İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/507 E. 2025/1022 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/507
Karar No
2025/1022
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/507 Esas KARAR NO: 2025/1022 DAV: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/07/2023 KARAR TARİHİ: 19/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- nezdinde ---- numaralı------bulunan ve müvekkilimiz ----- Şirketi adına tescilli ---- plakalı aracın -----günü maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, Müvekkil, meydana gelen kaza ile ilgili olarak sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini, Sigorta şirketi hasar dosyasını açarak eksper görevlendirildiğini, Sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkilin aracında toplam 280.000,00 TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini Lakin düzenlenen bu eksper raporu müvekkilin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, Müvekkilin aracı hakkı ve layığı ile onarılmamış, değişmesi gereken parçaları değiştirilmediği gibi daha önce orijinal olan parçalar yan sanayi parça ile değiştirildiğini, Davalı sigorta şirketi edimini eksik ifa etmiş, müvekkilin aracı ayıplı olarak onarıldığını, Davalı sigorta şirketi müvekkilin aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini Sigorta şirketi aracı her ne kadar onarmış ise de müvekkilin aracı kazadan bir önceki gibi olmadığını, davalı sigorta şirketine 07.06.2023 tarihinde başvuruda bulunmuş olmamıza rağmen davalı sigorta şirketi talebimizi zımni olarak reddettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline ilişkin talep edilebilir tazminat bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi hasar alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle; bedel artırım taleplerinin kabulüne ve müddeabihin bedel artırım yolu ile arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde müvekkile ait ----- plakalı araçta meydana gelen kazadan dolayı gerçekleşen zararın tazminine konu talep ettiğimiz 100,00-tl alacağımızı bilirkişi raporu doğrultusunda 283.655,59 TL artırarak toplamda 283.755,59 TL maddi zararın ihbar tarihinden 45 gün sonra olan 04/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkil sigorta şirketine ---- tarihinde yapılan başvuru neticesinde açılan ---- hasar numaralı dosya kapsamında ---- tarihindedavacı tarafa ---- maddi tazminat ödemesi yapıldığını, Davacı tarafça işbu ödemeye istinaden herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmadığından müvekkil sigorta şirketinin huzurdaki davaya konu taleplere yönelik olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, Davacı tarafından, gerçek zararının giderilmesi için kendisine yapılacak hasar bedeli ödemelerinde ----- de dahil edilerek ödenmesi gerektiği iddiasının kabulü mümkün olmadığını Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf, başvuru konusu talebin giderildiğine dair faturaları ibraz etmemiş olduğundan KDV ödeme yükümlülüğü meydana gelmediğini, dava konusu bedele ilişkin iskonto indirimi yapılmadan tazminat hesabı yapılması hukuka aykırı olacağını, Kesinlikle bir kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket aleyhine avans faizine hükmedilmesi davacı tarafın taraf gerçek kişi olması sebebi ile mümkün olmadığını, müvekkil sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu poliçede belirlenen teminat limitleriyle sınırlı olup bu limiti aşan meblağlardan müvekkilin sorumluluğu söz konusu olmadığını, tüm bu nedenlerle İşbu haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;----- plakalı çekici sürücüsü ------ Karayolları Trafik Kanununun 56/c ve 84/d maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmiş olup yakın takip nedeni ile önündeki araca arkadan çarptığı ----, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, ---- plakalı aracın sürücüsü ----- şeridinde nizami olarak ilerken arkasındaki aracın yakın takibi nedeni ile kendi aracına arkadan çarpması şeklinde neticelenen trafik kazasında alabileceği bir tedbir olamaması nedeni ile kusursuz olduğu,------- maddesi gereğince ve genelgeye uygun olarak onarımın eşdeğer parça ile yapılacağı poliçede yer almış ve eksper raporundada eşdeğer parça takip numarası belirtildiği ---- Plakalı vasıtanın -------------- tarafından eşdeğer parça ile onarıldığı, poliçede eşdeğer parça ile onarım yapılacağının yazılı olduğu, ----- genelgesi ile kasko genel şartları kapsamında onarımın gerçekleşmesinde poliçeye bir aykırılık bulunmadığı, eşdeğer parça yerine------ onaylı olmayan yan sanayi parça kullanıldığına dair bir delil bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin yerinde olmadığı, Heyetimizde yer alan teknik bilirkişi ---- örneklemeişse de, ---- yılında bu kararda sonra ----- eşdeğer parça uygulaması başlatıldığı, Hasar bedelinin orjinal parça ile 704.694,49 TL olduğu, Davalı -----hasar bedeli olarak 280.000 TL ödemiş olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; -------- poliçesinde iki ayrı yedek parça klozu yer aldığının anlaşıldığı, kök raporda yer alan görüşün bu ikinci kloz nedeni ile revize edildiği, Sigortalının lehine olan klozun uygulanacağı ve aracın orjinal parça ile onarımının yapılması gerektiği, Davalı sigorta şirketince eş değer parça kullanılarak onarım yapıldığı ve ----ödendiği,ödemenin tenzili sonrasında orjinal parça onarım farkının 424.694,49 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin 424.694,49 TL densorumluluğunun oluşacağı, Davalı sigorta şirketinin 03.02.2023 tarihinde temerrüte düştüğü, hususları beyan ve rapor edilmiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır. Yani 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra meydana gelen rizikolardan sorumludur. Sigorta bir akittir ki bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısiyle bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.” şeklinde tanımlanmıştır. Sigorta sözleşmeleri her iki tarafa hak ve yükümlülükler yükleyen, karşılıklılık güven ve iyi niyet esasına dayalı olarak kurulan sözleşmelerdir. ------- Somut olayda, kasko sigorta poliçesinde iki ayrı yedek parça klozunun yer aldığı, ve klozlarda çelişki bulunduğundan iyiniyet kuralı uyarınca sigortalı lehine olan klozun uygulanması gerekmiştir. Bu nedenle aracın orijinal parça ile onarılması zorunludur. Davalı sigorta şirketi tarafından ise eşdeğer parça kullanılarak onarım yapıldığı ve bu kapsamda 280.000 TL ödeme gerçekleştirildiği görülmektedir. Yapılan ödemenin tenzili sonrasında, orijinal parça ile onarım arasındaki farkın 424.694,49 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle hasarın anlaşmalı olmayan bir servis tarafından giderildiği dikkate alınarak %20 oranında servis muafiyeti dikkate alınarak davaya konu kazada davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibarıyla bakiye hasar bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Kısmi ödeme yapıldığı gözetilerek, temerrüt tarihinin kısmi ödemenin yapıldığı tarihten itibaren başladığı kabul edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; ------- ( güncel poliçe limitleri gözetilmek suretiyle) kısmi ödeme tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacından alınarak davalıya ödenmesine, 2-Karar harcı 19.383,34 TL 'den davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 4.845,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 14.268,49 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ve 4.845,00 olmak üzere toplam 5.384,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.660,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.400,89 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekiline(e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/507, K. 2025/1022, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-507-e-2025-1022-k-f40cd161e4fd