinde itiraz etmiş olduklarını, faturalara konu edilen ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmemiş olduğunu, teslim ve tesellüm tutanağındaki imzalara da itiraz ettiklerini, icra takibinden dolayı müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, takipte alacak kalemleri, faiz kalemleri, faiz oranları ve ferilerin hatalı olduğunu, ayrıca zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmelerine dayalı alacağın davalı tarafça ödenmediğinden bahisle, alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce taraflar arsında akdedilen...tarihli ve ... numaralı; ... tarihli ve ... numaralı; ... tarihli ve ... numaralı ticari kredi sözleşmeleri ile ekleri, rehin sözleşmesi, ödeme planları, hesap ekstreleri, ... 48. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ şerhi, ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir. ... 13. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Şirketi tarafından, 18/10/2024 tarihinde borçlu ...Şirketi aleyhine ... kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı 4.540.093,29-TL asıl alacak, 536.452,45-TL 18/09/2024 ile takip tarihi arası işlemiş faiz, 26.822,62-TL %5 BSMV ve 2.128,24-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 5.105.496,60-TL alacağın; takip tarihinden itibaren icra giderleri, vekalet ücreti, asıl alacağın %143,76 faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte TBK'nın 100. maddesine göre, fazlaya ve ilişkin ve faiz talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla, alacaklı şirket lehine rehinli ... plakalı, ... marka, ...model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı;... plakalı, ... marka, ... model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı; ... plakalı, ... marka, ... model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı araçların satılarak paraya çevrilmesi yoluyla tahsili talebiyle taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 26/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 22/10/2024 tarihinde böyle bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle yetkiye, imzaya, borca, faiz oranına, ferilerine, ödeme emrine, takip talebine, mükerrer takibe ve takibe dayanak gösterilen fatura, rehin hakkı, sözleşme ve tüm belgelere itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyası kapsamına sunulan 22/10/2025 havale tarihli rapor ile; davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 4.540.093,29-TL asıl alacak, 346.043,49-TL işlemiş faiz, 17.302,17-TL BSMV ve 2.128,24-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.905.567,19-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren 223043280 ve 223043331 numaralı krediler için asıl alacak olan 2.656.487,36-TL'ye sözleşmesel olarak yıllık %105,36 oranında, ... numaralı kredi için asıl alacak olan 1.883.605,93-TL'ye yıllık %138,96 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5'i gider vergisi ile birlikte istenebileceği tespit edilmiştir. Davalı tarafça her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine karşı itiraz edilmiş ise de, taraflar arasında düzenlenen ticari kredi sözleşmesinin 17. maddesi ile İstanbul mahkeme ve icra müdürlüklerinin taraflar arasındaki ihtilaflarda yetkili olacağı kararlaştırıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Yine davalı tarafça her ne kadar hak düşürücü süre itirazında bulunulmuş ise de, icra takip tarihinin 18/09/2024; dava tarihinin ise 22/11/2024 oluşu dikkate alınarak, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık dava açma süresinin dolmadan dava açılmış olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Davalı tarafça her ne kadar zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmelerinin tarihlerinin 29/12/2023, 20/12/2023 ve 13/05/2024 oluşu ve bu kapsamda 6098 sayılı TBK'nın 146. maddesi gereğince somut olaya uygulanacak 10 yıllık zamanaşımı süresinin, takip ve dava tarihi itibariyle dolmamış olması dikkate alınarak, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Yine davalı tarafça her ne kadar kredi sözleşmelerindeki imzalara itiraz edilmiş ise de, mahkememizin 29/05/2025 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 numaralı tahkikat ara kararı ile; "Davalı tarafça, kredi sözleşmelerindeki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde itirazda bulunulduğundan, davalı vekili adına davetiye çıkarılarak, kredi sözleşmelerindeki imzaya itirazlarının devam edip etmediği hususunda beyanda bulunmak; imzaya itirazlarının devam etmesi halinde, kredi sözleşmesinde imzası bulunan davalı şirket yetkilisi ...'ın, imza örneklerinin alınabilmesi amacıyla adresinin mahkememize bildirilmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine; bu süre içerisinde beyanda bulunulmadığı takdirde davalı tarafın kredi sözleşmesindeki imzalara itirazdan vazgeçmiş sayılacakları hususunun davalı vekiline ihtarına; ihtaratın iş bu duruşma zaptının davalı vekiline tebliğinden itibaren yapılmış sayılmasına" karar verildiği, bir sonraki celse olan 25/09/2025 tarihli duruşmada ise; "Davalı vekilince önceki celse 2 no.lu ara karar gereğince davalı şirket temsilcisi Tacettin Yıldız'ın güncel adresinin kendilerine verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirilmemiş olması, uyap üzerinden yapılan incelemede Tacettin Yıldız'ın güncel mernis adresinin bulunmaması, halen nerede oturduğunun tespit edilememesi hususları dikkate alınarak davalı tarafın, kredi sözleşmelerindeki imzaya itirazlarından vazgeçmiş sayılmasına" karar verilmiş olduğundan, davalı tarafın bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı şirket ile davalı şirket arasında 29.12.2023 tarihli, ... numaralı ve 2.246.281,23-TL bedelli; 29.12.2023 tarihli, ... numaralı ve 2.395.596,31-TL bedelli; 13.05.2024 tarihli, ... numaralı ve 3.035.411,33-TL bedelli olmak üzere toplam 7.677.288,87-TL bedelli ticari kredi sözleşmeleri imzalandığı, şirket ortağı olan dava dışı ... tarafından ise söz konusu sözleşmelerin sözleşme tutarlarınca kefalet limitleri dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış olduğu, buna mukabil taraflar arasında akdedilen rehin sözleşmesi kapsamında ......plakalı, ... marka, ... model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı; ... plakalı, ... marka, ... model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı;... plakalı, ... marka,... model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı araçlar üzerine davacı şirket lehine lehin rehin tesis edildiği, sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ... 48. