İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/822 E. 2025/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/822
Karar No
2025/768
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/822 KARAR NO : 2025/768

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 06/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin %20 oranında hissedar bulunduğu davalı şirketin 2023 yılına ilişkin Olağan Genel Kurulunun 01.10.2024 tarihinde davalı şirketin merkezinde bir kısım paydaşların katılımı ile başladığını ancak paydaşlardan ---- vekili Av.---- talebi üzerine TTK 420 maddesi gereğince Genel Kurul'un 1 ay sonraya ertelenerek 01.10.2024 tarihli Genel Kurul toplantısının kapatıldığını, daha sonra davalı şirket Yönetim Kurulunun 01.10.2024 tarihli toplantısında, Genel kurulun 01.11.2024 tarihinde yapılacağının karar altına alındığını, söz konusu kararın, kapatılan Genel Kurulun bitiminde hemen alındığını, bu Genel Kurulda Yönetim Kurulu üyesi -----yer almadığını fakat toplantının hemen akabinde Yönetim Kurulu kararına imza attığını,o tarihte ----olmadığının diğer Yönetim Kurulu üyesi ------ tarafından bizzat söylenildiğini, bu nedenle bu yönetim kurulu kararının altındaki imzanın ya ------- ait olmadığını ya da sonradan ikmal edildiğini, alınan kararın hukuka uygun olmadığını, dava konusu yapılan 01.11.2024 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına bakanlık temsilcisi ------ katıldığını, bakanlık temsilcisinin toplantı başlamadan davalı şirketin ana sözleşmesinin 15. Maddesini okuduğunu, bu maddeye göre; "bu madde gereğince toplantı çağrı ilanının ----- gazetesi ve mahallinde gazete veya en yakın yerdeki gazete ile yapılması gerektiğini, ----- gazetesinde gerekli ilanın yapıldığını, ancak mahallinde gazete veya en yakın yerdeki gazetede ilanın yapılmadığını" söyleyerek Genel kurul Tutanağına "ŞERH" düşüldüğünü,bu konuda Genel Kurula aynı gerekçelerle müvekkili tarafından da şerh düşüldüğünü ve Genel Kurulun "AÇILMAMASI" gerektiği söylenmesine rağmen Yönetim Kurulu üyesi ----- tarafından toplantının açılmasında herhangi bir engel olmadığının belirtildiğini, bunun üzerine bakanlık temsilcisi tarafından ;"Bakanlık Temsilci Yönetmeliğinin (----- Gazete 28.11.2012 tarih ve ------ sayılı)11-E maddesine göre (Maddeyi okudu) ------ gazetesinde verilen ilanda 01.11.2024 tarihli toplantının TTK. 420.'ye göre 1.Toplantının ertelenmesi üzerine yapılan 2. Toplantı olduğuna ve bu toplantının 2. Toplantı olduğuna dair ne Yönetim Kurulu kararında ne de ilanlarda herhangi bir bilgi olmadığını ve yanı sıra ilanda TOPLANTI NİSABININ BELİRTİLMEDİĞİNİ" Genel Kurul Tutanağına "ŞERH" düşüldüğünü, bakanlık temsilcisinin bu şerhlerine aynen katıldığını, bu nedenlerle toplantının hukuken yapılmaması gerektiğini, şerh düşülen hususların giderildikten sonra ve hukuka uygun olarak yeniden yapılmasının talep edildiğini, bu şerhler ve taleplerin oylamaya sunulduğunu, hakim ortakların oy çoğunluğu ile toplantının açılmasına ve gündemin görüşülmesine geçildiğini, hakim ortakların yaptığı bu oylama sonucu alınan toplantının açılması ve gündemin görüşülmesine geçilmesi kararının hukuka, mevzuata ve usule açık bir aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle Genel Kurul'da alınan Toplantının açılmasına ve Gündemin görüşülmesine geçilmesi" kararının en baştan İPTALİ gerektiğini, öncelikle Genel Kurulun bu nedenlerle İPTALİ ve çok acil olarak Genel Kurul'da alınan kararların yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir verilmesi gerektiğini, gündemin 1. 2. 3. 4. Maddelerine geçildiğini ve bu konuda görüşme açıldığını, bu görüşmelerde ilgili her madde için Genel Kurul tutanağına muhalefet şerhlerinin düşüldüğünü, Yönetim Kurulu Faaliyet raporları ile Yönetim Kurulu bilanço-kar zarar hesaplarına ilişkin görüş, öneri ve itiraz ve muhalefet şerhlerinin ayrıntılı olarak Genel Kurul Toplantı tutanağına yazıldığını, Genel Kurul gündemi ilk dört maddesine ilişkin tutanakta olan tüm görüş, itiraz ve şerhlerinin burada da aynen tekrar edildiğini, Gündemin 5. Maddesine göre Yönetim Kurulu üyelerinin "İBRA" oylamasına geçildiğini, yine bakanlık temsilcisi ------ uyarısı üzerine oylama yapıldığını, müvekkilinin şirketteki hisse oranı %20 olduğunu ve -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin------- Sayılı dosyasında da müvekkilinin %20 hisse değerinin hesaplanması ara kararı oluşturulduğunu, eğer müvekkilinin bu sermaye artışına katılmazsa şirketteki hisse değerlerinin çok düşeceğini, müvekkilinin ayrılacağı veya fesih olacak bir şirketin sermaye artışına katılmasının hiç bir haklı nedeni olmadığını, katılmadığı takdirde de ileride telafisi mümkün olmayan zararları söz konusu olacağını, o nedenle, sermaye artırımına ilişkin gündemin 7. Maddesinde, şirket esas sözleşmesinin 6. Maddesindeki "Sermaye" başlıklı maddesinin değiştirilmesine ilişkin alınan Genel Kurul kararının iptalini ve ileride telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağından bu maddede alınan kararın yürütmesinin durdurulması için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve neticeten 01.11.2024 tarihli davalı şirket Olağan Genel Kurul 2. Toplantı Gündeminin 1. Maddesine geçilmeden, "toplantının açılmasına ve gündem maddelerinin görüşülmesinin geçilmesine" ilişkin alınan kararın, 01.11.2024 tarihli davalı şirket Olağan Genel Kurulu 2. Toplantı gündeminin 1. Maddesi, 2. Maddesi, 6. Maddesi, 7. Maddesi ve 8. Maddesinde alınan tüm kararların İPTALİNE, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 01.11.2024 tarihli genel kurul kararlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açtığı davanın, şirketin işleyişini zorlaştırmak amacı taşıdığını, bu hususun -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasıyla açılan şirketin feshi davasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, TTK m.451 uyarınca kötüniyetli dava nedeniyle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, yönetim kurulu kararındaki ------ imzasının geçerli olduğunu, aksine dair delil sunulmadığını, genel kurul çağrısının TTK m.414'e uygun yapıldığını, kar payı dağıtılmaması kararının şirketin likidite durumu, piyasa koşulları ve büyüme stratejisi göz önüne alınarak alındığını, sermaye artışının iç kaynaklardan karşılandığını ve mali ihtiyaçlar nedeniyle zorunlu olduğunu, yönetim kurulu üyelerine bağlanan ücretlerin piyasa koşulları, görev yükü ve şirketin tasarruf politikası dikkate alınarak belirlendiğini, benzer şirketlerdeki ücret seviyelerine göre bu tutarların fahiş olmadığını, daha önceki mahkeme kararlarının kesinleşmediğini, şirketin faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için ihtiyati tedbir kararının şirketi zarara uğratacağını, HMK m.389 şartlarının oluşmadığını, tüm bu nedenlerle davanın ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebine ilişkindir. Davacının mahkememizde açtığı davada hissedar olduğu davalı şirketin 2023 yılına ilişkin olağan genel kurulunun 01.10.2024 tarihinde toplandığını, talebi üzerine TTK 420 maddesi gereğince genel kurulun 1 ay sonraya ertelendiğini, davalı şirket yönetim kurulunun 01.10.2024 tarihli toplantısında genel kurulun 01.11.2024 tarihinde yapılacağına karar verdiğini, söz konusu kararın, kapatılan genel kurulun bitiminde ve hemen alındığını, genel kurulda yer almayan yönetim kurulu üyesi ----- YK kararına imza attığını, o tarihte ----- olmadığını diğer yönetim kurulu üyesi -----söylediğini, yönetim kurulu kararının altındaki imzanın ya ----- ait olmadığını ya da sonradan ikmal edildiğini, dolayısıyla alınan kararın hukuka uygun olmayıp işlemin sakatlandığını, 01.11.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısına katılan bakanlık temsilcisi ------ şirket ana sözleşmesinin 15. Maddesine göre; "bu madde gereğince toplantı çağrı ilanının ----- gazetesi ve mahallinde gazete veya en yakın yerdeki gazete ile yapılması gerektiğini, ------ gazetesinde gerekli ilanın yapıldığını, ancak mahallinde gazete veya en yakın yerdeki gazetede ilanın yapılmadığını" söyleyerek genel kurul tutanağına "şerh" düştüğünü, kendileri tarafından da genel kurula aynı gerekçelerle şerh düşülüp genel kurulun açılmaması gerektiği söylenmesine rağmen Yönetim Kurulu üyesi ----- toplantının açılmasında herhangi bir engel olmadığını belirttiğini, Bakanlık temsilcisinin "Bakanlık Temsilci Yönetmeliğinin (---- Gazete 28.11.2012 tarih ve ----- sayılı)11-E maddesine göre (Maddeyi okudu) ------ gazetesinde verilen ilanda 01.11.2024 tarihli toplantının TTK. 420.'ye göre 1.Toplantının ertelenmesi üzerine yapılan 2. Toplantı olduğuna ve bu toplantının 2. Toplantı olduğuna dair ne Yönetim Kurulu kararında ne de ilanlarda herhangi bir bilgi olmadığını ve yanı sıra ilanda toplantı nisabının belirtilmediğini" genel kurul tutanağına "şerh" düştüğünü, kendilerinin de bu şerhlere aynen katılarak genel kurul tutanağına "şerh" düştüğünü, toplantının hukuken yapılmaması gerektiğini bildirdiğini, bu şerh ve taleplerin oylanması ile oy çoğunluğu ile toplantının açılmasına ve gündemin görüşülmesine geçildiğini, öncelikle genel kurulun bu nedenlerle iptali gerektiğini, gündemin 1. 