İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/810 E. 2024/1052 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/810
Karar No
2024/1052
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/810 Esas KARAR NO:2024/1052

DAVA:Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) DAVA TARİHİ:28/12/2024 KARAR TARİHİ:30/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili, ... Müdürlüğü'nde ... no.su ile kayıtlı... Tur. San. ve Tic. A.Ş'nin toplam itibari değeri 5.000,00 TL olan paylarının sahibi olduğunu, şirket'in müvekkilinden başka ..., ... ... olmak üzere dört tane daha pay sahibi bulunduklarını, şirket, Yönetim Kurulu Başkanı ..., Yönetim Kurulu Başkan Vekili ... ve Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından idare edildiğini, şirket'in ana faaliyet konusu, yat ve tekne imalatı ve satışı olduğunu, şirket işleri Yönetim Kurulu üyeleri tarafından idare edildiğini, müvekkili şirketin işleriyle alakalı olarak hiçbir bilgi verilmediğini, ticaret şirketlerinin varlık sebebi kar elde edip ortaklarına kar payı dağıtmak olmasına karşı şirket, hiçbir zaman kar dağıtımı yapmamış ve sürekli olarak zarar ettiğini, şirket'in 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerine yer verdiklerini, beyannamelerin ekinde yer alan gelir tablolarında şirket; 2020 yılında 427.273,95 TL zarar, 2021 yılında 359.102,16 TL kar, 2022 yılında 704.353,32 TL zarar ve 2023 yılında 4.501.462,42-TL zarar kaydettiğini, şirket'in uzun zamandan beri zarar etmesinin gerekçeleri hakkında bilgi sahibi olabilmek adına müvekkili, vekili aracılığıyla şirket'in 19.12.2024 tarihinde yapılan 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait genel kurul toplantısına katılarak bilgi edinme hakkını kullanıldığını, müvekkili adına sorulan sorulara cevap olarak, mali tablolardaki veriler okunmakla yetinildiğini, şirket işleri hakkında hiçbir şeffaflık sağlanmamış ve son derece genel geçer ifadelerle sorular geçiştirildiğini, şirketin en büyük ortağı ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olan ..., 19.12.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına, pay sahipliğinden doğan haklarını kullanması için ...'i yetkilendirdiğini, kendisi toplantıya asaleten katılmadığını, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ... ise toplantıya asaleten katıldığını, müvekkilinin de ortaklıktan doğan haklarını kullanması adına vekili ...'ı yetkilendirdiğini, diğer pay sahipleri ve diğer yönetim kurulu üyesi ise toplantıya katılmadığını, müvekkili adına şirket işleriyle alakalı olarak aşağıdaki sorular, toplantıya katılan tek yönetim kurulu üyesi olan ...'ye yöneltildiğini, hiçbir sorularına yanıt vermediğini, ... tarafından verilmiş olan yanıtlar, yönetim kurulu adına verilmiş olan yanıtlar olarak kabul edilemeyeceğini, zira yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan görevler temsilci aracılığıyla yerine getirilemeyeceğini, yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasında vekalet ilişkisi bulunduğunu, ... tarafından verilen yanıtlar yok hükmünde olduğunu, kendisinin cevap verdiği soruları yönetim kurulu tarafından cevapsız bırakılmış sayıldığını, ...'in vekili olduğu pay sahibi ...'yi temsil edebileceği konular, ...'nin pay sahibi olmasından kaynaklı olarak sahip olduğu hak ve yetkiler olduğunu, Yönetim Kurulu Başkanı ...'nin genel kurul toplantısına katılmaması, bilgi edinme hakkımızı esaslı bir biçimde ihlal ettiğini, gerçekten de bu durum sormuş olduğumuz sorulara verilen yanıtlardan kolaylıkla anlaşıldığını, Genel kurul toplantı tutanağından görüleceği üzere yönetim kurulu adına konuşmaya tek yetkili olan ... ilk söz aldığında; "2021 senesinde yeni bir model çıkarttık, daha önce yelkenli üretimi yapıyorduk, 2021 itibari ile yelkenli üretimini durdurup, sürat teknesi üretmeye başladık. İlk modeli 2021 senesinde suya indirdik, daha sonrasında fuarlara da katılarak bu modelin ihraç pazarlarını İtalya ya satılmasını sağladık, bu sürede de 11 ve 9 metre olarak üretime devam etmekteyiz. Yurt içi satış temsilciliğini 2022 senesi sonu itibari ile... firması üstlenmiştir. 