İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/837 E. 2025/849 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/837
Karar No
2025/849
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/837 Esas KARAR NO : 2025/849 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 04/11/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki anlaşmaya ve siparişe uygun şekilde siparişe konu teknik malzemeleri davalı yana teslim ettiğini ve 16.05.2023 tarihinde ---------- fatura numaralı 17.163,34 Euro, ---------- fatura numaralı 366.143,06 Euro ve ---------- fatura numaralı 12.01.2023 tarihli 302.024,98 TL bedelli üç adet e-fatura düzenlediğini, faturaların açıklama kısmında ödemelerin döviz cinsinden gerçekleşeceği, ödemelerde ödeme tarihinin ---------- kurunun baz alınacağının belirlendiğini, davalı tarafından fatura bedellerine ilişkin olarak takip öncesinde yalnızca 10.000 Euro ve 150.000 TL ödediğini, müvekkili şirket tarafından kalan alacağın tahsili için öncelikle borçluya ---------Noterliği'nin 26.07.2024 tarihli -------- yevmiye numaralı ihtarname ile borcun ödenmesi ihtar edildiğini ve davalının temerrüde düştüğünü, akabinde---------- fatura numaralı 17.163,34 Euro --------- fatura numaralı 366.143,06 Euro bedelli faturalara konu alacağın tahsili için ---------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyası ile --------- fatura numaralı 302.024,98 TL bedelli faturaya konu alacağın tahsili için ise ---------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile davalı yana icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebliğ alan davalı borçlu; tüm borca, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiğini belirterek davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas ve ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazların iptali ile --------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası yönünden takibin takip talebindeki şartlarla 24.254,46 Euro asıl alacak ve 2.804,08 TL üzerinden devamına,-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası yönünden ise takibin takip talebindeki şartlarla 152.024,98 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine takip çıkışının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti, arabuluculuk ücreti ve dava giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili 09/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadan -------- Noterliği'nin 26.07.2024 tarihli -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi tebliğ edilmeden, işbu davaya konu--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı ve --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyaları takibe konulmadan davacı tarafa 06.06.2024 tarihinde 10.000,00 Euro ve 26.07.2024 tarihinde 150.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı tarafından davalının yapılan işbu ödemeleri herhangi bir şekilde dikkate almadan aşağıdaki tutarlar üzerinden 09.08.2024 tarihinde müvekkili aleyhine iki ayrı icra takibi başlattığını, iki farklı icra dairesinde başlatılan iki ayrı icra takibinin söz konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun düzenlenmediğini, bu doğrultuda huzurdaki itirazın iptali davasında da geçerli bir icra takibinin varlığından bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın davasını ispat edemediğinden davanın esastan reddi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tebliğ edilen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasının yalnızca fatura içeriğini kabul anlamına geleceğini ve fakat fatura konusu mal veya hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunun mal veya hizmeti temin ettiğini iddia eden tarafça ispat edilmesi gerektiğini, bu doğrultuda, faturaya sekiz (8) gün içinde itiraz edilmemiş olmasının fatura konusu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli olmadığını, davacının iddialarının aksine davalı tarafından yapılan bakiye borç ödemesinin tek başına temel borç ilişkisinin ispatı için yeterli olmayıp akdi ilişkinin varlığının, mal ve hizmetlerin yerine getirildiğinin yazılı delillerle davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek davacı tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun düzenlenmemiş olması sebebiyle başlatılan takiplerin iptali ile huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :-------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı dosyası --------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyası -Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11/11/2024 tarihli yazı cevabı ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 27/11/2024 tarihli yazı cevabı -19/08/2025 tarihli bilirkişi raporu -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 19/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; --------- İcra Dairesi ----------- Esas dosyası yönünden davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı mahkemenin takdirinde olduğunu beyanla, icra takibine konu asıl alacak miktarının 24.254,46-EUR olabileceği, (talep: 24.254,46-EUR)-------- İcra Dairesi --------- Esas dosyası yönünden davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı Mahkemenin takdirinde olduğunu beyanla, icra takibine konu asıl alacak miktarının 152.054,98-TL olabileceği (talep: 152.054,98-TL) yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari ilişkiden kaynaklı faturalara dayalı alacağının tahsili için --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas ve-------- İcra Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı dosyaları ile başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali bakiye alacak miktarı üzerinden takiplerin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dava dosyasına konu --------- İcra Dairesi --------- Esas dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine 2.804,08 TL ihtarname gideri ve 31.639,23 Euro fiili ödeme tarihli bakiye fatura asıl alacağının yine --------İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyası ile 302.024,98 Tl fatura alacağının tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili davalı tarafından fatura bedellerine ilişkin olarak takip öncesinde yalnızca 10.000 Euro ve 150.000 TL ödediğini, faturaya konu alacağın tahsili için başlatılan takiplere ödeme emrini tebliğ alan davalı borçlunun tüm borca, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiğini belirterek davalının yaptığı haksız itirazların iptali ile -------- İcra Müdürlüğü'nün --------Esas sayılı dosyası yönünden takibin takip talebindeki şartlarla 24.254,46 Euro asıl alacak ve 2.804,08 TL üzerinden devamına, -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası yönünden ise takibin takip talebindeki şartlarla 152.024,98 TL üzerinden