İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/552 E. 2025/835 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/552
Karar No
2025/835
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/552 Esas KARAR NO : 2025/835

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 23/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait... plakalı araç ile davalı tarafça sigorta altına alınmış olunan ... plakalı araç arasında 17.10.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde ... Gözetim Merkezi tarafından oluşturulan trafik kazası kayıtlarında karşı tarafa %100 kusur atfedilmiş olduğunu, müvekkiline ait araçta mezkur kaza nedeniyle hasar, değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, kaza sonucu müvekkili araçta meydana gelen hasar, değer ve hak mahrumiyeti kaybı bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenememekte olduğunu, kaza sonucu müvekkili araçta değer kaybı ve hasar meydana gelmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; dosyanın usul ekonomisi ilkesi gereği doğrudan bilirkişiye tensip zaptıyla gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL reel değer kaybının ve 100,00-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından belirsiz alacak davası açılmasının kabul edilemez olduğunu, davacı yan tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılmış olup, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde mevcut dosyada "başvurunun reddine" karar verilmiş olup, Mahkeme nezdinde mevcut davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazları olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu kazaya ilişkin davadan önce ödeme gerçekleştirdiğinden, müvekkili şirketin başkaca sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını talep ettiklerini, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar mevcut olduğundan ve HMK’nın 114/1-i uyarınca dava konusu talebe ilişkin kesin hüküm olması nedeniyle davanın usulden reddini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, usule ilişkin itirazlarının reddi halinde, esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddini, esasa ilişkin diğer cevap ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK.121.md. gereğince davacı taraf delillerinin tümünün taraflarına tebliğini, davacının açmış olduğu haksız davanın reddini, davacının, talep konusu araçta oluşan maddi hasar rakamı belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu nedenle, davacı yanın belirsiz alacak davası açması kabul edilemez nitelikte olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından ödeme gerçekleştirildiğinden davanın reddini, Mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmemesi durumunda, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasını, kaza tarihinden itibaren talep edilen ticari avans faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Hasar dosyası, dava konusu araçların sicil kaydı,İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E sayılı icra dosyası, Uşak ... Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiştir. Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları ) KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Yasanın 111/2. Maddesinde "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154.maddesinde gösterilmiştir. TBK'nın 154.maddesinde “Zamanaşımının Kesilmesi” başlığında; “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir; 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa” şeklinde düzenleme mevcuttur. İlgili maddeye göre zamanaşımı: borçlunun bir fiili ile, alacaklının bir fiili ile, yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir. Alacaklının fiilleri ise dava açması, defî dava zımnında mahkemeye müracaat etmesi, hakeme başvurması, icra takibine başvurması veya iflas masasına başvurması şeklinde gerçekleşmektedir. Davalının, kaza nedeniyle davadan önce 08.02.2021 tarihinde 4.994,94-TL maddi hasar bedeli ödediği, ödemenin üzerinden 2 yıl geçmeden TTK 111/2 uyarınca davanın açıldığı ve davacının davalıya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile 22/09/2022 tarihinde takip başlatması nedeniyle zamanaşımının kesildiği görülerek davalının zamanaşımı defiinin reddine karar verilmiştir. Sigorta Tahkim Uyuşmazlık Hakem Kararı ile davacının daha önceden icra takibi başlatıldığı için başvurusunun usulden reddettiği ve Uşak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin davalısının aynı olmadığı, davanın araç malikine karşı açıldığı görülmekle kesin hüküm ve derdestlik itirazlarının reddine karar verilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 05/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı aracının arka hasarında; -Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsü ...’ın 100% oranında tam kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’ın kusursuz olduğu, -Aracın arka kesiminde ortaya çıkan hasar onarım tutarının KDV dahil 4.994,94-TL olduğu, Söz konusu onarım bedelinin tamamının davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğu, -Aracın yaşı ve karoser aksamının kaza öncesi durumu itibariyle yapılacak olan onarım işleminin piyasa şartlarında bir değer kaybına sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, -Davacı taraf dava dilekçesinde araç mahrumiyet zararının hesaplanmasını talep etmiş ise de, mahrumiyet bedeli ZMM sigorta sorumluluğunda bulunmadığı gibi ara kararda davalıdan talep edilebilecek zarar miktarı sorulduğundan işbu raporda değerlendirilmediği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Davacının rapora itirazı üzerine yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... 1.Dava konusu (ikinci) kazanın meydana gelişinde; - ... plaka no’lu aracın sürücüsü ...’ın (davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı aracın sürücüsü) %100 (yüzde yüz) oranında KUSURLU olduğu, -... plaka no’lu aracın sürücüsü davacı ...’ın KUSURSUZ olduğu, 2.Dava konusu kazada davacıya ait ... plaka no’lu hasar onarım bedeli 4.994.94 TL. olarak hesaplanmış olup, bu bedelden kazada tam kusurlu olan sürücü ...’ın kullanmış olduğu ...plaka no’lu aracı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalayan davalı... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğunda olduğu, fakat bu bedel 08/02/2021 davalı sigorta şirketi tarafından tarihinde ...’a ödenmiş olduğu, 3.Davacıya ait... plaka no’lu aracın ekonomik yaşını (araç 25 yaşında) çoktan geçmiş olması, aracın daha önceki durumu da göz önüne alındığında araçta herhangi bir değer kaybına uğramadığı,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davalıya sigortalı araç sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigortanın sigortalısının/sürücünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde maddi zarardan sorumlu olduğu, davacının aracında oluşan hasara ilişkin onarım bedelinin 4.994.94 TL olduğu ve bu miktarın davadan önce davacıya ödendiği, aracın kaza tarihinde 25 yaşında olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporları ile davacının aracında değer kaybı olmadığının tespit edildiği , raporlar arasında çelişki olmadığı, davacının değer kaybı ve bakiye hasar tazminatı alacağı olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL. harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 200-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/552, K. 2025/835, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-552-e-2025-835-k-b55bb13c27b1