İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/773 E. 2026/239 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/773
- Karar No
- 2026/239
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/773 Esas KARAR NO : 2026/239
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Bulvarı ile ... Caddesi kavşağında ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin maddi zararının karşılanması amacıyla Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. Sayılı dosyada maddi tazminatın karşılanması talepli dava açıldığını, bu dosyada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına müzekkere yazılarak müvekkilin geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacı konusunda rapor düzenlenmesi talep edildiğini, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda 45 gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiğini, ... TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. bakımından sigortaya başvuru tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya tahsiline karar verildiğini, davanın kabulü ile; ... TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... ... A.Ş. bakımından sigortaya başvuru tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından tarafından dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere süreklilik arz eden maluliyet raporu olmadan başvuru yapıldığını, davacının dava dilekçesi ekinde müvekkili şirkete başvuru dilekçesini mahkemeye sunmuş olup işbu dilekçesinde de maluliyet raporu bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru yapılırken maluliyet raporu sunulmasının dava şartı olup; davanın usulden reddine karar verilmesini işbu itirazın kabul görmemesi halinde davacıya müvekkili şirkete yapılan eksik başvurunun tamamlanmak üzere maluliyet raporu sunulması için süre verilmesini talep ettiklerini davacının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 45 gün geçici iş göremezlik zararı olduğu tespit edildiği üzere talep ettiği manevi tazminat miktarı sebepsiz zenginleşme teşkil edecek nitelikte olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: tarafının kusurlu olmadığını, asıl kusurun karşı tarafta olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı hakkında Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesince aldırılan ve dosyaya celp edilen maluliyet raporunda özetle; ''Yukarıda muayene ve Tapor terkik bulguları bildirilen ... ve ... oğlu, ... doğumlu, ... T.C. kimlik numaralı ... ...” in ... tarihli yaralanması neticesinde; 1 Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine görekişinin engel oranının 9/40 (yüzdesifir) olduğu, 2. 45 (kırkbeş) gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3. Başka birinin yardımına ihtiyacı olmadığı, 4. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı kanaatinde olduğumuz hususları saygılarla arz olunur.'' şeklinde sonuca varılmıştır. Adli trafik bilirkişisi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle: ... Tarihli DURUŞMA TUTANAĞI gereği trafik kazası nedeniyle, tarafların kusur durumunun tespiti istendiğinden ve Danıştay 10. Dairesi'nin 2021/3687 E. 2025/1505 K. sayılı kararı ile Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması Gereken Standartları'n 27. Maddesinde yer alan “Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeyi ifade eder.” İbaresinin iptal edildiği de dikkate alınarak, sürücüler tarafından ihlal edilen trafik kuralları ve kusur oranları aşağıda açıklanmıştır. A. ... Plakalı otomobil sürücüsü ..., 2918 Sayılı Yasada belirtilen; 47/ 1-0, 57/ 1-A, 84/ H, Mad. ile Yön. 95. 101. Ve 109. Mad.lerini ihlal ettiğinden: 9675 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında kusurlu olduğu. B. ... Plakalı Motosiklet sürücüsü ... ... ise; Aynı Kanunda belirtilen, 36/ 3-A, 47/ 1- D, 52/ 1-A Maddesi ile Yön. 95. VE 101. Mad. ihlal ettiğinden; 9625 (Yüzde Yirmi Beş) oranında kusurlu olduğu," sonucuna varılmıştır. Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın ... tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait aracın ... plakalı araç; davalı ...'na ait aracın ... plakalı araç olduğu ve davalı sigorta şirketinin bu aracın Kasko şirketi olduğu anlaşılmıştır. ... tarihli kazanın iki taraflı trafik kazası olduğu, dosya kapsamında aldırılan Trafik bilirkişi raporunda kazaya karışan araçların kroki üzerine yerleştirilerek araçların yön ve hareketlerinin tespit edildiği, raporun ayrıntılı, açıklamalı ve denetime açık ve kazanın oluşuna uygun ve hükme esas alınabilir mahiyette olduğu anlaşılmış, bu nedenle kusur raporuna yapılan itirazların reddine karar verilmiş kusur raporu hükme esas alınmıştır. Davacının olay nedeniyle yaralandığı, dolayısıyla somut davada ceza zamanaşımı süresinin uygulama alanı bulacağı ve dava tarihi gözetildiğinde henüz 8 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı defilerinin reddi gerekmiştir. Dosyaya celp edilen Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında aldırılan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin ... tarihli raporuna göre davacının kaza nedeniyle engel oranının %0 olarak tespit edildiği ve iyileşme süresinin 45 güne kadar uzayabileceğinin rapor edildiği, maluliyete dair iş bu raporun da ayrıntılı ve açıklayıcı olmakla hükme esas alınabilir mahiyette olduğu anlaşılmakla aksine itirazların reddine karar verilmiştir. Davacının duyduğu elem, acı ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla, tarafların karşılıklı ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranına göre TMK'nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş manevi tazminat bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi ... tarihinden, Davalı ... Şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih 2024/29 esas 2024/226 karar sayılı kararı doğrultusunda HMK 326/2 maddesi manevi tazminat davaları yönünden iptal edildiğinden, kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden davacı aleyhine yargılama gideri hükmedilmemesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücreti yönünden ise emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E. ; 2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu, bu durumda eldeki uyuşmazlıkta davalı Sigorta şirketi yönünden arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak uygulanmayacağı diğer davalıya açılan dava yönünden ise davalı ve davacı tacir olmadığından diğer davalıya karşı da arabulucuğa başvurunun zorunlu dava şartı olmadığı değerlendirilerek arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; ... TL manevi tazminatın davalılardan ... yönünden ... tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ... tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ile ... TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine 7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 23/03/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza