İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/18 E. 2026/15 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/18
Karar No
2026/15
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/278 Esas KARAR NO: 2026/13 DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/12/2024 KARAR TARİHİ: 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --------aşkın süredir ----- ticari faaliyetlerini yürüten, ülke çapında tanınan ve yıllık yaklaşık ---üzerinde et üretimi yaparak ülkemiz toplam nüfusunun %11 ' i oranındaki et ihtiyacını karşılayan---- hizmet verdiğini, davacı şirket ticari faaliyetlerinde kullanmak üzere ;----yapmış olduğu başvurusu ile ---- kapsayacak şekilde --- tarihinde ve ----- sayısıyla adına tescil ettirdiğini, tescil ettirdiği günden bu yana piyasada ----- markası ile hizmet verdiğini, davacı şirket tarafından yürütülen yoğun pazarlama ve tanıtım faaliyeti sonucunda---- markası tanınmışlık düzeyi yüksek olan davacı şirket ile özdeşleşmiş, tescil edildiği mal hizmet sınıflarında----- yılından itibaren pazarda önemli bir paya sahip olduğunu, davalı taraf ise; --------- markası adı altında faaliyet göstermekte olup davacı şirket ile aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş markası ile ve aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler kullanmak sureti ile mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiğini, Davalı tarafından -------- markasının kullanılması ve hatta davalı tarafın amblemi ve marka yazılış sitili incelendiğinde; büyük harf ile ve bitişik şekilde tercih edilen '' --------kullanımı dolayısıyla her iki markanın söyleniş ve yazılış biçimlerinin birbiriyle aynı olduğunu, Ülke çapında ciddi müşteri portföyü bulunan davacı şirketin müşterilerinde ; faaliyet alanı genişlettiği, davalı şirkete ait ürünlerin de davacı şirket tarafından piyasaya sunulduğu yanılgısı ile ve davalıya ait ilgili ürünlere de yönelimin sağlandığı sorunları ile karşı karşıya kalındığını, İltibasa neden olan bu durum, davalıya haksız kazanç sağlamakta iken, davalı tarafından piyasaya sunulan ürünlerin beğenilmemesi halinde ise davacı şirketin müşteri memnuniyetini olumsuz yönde etkileyen bir unsur olarak karşımıza çıktığını, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, Öncelikle karşı yana tebligat ve duruşma yapılmaksızın davalı yanın---- başvuru numaralı ------- marka tescil belgesinin olası devrinin dava sonuna dek önlenmesi için SMK’nın 159. vd. ve HMK 389 ve devamı maddeleri gözetilerek sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, Davalı -----başvuru numarası ile tescil edilmiş bulunan---- hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini, Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı yana yükletilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ihtiyati tedbir talebinin, Tedbir kararının verilmesi hâtinde davalı aleyhine doğacak telafisi güç zararın önlenmesi amacıyta bu telebiri derhal ve esastan reddine, davacının, markamızın hükümsüz kılınmasına yönelik talebinin reddine, Herhangi bir devrin söz konusu olmadığının ve ticari faaliyetlerin devam ettiğinin dikkate alınmasına, davanın esastan reddine, marka hükümsüzlüğü talebinin dayanaksız olması nedeniyle kabul edilmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, karar verilmesini------ markasının korurmasına devam edilmesine, şirketin --- duyarlılığı taşıyan üretim faaliyetlerine zarar verilmemesine, karar verilmesini davacının, davalı şirkete ait ----- numaralı------- ilişkin ileri sürdüğü ihtiyati tedbir talebinin, herhangi bir devrin söz konusu olmaması ve telafisi güç zararlara yol açacak olması nedeniyle derhal ve esastan reddine, davacının, markanın hükümsüz kılınmasına yönelik taleplerinin, markanın tescilli, fiilen kullanılan ve şirket unvanı ile birebir örtüşen nitelikte olması sebebiyle reddedilmesine, şirketin ticari faaliyetlerini sürdürüyor olması ve markanın resmi sicil kayıtlarında yer alması dikkate alınarak, ---- ibaresinin marka olarak korunmasına devam edilmesine, açılan davanın dayanaktan yoksun, kâtü niyetli ve rekabeti erigellemeye yönelik olması nedeniyle esastan reddine, davacı tarafın açmış olduğu davanın sebep olduğu yargılama süreci ve maddi yük nedeniyle, yargılama giderleri ve varsa yasal vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Ayrıca, firmamızın çevre duyarlılığı yüksek, sürdürülebilir ve ----------- yaklaşımı çerçevesinde yürüttüğü faaliyetlerine zarar verilmemesi adına, davacının taleplerinin tümüyte red edilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davalı adına tescilli olduğu iddia edilen ----- numaralı markanın iltibas nedeniyle hükümsüzlüğü Konusuna ilişkin davadır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı adına tescilli olduğu iddia edilen ----------------------------- numaralı markanın iltibas nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, davaya konu marka celp edildiğinde markanın davalı şirket yetkilisi -------adına tescilli olduğunun görüldüğü, davacı tarafça daha sonra taraf değişikliği talebinde bulunulduğu, dosya kapsamı değerlendirildiğinde dava konusu markanın davalı adına değil davalı şirket yetkilisi dava dışı ----- adına tescilli olduğu, marka kayıtlarının aleni şekilde herkese açık olduğu davacının bu kayıtları inceledikten sonra gerçek mülkiyet sahibinin dava açmasının gerektiği fakat davalı şirket adına davanın açıldığı, marka sahibi davalı gerçek kişi ile davalı tüzel kişi arasında şirket yetkilisi olması sebebiyle hukuki bir ilişki mevcut ise de tarafların birinin gerçek kişi diğerinin tüzel kişi olması sebebiyle ayrı kişiliklerinin mevcut olduğu bu nedenle de davanın marka sahibi gerçek kişiye yöneltilmesinin gerektiği her ne kadar davacı vekilince taraf değişikliği talebi ile HMK 124/3. Maddesi uyarınca talepte bulunulmuş ise de davalı tarafın yanlış gösterilmesinin maddi bir hatadan kaynaklanmadığı, ayrıca davanın da mülkiyet hakkına ilişkin olduğu anlaşıldığından bu talep mahkememizce yerinde görülmeyerek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM: Davanın HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-Davacının yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/18, K. 2026/15, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-18-e-2026-15-k-f8fc37e84c8a