2. 3. 4. maddelerine ilişkin görüş, itiraz ve muhalefet şerhlerinin genel kurul toplantı tutanağına yazıldığını, gündemin 6. Maddesi ile ortaklara "kar payı dağıtılmamasına" karar verildiğini, Şirketin kurulduğu tarihten bu yana ortaklara "Kar payı" dağıtmadığını, bu durumun MK: 2 gereği hakkın Kötüye Kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kar payı dağıtılmamasının hiç bir maddi ve hukuki gerekçesi olmadığını, gündemin 7. Maddesinde şirketin sermayesinin 120.000.-TL'den 10.000.000.-TL'ye artırılması kararı alındığını, müvekkilinin davalı şirket aleyhine --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------. Sayılı dosyası ile TTK. 531 ve devamı maddeleri uyarınca "şirketin feshi" için dava açtığını, alınan bilirkişi raporunda şirketin feshi için haklı nedenlerin var olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin %20 hisse değerinin hesaplanması ara kararı oluşturulduğunu, bu sermaye artışına katılmazsa şirketteki hisse değerlerinin çok düşeceğini, haklarının bu yol ile ortadan kalkacağını, esasen sermaye artışına karar verilmesi yönünde olumlu oy kullanan hakim ortakların amacının sermaye artırmak değil "kötü niyet" ve "kanuna karşı hile" yöntemi ile kendisinin hisselerini bertaraf çabası olduğunu, gündemin 8. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerine verilecek aylık ücretin görüşüldüğünü, bu kararın da maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olup kendi hakim oyları ile kendilerine, aşırı ve fahiş, kar payı dağıtımı niteliğinde haksız bir maaş bağlandığını belirterek 01.11.2024 tarihli davalı şirket olağan genel kurul 2. toplantı gündeminin 1. Maddesine geçilmeden, "toplantının açılmasına ve gündem maddelerinin görüşülmesinin geçilmesine" ilişkin alınan kararın, 01.11.2024 tarihli davalı şirket Olağan Genel Kurulu 2. Toplantı gündeminin 1. Maddesi, 2. Maddesi, 6. Maddesi, 7. Maddesi ve 8. Maddesinde alınan tüm kararların İPTALİNE, karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının cevap dilekçesi ile tutanaktaki imzanın ----- tarafından atıldığını, genel kurulun ----- Gazetesinde yayımlanan ilanla usulünce çağrı yapılarak toplandığını, davalı şirketin kar dağıtımını Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda ve Esas Sözleşmede belirlenmiş olan usul ve esaslar dahilinde yasal süreler içerisinde yerine getirdiğini, şirketin likidite durumu ve yapacağı yatırımlar göz önüne alınmak suretiyle Genel Kurul’da belirlendiğini, şirketin likidite problemi olduğunu bu problemin 2023 yılında ortaya çıkmayıp, kurulduğu günden bu yana likidite probleminin belli ölçülerde yaşandığını, son 3 yılda bankalara olan yükümlülüklerin faiz artışları nedeniyle arttığını, esas faaliyet karlarının finansman maliyetlerini yakaladığını tüm bunların, faaliyet raporu ve faiz raporunda pay sahiplerine anlatıldığını, ödenmiş sermaye olan 120 bin Türk Lirasının şirketinin özkaynağını temsilden uzak olduğunu, birbirinden farklı ve uzmanlık gerektiren işlerin sürekli olarak takip edilmesi karşılığında, YK üyelerine şirket genel kurulunda belirlenen ücretlerin ödenmesinin kararlaştırıldığını, ücreti belirlenirken görevlerin yükleri değerlendirilip YK üyelerinin uzmanlık ve yöneticilik deneyimlerinin gözetilerek şirketin gelir durumu da dikkate alındığını, davacı yanca ileri sürülen gerekçelerden hiçbirinin hukuka uygun yürütülen 1.11.2024 tarihli genel kuruldaki kararların iptali için yeterli olmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 29/01/2025 günlü öninceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş toplanan deliller uyarınca bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Davalı şirketin sicil kayıtları ----- getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olup mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.TTK'nın 445. maddesi , ''446 ıncı maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürtüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda davacı, davalı şirketin ortağı olup dava konunu genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı yasada belirlenen süre içinde dava açtığı anlaşılmıştır.Dava konusu 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin tutanak ve hazerun cetveli incelendiğinde, davalı şirketin 2023 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısına ilişkin olduğu, toplantının 1. Nolu gündem maddesinde "Gündemin birinci maddesi ile ilgili olarak, pay sahiplerinden----- tarafından söz alınarak; aşağıda metni yazılı sözlü önerge verildi ve önerge genel kurulda okundu: “Şirketin 2023 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında Divan Başkanlığı'na Sayın ----- seçilmesi teklif edildi.” Önerge, pay sahiplerinin oylamasına sunuldu. ---- Vekili Av. ------- söz alarak; yukarıdaki şerhler doğrultusunda Genel Kurul'un açılmaması ve divan teşekkülünün yapılmaması gerektiğini belirterek olumsuz oy kullanacağını belirtti. Yapılan oylama sonucunda, Pay sahiplerinden ----- toplantı başkanlığına seçilmesine ilişkin, pay sahiplerinden ----- vekili Av. ------ 24000 adet olumsuz oyuna karşılık 84000 adet olumlu oy ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir. 2. Nolu gündem maddesinde: "Gündemin ikinci maddesinin görüşülmesine geçildi. Yapılan oylama sonucunda, Pay sahipleri tarafından toplantı tutanağının imzalanması konusunda divan heyetine yetki verilmesine ilişkin, pay sahiplerinden ----- vekili Av. ------- 24000 adet olumsuz oyuna karşılık 84000 adet olumlu oy ile oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Toplantı Başkanı tarafından toplantıya katılım hakkı veren belgelerin mevzuata uygunluğunun yönetim organınca kontrol edildiği tespit edildi ve Hazır Bulunanlar Listesi imzalandı. Toplantı Başkanı tarafından toplantı gündemi Genel Kurul'a okundu. Pay sahiplerince başkaca bir önerinin bulunmadığının beyan edilmesi üzerine Toplantı Başkanı tarafından gündemin diğer maddelerinin görüşülmesine devam edildi. 6. Nolu gündem maddesinde: Gündemin işbu maddesi ile ilgili olarak, pay sahiplerinden------ tarafından söz alınarak; -----; “Şirketimizin finansal maliyetleri mevcut piyasa şartlarında artan enflasyon, yüksek faiz politikası ve şirketin halihazırda pasiflerinin aktiflerinden daha fazla olması sebebiyle ciddi oranda yükselmiştir. Bununla beraber, faaliyet raporunda belirtildiği üzere sermaye ihtiyacı da mevcudken, elde edilmiş olan karın dağıtılmasının şirketin mali yapısına zarar vereceği ortadadır. Şirketin mali yapısının güçlendirilmesi gerekçesiyle ilgili döneme ait karın dağıtımının yapılmaması teklif edilmiştir.” Pay sahiplerinden ---- vekili Av. ----- söz alarak, Bilançoda geçmiş yıl karları 1.066.802,73 TL olarak kayda geçmiştir. Karın dağıtılmaması bir yana özel denetim talebimizi de olumsuz cevaplayan yönetim kurulu üyeleri şeffaflıktan, görevini ifade özenden ve iyi niyetten yoksundur. -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- sayılı dosyasında verilen karardan da anlaşılacağı üzere yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı adı altında verilen aylık ücret kar dağıtımı niteliğinde olduğundan yönetim kurulu üyeleri bugüne kadar bu ücretleri almıştır. Dolayısı ile ve hakkaniyet gereği şirketin kuruluşundan bu güne kadar dağıtılmayan mevcut karın şirket hissedarlarına hisse oranında dağıtılması yönünde öneride bulunuyoruz, dağıtılması yönünde olumlu oy kullanıyoruz. Toplantı Başkanı tarafından Şirketin 2023 yılına ait karın dağıtılması önerisi pay sahiplerinin oylamasına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda, pay sahiplerinden ----- ve ------ geçmiş yıl kârlarının dağıtılmasına ilişkin 84000 adet olumsuz oyuna karşılık, pay sahiplerinden ----- vekili Av. ------- 24000 adet olumlu oy kullandığı, yapılan oylamada geçmiş yıl karlarının dağıtılması oy çokluğu ile reddedilmiştir.Toplantı Başkanı tarafından Şirketin 2023 yılına ait karın dağıtılmaması önerisi pay sahiplerinin oylamasına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda, pay sahiplerinden ---- ve ----- geçmiş yıl karlarının dağıtılmaması ilişki 84000 adet olumlu oyuna karşılık, pay sahiplerinden ----- vekili Av. ------ 24000 adet olumsuz oy kullandığı,yapılan oylamada geçmiş yıl karlarının dağıtılmamasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.7. nolu gündem maddesinde: Gündemin yedinci maddesinin görüşülmesine geçildi. Şirket sermayesinin artırılmasına yönelik maddenin görüşülmesine geçildi.Pay sahibi ------ söz alarak:Mali hususlara ilişkin yukarıda yer alan beyanlarımızda detaylı belirttiğimiz üzere şirketin hali hazırdaki nakit ihtiyacı gözetilerek, sermaye artışına gidilmesi gereği doğmuştur. Bu konuda şirket sermayesinin 120.000 TL'den 10.000.000 TL'ye artırılmasını ve artırılan kısmın 2.000.000 TL'si Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farklarından, 1.000.000 TL'si Geçmiş Yıl Karlarından, 6.880.000 TL'si nakden artırılmasını teklif ediyoruz.Pay sahibi ---- Avukatı ---- söz aldı: Esas Sözleşmenin “Sermaye” başlıklı 6. Maddesinin değiştirilmesi ve bu doğrultuda Sermaye Artırım kararının görüşülmesi ve onaylanması, Hazır değeri 450.726,51 TL, Ticari alacakları 3.009.779,61 TL. (Tahsilat probleminin büyüklüğü ve bu konuda hukuki olarak başvuruya geçileceği yönündeki beyandan), Geçmiş Yıl Karları 1.066.802,73 TL. 2022 yılı Net satışlar 5.557.403,09 TL olarak tabloda yer alan bu gelir toplamı 9.304.832,85 TL'dir. Yönetin marifetiyle oluşturulan bu bilanço için istenilen sermaye artışına katılmamız mümkün değildir. Bilançoda görüldüğü üzere, alacağı kadar borcu olmayan bir firmanın, sermaye artışını zorunlu kılacak herhangi bir sebebi yoktur. Şirketin ana faaliyet konusunun özelliği gereği, herhangi bir fazladan sermayeye ihtiyacı yoktur. Şirketin yıllık cirosu ve karlılığı nazara alındığında sermaye artışı talebinin yersiz olacağı görülecektir. Kaldı ki----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasıyla görülen davada, şirketin feshi veya aksi taktirde karara en yakın tarihteki şirket hisse değerinin hesaplanması tarafımızdan talep edilmiştir. Sermaye artışının olması halinde, devam eden bu davada hisselerimizin değerinin düşürülmesi amaçlanmaktadır. Davanın geldiği nokta dosyaya sunulan bilirkişi raporunda şirketin feshi için haklı nedenlerin bulunduğu tespit edilmiş olması, mahkemece karara en yakın tarihdeki müvekkilimin %20 hissesinin değerlenmesi yolunda bilirkişi raporu alınarak, müvekkilimin şirket hissedarlığından ayrılması söz konusudur. Bu da iyi niyetten yoksun ve azınlık haklarına halel getirecek nitelikte bir gündemdir. Bu hakkın kötüye kullanılmasından başka bir şey değildir. Hakim hissedar yönetim kurulu üyelerinin, asıl amaçlarının sermaye artırımı olmadığı01.06.2022 tarihli olağan genel kurulu tutanağının ve gündemin 10. Maddesi için oybirliği ile alınan karardagörebiliriz. Bu tarihte yapılan olağan genel kurul gündeminin 10. Maddesinde şirket sermayesinin 1.000.000 TL. Ye yükseltilmesinin görüşülmesi sonucunda, sermaye artırımı şirket yönetim kurulu üyesi ve çoğunluk hissedarları -------oylarıyla reddedilmiştir. Şimdi aynı kişiler hiçbir haklı neden yokken şirketin sermaye artışını gündeme koymuşlardır. Bu açık çelişki bile ------ iyi niyetten yoksun, hukuka aykırı bir davranışıdır. Burada amaç şirket sermayesini artırmak değil, çelişkide görüldüğü üzere şirket azınlık hissedarlarının hisse oranlarını bertaraf etmeye yöneliktir.O nedenle de şirket sermaye artışına ilişkin talebi onaylamıyor ve kabul etmiyoruz.Yönetim Kurulu üyesi ------ söz aldı;“Bahsi geçen mahkeme dosyalarında bu hususa ilişkin bir karar olmadığı gibi, davalar yönünden kesinleşen bir hüküm de bulunmamaktadır. Uzun yargılama süreleri dikkate alınarak sermaye artışı ile şirketi faiz giderlerinden kurtarmak opsiyonunun bekletilmesinin yrarlara neden olacağı, önceki toplantılarda azlığa saygı duyularak sermaye artışı yönünde karar alınmadığı, fakat aradan geçen bilançolardan bunun bir zaruret olduğu ortaya çıkmıştır.” Oylamaya geçildi. Şirket sermayesinin 120.000 TL” den, 10.000.000 TL” e çıkarılmasına ve şirket ana sözleşmesinin 6. Maddesinin aşağıdaki şekilde tadil edilmesine pay sahiplerinden ----- vekili Av. ---- 24000 adet olumsuz oyuna karşılık pay sahiplerinden -----” ve ----- 84000 adet olumlu oyu ile oy çokluğuyla karar verildi. Yeni Metin /Ana Sözleşme Madde 6:Şirketin sermayesi 10.000.000.