devamına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Davacı tarafından davalı aleyhine taraflar arasındaki anlaşmaya ve siparişe uygun şekilde siparişe konu teknik malzemeleri davalı yana teslim ettiğini ve 16.05.2023 tarihinde --------- fatura numaralı 17.163,34 Euro, ------- fatura numaralı 366.143,06 Euro ve -------- fatura numaralı 12.01.2023 tarihli 302.024,98 TL bedelli üç adet e-fatura düzenlediğin davalı tarafından fatura bedellerine ilişkin olarak takip öncesinde 10.000 Euro ve 150.000 TL ödediğinin her iki tarafı da kabulünde olup uyuşmazlık konusu edilmediği , davacı tarafından kalan alacağın tahsili için davalıya --------Noterliği'nin 26.07.2024 tarihli --------- yevmiye numaralı ihtarname ile borcun ödenmesinin ihtar edildiği davalının ödeme yapmaması üzerine --------- İcra Dairesi ---------- Esas dosyası ile davalı aleyhine 2.804,08 TL ihtarname gideri ve 31.639,23 Euro fiili ödeme tarihli bakiye fatura asıl alacağının yine -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile 302.024,98 TL fatura alacağının tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmış olup davalının itirazı üzerine takiplerin durduğu davacı tarafından hak düşürücü sürede itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Davacı tarafın davalı aleyhine faturalara dayalı olarak bakiye alacağın tahsili amacıyla icra takipleri başlatıldığı, davalının başlatılan takiplere itiraz ettiği, bu nedenle takiplerin durduğu, davacı tarafından itirazın iptalinin talep edildiği, Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu , davalı adına düzenlenen faturaların işlenmiş olduğu ve BS bildiriminin bulunduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 24.254,46 Euro ve 152.024,98 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş yine davalının ticari defterinin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu adına düzenlenen faturaların işlenmiş olduğu ve BA bildiriminin bulunduğu, davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı adına tutulan cari hesabın davacı ticari defter kayıtları ile örtüştüğü , davalı tarafından düzenlenen e-faturalara itiraz edildiğine ilişkin ya da fatura konusu malların ayıplı olduğu hususunda herhangi bir iddianın bulunmadığı ve bu hususta herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. HMK 222 maddesi ile düzenlenen" (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." amir hükümleri değerlendirildiğinde davacının ticari defterlere dayanması ve davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı adına tutulan cari hesabın davacı ticari defter kayıtları ile örtüştüğü yine tarafların BA/ BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu , davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 24.254,46 Euro ve 152.024,98 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar ispat yükü davacı tarafta ise de davalının usulüne uygun tutulan defterlerde takip konusu faturaların kayıtlı olduğu , davalının fatura konusu malın teslim edilmediği yönündeki iddiasının ve bilirkişi raporundaki tespitlerin aksinin ispat edilemediği , bu hususta davalı tarafından delil ibraz edilmediği anlaşılmış olup usulüne uygun tutulan defterlere göre davacı alacaklı olduğundan denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davacı tarafından Mahkememize davalının temerrüte düşürülmesi için çıkarılan ----------Noterliği'nin 26.07.2024 tarihli ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesine ilişkin sunulan noterlik makbuzu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davalının---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin toplam 2.708,08 tl ihtarname gideri ve 24.254,46 Euro bakiye fatura asıl alacağı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte (yıllık % 48 oranını aşmamak kaydıyla) döviz cinsi alacak yönünden fiili ödeme tarihindeki --------- efektif satış kuru TL karşılığı ile davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin 96,00 TL ihtarname giderinin reddine, dava konusu asıl alacak faturadan kaynaklı olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabulüne karar verilen asıl alacağın aynı yöndeki---------- sayılı emsal ilamı da gözetilerek takip tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan Türk lirası karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 152.024,98 TL fatura alacağı üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte( yıllık % 48 oranını aşmamak kaydıyla) davalıdan tahsiline, dava konusu asıl alacak faturaya dayanmakta olup likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 30.404,99TL icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-a-Davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin toplam 2.708,08 TL ihtarname gideri ve 24.254,46 Euro bakiye fatura asıl alacağı üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte (yıllık % 48 oranını aşmamak kaydıyla) döviz cinsi alacak yönünden fiili ödeme tarihindeki ---------- efektif satış kuru TL karşılığı ile davalıdan tahsiline, b-Davacının fazlaya ilişkin 96,00 TL ihtarname giderinin reddine, c-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 177.979,22TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-a-Davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 152.024,98 TL fatura alacağı üzerinden DEVAMINA, asıl alacağın takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte( yıllık % 48 oranını aşmamak kaydıyla) davalıdan tahsiline, b-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 30.404,99TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince karar tarihinde alınması gerekli 72.650,94 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 16.638,23 TL peşin harcın ve 1.510,12 TL ile 5,818,87 TL icra takip dosyalarına yatırılan icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 48.653,72 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 165.532,15 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 96,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacının yargılama nedeniyle yaptıığ 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 127,50 TL tebligat, posta, KEP ve dosya masrafı olmak üzere toplam 9.127,50 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.126,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 16.638,23 TL, icra takip dosyalarına yatırılan ve mahsup edilen 1.510,12 TL ile 5,818,87 TL icra peşin harçları olmak üzere toplam 24.394,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.599,67 TL'sinin davalıdan taraftan, 0,33 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekillinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/837, K. 2025/849, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-837-e-2025-849-k-c19207abdde7