İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/775 E. 2026/101 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/775
Karar No
2026/101
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/775 Esas KARAR NO : 2026/101

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların davacı idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, ihale ile iş alan şirketin işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiğini, davalıların ihale ile iş aldıkları dönemde çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan aslen sorumlu olduğunu, dava dışı işçi ...tarafından ödenmeyen işçilik alacaklarına ilişkin dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ilamı ile kısmen kabul kararı verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı ilamı ile kararın kesinleştiğini, kararın dava dışı işçi vekili tarafından .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, toplam 137.762,16-TL ödeme yapıldığını, ödenen bu bedelin 8.136,66-TL'sinin davacının sigorta kayıtlarına göre belirlenen diğer firmalardan işçinin çalıştığı süreye ve mahkemece belirlenen bedeller üzerinden tahsilini, bakiye 129.625,50-TL'nin 116.115,23-TL'sinden davalı ...'ın, 13.510,27 TL'sinden davalı ...'nun sorumlu olduğunu, ihale sözleşmesi ve ihale belgeleri uyarınca hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin yüklenici işçisi olduğunu, idarenin sorumluluğunun kanundan kaynaklandığını, bu sorumluluğun sadece işçiye karşı olduğunu, sözleşmelerde işçilik borçlarından davalı şirketlerin sorumlu olacağına dair hükümler bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 129.625,50-TL bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı ...'ye hiç iş yapmadığını, müvekkili şirket ile ... arasında her hangi bir taahhüt sözleşmesi olmadığını, müvekkili şirketin ...adlı bir işçi istihdam etmediğini, müvekkili şirketle aynı adı taşıyan başka şirket olduğunu, müvekkili şirkete husumet tevcih edilemeyeceğini bildirip, davanın husumetten reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tarım İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ye usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: ...SGKya müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava dışı işçi ... TC. Kimlik numaralı ...'İN tüm hizmet dökümü ve işe giriş-çıkış kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ...ya müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalıları ... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (VKN:...) ile ... TARIM İNŞAAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (VKN:...)'nin tüm kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... İş Mahkemesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. 03/12/2025 tarihinde İş Mevzuatından kaynaklı Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen tazminatın alt işverene rücu talebidir. İş Kanunu md. 2/6’ya göre, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” Asıl ve alt işveren, işçiye karşı İş Kanunu’ndan doğan yükümlülükler bakımından müteselsilen sorumludurlar. Bu müteselsil sorumlulukta işçilere, haklarının korunması adına bir güvence teminatı sağlamak amaçlanmıştır. Dolayısıyla asıl ve alt işverenin müteselsil sorumluluğu sadece işçiye karşı geçerlidir. Kendi aralarındaki hukuki ilişkide ise Türk Borçlar Kanunu’nun uygulanması gerekmekte olup, sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. TBK md. 167’ye göre, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Bu düzenlemeden de anlaşıldığı gibi, taraflar kendi iç ilişkilerinde sorumluluğun kime ait olduğu hususunda irade serbestisi ilkesi kapsamında anlaşabilirler. Kanunun 167. maddesinin bu noktada emredici değil düzenleyici bir hüküm olarak yorumlanması gerekir. Asıl işverenin iş yerinde çalışan işçiler, farklı alt işverenler nezdinde çalışmış olabilir. Böyle bir durumda asıl işveren tarafından ödenen tazminat, farklı alt işverenlerin dönemlerini kapsıyorsa, herbir alt işveren kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumludur. Başka bir ifadeyle asıl işveren, herbir alt işvereni o alt işverenin dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutabilir. Yüksek mahkeme kararları uyarınca İş Kanunu’nun 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. Düzenlemede asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler. Davacı, dava dışı işçi ...’e ödediği işçilik alacaklarını davalılara rücu talebinde bulunmuştur. Husumet ... Ltd. Şti.’ye ve ... Ltd. Şti.’ye karı açılmış olmasına rağmen, davacı delil olarak ... Ltd. Şti. ile aralarındaki sözleşmeyi ve hale evraklarını ibraz etmiş; diğer davalı hakkında herhangi bir delil sunmamıştır. Davalı ... Ltd. Şti.’nin davacı ile aralarında hukukî ilişki bulunmadığı yönündeki savunması da gözetilerek mahkememizce ön inceleme duruşmasında davacıya açıklama yapması için süre verilmiş; davacı vekili 02/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ile taraf değişikliği yapılmasını talep etmiştir. Mahkememizin 06/05/2025 tarihli ara kararı uyarınca, işçinin Davalı ... Ltd. Şti.’de çalışmasının bulunması ve ihale makamı olan davacının tüm kayıtlara sahip olması gözetilerek HMK md. 124 uyarınca şartları oluşmayan taraf değişikliği talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili aynı talebi ile dava dışı taşeron firma olan ...A.Ş.’nin de davaya dahil edilmesini talep etmiş, ancak davacının bu talebi de usulüne uygun olarak açılan bir dava bulunmadığından reddedilmiştir. Eldeki davada mahkememizce davacı ile Davalı ... Ltd. Şti. arasındaki sözleşme ve rücu kapsamı hakkında yargılamaya devam edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, dava dışı işçiye ödenen ücretlerin mahkeme kararına dayandığı ve icra takip dosyasında ödeme yapıldığı görülmüştür. Kesinleşen mahkeme kararı sebebiyle mahkememizce yeniden tazminat hesabı yapılmamıştır. Dava dışı işçinin SGK evrakları celp edilerek davalı bünyesinde çalıştığı süre tespit edilmiştir. Bu süreyle orantılı olarak hesap yapılması için alınan bilirkişi raporunda çalışma süresinin 1 yıl 1 ay 19 gün olduğu, davalının sorumluluğunun eşit sorumluluk halinde 22.767,62 TL olduğu, davalının tek başına sorumlu olması halinde 45.535,25 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesabın usul ve yasaya uygun olduğu, raporun denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır Davalının sorumluluğunun araştırılmasında taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde, genel şartnameye atıf yapıldığı, şartnamenin 34. maddesinde yüklenicinin sorumluluğu düzenlendiği görülmüştür. Yüklenicinin sorumluluklarının düzenlenmesinde işçilik alacaklarından tek başına sorumlu olduğuna dair bir anlaşma bulunmadığı, dolayısıyla davacı ve davalının eşit oranda sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin, işçinin çalıştığı diğer firmalardan hangilerinin Davalı ...’ın taşeronu olduğunun araştırılması yönündeki talebi, ihale sahibi idare olarak davacının bilebileceği bir husus olması ve HMK md. 141 uyarınca dava dilekçesinde öne sürülmeyen bir iddianın bilirkişi raporuna itiraz ile öne sürülmesinin usule aykırı olması gözetilerek mahkememizce kabul edilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, Davalı ... Ltd. Şti. yönünden taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmaması ve davalının sorumluluğuna ilişkin herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Diğer Davalı ... Ltd. Şti. yönünden ise, davacı ile davalı idarenin eşit oranda sorumlu olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, rücuna karar verilen miktara ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davalı ... Ltd. Şti. yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 22.767,62 TL’nin 05/07/2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.555,26-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 658,42-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 1.555,26 TL Harcın davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.267,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.267,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.209,31-TL lik kısmanın davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 22.767,62-TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 13.510,27-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne verilmesine, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 3.054,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 745,18 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davalı .... İçin KESİN, davacı ve diğer davalı yönünden kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/02/2026

Katip ...

Hakim .... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/775, K. 2026/101, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-775-e-2026-101-k-27db0becfb28