-TL (Onmilyon) Türk Lirasıdır. Bu sermaye her biri 1.- (Bir) TL kıymetinde 10.000.000 (Onmilyon) paya ayrılmıştır. Bu payların tamamı nama yazılıdır. Artırılan esas sermayeye tekabül eden paylar muvazaadan ari şekilde ve tamamen taahhüt edilmiştir. Önceki sermayeyi teşkil eden 120.000.-TL (Yüzyirmibin TL)'nin tamamı ödenmiştir. Bu defa artırılan sermayenin 9.880.000 TL'sinin 2.000.000 TL'si Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farklarından, 1.000.000 TL'si Geçmiş Yıl Karlarından, kalan kısmı nakden artırılmıştır. Nakden taahhüt edilen payların itibari değerinin en az Vı'ünün tescilden önce, kalanı 18 ay içinde Yönetim Kurulunun belirleyeceği takvimle ödenecektir. 8. Nolu gündem maddesinde: Pay sahibi ----- söz alarak;Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkının belirlenmesi için görev ve yetkilerinin anlatılması zaruri görülmüştür. Şirket esas sözleşmesine bakıldığında, Yönetim Kurulu başlıklı 10. Maddede ve temsil/ilzam başlıklı 11. maddede belirtilen hükümlere göre şirketin tüm yönetim ve icra süreçleri YK üyeleri tarafından yürütülmektedir. Şirketin zorunlu olarak takip etmesi gereken işler: YK Başkanı (----): İcra Kurulu, Mali/İdari işler, bankacılık işlemleri, finans yönetimi, hukuki işlemler, personel yönetimi, denetim vs. YK Başkan Yardımcısı (------): Teknik kadro, sistem, network ve proje yönetimi------ 110.000 TL net, ------ 75.000 TL net huzur hakkı verilmesine ilişkin öneri pay sahiplerinin oylamasına sunulmuştur. Yapılan oylama sonucunda:------ 110.000 TL net huzur hakkı ödenmesi: 84000 adet olumlu, 24000 adet olumsuz oyla oy çokluğu ile kabul edilmiştir. ------ 75.000 TL net huzur hakkı ödenmesi: 84000 adet olumlu, 24000 adet olumsuz oyla oy çokluğu ile kabul edilmiştir....” şeklinde karar alındığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişilere inceleme yaptırılmış, davalı şirketin incelenen 2022, 2023, 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı, sahibi lehine delil olma vasfı taşıdığı belirlenmiştir. Davacının ileri sürdüğü iptal sebeplerini genel kurul toplantı tutanağı ile bir arada inceleyen bilirkişi heyeti raporunda, TTK m. 446/l.a uyarınca toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceği, bu hususların dava şartı niteliğinde olduğu, geçerli bir muhalefet şerhinden bahsedebilmek için muhalefetin oylama sonucunda alınan karara ilişkin olması gerektiği, oylamadan önce gündem maddesine ilişkin görüşmeler sırasında ileri sürülen görüşler, itirazlar ya da oylama sonucunda ortaya çıkacak muhtemel bir karara önceden muhalif olduğunun açıklanmasının Yargıtay içtihatlarında TTK m. 446 anlamında geçerli bir muhalefet şerhi niteliğinde kabul edilmediğini, Yargıtay ------. HD.'nin 30.09.2024 tarih ve -----sayılı kararında da;“1.Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında 6102 Sayılı Kanun, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 Sayılı Kanun'un 446/1-a bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir Somut olayda, davalı şirketin 23.05.2016 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili ... tarafından gündemin 6. maddesi görüşülürken, henüz oylamaya geçilmeden önce yönetim kurulu üyelerine dağıtılması planlanan ücretlerin fahiş olduğunu, şirkete inanılmaz maliyet çıkartacağını, yönetim kurulu üyelerine yapılacak bu ödemelerin yönetim kurulunda yer almayan azınlık hissedarlara yapılacak kar payları ödemelerinin bu şekilde eritileceği belirtilmiş, ancak bu maddenin oylanmasından sonra ve devamında genel kurula katılan davacı vekili gündemin 6. maddesinin karara bağlanmasından sonra, karara muhalif kaldığını, 6102 Sayılı Kanun'un 446. