İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/743 E. 2024/1161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/743
Karar No
2024/1161
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, Diyarbakır Yenişehir Belediyesine ait Yenişehir Belediyesi Dökmetaş ... Ada ... Parsel’de bulunan Şantiye binası Yapım işini ihale yolu ile aldığını, müvekkili şirket şantiye yapım işinin duvar yapımı ve duvarların sıvasının yapımı için davalı ile götürü bedel olarak KDV dahil 1.900.000,00 TL karşılığı anlaştığını, bu konuda taraflar arasında sözleşme imzalandığını, müvekkil şirketin Taşeron ... Mad. İnş. Gıd. Akar. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti keşide edilen ... Bankası ... Şubesi Keşide Yeri: Diyarbakır olan ... keşide tarihli ... TL bedelli çek ve ... Bankası ... Şubesi, Keşide Yeri: Diyarbakır olan ... keşide tarihli ... TL bedelli çekleri keşide edip davalı tarafa iş avansı olarak verdiğini, davalının sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili davacıya ait çekleri iş avansı olarak alıp sözleşme yükümlüklerini yerine getirmediğini, müvekkili davacının bütün ısrarlarına rağmen işe başlamadığı gibi müvekkili davacı şirkete ait çekleri de iade etmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin Diyarbakır Yenişehir Belediyesine ait Yenişehir Belediyesi Dökmetaş ... Ada ... Parsel’de bulunan Şantiye binası Yapım işine ait duvar yapım ve sıva işi için ... ile anlaştığını ve sözleşme imzaladıklarını, Müvekkilinin, ... ile yapmış olduğu sözleşmenin 3. Maddesine göre müvekkil şirketin ... Tarihinde 100.000,00 TL malzeme ödemesi, ... bankası ... Şubesine ait ... TL meblağlı, ... Keşide tarihli, ... seri nolu çek ile malzeme ödemesi, ... bankası ..... Şubesine ait ... TL meblağlı ... Keşide tarihli, ... seri nolu çek ile malzeme ödemesi, ... bankası .....Şubesine ait ... TL mablağlı, ... Keşide tarihli, ... seri nolu çek ile malzeme ödemesi yaptığını, müvekkili şirket ile davalı arasında açılan işbu menfi tespit davasından da anlaşılacağı üzere davalı tarafından taahhüt edilen işin yapılmamış olması dolayısıyla herhangi faturanın da düzenlenmediğini, müvekkil şirketin, karşılığında herhangi bir taahhüt, hizmet veya mal almadığını, çeklerin bankaya ibraz edilmesinden ve ticari hayatının zedelenmesinden endişe ettiğini, nitekim davalı tarafça ... Bankası ... Şubesi, Keşide Yeri: .....olan ... keşide tarihli ... TL bedelli çekin icraya konularak müvekkilinin zor durumda bırakıldığını, açıklanan nedenlerle, müvekkili şirkete ait çekin kötü niyetli davalının haksız şekilde sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilin mağdur olmaması için dava konusu, keşide yeri Diyarbakır olan ... keşide tarihli ... TL bedelli çek için tedbir kararı verilmesi, ... Bankası ... Şubesi, keşide yeri Diyarbakır olan ... keşide tarihli ... TL bedelli çek için ise Diyarbakır İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ... Madencilik İnşaat Gıda Akaryakıt Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ..., İş Ortaklığı ( Adi Ortaklık ) kurarak Diyarbakır Yenişehir Belediyesinden 'Yenişehir Belediyesi Şantiye Yapım İşini' anahtar teslimi usulü ile aldığını, davacı taraf sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı menfi tespit davasını Adi Ortaklık ile davalı ... arasındaki ticari ilişkiye dayandırarak açtığını, adi ortaklıktan kaynaklı bir sebeple adi ortaklığı oluşturan taraflardan sadece birinin dava açma ehliyeti bulunmadığını, kambiyo senetlerinin soyutluğu ve kambiyo senedinin verilmesinin borcun yenilenmesi anlamına gelmediğini, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulmasının borcun yenilenmesi sonucunu doğurmadığını, davacının tacir olduğunu ve ticari işlem ve eylemlerinde basiretli davranmakla yükümlü olduğunu, davacı tarafın bu yükümlülüğe uygun davrandığını da ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın borçlu olmadığının ispatını senede karşı senetle ispat kuralı gereği senetle ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın işin başkasına taşere edildiğine ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Dava, icra takibinden önce/sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi gereğince dava konusunun miktar ve değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 Sayılı TTK'nın 5/1 maddesi gereğince dava olunan şeyin değeri veya tutarı dikkate alınmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkeme aksine hüküm bulunmadıkça Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Aynı Kanunun 5/2 maddesi gereğince de özel kanun hükümlerinin açıkca Ticaret Mahkemelerini görevlendirdiği hallerde de değer ve tutara bakılmaksızın dava Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür. 6102 Sayılı TTK'nın 4/1 maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır.Bu maddeye göre " her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları" ve "ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri" ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava), ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da aynı maddede 6 bent halinde sayılan ticari davalardan (mutlak ticari dava) olması gerekir. Taraflardan biri "tacir" değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın" ticari