İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/790 E. 2025/581 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/790
Karar No
2025/581
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/790 KARAR NO : 2025/581

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2024 KARAR TARİHİ : 11/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ---- plakalı ---- model ----- araç davalı şirketten ------ numaralı poliçe ile 10.01.2022 başlangıç tarihli genişletilmiş kasko poliçe ile sigortalandığını, İlgili araç müvekkil şirket çalışanı ------- idaresinde iken 08.1 1.2024 tarihinde tek taraflı kazaya karışmış ,araç refüje çarpmış ,olay yerine gelen polis ekipleri olay ile ilgili olarak kaza tutanağı tutmuşlar ve alkol testi yaptıklarını, Süresinde kaza davalı şirkete bildirilmiş , ----- numaralı hasar dosyası açılmış ancak hasar ödemesi yapılmamıştır. Bunun üzerine 31.05.2024 tarihinde yeniden davalı şirkete pert bedelinin ödenmesi için başvuru yapılmış ancak davalı şirket mail yoluyla hasarın ödenmeyeceğini bildirdiğini, Davalı şirketin hangi gerekçe ile zararı reddettiği anlaşılmadığını Poliçeye göre davalı şirket aracın kaza tarihindeki rayiç bedelini müvekkil şirkete ödemek yükümlülüğü altında olduğunu. Davalı şirket poliçeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiş hukuka aykırı olarak hasarı reddettiğini tüm bu nedenlerle Bilirkişi marifetiyle aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ve gerçek zarar tespit edildiğinde artırılmak üzere şimdilik 200.000-TL tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine araçta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla bağımsız eksper firması tarafından yapılan incelemede “meydana gelen hasar ile beyanın uyumlu olmadığı, kurgu/düzmece/şüpheli kaza olma ihtimalinin yüksek olabileceği” belirlendiğini, her ne kadar sürücünün şirket çalışanı ----- olduğu iddia edilmekteyse de yapılan incelemeler ile birlikte tespit edilen hususlar göz önüne alındığında söz konusu durumun hiçbir şekilde hayatın olağan akışına uygun olmadığı açık olmakla birlikte dava konusu kaza kapsamında sürücü değişikliği suretiyle müvekkilimiz şirketin yanıltılmaya çalışıldığı aşikar olduğunu, kaza sonrasında sigortalı araç sürücüsünün değiştirildiğinin tespiti halinde anılan dava bakımından müvekkilimiz şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmayacağını, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek üzere. davacının aracında meydana gelen hasar aracın pert olmasına sebebiyet verecek boyutta olmadığını meydana gelen hasar dikkate alındığında aracın pert olmayacağı açıkça ortada olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kasko sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca hasar tarihinde aracın piyasa rayiç değerinin bilirkişi tarafından belirlenmesi zaruri olduğunu, müvekkil şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; ----plakalı aracın sürücüsü ---- yol üzerinde seyri esnasında, herhangi bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının savrulmasına neden olmuş ve kavşaktaki ayrım noktasında bulunan refüje çıkarak, trafik levhalarına çarpmıştır. Sürücü ----- Karayolları Trafik Kanununun 52/a-b ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 101/a-b maddesinde açıklanan kusurları işlediği ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu dava konusu hasarın Kasko Poliçesi Genel Şartlarının A.5.10 maddesi ve 6762 sayılı Kanun'un 1292/3. Maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1446.) ve TTK'nın 1447. maddeleri doğrultusunda dava dosyasına süri ----- hari olduğuna dair sigorta şirketi araştırma raporu haricinde tutanak / belge/ kamera görüntüsü vb ispata başka bir belge olmadığı, salt davacının araştırma raporu ile hasar başvurusunu red ettiği ancak hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığında dair ispat yükü davalı sigorta şirketinde olduğu ve dava konusu hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu davalı sigorta şirketinin hasarın kurgu hasar olduğuna dair beyanının tespiti uzamanlık alanında olmadığı ---- plakalı aracın sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu, Araç hasar zarar bedelinin 164.000 TL olduğu, Dava konusu hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır. Kasko Genel Şartları A.5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar; A.5.6. Araca, sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı aracın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararlar, teminat dışı hal olarak sayılmıştır. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Sigortacı, rizikonun bildirilen şekilde değil, teminat kapsamı dışında kalan farklı bir şekilde meydana geldiğini iddia ediyorsa, bu durumu soyut beyanlarla değil, somut ve inandırıcı delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Somut olayda, kaza tespit tutanağının kolluk görevlileri tarafından düzenlenip imzalanmış olması ve alkol raporlarının da dosyaya sunulmuş bulunması dikkate alındığında, davalı sigorta şirketi tarafından iddia edilen sürücü değişikliği, somut delillerle ispat edilememiştir. Davacının iddialarının sübuta erdiği kabul edilerek, davalı sigorta şirketi nezdinde bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan hasar bedelinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, dosyada bulunan eksper raporundaki ihbar tarihi esas alınarak, Türk Ticaret Kanunu'nun 1446. maddesi uyarınca davalı aleyhine avans faizi işletilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 164.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 15/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar harcı 11.202,84 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.787,34 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 3.415,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.843,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.161,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 9.972,02 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.952,00 TL'nin davalıdan, 648,00 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı / (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/790, K. 2025/581, T. 11.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-790-e-2025-581-k-0e1736ec17d7