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin davalı şirketin sözleşme adresinden 23/09/2024 tarihinde iade döndüğü, ancak 2004 sayılı İİK 68/b-1 uyarınca tebligatın bu tarihte yapılmış sayıldığı ve ihtarname ile verilen 7 günlük mehil sonrasında 01/10/2024 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleşmiş olduğu, ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine davacı şirket tarafından ... 13. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile 18/10/2024 tarihinde borçlu ...Şirketi aleyhine ... kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı 4.540.093,29-TL asıl alacak, 536.452,45-TL 18/09/2024 ile takip tarihi arası işlemiş faiz, 26.822,62-TL %5 BSMV ve 2.128,24-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 5.105.496,60-TL alacağın; takip tarihinden itibaren icra giderleri, vekalet ücreti, asıl alacağın %143,76 faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte TBK'nın 100. maddesine göre, fazlaya ve ilişkin ve faiz talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla, alacaklı şirket lehine rehinli ... plakalı, ... marka,... model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı; ... plakalı, ... marka, ... model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı; ... plakalı, ... marka,...model, ... motor numaralı ve ... şasi numaralı araçların satılarak paraya çevrilmesi yoluyla tahsili talebiyle taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 26/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 22/10/2024 tarihinde böyle bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle yetkiye, imzaya, borca, faiz oranına, ferilerine, ödeme emrine, takip talebine, mükerrer takibe ve takibe dayanak gösterilen fatura, rehin hakkı, sözleşme ve tüm belgelere itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ...'den temin edilen 22/10/2025 havale tarihli rapor ile, davalının bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı şirkete borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı borçlu tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Davalı tarafça rehin sözleşmesinin 6750 Sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununun 4/6-b maddesi gereğince usulüne uygun yapılmadığı, geçerli olmadığı ileri sürülmüştür. Kredi sözleşmesi ve rehin sözleşmesi dikkate alındığında, alacaklı finans kuruluşu tarafından, kredinin araç alımı nedeniyle nedeniyle kullandırıldığı anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 19 ve devamı maddeleri gereğince, araçların ilgili trafik siciline tescili zorunlu bulunmaktadır. Bu anlamda, üzerinde rehin kurulan araçlar zaten trafik tescilde kayıtlı bulunmakta olup, 6750 Sayılı Kanun gereğince yeniden bir sicile kayıt edilmeleri gerekmemektedir. 4721 sayılı TMK’nın 939 uncu maddesinde taşınırların, ana kural olarak ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehin edilebileceği kabul edilmekle birlikte bunun istisnasına 940 ıncı maddede yer verilmiştir. TMK'nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Genel olarak taşınır rehninde, özel olarak da motorlu taşıt rehninde teminat altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması anında bir para olarak gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Teminat altına alınan alacağın rehin konusu taşınırın paraya çevrilmesi anında parayla ifade edilebilmesi yeterlidir. Şarta bağlı ve ileride doğacak alacakların da taşınır rehniyle teminat altına alınması mümkündür (MK m.881/1 kıyasen)Fakat teminat altına alınmak istenen alacağın belirlenebilmesi gereklidir. 4721 sayılı TMK’de yer alan bu hükümler dışında, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile de bir düzenleme yapılmış ve 6750 sayılı Kanunun 3 ile Ticari İşlemlerde Rehin Hakkının Kurulması ve Temerrüt Sonrası Hakların Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddelerinde sayılan taraflar arasında ve Kanunun 5, aynı Yönetmeliğin 11 inci maddelerinde sayılan taşınır mallar üzerinde teslime bağlı olmaksızın, özel sicile tescil edilmek suretiyle de rehin tesis edilmesi imkanı getirilmiştir. 6750 sayılı Kanun ile rehnin tarafları ile rehnin konusu ve rehin konulabilecek mallar için bir sınırlama getirilmiş olması nedeniyle sadece sayılan taşınırlar üzerinde ve sayılan kişiler arasında bu Kanuna göre rehin tesis edilebilecektir. Kanundaki düzenlemeden motorlu taşıtların bu kanun kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim 6750 Sayılı Kanunun 8/3. maddesinde; "Diğer kanunlar uyarınca bir sicile tescili zorunlu olan taşınır rehinlerine ilişkin hükümler saklıdır. Bu taşınır varlıklar üzerinde bu Kanun kapsamında Sicile tescil edilmek suretiyle rehin tesis edilmez." hükmü bulunmakta olup, bu hüküm dikkate alındığında, motorlu araç rehinleri hakkında 6750 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Bu anlamda, somut olayda, rehin sözleşmesinin geçerli şekilde kurulduğu sonucuna varılmış, davalı tarafın bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı şirket tarafından davalı şirketle arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı şirkete noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlu alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı borçlunun ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın; 4.540.093,29-TL asıl alacak, 346.043,49-TL gecikme faizi, 17.302,17-TL BSMV, 2.128,24-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.905.567,19-TL alacak talebi bakımından İPTALİNE, takibin,... nolu kredilerden kaynaklanan 2.656.487,36-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 105,36 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle, ... nolu krediden kaynaklanan 1.883.605,93-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 138,96 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle, kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin alacak talebinin REDDİNE, 2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 981.113,43-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 335.099,29-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 61.661,64-TL'nin mahsubu ile bakiye 273.437,65-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça peşin olarak yatırılan 61.661,64-TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'a 3.600,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap edilen 3.459,02-TL'sinin davalı taraftan; davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen 140,98-TL'sinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 653.612,39-TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 478,90-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 10.906,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 10.479,40-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/696, K. 2026/273, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-696-e-2026-273-k-299361766964