işletme" ile ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Davada, taraflar arasındaki asıl hukuki ilişki eser sözleşmesi olup, sözleşmenin konusu ise şantiye binasının duvar ve sıva yapım işine ilişkindir. Taraflar arasındaki eser sözleşmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülükleri Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki alacağa ilişkin olarak çek tanzim edilmiştir. Taraflar arasındaki asıl ilişki olan eser sözleşmesinin yorumu, bu sözleşmeye bağlı olarak tarafların hak ve yükümlülükleri davada tartışma konusu yapılmakta olup, çeklerin sıhattine yönelik bir itiraz bulunmamaktadır. Çekler alacağa teminen sözleşmeye bağlı olarak tanzim edilmiştir. Ancak, dava münhasıran kambiyo hukuku kapsamında kalan nedenlere dayalı değildir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan hukuk davaları TTK'nın 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan mutlak ticari davalardan bulunmadığı gibi, bu davaların mutlak ticari dava olduğuna ve Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine dair özel yasa hükmü de yoktur. Davaya konu uyuşmazlıkta yapılacak iş, davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında edimini yerine getirip getirmediği, buradan varılacak sonuca göre davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında çekte yazılı bedeli talep etme hakkı olup olmadığını tespit etmekten ibarettir. Uyuşmazlıkta, davalı yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediğine yönelik tahkikat yapılacağına göre uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, eser sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanarak sonuca gidilecektir. Mahkememizce tarafların esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespitine yönelik gerekli tahkikat yapılmış olup, davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Nitekim, benzer uyuşmazlıkta Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/1593 E.- 2018/3866 K. sayılı ilamında karar düzeltme aşamasında, Asliye Ticaret Mahkemesince davanın esası hakkında verilen ve temyizi üzerine onanan karardan dönülerek; "...aralarında düzenlenen kat karşılığı düzenlenen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istenmiş olup, davacı arsa sahibinin ticari işletmesiyle ilgili bir iş söz konusu değildir. Dolayısıyla nisbi ticari dava söz konusu değildir." gerekçesiyle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/540 E.-2023/815 K. sayılı ilamında da, "Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta icra takibi bonoya dayalı ise de, ihtilaf arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı arsa sahibi olup, tacir olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'da eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır." gerekçesiyle bu tür uyuşmazlıklarda temel ilişkiye bakılarak çözüme gidilmesi gereektiği belirtilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... E.-... K. sayılı ilamında, "Davacı ile davalılardan ... Emlak….Ltd.Şti. arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğundan ve iddianın ileri sürülüş biçimi bakımından eser sözleşmesi ediminin yerine getirilmediği ileri sürüldüğünden görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir. Dava tarihi itibariyle davada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, tarafların sıfatı ve temel ilişkinin eser niteliğine göre görevli mahkeme ticaret mahkemesi olmayıp, asliye hukuk mahkemesidir. Davanın dayanağı olan kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, davanın ticaret mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Mahkemece görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekirken, esasın incelenip davanın reddi doğru olmamıştır." gerekçesiyle temel ilişki eser sözleşmesi olduğundan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahsedilmiş ve ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmıştır. Tüm yasal düzenlemeler, yukarıda yer verilen emsal Yargıtay kararı ve Ankara BAM Hukuk Dairesi'nin benzer davalarda verdiği kararlar ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu çeklerin eser sözleşmesi nedeniyle verildiğinin dosyaya sunulan sözleşmede görüldüğü, tarafların çeklerin eser sözleşmesi kapsamında verildiğini beyan ettikleri, bu hususun delil ve beyanlara göre tartışmasız olduğu, davada çözülmesi gereken uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin edimini sözleşmeye ve Kanuna uygun olarak ifa edip etmediği noktasında toplandığının sabit olduğu, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, Asliye Ticaret Mahkemelerinin uzmanlık gerektiren ticari davalara bakmakla görevli özel nitelikli mahkemeler olduğu, eldeki davada ise uyuşmazlığın TBK'nın 470. ve devamı maddeler uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulacağı, taraflar arasında TTK hükümleri veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir ticari uyuşmazlık bulunmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde; işbu davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla; görev dava şartı olduğundan, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/743, K. 2024/1161, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-743-e-2024-1161-k-1d8f83231745