İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/81 E. 2024/821 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/81
- Karar No
- 2024/821
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/81 Esas - 2024/821 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/81 Esas KARAR NO : 2024/821
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete verdiği taşımacılık, dağıtım hizmetleri kapsamında düzenlediği ... numaralı 31/10/2023 tarihli 151.330,12-TL bedelli, ... numaralı 15/10/2023 tarihli 234.585,64-TL bedelli faturaları tanzim ettiğini, davalının işbu faturalara itiraz etmediğini, faturaları kabul ettiğini ve cari hesaba mahsuben kısmi ödemelerde bulunduğunu, fakat davalı tarafın faturalara konu borcunun tamamını ödememesi sebebiyle .... E. Sayılı icra dosyası nezdinde bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla 05/12/2023 tarihinde 241.090,87-TL tutarlı icra takibi başlatmış ise de davalının icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile .... sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, .... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişi aracılığıyla ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya dayanak .... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte toplam 241.090,87-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, takibin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen kesin süreyi takiben davacı şirket tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı şirket tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222. maddesi gereği davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı şirket lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...tarafların e-defter mükellefi olduğu, inceleme için sunulan ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayına ilişkin olarak e-defter beratlarının mevcut olduğu ve iş bu raporun içeriğinde gösterilen şekilde sisteme yüklemelerinin zamanında ve usule uygun olarak yapıldığı, bu doğrultuda defter ve defter kayıtlarının davacı lehine kesin delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasında meydana gelen ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten 235.915,76-TL alacaklı olduğu, davacı şirketin davalı şirket aleyhine .... E. sayılı icra dosyası başlattığı asıl alacak tutarının ticari defterlerinde kayıtlı alacak tutarı ile (aynı) mutabuk olduğu, dava konusu asıl alacak tutarına faiz tutarlarının hesaplaması yapılarak (toplam 5.175,11 TL) raporun içeriğinde yer verildiği, dosya içeriğine ... tarafından celp edilen BA/BS formları incelendiğinde davacı şirketin davalı şirkete 2023 yılında 3 adet fatura düzenlediği..." yönünde kanaat bildirdiği görülmüştür. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunulmamıştır. HMK'nın 281/I. fıkrasında belirtilen bilirkişi raporuna itiraz süresi, hak düşürücü süre olup hak düşürücü süre içinde rapora itiraz edilmezse diğer taraf için usuli kazanılmış hak doğacaktır (Emsal: .... ., 28/03/2018 tarih ve .... sayılı ilamı). Bu bağlamda, dosya kapsamına da uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülen bilirkişi raporunun hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği takibe konu faturanın ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ve dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile de doğrulanan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının .... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 235.915,76-TL asıl alacak kadar alacaklı olduğu görülmüş, böylece davalının belirtilen miktar yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından icra takibinde TTK'nın 1530. maddesi gereğince işlemiş faiz talep edildiği anlaşılmış ise de kanun maddesine ait gerekçede de açıklandığı üzere, TTK 1530. maddenin konuluş amacına bakıldığında, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi tacirler arası taşımacılık işlerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla (Emsal: .... .'nin 20/10/2017 tarih ve .... sayılı ilamı), somut olayda TTK'nın 1530. maddesi hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, davacının işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Bu bağlamda somut olarak, davalının .... sayılı takibe itirazının 235.915,76-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 47.183,15-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının .... sayılı takibe itirazının 235.915,76-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 47.183,15-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 16.115,40-TL harçtan peşin alınan 4.117,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.998,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.522,72-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 77,28-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 37.746,52-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 4.117,23-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.544,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 60,00-TL tebligat gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.560,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 3.483,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.