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirtmiş değildir. Dairemizin kökleşen uygulaması, bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için, muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği yönündedir. Bu görüş, karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının oluşup oluşmadığı konusu üzerinde durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir” şeklinde bu durumun açıklandığını, belirterek dava konusu genel kurulda alınıp iptali talep edilen 1, 2, 6, 7 ve 8 genel kurul kararları incelendiğinde de dava konu kararların hiçbirinde davacının karardan sonra muhalefetini tutanağa geçirtmeğinin görüldüğünü, davacının iptali talep edilen kararlara ilişkin oylama öncesi görüşmeler sırasında gündem maddelerine ilişkin görüş ve itirazlarını kararların alınmasından önce peşinen tutanağa geçirttiğini, bu durumda dava konusu kararların iptali için muhalefet şerhini tutanağa geçirme dava şartının gerçekleşmediğini belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra davacının, toplantı çağrısının usulsüz olduğunu ileri sürdüğünü, toplantı tutanağı incelendiğinde, Bakanlık Temsilcisinin ----- Gazetesi'ndeki ilanda toplantının 2. toplantı olduğunun ve toplantı nisabının belirtilmediğine ilişkin şerh koyduğunu, TTK m. 446/1-b uyarınca çağrının usulüne uygun yapılmamasının toplantıda alınan kararlara etki ettiğini ileri süren pay sahiplerinin iptal davası açabileceğini, Yargıtay ----HD.'nin 19.02.2025 tarih ve----- sayılı kararıyla .genel kurul toplantısında alınan kararların iptal koşulları değerlendirilirken etki kuralının nazara alınması gerektiği, bu kurala göre pay sahipleri tarafından ileri sürülecek usulsüzlük ve aykırılık halinin genel kurul kararlarının alınmasına etkili olmasının gerektiği, davaya konu genel kurulda karar alınırken 2400 paydan 1680 oyun temsil edildiği ve kararların oybirliği ile alınması karşısında çağrı usulündeki eksiklik ve usulsüzlüklerin kararların sonucuna etki etmeyeceği, sonuç olarak davalı şirketin 11.05.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların ve bu toplantının mesnedi ve bağlantısı olduğu 18.03.2020 tarihli genel kurulda alınan kararlar ile genel kurul toplantısının ertelenmesine ilişkin 16.04.2020 tarihli 5 numaralı yönetim kurulu kararlarının 6102 Sayılı TTK'nın 447. 445. ve 446. maddeleri gereğince yokluk ve iptal koşullarının bulunmadığı” yönündeki ilk derece mahkemesi kararını onadığını,somut olayda davalı şirketin toplam 120.000 payından 108.000'nini temsil eden pay sahiplerinin toplantıya katıldığı ve kararların 84.000 olumlu oyla oyçokluğu ile alınddığı dikkate alındığında çağrıdaki eksikliğin kararların alınmasına etkili olmadığı sonucuna varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetince ayrıca , dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların iptali için dava açma koşulunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi ihtimali de değerlendirilmiş iptali talep edilen 1 no.lu karar toplantı başkanı seçimine, 2 no.lu karar toplantı tutanağının imzalanması konusunda divan heyetine yetki verilmesine ilişkin olup yapılan oylamalarda oyçokluğuyla kararların alındığı görülmekte olup iptalini gerektirir herhangi bir kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık tespit edilemediği belirtilmiştir. Dava konusu genel kurulda 6 no.lu gündem maddesine ilişkin olarak oyçokluğu ile kârın dağtılmamasına karar verildiği, TTK m. 523 “(1) Kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak kâr payı belirlenemez. (2) Genel kurul; a) Aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse, b) Bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, Kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilir. (3) Esas sözleşmede hüküm bulunmasa bile, genel kurul, şirketin işçileri için yardım sandıkları ve diğer yardım örgütleri kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya diğer yardım ve hayır amaçlarına hizmet etmek ”üzere, bilanço kârından yedek akçe ayırabilir”. hükmü, şirketin mali durumu ile birlikte değerlendirildiğinde ise ,şirketin yüksek borçluluk oranı ve sınırlı özkaynak yapısı da dikkate alındığında, kar dağıtımı yapmak yerine finansal istikrarın sağlanmasının öncelik arz ettiği, sonuç itibarıyla, mali veriler ışığında şirketin herhangi bir dönemde kar dağıtımı yapmadığı ve mali yapısının da kar dağıtımına uygun olmadığı, bu durumda davalı şirket genel kurulunda kârın dağtılmayıp yedek akçeye aktarılması kararının kanuna ya da dürüstlük kuralına aykırı olmadığı yine iptali talep edilen 7 no.lu sermaye artırımı kararına ilişkin kararında 2023 yılında yapılan sermaye artırımının, şirketin öz kaynaklarını güçlendirme ve negatif özkaynak durumunu kısmen telafi etme amacı taşıyan mali bir önlem niteliğinde olabileceği, şirketin 2022 ve 