2021 yılında 1 adet tekne, 2022 yılında 2 adet tekne, 2023 yılında ise 3 adet tekne satışı olmuştur." ifadelerini kullandığını, ... ikinci söz alışında ise; "yaptığımız işin doğası olarak alınan döviz bazlı siparişler ve ödemelerden dolayı 2023 yılında 2.374.806,49-TL kambiyo karı, 4.831.396,77-TL kambiyo zararı oluşmuştur. Çift paralı ekonomilerde bu durum normaldir." ifadelerini kullandığını, ...'nin başkaca beyanı olmadığını, verilmiş olan yanıtlar da soruları cevaplandırmaya hiçbir şekilde yeterli olmadığını, 2021, 2022 ve 2023 yıllarındaki tekne satış miktarları söylenmiş olsa da bu yıllarda kaç adet sipariş alındığına ilişkin bir bilgi verilmediğini, şirketin tekne imalatı ve satışından başkaca hangi faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin sorumuz yanıtsız bırakıldığını, bu nedenle şirketin tekne siparişi almadığı dönemlerde hangi faaliyetlerle ilgilendiği gelir getirici başkaca yan işlerde kullanılıp kullanılmadığının öğrenilmediğini, bu nedenle şirket'in tekne siparişi almadığı dönemlerde hangi faaliyetlerle ilgilendiği, sahip olduğu tesisleri gelir getirici başkaca yan işlerde kullanıp kullanmadığı öğrenilemediğini, şirketin sahip olduğu tesis ve makineler şirket'in tekne bakım ve onarımı yapmasına da müsaade etmektedir. Ancak Şirket'in bu gibi faaliyetlerle ilgilenip ilgilenmediği hakkında tarafımıza hiçbir bilgi verilmediğini, şirket'in gelir elde ettiği yardımcı faaliyetlerin neler olduğuna ilişkin sorumuz yanıtsız bırakıldığını, bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin miktarı ve dağılımları hakkında da bilgi edinilemediğini, yapılmış olan satışların yurtiçine mi yoksa yurtdışına mı yapıldığı konusunda da uygun yanıtlar verilmediğini, yönetim kurulu başkan vekili ... tarafından verilen yanıtlar son derece çelişkili olduğunu, ..., 2021 yılında üretilen teknenin İtalya'ya satışının sağlandığını ifade ettiğini, şirket'in 2021 yılına ilişkin gelir tablosu'na bakıldığında yurt satışı satışların 0-TL olduğu görüldüğünü, şirket'in yapmış olduğu satışlarla ilgili olarak transfer fiyatlandırması yapılmış olup olmadığına dair hiçbir bilginin taraflarında paylaşılmadığını, şirket'in gelir tablolarında görünen en büyük zarar kalemlerinden olan kambiyo zararlarının nedenine ilişkin sorularına verilen yanıt, hiçbir izahat ve detay içermeyen ve ayrıca somut gerçeklere de aykırı olduğunu, ... yetkisiz bir şekilde yönetim kurulu adına konuştuğunu, yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüğü olan doğru ve şeffaf bilgi verme yükümü altında olmadığını, Bu nedenle de ifadelerine en baştan şüpheyle yaklaşılmasının gerektiğini, şirket, gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında yaptığı sözleşmeleri döviz cinsinden akdettiğini, o halde şirket'i son yıllardaki ekonomik konjonktürden çok fazla etkilendiğini söylemesi çelişik durduğunu, ekonomik konjonktür Türk Lirasını enflasyona maruz bırakmakta, döviz alacaklısına ise tersine avantaj sağladığını, ... tarafından şirketin satış zorlukları yaşadığının ifade edildiğini, müvekkilleri pay sahibi olduğu şirket, sipariş üzerine üretim yaptığını, şirket, sipariş almadan üretime geçmediğine göre satış zorluğu yaşandığını iddia etmek de çelişkili olduğunu, ürünün kime satılacağı, imalat henüz başlamadan belli olduğunu, davalı şirket'te pay sahibi olan müvekkili somut bilgi alma talebinin önemli bir kısmının cevapsız bırakıldığı veya baştan savma cevaplar verildiği tutanaklarla sabit olduğunu, zorunlu tek hukuki imkan olarak TTK m. 437/5 kapsamında somut sorularına bağlı olarak şirketin işleri hakkında şirket'e bilgi verilmesi talimatı verilmesini, müvekkilinin yetkilendirmesini, inceleme talep ettikleri hususlarda davalı şirket'in mali tabloları ile şirket mizanı da dahil olmak üzere, ilgili tüm ticari defter ve kayıtlarıyla yazışmaları üzerinde TTK m. 437/4 uyarınca soruların cevaplarını içeren kısımları itibariyle (bir uzman aracılığıyla) inceleme talebimize yönelik davanın kabulüne, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmemiştir. DEĞERLENDİRME: Dava, TTK 437/5 maddesi kapsamındaki bilgi edinme ve inceleme talebine ilişkindir. TTK'nın 437/5 maddesine göre; Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. Davalı şirketin faaliyet merkezinin ... olduğu, TTK 437/5 gereğince belirtilen yetkili mahkeme düzenlemesi kesin yetki hali olup, kamu düzenine ilişkin olmakla davaya bakmakla yetkili mahkemenin davalı şirketin adresinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-ç maddesi gereğince mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince harç/yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda yetkili mahkemece karar verilmesine, 4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde yetkili mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 30/12/2024

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/810, K. 2024/1052, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-810-e-2024-1052-k-d693965a8e66