İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/739 E. 2025/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/739
Karar No
2025/940
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/739 Esas

KARAR NO : 2025/940

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 06/09/2024

KARAR TARİHİ: 05/11/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 28.07.2024 tarihinde müvekkilinin kızı olan müteveffa ..., ... sevk ve idaresinde bulunan araçta yolcu konumunda iken, sürücünün aracı hatalı sevk ve idaresi sonucunda içerisinde bulunduğu araç, park halinde bulunan bir kamyonete çarpmış ve söz konusu kaza neticesinde müvekkilinin kızı vefat ettiğini, söz konusu kaza sürücünün araçtaki diğer yolcuların beyanında da aracın el frenini aniden çekerek aracı kaydırmak istemesi sebebiyle meydana geldiğini, henüz 18 yaşına yeni girmiş olan müvekkilinin kızının vefatı sebebiyle müvekkilin ne denli büyük acılar yaşadığını anlatabilmek mümkün olmadığını, müvekkili müteveffanın babasıyla ayrıldığını ve müteveffanın erişkinliğe kadar velayeti kendisinde kalmış ve sonrasında da henüz 18'ine girmiş müteveffa müvekkiline birlikte yaşamış ve kızının tüm ihtiyaçlarını da müvekkili karşıladığını, müvekkilinin kızı vefat ettiği tarihte .. Sağlık Meslek Lisesi'nden mezun olduğu ve kaza öncesinde üniversite sınavına katıldığını, müvekkilinin kızının sağlık meslek lisesi mezunu olup annesine maddi anlamda destek olacağı ve vefatı sebebiyle müvekkilin bu destekten mahrum kaldığını, davalı ise söz konusu kazanın meydana gelmesine sebep olan aracı ... poliçe numarası ile sigortalayan sigorta şirketi olduğu ve poliçe limitleri dahilinde müvekkilinin hak edecek olduğu destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğunu, söz konusu tazminatın tazmini için davalı sigorta şirketine, 06/08/2024 tarihinde, kendi siteleri üzerinden ve KEP sistemi ile başvuru yapıldığını, sonrasında ise arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkilinin hak edecek olduğu destekten yoksun kalma tazminatının, alınacak bilirkişi raporları sonrası belirlendiği anda arttırılmak üzere; HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak bu aşamada şimdilik 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihimiz olan 06/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava değeri davacı tarafça biliniyor olmakla belirsiz alacak davası açılarak talepte bulunulması hukuka uygun olmadığını, dava değerinin belirlenebilir nitelikte olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapılmış ve bildirimlere rağmen eksiklikler giderilmeden dava açıldığını, usule uygun olmayan başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın ön şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK Madde 61 ve devamı maddeleri uyarınca davanın sigortalı araç maliki ...'a ihbarını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün gerçekleştirdiği kaza nedeniyle ödeme yapılması halinde sigortalı araç maliki ...'a rücu edilebileceğinden davanın ihbarı gerektiğini, davaya konu trafik kazasında, kazaya karışan ... plakalı araç ... numaralı “Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteveffanın zararı doğuran kusurları, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşıması olduğunun kabulü ile işbu hususun bir indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususu tespit edilmesi talep ettiklerini, dava dilekçesinde yer alan, müteveffanın sağlık meslek lisesinden mezun olduğu ve sağlık personeli/hemşire olacağı yolundaki beyanların kabulü mümkün olmadığını, sağlık meslek lisesi mezunları, önlisans/lisans eğitimi alınmadan hemşire olamadığını, mahkemece yazılan müzekkere uyarınca müteveffanın sadece Y-TYT alanında puan durumu ösym tarafından bildirilmiş olup, tercih yapılmadığı belirtildiğini, müteveffa, vefattan önce üniversite öğrencisi olmadığını, yükseköğrenim görüp göremeyeceği meçhul olduğunu, bu kapsamda hemşire maaşları dikkate alınarak hesaplama yapılması mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından psd ve sair herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespiti gerektiğini, kabul anlamında gelmemek kaydı ile tazminat hesabı yapılırken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu tazminatın hesabı için seçilecek bilirkişinin Aktüerler Siciline kayıtlı bilirkişilerden olması gerektiğini Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi hâlde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, Temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan Müvekkil Şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine karar verilmemesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Davalı vekili 10/10/2025 tarihli dilekçesiyle özetle; davacı tarafa 966.348,34 TL ödeme yapıldığı konulu,(250.350,41 TL faiz ve 9.120,30 TL yargılama gideri ile 147.288,77 TL vekâlet ücreti olmak üzere fer’ileri de dâhil olmak üzere), bu itibarla sorumluluğun sona ermesi ciheti ile dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekâlet ücreti ödendiğinden, vekâlet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 05/11/2025 tarihli duruşmada ki beyanında; ödeme ile borç sona ermiş ve poliçe kapsamında sorumluluk yerine getirilmiş olup hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aleyhimize vekâlet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama tüm dosya kapsamına göre; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dosya kapsamı ve davalı vekilince sunulan 10/10/2025 tarihli beyan dilekçesinde ödeme kalemleri mevcut hali göz önüne alındığında, dava konusu tazminat ile ilgili olarak anlaşma sağladıkları anlaşılmakla davanın konusuz kaldığında bir tereddüt bulunmadığı nazara alınarak davanın konusuz kalması durumunda verilecek karar "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın konusuz kalması ciheti ile esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Alınması gereken 615,40 TL maktu ilam harcın, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,

3-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

6-Davalı tarafça yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-3.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,

Dair; davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı,

Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/11/2025

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/739, K. 2025/940, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-739-e-2025-940-k-8f46ae756e77