2023 mali tablolarında kar ettiği görülse de elde edilen kar geçmiş dönem zararlarına mahsup edildiği, likidite oranlarının ideal seviyelerin oldukça altında bulunduğu, dönen varlıklarının sınırlı olduğu dikkate alındığında; sermaye artırımının, finansal sürdürülebilirliğin sağlanmasında olumlu bir adım olarak değerlendirilebileceği, bu durumda davalı şirketin sermaye artırımı kararı finansal açıdan gereklilikten kaynaklandığının, dürüstlük kuralına aykırılık içermediği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkına ilişkin 8 no.lu karara ilişkin olarak şirketin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait örnek huzur hakkı bordroları incelendiğinde: 2022 yılı Haziran ayında toplam 90.000,00 TL (kişi başı 45.000 TL) 2023 yılı Haziran ayında toplam 90.000,00 TL (kişi başı 45.000 TL) 2024 yılı Haziran ayında ise toplam 110.000,00 TL (---- 65.000 TL, ----- 45.000 TL) tutarında huzur hakkı tahakkuk ettirildiği, ancak bu tutarların bordrolarda yer almasına karşın, şirketin bilançosu incelendiğinde; brüt ödemelere karşılık gelen nakdi çıkışların yapılmadığı, tahakkuk eden bu tutarların ödenemeyerek şirketin borç hanesinde yer aldığı ve pasifte yük oluşturduğu, başka bir ifadeyle, huzur haklarının fiilen ödenmediği, sadece muhasebe kayıtlarında yer aldığının görüldüğü, Şirketin mali tabloları göz önünde bulundurulduğunda; her üç yıl boyunca faaliyet karının sınırlı düzeyde gerçekleştiği, geçmiş yıl zararlarının bulunduğu ve borçluluk oranlarının yüksek olduğu , bu durumun da, tahakkuk ettirilen huzur hakkı ödemelerinin fülen ödenememesine neden olmuş olabileceği, bu durumda huzur hakkı ödenmesine ilişkin 8 nolu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunun değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. Mahkememizce yürütülen yargılama toplanan deliller ve bilirkişi heyeti raporu ile yapılan tespitler bir arada değerlendirildiğinde genel kurul toplantısı yönünden davacının ilk iddiasının çağrının usulsüzlüğüne ilişkin olduğu, toplantı tutanağında Bakanlık Temsilcisinin ------ Gazetesi'ndeki ilanda toplantının 2. toplantı olduğunun ve toplantı nisabının belirtilmediğine ilişkin şerh koyduğu, anlaşılmıştır. TTK m. 446/1-b uyarınca çağrının usulüne uygun yapılmamasının toplantıda alınan kararlara etki ettiğini ileri süren pay sahiplerinin iptal davası açabileceği, anonim şirketlerde çağrıda usulsüzlük ve eksikliklerin genel kurulun yokluğu değil, iptal edilebilirliği sonucunu doğuracağından, davacı tarafın yokluk iddiası ile ilgili itiraz ve taleplerin yerinde olmadığı, TTK 445 ve 446 maddeleri gereğince genel kurul toplantısında alınan kararların iptal koşulları değerlendirilirken "etki kuralı"nın nazara alınması zorunlu olup; bu kurala göre pay sahipleri tarafından ileri sürülecek usulsüzlük ve aykırılık halinin genel kurul kararlarının alınmasına etkili olması gerektiği, somut olayda davalı şirketin toplam 120.000 payından 108.000'nini temsil eden pay sahiplerinin toplantıya katıldığı ve kararların 84.000 olumlu oyla oyçokluğu ile alındığı dikkate alındığında çağrıdaki eksikliğin kararların alınmasına etkili olmadığı , çağrının usulsüzlüğünün dava konusu genel kurul kararlarının iptali sonucunu doğurmayacağı kabul edilmiştir. Bunun yan sıra genel kurul toplantısına davacının vekilinin katıldığı ve iptal davasına konu olan gündemin 1,2,6,7,8 nolu maddeleri yönünden oylama sonrasında muhalefetini tutanağa geçirmediği, oylama öncesinde maddeye ilişkin görüşlerini açıklayıp olumsuz oy kullanacaklarını ifade ettiği görülmüştür. Genel kurul toplantısında alınan kararlara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için, muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmekte olup , davacı tarafça dava konusu kararlar yönünden iptal davasının dinlenebilmesi için muhalefet şerhini tutanağa geçirme dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın bu nedenle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜ K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar harcı 615,40TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Davalı tarafça yapılan yargılama olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/822, K. 2025/768, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-822-e-2025-768-k-73f73c276947